<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Sigorta Postası</title>
    <link>https://www.sigortapostasi.net</link>
    <description>Sigorta ve Bireysel emeklik dünyasına dair her şey burada</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.sigortapostasi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 01 Sep 2026 22:27:35 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’in akıllı asistanı bilge ikinci yılında]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/turkiye-sigorta-ve-turkiye-hayat-emeklilikin-akilli-asistani-bilge-ikinci-yilinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/turkiye-sigorta-ve-turkiye-hayat-emeklilikin-akilli-asistani-bilge-ikinci-yilinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’in üretken yapay zekâ destekli akıllı kişisel asistanı Bilge, ikinci yılında kişiselleştirilmiş yönlendirme ve gerçek zamanlı işlem yetkinliklerini tek bir deneyimde buluşturuyor. Bilgi vermenin ötesine geçerek kullanıcıyla kurduğu doğal diyalog üzerinden işlemleri gerçekleştirebilen Bilge, sigorta ve emeklilik sektöründe diyalog temelli sigortacılığın öncü örneğini ortaya koyuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Türkiye Sigorta’nın mevcut ve potansiyel müşterilerine, acentelerine ve saha satış ekiplerine en iyi hizmeti sunabilmek amacıyla hayata geçirilen Bilge; internet sitesi, mobil uygulama, acente ekranları, saha uygulamaları ve kurum içi platformlarda hizmet veriyor. Müşteriden acenteye, saha ekiplerinden çalışanlara uzanan kapsayıcı yapısıyla sigorta ve emeklilik ekosisteminin farklı kullanıcılarını aynı akıllı deneyimde buluşturan Bilge, kullanıcının kimliğine, rolüne, ihtiyacına ve bulunduğu platforma göre yanıtlarını ve sunacağı işlemleri kişiselleştiriyor.</p>

<p><strong>Sadece yanıtlamıyor, işlemi de tamamlıyor</strong></p>

<p>Bilge ile kullanıcılar yalnızca bilgi almak için değil, sigortacılık işlemlerini doğal bir diyalog içinde yapmak için de etkileşime geçiyor. Kullanıcılar Bilge aracılığıyla emeklilik birikimlerini, devlet katkılarını, fonlarını, poliçelerini ve teminatlarını görüntüleyebiliyor; tahsilat ve ödeme planlarını inceleyebiliyor, makbuzlarına erişebiliyor, sağlık provizyonu ve hasar dosyalarının durumunu takip edebiliyor. Ayrıca, teklifleri görüntüleme, eksik evrak yükleme, IBAN bilgisi sorgulama ve güncelleme, konut hasar ihbarı oluşturma gibi işlemler de Bilge üzerinden yapılabiliyor.</p>

<p><strong>Kullanıcı sormadan ihtiyacı fark ediyor</strong></p>

<p>Bilge, soru sorulmasını bekleyen bir asistan olmanın ötesine geçerek ihtiyacı öngören, yönlendiren ve aksiyon alan yeni nesil kişisel asistana dönüşüyor. Mobil kullanıcılarına eksik belgeleri, açık ödemeleri, vadesi yaklaşan poliçeleri, yenileme fırsatlarını ve tamamlanması gereken işlemleri hatırlatıyor; kullanıcıyı doğru adıma yönlendiriyor ve uygun durumlarda işlemi onayıyla tamamlıyor.</p>

<p>Son bir yılda 14 milyon soruyu yanıtlayan Bilge, yoğun günlerde 73 bin etkileşime kadar ulaştı. 500 binin üzerinde entegre işlem tamamlayan Bilge, 2 milyon kez kişisel ve proaktif hatırlatmayla kullanıcılarının ihtiyaçlarına henüz onlar sormadan yanıt verdi.</p>

<p><strong>Yenilik kadar güven de tasarımın bir parçası</strong></p>

<p>Güvenli üretken yapay zekâ altyapısını kapsamlı sigorta ve emeklilik bilgisiyle birleştiren Bilge, kullanıcının kimliği ve yetkisine göre doğru bilgiye ve uygun işleve erişmesini sağlıyor. Kişisel verilerin korunması ve kurumsal güvenlik gereklilikleri gözetilirken, Türkiye Sigorta’nın ISO/IEC 42001 Yapay Zekâ Yönetim Sistemi sertifikasıyla ortaya koyduğu sorumlu ve güvenilir yapay zekâ yaklaşımı Bilge’nin gelişiminin de temelini oluşturuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilge; bilgi alma, kişiselleştirilmiş yönlendirme, proaktif etkileşim ve işlem yapma yetkinliklerini doğal bir diyalog akışında birleştirerek sigortacılıkta yeni bir etkileşim modeli ortaya koyuyor. Bu kapsam ve yetkinliği ISO/IEC 42001 standardına dayalı yapay zekâ yönetişimiyle buluşturan Bilge, sektörde ayrışan yapısıyla “diyalog temelli sigortacılık” yaklaşımının öncülüğünü üstleniyor. Böylece Türkiye Sigorta, yapay zekâyı yalnızca kullanan değil; güvenli, sorumlu ve kapsayıcı biçimde sigortacılığın yeni hizmet modeline dönüştüren bir yaklaşım ortaya koyuyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/turkiye-sigorta-ve-turkiye-hayat-emeklilikin-akilli-asistani-bilge-ikinci-yilinda</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/09/turkiye-sigorta-20.jpg" type="image/jpeg" length="12837"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sigorta ve reasürans piyasalarında kapasite artışı alıcılar için fırsat dönemini beraberinde getiriyor]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/sigorta-ve-reasurans-piyasalarinda-kapasite-artisi-alicilar-icin-firsat-donemini-beraberinde-getiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/sigorta-ve-reasurans-piyasalarinda-kapasite-artisi-alicilar-icin-firsat-donemini-beraberinde-getiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel reasürans piyasalarında kapasite fazlası ve artan rekabet, 2026 yılında sigorta alıcıları açısından daha avantajlı koşullar oluşturuyor. Yılın ilk yarısında büyük ölçekli katastrofik bir hasarın yaşanmaması ve yatırımcıların sektöre kapasite sağlamaya devam etmesi fiyatlar üzerindeki baskıyı artırırken, jeopolitik gelişmeler politik şiddet ve harp sigortalarında farklı bir tablo ortaya koyuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026’nın ilk yarısında küresel sigorta ve reasürans piyasalarında artan kapasite ve rekabet, fiyatlama koşullarının alıcılar lehine gelişmesini destekledi. Reasürans piyasalarında kapasite fazlası devam ederken, yıl genelinde henüz büyük ölçekli katastrofik bir hasarın gerçekleşmemesi piyasadaki mevcut dengelerin korunmasına katkı sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD’de faizlerin yükselmemesi ve daha stabil bir seyir izlemesi de sigorta şirketlerinin kapasite iştahını destekleyen unsurlar arasında yer aldı. Yatırımcıların sigorta sektörüne kapasite sağlamaya devam etmesiyle birlikte birçok branşta rekabet güçlenirken, fiyatların daha avantajlı seviyelere gelmesi şirketlere sigorta programlarını yeniden değerlendirebilecekleri bir ortam sunuyor.</p>

