Sigorta Postası'na özel konuşan HDI Fibaemeklilik Genel Müdür Yardımcısı Erhan İleri, bireysel emeklilik sisteminde özellikle 18 yaş altı BES’in önemine dikkat çekerek, erken yaşta sisteme dahil olmanın uzun vadede büyük avantaj sağladığını söyledi. BES’te fon yönetiminden dijitalleşmeye, yapay zekâ kullanımından sosyal sorumluluk projelerine kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulunan İleri, “Tasarruf bilinci artık çok daha erken yaşta oluşuyor” dedi.
- Öncelikle kendinizi tanıtabilir misiniz? HDI Fibaemeklilik bünyesindeki sorumluluk alanlarınızdan kısaca bahsedebilir misiniz?
Sigorta sektöründeki süremi hesaplamam benim için oldukça kolay, tam 2000 yılında başladım ve şu anda sektördeki 26. yılımın içerisindeyim. HDI Fibaemeklilik’te satış, pazarlama ve müşteri hizmetlerinden sorumluyum. Satış kanallarımız içerisinde ağırlıklı olarak brokerlar, acenteler ve bankasürans (banka sigortacılığı) kanalı yer alıyor. Bu üç birime birden bakmanın getirdiği yoğun bir tempo olsa da işleri bütünleşik olarak yönetme şansına sahibiz. Müşteri tarafında satışa giderken, pazarlama, satış ve satış sonrası hizmetleri tek bir ekip olarak birleştirdiğimizde, HDI Fibaemeklilik adına tek bir noktadan, aynı bakış açısıyla daha bütüncül ve senkronize bir hizmet sunabiliyoruz.
- Türkiye’de bireysel emeklilik sisteminin (BES) son yıllardaki büyümesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Katılımcı sayısındaki artışın arkasındaki en önemli faktörler sizce neler? BES’te fon yönetimi nedir ve nasıl olmalı sizce?
Geldiğimiz son noktadan başlayacak olursak, bugün Gönüllü BES tarafında 10 milyonu aşkın katılımcı ve 2 trilyon TL’nin üzerinde bir fon büyüklüğü mevcut. Otomatik Katılım Sistemi (OKS) tarafında ise 8 milyona yakın katılımcıyla 150 milyar TL civarında bir fon büyüklüğüne ulaştık. Rakamlara baktığımızda sistemdeki asıl kırılma yılının 2020, yani pandemi ve pandemi sonrası dönem olduğunu görüyoruz. Pandemiyle birlikte hane halkında tasarruf ihtiyacı ve bilinci çok daha fazla hissedilir oldu. Tabii bu süreçte BES fonlarının rekabetçi getiriler sunması ve katılımcıların bu yüksek getirileri net bir şekilde fark etmesi de büyümede ciddi bir itici güç oldu.
Mevcut ekonomik konjonktürde enflasyonist baskı, satın alma gücündeki değişimler ve gelecek kaygısı gibi nedenler tasarruf bilincini ön plana çıkarıyor. Eskiden BES’in çok sade bir tanımı vardı, Sisteme girersiniz, minimum 10 yıl katkı payı ödersiniz ve 56 yaşını tamamlayınca emeklilik hakkı kazanırsınız. Ancak bugün bu davranış biçimi evrildi. Katılımcılar sistemi sadece emeklilik için değil, çocuklarının eğitimi, gelecekteki konut alımı veya finansal bir market içerisindeki uzun vadeli, avantajlı bir yatırım ürünü olarak görmeye başladı.
Sistemde çok zengin bir fon evreni var. Biz HDI Fibaemeklilik olarak 15 farklı portföy yönetim şirketiyle çalışıyor ve 45’in üzerinde emeklilik fonu yönetiyoruz. BEFAS tarafına baktığınızda ise katılımcının kendi risk grubuna ve beklentisine göre seçebileceği gümüşten altına, yurt dışı hisse senetlerine kadar 350’ye yakın fon alternatifi bulunuyor. Ayrıca sistem, fonlar üzerindeki stopaj avantajıyla uzun vadeli yatırımcılar için benzersiz bir finansal koruma alanı yaratıyor. Türkiye’de hane halkının tasarruf edilebilir geliri maalesef gelişmiş ülkelerin altında. Avrupa’da bu oran %15 civarındayken Türkiye'de %10 seviyelerinde ve nominal olarak satın alma karşılığı daha geride. Bu kısıtlı tasarrufları BES bünyesinde büyütmenin en önemli anahtarı ise doğru fon yönetimidir. Şu anda bir katılımcının sektör içerisine baktığımızda bir yıl içerisindeki fonda dağılım değişikliği oranı %12 civarında. %12 civarında bir katılımcı aslında burada bir fonda dağılım değişikliği yapmış. Bunun özellikle uzun vadeli bir yatırımda ve değişen piyasa koşulları içerisinde biraz daha artması gerekiyor.