<h2><strong><i>“Katastrofik hasar yaşanmazsa alıcılar için avantajlı koşullar sürebilir”</i></strong></h2>

<p>Mevcut piyasa koşullarının sigorta alıcıları açısından önemli fırsatlar barındırdığını belirten <strong>Howden Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Bölge CEO’su</strong> <strong>Atınç Yılmaz</strong>, şu değerlendirmede bulundu: <i>“2026 yılında reasürans piyasalarında kapasite fazlasının devam ettiğini görüyoruz. Yıl içinde şu ana kadar piyasadaki dengeleri değiştirecek büyüklükte katastrofik bir hasar yaşanmadı. ABD’de faizlerin yükselmemesi ve daha stabil seyretmesi de sigortacıların kapasite iştahını destekliyor. Bunun yanında yatırımcıların sektöre kapasite sağlamaya devam etmesi rekabeti güçlü tutuyor. Büyük ölçekli katastrofik olaylarla karşılaşmadığımız bir senaryoda 2026’nın, alıcılar açısından fiyatların optimize olduğu ve mevcut sigorta programlarının daha avantajlı koşullarla yapılandırılabildiği önemli bir fırsat dönemi olduğunu düşünüyoruz.</i><i> Artan rekabet, sigortalıların mevcut bütçeleri içerisinde daha geniş teminat seçeneklerini değerlendirebilmesine de olanak sağlıyor. Daha yüksek teminat limitleri, ek teminatlar ve farklı ihtiyaçlara yönelik alternatiflerin erişilebilir hale gelmesi, şirketlerin poliçelerini fiyatın yanı sıra kapsam, limit, muafiyet ve istisnalar açısından yeniden ele alabilmelerine imkân tanıyor.”</i></p>

<h2><strong>Jeopolitik risklerin etkisi politik şiddet ve harp sigortalarında yoğunlaşıyor</strong></h2>

<p>Kapasite fazlasının birçok branşta devam etmesine karşın jeopolitik gelişmeler sigorta piyasasının belirli alanlarında farklı bir seyir yaratıyor. Orta Doğu’da devam eden savaşın etkileri özellikle politik şiddet sigortasında piyasa baskısını artırırken, nakliyat branşındaki harp sigortaları da mevcut savaş koşullarından doğrudan etkilenen branşlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Branşlar arasındaki ayrışmaya dikkat çeken <strong>Atınç Yılmaz,</strong> <i>“Küresel piyasada genel olarak güçlü bir kapasite ortamından söz edebiliriz ancak jeopolitik gelişmelerin doğrudan etkilediği branşlarda tablo farklılaşıyor. Orta Doğu’daki savaş nedeniyle politik şiddet sigortasında piyasa baskısını daha belirgin şekilde görüyoruz. Harp sigortası da savaş koşullarından doğrudan etkileniyor. Buna karşılık diğer sigorta branşlarının büyük bölümünde kapasite fazlası devam ediyor.</i> <i>Bu görünüm, şirketlerin sigorta programlarını değerlendirirken branş ve risk bazlı hareket etmelerinin önemini artırıyor. Küresel kapasitenin sunduğu avantajlardan yararlanabilmek için faaliyet gösterilen sektörün risklerinin doğru analiz edilmesi ve uygun kapasitenin doğru teminat yapısıyla buluşturulması öne çıkıyor” </i><i>dedi.</i></p>

<p><strong>Yılmaz,</strong> <i>“Türkiye sigorta pazarı oldukça rekabetçi bir yapıya sahip. 2026’nın ilk altı ayında sektörün reel olarak yaklaşık yüzde 5 küçüldüğünü görüyoruz. Burada temel belirleyici unsur yoğun rekabet. Kapasitenin güçlü olduğu bir ortamda şirketlerin fiyatlama konusunda daha rekabetçi hareket etmesi, sigorta alıcılarına mevcut programlarını yeniden değerlendirebilecekleri önemli bir alan açıyor”</i> ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Fiyat avantajını doğru teminat yapısına dönüştürmek önem kazanıyor</strong></h2>

<p>Howden’a göre mevcut koşullar, şirketlerin sigorta programlarını yeniden gözden geçirmeleri açısından önemli bir fırsat oluşturuyor. Geçmiş dönemlerde oluşturulan poliçelerin kapsamı, limitleri ve ek teminatları değişen faaliyet alanları ve yeni riskler doğrultusunda yeniden değerlendirilebilirken, artan kapasite alternatif çözümlere erişimi de kolaylaştırıyor.</p>

<p>Bu dönemde fiyat avantajının doğru risk yönetimiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan <strong>Atınç Yılmaz,</strong> şu cümlelere yer verdi: <i>“Rekabetçi piyasa koşullarında öncelik en düşük primi bulmak yerine, ortaya çıkan fiyat avantajını şirketin ihtiyaçlarına uygun bir teminat yapısına dönüştürmek olmalı. Teminat kapsamı, limitler, muafiyetler, istisnalar ve sigorta şirketinin hasar ödeme performansı birlikte değerlendirildiğinde mevcut bütçeyle daha güçlü bir güvence yapısı oluşturmak mümkün. Bu nedenle içinde bulunduğumuz dönemi şirketlerin sigorta programlarını yeniden ele almaları açısından önemli bir fırsat olarak görüyoruz.”</i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/sigorta-ve-reasurans-piyasalarinda-kapasite-artisi-alicilar-icin-firsat-donemini-beraberinde-getiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2025/09/howden.jpg" type="image/jpeg" length="70565"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katılım Emeklilik sponsorluğunda drone yarışları İstanbul’da]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/katilim-emeklilik-sponsorlugunda-drone-yarislari-istanbulda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/katilim-emeklilik-sponsorlugunda-drone-yarislari-istanbulda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası Hava Sporları Federasyonu FAI'nin Drone Racing World Cup serisinin Türkiye ayağı olan Türkiye Drone Race'26, Katılım Emeklilik sponsorluğunda Tech Drone League Spor Kulübü organizasyonuyla 5-6 Eylül'de Sultangazi Etkinlik Alanı'nda gerçekleştirilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Sektörünün öncü ve yenilikçi markası Katılım Emeklilik, gençlerin yanında olmaya devam ediyor. Türkiye'de üçüncü kez düzenlenecek uluslararası Türkiye Drone Race, 5-6 Eylül'de Sultangazi Etkinlik Alanı'nda iki gün boyunca drone yarışlarını teknoloji ve deneyim alanlarıyla bir araya getirecek. 12 ülkeden 33'ü yabancı olmak üzere toplam 70 sporcunun katılacağı yarışlarda pilotlar, dünyanın en hızlı FPV dronelarıyla FAI Drone Racing World Cup puanları için mücadele edecek. FPV gözlükleriyle dronun bakış açısından uçan pilotların yüksek hız, refleks, doğru çizgi seçimi ve anlık karar verme becerilerinin öne çıkacağı yarışlar, izleyicilere havacılık teknolojisinin en dinamik spor dallarından birini yakından takip etme imkânı sunacak.</p>

<p><a href="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/09/1788251474-tu-rkiye-drone-race-26.jpg" rel="nofollow" title=""><img height="1367" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/09/1788251474-tu-rkiye-drone-race-26.jpg" width="2048" /></a></p>

<p><strong>Katılım Emeklilik’ten gençlere ve hava teknolojilerine destek</strong></p>

<p>Teknolojinin farklı alanlarında gelişen yeni nesil deneyimlerin gençlerle buluşmasını önemseyen Katılım Emeklilik, Türkiye Drone Race’26’nın sponsorları arasında yer alarak organizasyona destek veriyor. Katılım Emeklilik’in sponsorluğu, şirketin gençlerin teknoloji, inovasyon ve yeni nesil sporlarla buluşmasını sağlayan organizasyonlara yönelik desteğinin bir parçası olarak öne çıkıyor. Şirket, bu iş birliğiyle hem havacılık teknolojilerinin ülkemizde gelişimine hem de gençlerin teknolojiyle olan bağının güçlenmesine katkı sağlamayı amaçlıyor.</p>

<p><a href="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/09/1788251479-tu-rkiye-drone-race-26-1.jpg" rel="nofollow" title=""><img height="1280" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/09/1788251479-tu-rkiye-drone-race-26-1.jpg" width="1920" /></a></p>

<p><strong>İki gün boyunca ücretsiz ziyaret edilebilecek</strong></p>

<p>Türkiye Drone Race’26 yalnızca drone yarışlarından oluşmayacak. Ziyaretçiler, uluslararası pilotların parkurdaki mücadelesini takip ederken yarış alanında kurulacak teknoloji ve deneyim noktalarında farklı etkinliklere katılabilecek. Program kapsamında drone deneyim alanı, drone simülatörü, Drone Soccer, robot futbolu, robot köpek alanı, micro drone atölyesi, IQ Robot, AIM Robot, VR sim koltuk, Segway, refleks etkinliği ve indoor ışıklı drone şov ziyaretçilerle buluşacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye Drone Race’26, 5-6 Eylül 2026 tarihlerinde Sultangazi Etkinlik Alanı’nda gerçekleştirilecek. Etkinlik, her iki gün 14.00-22.00 saatleri arasında ziyaretçilere ücretsiz olarak açık olacak.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/katilim-emeklilik-sponsorlugunda-drone-yarislari-istanbulda</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/09/1788251482-tu-rkiye-drone-race-26-2.jpg" type="image/jpeg" length="95469"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TSB, COP31 öncesi Türk sigorta sektörünün gündemini paylaştı]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/tsb-cop31-oncesi-turk-sigorta-sektorunun-gundemini-paylasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/tsb-cop31-oncesi-turk-sigorta-sektorunun-gundemini-paylasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Yönetim Kurulu, basın mensuplarıyla gerçekleştirdiği buluşmada, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesinde Türk sigorta sektörünün hazırlıklarını, önceliklerini ve uluslararası gündeme taşımayı hedeflediği başlıkları paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Yönetim Kurulu, basın mensuplarıyla gerçekleştirdiği buluşmada, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesinde Türk sigorta sektörünün hazırlıklarını, önceliklerini ve uluslararası gündeme taşımayı hedeflediği başlıkları paylaştı.</p>