- Türkiye’de 18 yaş altı Bireysel Emeklilik Sistemi’nin uygulanmaya başlamasından bu yana geçen süreyi sektör açısından nasıl değerlendiriyorsunuz? Beklenen büyüme ivmesi yakalandı mı?
“Sisteme başlamak, erken girmek çok çok değerli”
18 yaş altı BES tarafında şu anda sektöre giren her 6 katılımcıdan bir tanesi 18 yaş altı. 18 yaş altına girişi hem sektör olarak hem şirket olarak uzun vadede sermaye birikimi içinde çok önemsiyoruz. Bugün 18 yaş altına baktığımızda ağırlıklı olarak 0-10 yaş grubunun daha bir yoğunluğu olduğunu görüyoruz. Güzel taraflardan bir tanesi devam oranları da oldukça yüksek.
Ebeveynler 18 yaş altına katkı payı yatırdığında buradaki devam oranları gönüllü BES'e göre daha yüksekte gidiyor. Ama en önemli nokta şu, 18 yaşına geldiğinde çocuklarımızın eğitim ihtiyacı olabilir, ileride işe girdi, bir konut edinimi olabilir veyahut da erkek katılımcı gençlerimizin askerlikle ilgili bir finansal ihtiyacı olabilir. Finansal ihtiyaçları için aslında bugünden bir sermaye birikimi sağlıyor. Bu noktada burada küçük katkı payları da olsa, sisteme başlamak, erken girmek çok çok değerli.
- Ebeveynlerin çocukları için tasarruf yapma bilincinde 18 yaş altı BES ile birlikte nasıl bir değişim gözlemliyorsunuz? Devlet katkısı ebeveynlerin yönelmesinde ne kadar belirleyici? Mevcut ekonomik konjonktürde ailelerin uzun vadeli tasarruf araçlarına yaklaşımı nasıl şekilleniyor? 18 yaş altı BES’e olan güven ve ilgi hangi seviyede?
En dikkat çekici gözlemimiz şu, 18 yaş altı sözleşmelerin sistemde kalma ve devam oranları, yetişkinlerin gönüllü BES’ine göre çok daha yüksek. Ebeveynler, çocuklarının geleceği söz konusu olduğunda ekonomik dalgalanmalardan bağımsız olarak bu tasarrufa çok daha sıkı sadık kalıyor.
Devlet katkısı ise sistemin genelinde olduğu gibi bu segmentte de çok güçlü bir motivasyon aracı. Devlet katkısı oranımız bildiğiniz gibi %20 olarak güçlü bir şekilde devam ediyor. Devlet katkısının kademeli hak ediş süreleri var, tamamını emeklilik hakkı kazanınca alıyorsunuz ancak 10 yıldan sonra %60'ını hak ediyorsunuz. Bu %60'lık oran 18 yaş altı çocukların ebeveynleri için ciddi bir motivasyon. Örneğin 0 yaşında sisteme giren bir çocuk, 18 yaşına geldiğinde zaten devlet katkısının %60’ını doğrudan hak etmiş oluyor.