<p>TSB Başkanı <strong>Ahmet Yaşar</strong> başkanlığında gerçekleştirilen buluşmaya, TSB Başkan Yardımcıları <strong>Fahri Uğur</strong> ve <strong>Ayhan Sincek</strong> ile Yönetim Kurulu Üyesi <strong>Neslihan Neciboğlu</strong> katıldı. <strong>Genel Sekreter Özgür Obalı liderliğindeki TSB üst yönetimi</strong> de basın buluşmasında hazır bulundu. Buluşmanın özel konuğu ise Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi, İklim Bilimci <strong>Prof. Dr. Levent Kurnaz </strong>oldu.</p>

<p><a href="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-01-at-143843-1.jpeg" rel="nofollow" title=""><img height="1066" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-01-at-143843-1.jpeg" width="1600" /></a></p>

<p>Toplantıda COP31’in Türkiye ve sigorta sektörü açısından taşıdığı stratejik önem; iklim risklerinin finansmanı, afetlere dayanıklı şehirler, yeşil dönüşümün sigortalanabilirliği, tarım ve gıda güvenliği, iklim verileri ve modelleme, koruma açığının azaltılması ile kamu-özel sektör risk paylaşımı başlıkları çerçevesinde değerlendirildi. Buluşmada ayrıca sigorta ve bireysel emeklilik sektörünün güncel gündemi ile ulaştığı rakamsal büyüklükler de değerlendirildi.</p>

<p>Paylaşılan verilere göre sektörün toplam prim üretimi 2026 yılı Haziran sonu itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 artarak 744 milyar TL’ye, aktif büyüklüğü 4,4 trilyon TL’ye ve ülke ekonomisine sağladığı fon 3,6 trilyon TL’ye ulaştı. Aktif sigortalı sayısının 34,7 milyona yükseldiği sektörde, BES ve OKS’nin toplam fon büyüklüğü 2,4 trilyon TL, tekil katılımcı sayısı ise 16,9 milyon kişi olarak gerçekleşti. Türkiye’de yüzde 2,62 seviyesinde bulunan sigorta penetrasyonunun önemli bir büyüme potansiyeline işaret ettiğini vurgulayan <strong>TSB, 2030 yılına kadar bu oranı yüzde 4,7’ye çıkarmayı ve prim üretimini 50 milyar ABD dolarına</strong> ulaştırmayı hedefliyor.</p>

<p>TSB Yönetim Kurulu, COP31’in yalnızca iklim hedeflerinin konuşulduğu bir zirve olmaktan çıkarak <strong>somut uygulamaların, uluslararası ortaklıkların ve yeni finansman modellerinin geliştirildiği bir platforma dönüşmesi gerektiği</strong> konusunda ortak mesaj verdi.</p>

<p><a href="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-01-at-143843-2.jpeg" rel="nofollow" title=""><img height="1066" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-01-at-143843-2.jpeg" width="1600" /></a></p>

<p><strong>Prof. Dr. Levent Kurnaz</strong> ise, iklim değişikliğinin Türkiye ve dünya açısından oluşturduğu riskleri, bu risklerin ekonomik ve toplumsal etkilerini ve sigorta sektörünün iklim değişikliğiyle mücadelede üstlenebileceği stratejik rolü, bilgi ve deneyimleri ışığında kapsamlı şekilde değerlendirdi. <strong>“Hangi ülke olduğunuz, karşı karşıya kalınan risk açısından çok önemli”</strong> ifadeleriyle ülkelerin iklim riskleri karşısındaki farklı konumlarına dikkat çeken Kurnaz, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu riskleri ve alınması gereken önlemleri örneklerle aktardı.</p>

<p><strong>Ahmet Yaşar: “Sigortanın rolünü hasar ödemesinin ötesine taşımak zorundayız”</strong></p>

<p>TSB Başkanı <strong>Ahmet Yaşar</strong>, COP31’in Türkiye için yalnızca önemli bir uluslararası organizasyona ev sahipliği yapmanın ötesinde, ülkenin sigortacılık ve risk yönetimi alanındaki birikimini dünyaya gösterme fırsatı sunduğunu belirtti.</p>

<p>Yaşar, iklim değişikliğinin ekonomik hayat üzerindeki etkilerinin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çekerek şunları söyledi: <strong>“İklim değişikliği artık gelecek kuşakların meselesi değil; bugün şehirlerimizi, tarımımızı, sanayimizi, enerji altyapımızı ve şirketlerimizin bilançolarını etkileyen ekonomik bir gerçeklik. Böyle bir ortamda sigortanın rolünü yalnızca hasar gerçekleştikten sonra ödeme yapan bir sistem olarak tanımlayamayız.”</strong></p>

<p>Sigorta sektörünün sahip olduğu veri, modelleme, risk mühendisliği ve finansal kapasitenin risk gerçekleşmeden önce kullanılması gerektiğini vurgulayan Yaşar şöyle devam etti:</p>

<p><strong>“Sigorta; şehirlerin, altyapıların, enerji yatırımlarının ve üretim tesislerinin tasarımından itibaren sürecin içinde olmalı. Riskin doğru anlaşılması, azaltılması, paylaşılması ve fiyatlanması yatırımları daha dayanıklı hale getirirken finansmana erişimi de kolaylaştırıyor. COP31’de Türkiye’den dünyaya, sigortanın iklim dönüşümünün yalnızca finansal güvencesi değil, uygulama altyapısının da temel unsurlarından biri olduğu mesajını vermek istiyoruz.”</strong></p>