“En önemli motivasyon aslında tasarruf ihtiyacının hissedilmesi”
Devlet katkısı burada bir motivasyon olsa da aslında bu sözleşmeye başlamada hem 18 yaş altı hem gönüllü BES için en önemli motivasyon aslında tasarruf ihtiyacının hissedilmesi. Tasarruf ihtiyacının hissedilmesiyle beraber bireysel emeklilik sözleşmesine yatırılan katkı payları uzun vadede gelecekte her katılımcı için bir değer atfediyor. Aslında o motivasyon sistemi içerisine girmeyi sağlayan, sistemde büyümeyi sağlayan da yatırılan katkı payının karşılığının getir olarak gözüküyor olması. Bu noktada katılımcılar istedikleri bir yatırım fonunu veya yatırım araçlarına girdiklerinde, yatırım yapabildiklerinde bunu getiri olarak gördüklerinde burada da süre olarak zaman içerisinde devam etme motivasyonu daha çok artıyor. İkinci bir grup da var, bunlar da yatırımcı grubu. Aslında bireysel emeklilik sistemini tamamen bir yatırım enstrümanı olarak görüyor. Buradaki en önemli nokta stopaj avantajı ve bireysel emeklilik fonlarının gerçekten de getiri olarak birçok beklentiye cevap verebiliyor olması diyebilirim.
- Bu segmentte sizi rakiplerinizden ayıran temel hizmetler veya sunduğunuz özel avantajlar nelerdir?
"Gelecek Net Planı" ile rakiplerimizden çok net bir şekilde ayrışıyoruz
HDI Fibaemeklilik olarak 18 yaş altı kategorisinde tasarladığımız "Gelecek Net Planı" ile rakiplerimizden çok net bir şekilde ayrışıyoruz. Bu plandaki en büyük motivasyonumuz ve değer ölçütümüz, giriş aidatının olmaması ve düzenli ödeme yapıldığı sürece hiçbir kesintinin uygulanmamasıdır. Sisteme giriş katkı payı barajını da oldukça makul bir seviyede, 500 TL civarında tuttuk.
- 18 yaş altı BES katılımcılarında ortalama aylık katkı payı ve tasarruf eğilimleri hakkında genel bir tablo paylaşabilir misiniz?
Bireysel Emeklilik Sistemi'nin genelinde gönüllü BES'teki ortalama aylık katkı payı şu an sektör genelinde 2.700 TL civarında seyrediyor. Tabii bu rakam il bazında değişiyor; İstanbul ve İzmir bu ortalamada biraz daha önde yer alıyor. 18 yaş altı segmentine özel olarak baktığımızda ise aylık katkı payı ortalamalarının 1.200 - 1.300 TL civarında şekillendiğini görüyoruz. Tasarruf eğilimi olarak aileler bütçelerine göre düzenli ve istikrarlı ödemeler yapmaya oldukça yatkınlar. 18 yaş altı BES’te en önemli belki de son dönemde ortaya çıkan, bizim de şirket olarak hayata geçireceğimiz noktalardan bir tanesi Hediye BES. 18 yaş altı BES katılımcısının anne veya babası ödeme yapıyor. Ama bu ödemelere de özellikle dedesinin, amcasının, halasının katkı payı ödeyeceği, bayramlarda orayı destekleyebileceği Hediye BES / Hediye Ödeme noktasında da teşvikleri artırmak buranın büyüklüğünü daha da çok artıracaktır.
- Sisteme dahil olan çocukların yaş dağılımına baktığınızda daha çok hangi yaş grubunda yoğunluk görüyorsunuz? Ebeveynler çocuklarının hangi döneminde sisteme girmeyi tercih ediyor?
“Sisteme giriş "0 yaş" anında başlıyor”
Sisteme giriş tarafında ebeveynlerin konsantrasyonu çocukların en erken döneminde, yani "0 yaş" anında başlıyor. Yoğunluk net bir şekilde 0-7 yaş grubunda. Toplam 18 yaş altı portföyümüzün yaklaşık %25-30’u bu yaş aralığında toplanıyor. Çocuk büyüyüp yaş ilerledikçe okul giderlerinin artması veya "nasılsa ileride kendisi de yapabilir" düşüncesiyle sisteme yeni giriş adetleri biraz düşüyor.
- Ailelerin sisteme katılımını kolaylaştırmak adına dijital kanallarınızda ne gibi yenilikler veya kolaylıklar sundunuz?
“Dijitalleşme bizim şirketsel olarak asıl varlık sebebimiz”
Dijitalleşme bizim şirket olarak asıl varlık sebebimiz. Kurulduğumuz günden beri tüm süreçlerde dijitalleşmeyi hep ön planda tuttuk. HDI Fibaemeklilik olarak temas ettiğimiz tüm kanallarda, kendi web sitemiz, mobil uygulamamız, entegre çalıştığımız bankaların mobil şubeleri ya da web sitemizdeki chatbot’umuz üzerinden sözleşme başlatmak yalnızca 1 dakikalık son derece basit ve kağıtsız bir süreçtir. Yapay zeka destekli araçlarımızla buralara erişimi daha da kolaylaştırıyoruz. Müşterinin kendi yaşamsal ihtiyaçlarına göre hem BES hem de risk/hayat sigortası ürünlerini tek bir platformdan uçtan uca alabileceği dijital yapılar üzerinde çalışıyoruz.
- Sisteme dahil olan çocuklar 18 yaşına geldiklerinde bireysel olarak devam edebilme imkânına sahip oluyor. Bu geçiş sürecinde katılımcıların sistemde kalmasını teşvik etmek adına nasıl bir strateji izliyorsunuz?
“Beklediğimizden çok daha yüksek bir yatırım bilinci var”
Bizim gözlemlerimize göre gençler paralarına ve geleceklerine ebeveynlerinden daha çok sahip çıkıyorlar, şu anki Z ve Alfa kuşağında beklediğimizden çok daha yüksek bir yatırım bilinci var. Borsayı, dövizi ve dijital varlıkları çok sıkı takip ediyorlar. 18 yaşını doldurup hakları devraldıklarında sistemden kitlesel bir çıkış eğilimi görmüyoruz. Buradaki en büyük teşvik ve stratejimiz mevzuatın sunduğu yeni esneklikler. Artık "kısmi çekiş" hakkı sayesinde gençler evlilik veya konut edinimi gibi büyük ihtiyaçlarında sistemden tamamen çıkmak zorunda kalmadan içeriden nakit çekebiliyorlar. Ayrıca BES sözleşmelerini bir bankaya teminat (temlik) göstererek ihtiyaç duyduklarında çok daha rahat kredi kullanabiliyorlar. Sözleşmede 10 yılı doldurdukları için devlet katkısının %60'ını zaten hak etmiş oluyorlar, bu da onlara sistemi kapatmak yerine katkı paylarını kendi bütçelerine göre artırarak devam etme motivasyonu veriyor.
-18 yaş altı BES’e yönelik yeni ürün, fon seçenekleri ya da kampanyalar planlıyor musunuz?
Kampanyaları dijital kanallarımız üzerinden sürekli aktif tutuyoruz. En son 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda dijitalden sözleşme başlatan 18 yaş altı katılımcılarımıza 1.500 TL'lik hediye çekleri vermiştik. Önümüzdeki süreçte çok önemsediğimiz "Hediye BES / Hediye Ödeme" projesini hayata geçireceğiz. Bu projeyle, bayramlarda veya özel günlerde çocuklara nakit harçlık vermek yerine, dedelerinin, amcalarının, teyzelerinin doğrudan çocuğun BES hesabına bir dijital tıkla katkı payı/ara ödeme gönderebileceği bir teşvik mekanizması kuracağız.
- Çocuklarının geleceği için henüz 18 yaş altı BES’e adım atmamış ebeveynlere vermek istediğiniz en önemli mesaj ne olur?
“Bu sistemdeki tek sır erken girmek”
Eğer bizi dinleyen veya okuyan ebeveynlerin çocukları için hala bir sözleşmesi yoksa, şu andan itibaren hemen yaptırın. Rakamın büyüklüğü veya küçüklüğü hiç önemli değil. Yol uzun, finansal olarak sıkıştığınızda ara verebilir, bütçeniz rahatladığında ise ara ödemelerle içeriyi destekleyebilirsiniz. Zamanın para üzerinde muazzam bir katlama etkisi var. Bugün 10 yaşındaki bir çocuk için başlatacağınız 500 TL'lik bir BES planının yaratacağı bileşik değeri, o çocuk 40-45 yaşına geldiğinde kendisi sıfırdan yapmaya çalışsa aylık 5.500 TL ödemesi gerekir, yani tam 10-11 katı bir maliyetle karşılaşır. Katkı payı, fon getirisi ve devlet katkısı bir araya geldiğinde uzun vadede yatırılan ana paranın 5 ila 10 katı arasında bir büyüme gerçekleşiyor. Bu sistemdeki tek sır erken girmek.