<p>Yaşar, Türkiye’nin DASK ve TARSİM gibi kamu-özel sektör risk paylaşımı modellerinden elde ettiği deneyimin de uluslararası tartışmalara önemli katkı sağlayabileceğini belirtti.</p>

<p>Aşırı sıcaklıklar, doğal afetler, gelir kayıpları ve iklim kaynaklı ekonomik kırılganlıkların toplumun farklı kesimleri üzerindeki etkilerine dikkat çeken Yaşar şöyle konuştu: <strong>“İklim dayanıklılığından söz ederken yalnızca binaları, fabrikaları veya altyapıyı düşünemeyiz. İnsanların yaşamlarını, gelirlerini ve geleceklerini koruyabilecek finansal mekanizmalara da ihtiyaç var. Koruma açığını azaltmak, sigortaya erişimi genişletmek ve kapsayıcı çözümler geliştirmek bu nedenle kritik.”</strong></p>

<p>Yaşar, COP31’in mikro sigorta, sosyal koruma modelleri ve daha geniş kesimlere ulaşabilecek sigorta çözümlerinin tartışılması için de önemli bir fırsat yaratacağını belirterek, “<strong>Dayanıklılık ancak toplumun tüm kesimlerini kapsadığında gerçek anlamını kazanır. Sigorta sektörünün teknoloji, veri ve yeni ürün modellerini kullanarak daha fazla insana ulaşması önümüzdeki dönemin önemli sorumluluklarından biri olacak.” </strong>şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Neslihan Neciboğlu: “İklim riskini görünür kılmalı, yeşil dönüşümü sigortalanabilir hale getirmeliyiz”</strong></p>

<p>TSB Yönetim Kurulu Üyesi Neslihan Neciboğlu, iklim risklerinin yönetiminde veri ve modellemenin yanı sıra yeşil yatırımların yeni risk profillerinin doğru anlaşılmasının da kritik olduğunu belirtti. Sigorta sektörünün hasar deneyiminin iklim bilimi ve ekonomik maruziyet verileriyle birleştirilmesinin güçlü bir karar destek altyapısı oluşturabileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Ölçemediğimiz riski doğru yönetemeyiz. Sigorta sektörünün hasar verileri, iklim modelleri ve ekonomik faaliyetlere ilişkin veriler bir araya getirildiğinde yalnızca fiyatlama açısından değil, riskin önlenmesi açısından da son derece güçlü bir bilgi altyapısı ortaya çıkabilir.”</strong></p>

<p>Neciboğlu, rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımları, batarya depolama sistemleri ve yeşil sanayi projelerinin inşaat, yangın, performans, operasyon, iş durması ve tedarik zinciri gibi farklı riskler yarattığına dikkat çekti. Bu yatırımların uzun vadede sürdürülebilir ve finanse edilebilir olmasının sigortalanabilirlikle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>“Türkiye İklim Riski ve Sigorta Çalışması ile hangi bölgede, hangi sektörün, hangi iklim riskine ne ölçüde maruz olduğunu daha net ortaya koymayı hedefliyoruz. Veriyi iklim dayanıklılığının; sigortayı ise yeşil dönüşümün uygulama altyapısının temel unsurlarından biri olarak görmeliyiz.”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Özgür Obalı: “Başarıyı COP31 sonrasında hayata geçen uygulamalarla ölçeceğiz”</strong></p>

<p>TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı, COP31 hazırlıklarının bütüncül bir program yaklaşımıyla yürütüldüğünü ve Sigorta Evi’nin temel hedefinin tartışmadan uygulamaya geçiş olduğunu belirtti. Afetlerin ardından kaynak aramak yerine, risk gerçekleşmeden önce finansal koruma oluşturulması gerektiğini vurgulayan Obalı; sigorta, reasürans, risk havuzları ve alternatif risk transfer mekanizmalarının kamu maliyesi üzerindeki yükü azaltabilecek temel araçlar olduğunu ifade etti.</p>

<p>“COP31’i dört günlük bir etkinlik takvimi olarak görmüyoruz. Kamu ile özel sektörün afet riskini birlikte taşıyabileceği uygulanabilir modeller geliştirmek istiyoruz. Başarıyı kaç toplantı yaptığımızla değil; karar alma süreçlerine girecek risk verileri, kurulacak uluslararası ortaklıklar, yaratılacak yeni finansman kapasitesi ve hayata geçirilecek pilot projelerle ölçeceğiz.”</p>

<p><strong>Fahri Uğur: “Hayat dışı sigorta sektörü yılın ilk yarısında güçlü ve dengeli bir performans sergiledi”</strong></p>

<p>TSB Başkan Yardımcısı Fahri Uğur, 2026 yılının ilk yarısında hayat dışı sigorta sektörünün; artan hasar maliyetlerine rağmen güçlü sermaye yapısını, teknik kârlılığını ve ödeme kapasitesini koruduğunu belirtti.</p>

<p>Haziran sonu verilerine göre hayat dışı şirketlerin teknik kârı 75,6 milyar TL’ye, dönem sonu kârı 67,5 milyar TL’ye ulaştı. Aynı dönemde brüt ödenen hasarlar 286,1 milyar TL’ye yükselirken toplam aktifler 1,5 trilyon TL’yi, özsermaye ise 394,5 milyar TL’yi aştı. Sermaye yeterlilik rasyosu yüzde 173,4’e yükselirken hasar/prim oranı yüzde 70,6, bileşik rasyo ise yüzde 91,7 seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>Uğur, prim üretiminin branşlar arasında geniş tabanlı bir görünüm sunduğunu belirterek trafik sigortalarında 152 milyar TL, hastalık-sağlıkta 145 milyar TL, yangın ve doğal afetlerde 97 milyar TL, genel zararlarda 83 milyar TL ve kaskoda 82 milyar TL prim üretildiğini aktararak, <strong>“Bu tablo, sektörün hem hasar ödeme gücünü hem de ekonomiye sağladığı güvenceyi büyüttüğünü gösteriyor. Önümüzdeki dönemde önceliğimiz; sürdürülebilir teknik dengeyi korurken sigorta penetrasyonunu artırmak, koruma açığını daraltmak ve daha geniş kesimleri sigorta güvencesiyle buluşturmak olacak.” </strong>dedi.</p>