- Sigorta ve emeklilik sektöründe dijitalleşme müşteri davranışlarını nasıl değiştiriyor? Yapay zekâ ve veri analitiği, emeklilik ürünlerinin geliştirilmesinde nasıl rol oynuyor?
“Bize müşteriyi daha iyi tanıma fırsatı veriyor”
Dijitalleşme, müşterilerimizin hız ve şeffaflık beklentisini en üst seviyeye çıkardı. Artık tüketiciler uzun formlar doldurmak veya şubeye gitmek istemiyor; tüm finansal süreçlerini tek bir tıkla, şeffaf şekilde mobilden takip etmeyi arzuluyor. Yapay zeka ve büyük veri analitiği ise bu noktada bize müşteriyi daha iyi tanıma fırsatı veriyor. Veri analitiği sayesinde katılımcılarımızın yaş, gelir ve risk algılarını analiz ederek onlara tamamen kişiselleştirilmiş fon önerileri sunabiliyoruz. Yapay zeka tabanlı algoritmalarımızla, piyasa koşullarına göre en doğru fon dağılım optimizasyonunu otomatikleştirerek hem ürün geliştirme süreçlerimizi hızlandırıyor hem de katılımcılarımızın birikim performansını maksimize ediyoruz.
- HDI Fibaemeklilik’te sosyal sorumluluk projeleri kurum stratejisinin neresinde duruyor? HDI Fibaemeklilik olarak meme kanseri farkındalığı gibi sosyal projelere bakışınız nedir? Tasarruf alışkanlığını sadece ebeveynlere değil, çocuklara da kazandırmak adına yürüttüğünüz eğitim, farkındalık veya sosyal sorumluluk projeleri bulunuyor mu? Bu projeler şirket kültürünü nasıl etkiliyor?
“Topluma değer katmayı bir kurumsal ödev olarak görüyoruz”
Sosyal sorumluluk, HDI Fibaemeklilik için kurumsal stratejinin tam merkezinde, sürdürülebilirlik ilkelerimizin ayrılmaz bir parçası olarak duruyor. Özellikle kadın sağlığı ve meme kanseri farkındalığı gibi hayati konularda uzun yıllardır aktif projeler yürütüyor, farkındalık sponsorlukları ve özel sigorta ürünlerimizle kadınların yanında yer alıyoruz. Topluma değer katmayı bir kurumsal ödev olarak görüyoruz.
Tasarruf tarafında ise bilincin çocuk yaşta başladığına inanıyoruz. Bu amaçla, yaklaşık iki yıl önce dijital mecralarda ve YouTube'da başlattığımız "BES’ini Fonla Büyüt" serimizle çok değerli ekonomistleri konuk ederek tasarrufu, yatırımı ve fon yönetimini herkesin anlayacağı dilde, en yalın haliyle anlatıyoruz. Çocuklara finansal okuryazarlık aşılamaya yönelik içerikler üretiyoruz. Bu projeler içerideki ekiplerimizin işe olan bağlılığını, ortak bir amaca hizmet etme motivasyonunu ve dolayısıyla şirket kültürümüzü inanılmaz derecede olumlu etkiliyor ve bizi kenetliyor.
- Bu çalışmalarda sizi kişisel olarak motive eden şey nedir?
Beni kişisel olarak en çok motive eden şey, insanların hayatlarına dokunabilmek ve onların gelecek güvencelerini inşa etmelerine liderlik edebilmektir. Bugün sisteme dahil ettiğimiz 0 yaşındaki bir bebeğin, 18 yıl sonra üniversiteye başlarken ya da kendi işini kurarken bizim vesilemizle biriken o güçlü sermayeyi arkasında hissedeceğini bilmek, bir profesyonel için paha biçilemez bir manevi tatmin. Toplumsal tasarruf bilincini yukarı taşımak ve bireylerin gelecek kaygılarını azaltarak huzurlu yarınlar planlamasına katkı sağlamak, 26 yıldır bu sektöre duyduğum heyecanı her gün ilk günkü gibi taze tutuyor.