<p><strong>Ayhan Sincek: “BES ve hayat sigortaları uzun vadeli tasarrufların güçlenmesine önemli katkı sağlıyor”</strong></p>

<p>TSB Başkan Yardımcısı Ayhan Sincek, 2026 yılının ilk yarısında hayat sigortaları ile bireysel emeklilik sisteminin büyümeyi sürdürdüğünü ve hanehalkının uzun vadeli finansal dayanıklılığı açısından stratejik önemini pekiştirdiğini söyledi.</p>

<p>Hayat branşında prim üretimi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 46 artarak 115 milyar TL’ye ulaştı. Hayat ve emeklilik şirketlerinin teknik kârı 25,3 milyar TL’ye, dönem sonu kârı 36,1 milyar TL’ye, toplam aktifleri 2,9 trilyon TL’ye ve özsermayesi 117,4 milyar TL’ye yükseldi. Sermaye yeterlilik rasyosu ise yüzde 300,9 ile güçlü görünümünü korudu.</p>

<p><strong>Sincek, BES ve OKS’de toplam fon büyüklüğünün 2,4 trilyon TL’ye, tekil katılımcı sayısının 16,9 milyona ulaştığını hatırlatarak, sistemin Türkiye’nin tasarruf tabanını genişleten ve sermaye piyasalarına uzun vadeli kaynak sağlayan temel yapılardan biri haline geldiğini vurgulayarak, </strong>“Hayat sigortaları ailelerin gelir ve yaşam risklerine karşı korunmasını sağlarken BES ve OKS, bireylerin gelecekleri için düzenli birikim yapmasına imkân veriyor. İlk yarı sonuçları, bu iki alanın finansal güvenlik ve uzun vadeli tasarruf açısından taşıdığı potansiyeli açık biçimde ortaya koyuyor.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Sincek, önümüzdeki dönemde dijital erişimin geliştirilmesi, gençler ve farklı gelir grupları için ürün çeşitliliğinin artırılması ve sistemde kalıcılığı destekleyen uygulamaların güçlendirilmesinin büyümenin kalitesi açısından belirleyici olacağını da ifade etti.</strong></p>

<p><strong>“COP31’in merkezine uygulanabilir çözümleri koyuyoruz”</strong></p>

<p>Toplantıda, TSB’nin COP31 kapsamında Antalya’da oluşturmayı planladığı <strong>Sigorta Evi</strong> hakkında da basın mensuplarına bilgi verildi.</p>

<p>Insurance House’un yalnızca bir etkinlik veya ağırlama alanı olarak değil; sigorta ve reasürans şirketleri, kamu otoriteleri, uluslararası kuruluşlar, kalkınma finansmanı kurumları, yatırımcılar, reel sektör, akademi ve sivil toplum arasında <strong>uygulama ve iş birliği platformu</strong> olarak tasarlandığı vurgulandı.</p>

<p>11-14 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilmesi planlanan program kapsamında; şehirlerin afet risklerinin finansmanından yenilenebilir enerji projelerinin sigortalanabilirliğine, tarım ve su dayanıklılığından iklim risk verilerine kadar geniş bir gündemin ele alınması öngörülüyor</p>

<p>Programın 13-14 Kasım bölümünde ise UNEP FI iş birliğiyle gerçekleştirilmesi planlanan <strong>COP31 Global Sustainable Insurance Summit</strong> ile sürdürülebilir sigortacılık tartışmalarının uluslararası ölçekte ele alınması hedefleniyor.</p>

<p>Türkiye Sigorta Birliği, 9–20 Kasım 2026’da Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’de, Sigorta Evi çatısı altında küresel paydaşları geleceğin dayanıklılık çözümlerini birlikte şekillendirmeye davet ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/tsb-cop31-oncesi-turk-sigorta-sektorunun-gundemini-paylasti</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-01-at-143843.jpeg" type="image/jpeg" length="79150"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SEDDK İkinci Başkanı Mehmet Verim’in Kızı Trafik Kazasında Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/seddk-ikinci-baskani-mehmet-verimin-kizi-trafik-kazasinda-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/seddk-ikinci-baskani-mehmet-verimin-kizi-trafik-kazasinda-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SEDDK İkinci Başkanı Mehmet Verim’in kızı Ayşe Azra Verim, geçirdiği trafik kazası nedeniyle yaşamını yitirdi. Verim’in cenazesi, 1 Eylül Salı günü İstanbul’da düzenlenecek törenin ardından defnedilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>SEDDK İkinci Başkanı Mehmet Verim’in kızı Ayşe Azra Verim, geçirdiği trafik kazası nedeniyle yaşamını yitirdi. Verim’in cenazesi, 1 Eylül Salı günü İstanbul’da düzenlenecek törenin ardından defnedilecek.</p>

<p>Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) İkinci Başkanı Mehmet Verim, acı bir kayıp yaşadı. Mehmet Verim’in kızı Ayşe Azra Verim, geçirdiği trafik kazasının ardından hayatını kaybetti.</p>

<p>Ayşe Azra Verim için 1 Eylül Salı günü İstanbul Maltepe Yüzevler Camii’nde cenaze töreni gerçekleştirilecek. Öğle namazının ardından kılınacak cenaze namazı sonrasında Verim’in naaşı, Hekimbaşı Mezarlığı’nda toprağa verilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sigorta Postası ailesi olarak, genç yaşta hayatını kaybeden Ayşe Azra Verim’e Allah’tan rahmet diliyoruz. Başta Mehmet Verim ve ailesi olmak üzere, Verim ailesinin tüm yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı ve sabır temenni ediyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/seddk-ikinci-baskani-mehmet-verimin-kizi-trafik-kazasinda-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 22:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/manset2.jpg" type="image/jpeg" length="14982"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[QIIG, Hindistan’da reasürans faaliyetleri için lisans aldı]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/qiig-hindistanda-reasurans-faaliyetleri-icin-lisans-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/qiig-hindistanda-reasurans-faaliyetleri-icin-lisans-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Katar merkezli Qatar Islamic Insurance Group (QIIG), Hindistan’ın Gujarat eyaletinde bulunan Gujarat International Finance Tec-City’de (GIFT City) reasürans faaliyetleri yürütmek üzere şube açma lisansı aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Katar merkezli Qatar Islamic Insurance Group (QIIG), Hindistan’ın Gujarat eyaletinde bulunan Gujarat International Finance Tec-City’de (GIFT City) reasürans faaliyetleri yürütmek üzere şube açma lisansı aldı.</p>

<p>Şirket, GIFT City’deki International Financial Services Centre (IFSC) yetkililerinden aldığı lisansla Hindistan’da reasürans faaliyetlerine başlayacak. Gelişme, QIIG’nin Hindistan pazarındaki varlığını doğrudan yerel bir yapı üzerinden genişletmesinin önünü açıyor.</p>

<p><strong>GIFT City küresel reasürans merkezine dönüşüyor</strong></p>

<p>QIIG’nin hamlesi, Hindistan’ın uluslararası sigorta ve reasürans merkezi olma hedefi doğrultusunda büyüyen GIFT City’nin küresel şirketlerden gördüğü ilgiyi de ortaya koyuyor.</p>

<p>GIFT City’de sigorta ve reasürans işlemlerinin toplam hacmi 2020’de 102 milyon dolar seviyesindeyken, 2025’te 1,2 milyar dolara yükseldi. Böylece beş yıllık dönemde hacim 11 katın üzerinde arttı.</p>

<p>Merkezde Mart 2026 itibarıyla toplam kayıt ve yetkilendirme sayısı da 1.213’e ulaştı. Avrupa, Asya-Pasifik, Orta Doğu ve Afrika’dan çok sayıda sigorta ve reasürans şirketi GIFT City’de faaliyet göstermeye başladı.</p>

<p><strong>Körfez merkezli şirketlerin ilgisi artıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>QIIG, GIFT City’de faaliyet göstermeye hazırlanan Körfez merkezli sigorta şirketleri arasına katıldı. Abu Dhabi National Insurance Company, Doha Insurance Group ve Kuwait Reinsurance Company de Hindistan’daki merkezde faaliyet gösteren veya lisans alan kuruluşlar arasında bulunuyor.</p>

<p>QIIG ise daha önce Hindistan’daki reasürans faaliyetlerine sınır ötesi reasürör olarak katılıyordu. Yeni şube ile şirketin Hindistan bağlantılı risklerdeki faaliyetlerini genişletmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>Hindistan reasürans piyasasında rekabet güçleniyor</strong></p>

<p>Son dönemde uluslararası reasürans şirketlerinin GIFT City’ye yönelik ilgisinin artması, Hindistan’ın küresel reasürans pazarındaki konumunu güçlendirme çabasını destekliyor.</p>

<p>Ağustos ayında teknoloji odaklı non-life reasürans şirketi EarthRe Insurance IFSC Limited, GIFT City’de yerel olarak kurulan ilk reasürör olurken, Singapur merkezli MS First Capital Insurance da temmuz ayında merkezde reasürans faaliyetlerine başladı.</p>

<p>QIIG’nin lisans almasıyla birlikte GIFT City, Hindistan bağlantılı risklerin sigortalanması ve reasüransında uluslararası şirketlerin giderek daha fazla yer aldığı bir merkez haline geliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/qiig-hindistanda-reasurans-faaliyetleri-icin-lisans-aldi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/qatar-insurance-company-group-six-month-net-profit-jump-qr-325-million.jpeg" type="image/jpeg" length="13837"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yenilenebilir enerjide büyüme, sigorta rekabetini kızıştırıyor: Fiyatlar geriliyor]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/yenilenebilir-enerjide-buyume-sigorta-rekabetini-kizistiriyor-fiyatlar-geriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/yenilenebilir-enerjide-buyume-sigorta-rekabetini-kizistiriyor-fiyatlar-geriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yenilenebilir enerji yatırımlarındaki hızlı büyüme, sigorta piyasasında da rekabeti artırıyor. 2026 yılında özellikle iyi risk yönetimine sahip güneş ve rüzgâr projelerinde sigorta fiyatlarında gerileme görülürken, sigortacıların sektöre ayırdığı kapasite de genişliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yenilenebilir enerji yatırımlarındaki hızlı büyüme, sigorta piyasasında da rekabeti artırıyor. 2026 yılında özellikle iyi risk yönetimine sahip güneş ve rüzgâr projelerinde sigorta fiyatlarında gerileme görülürken, sigortacıların sektöre ayırdığı kapasite de genişliyor.</p>

<p>WTW'nin 2026 Yenilenebilir Enerji Piyasası değerlendirmesine göre, iyi mühendislik uygulamalarına ve güçlü risk verilerine sahip projelerde mülk sigortası primlerinde yüzde 20 ila 30 arasında düşüşler görülebiliyor. Piyasadaki artan kapasite ve sigortacılar arasındaki rekabet, yenilenebilir enerji şirketleri açısından daha elverişli sigorta koşulları oluşturuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sigortacılar yenilenebilir enerjiye daha fazla kapasite ayırıyor</strong></p>

<p>Yenilenebilir enerji sigortası piyasasında 2025 ve 2026'nın ilk yarısında görülen fiyat düşüşünün, yılın ikinci yarısında da devam etmesi bekleniyor. Alesco'nun H2 2026 değerlendirmesine göre, hasar geçmişi bulunmayan projelerde prim indirimlerinin yüzde 5 ila 25 arasında gerçekleşmesi öngörülüyor.</p>

<p>Piyasadaki rekabetin artmasında sigorta ve reasürans şirketlerinin yenilenebilir enerji portföylerine daha fazla kapasite ayırması etkili oluyor. Artan kapasite, proje sahiplerinin daha geniş teminat seçeneklerine ulaşmasını ve bazı durumlarda daha uygun fiyatlarla poliçe yenilemesini sağlıyor.</p>

<p><strong>Risk yönetimi fiyatlamada belirleyici oluyor</strong></p>

<p>Fiyatlardaki düşüş tüm projeler için aynı seviyede gerçekleşmiyor. Sigortacılar özellikle doğal afetlere karşı alınan önlemler, geçmiş hasar performansı, kullanılan teknoloji ve projenin bulunduğu bölge gibi kriterleri fiyatlamada daha fazla dikkate alıyor.</p>

<p>Güneş enerjisi projelerinde dolu riskine karşı kullanılan panellerin güvenli konuma geçirilmesini sağlayan sistemler ve yeni nesil taşıyıcı yapılar gibi risk azaltma teknolojilerinin yaygınlaşması da sigorta koşullarını olumlu etkileyen unsurlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Buna karşılık doğal afetlere açık bölgelerde bulunan veya geçmişte yüksek hasar yaşayan projelerde fiyatlama daha farklı seyrediyor. Bu projelerde yüksek muafiyetler ve daha sınırlı teminat koşulları gündeme gelebiliyor.</p>

<p><strong>Güneş ve rüzgâr projeleri büyümeye devam ediyor</strong></p>

<p>Yenilenebilir enerji yatırımlarındaki büyüme, sigorta sektörünün karşı karşıya olduğu toplam risk tutarını da artırıyor. Büyük ölçekli güneş ve rüzgâr santrallerinin yanı sıra batarya enerji depolama sistemlerinin yaygınlaşması, sigortacılar için yeni risk alanları oluşturuyor.</p>

<p>Özellikle batarya enerji depolama sistemlerinde yangın ve teknik arıza riskleri, sigortacıların değerlendirme süreçlerinde önem kazanıyor. Bu nedenle artan kapasiteye rağmen sigortacılar, projelerin teknik altyapısı ve risk yönetimi konusunda daha ayrıntılı bilgi talep ediyor.</p>

<p><strong>Piyasada rekabet artıyor</strong></p>

<p>Yenilenebilir enerji sigortasındaki mevcut tablo, sigortacılar açısından iki farklı eğilimi aynı anda ortaya koyuyor. Bir tarafta artan rekabet ve kapasite fiyatları aşağı çekerken, diğer tarafta iklim kaynaklı hasarlar ve yeni teknolojiler risk değerlendirmesini daha karmaşık hale getiriyor.</p>

<p>2026'nın ikinci yarısında piyasanın, güçlü risk yönetimine sahip projeler açısından daha rekabetçi koşullar sunması bekleniyor. Bununla birlikte doğal afet risklerinin yüksek olduğu bölgelerde fiyatlama üzerindeki baskının devam edeceği değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/yenilenebilir-enerjide-buyume-sigorta-rekabetini-kizistiriyor-fiyatlar-geriliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 15:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/hero-renewable-energy.jpg" type="image/jpeg" length="67674"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ECB’de “Sigorta Amaçlı” sıkılaşma: Faiz artışı masada]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/ecbde-sigorta-amacli-sikilasma-faiz-artisi-masada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/ecbde-sigorta-amacli-sikilasma-faiz-artisi-masada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Merkez Bankası, 10 Eylül'deki kritik toplantısında faizleri yükseltmeye hazırlanıyor. Ortadoğu'daki savaşın yarattığı riskler ve Euro Bölgesi'nde yüzde 2,9 seviyesinde kalan enflasyon, banka içinde "ihtiyati ve sigorta amaçlı" yeni bir sıkılaşma dalgasının fitilini ateşledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) iki hafta sonra gerçekleştireceği kritik toplantı öncesinde, Euro Bölgesi ekonomisinin Ortadoğu'daki savaşa karşı gösterdiği beklenmedik direnç ve enflasyonist riskler, eylül ayında yeni bir faiz artırımı için zemin hazırlıyor.</p>

<p>ECB’nin bir sonraki faiz kararı, 10 Eylül'de düzenlenecek toplantıda alınacak. Analistler, haziran ayında yaklaşık üç yıl aradan sonra ilk kez faiz artıran, temmuz toplantısında ise duraklama kararı alan bankanın, bu kez sıkılaşma adımlarına devam etmesini yüksek ihtimal olarak değerlendiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Banka yüzde 2 orta vadeli enflasyon hedeflerken Euro Bölgesi’nde enflasyonun yüzde 2,9 seviyesinde seyretmesi ve enerji fiyatlarındaki oynaklık, para politikası yapıcılarını harekete geçmeye zorluyor.</p>

<h3>FAİZLERİN YÜKSELTİLMESİ MASADA</h3>

<p>ECB Yönetim Konseyinin bazı üyelerinin, Ortadoğu'daki savaşın ekonomik yan etkilerini kontrol altına almak amacıyla mevduat faizinin yüzde 2,25'ten yüzde 2,50'ye yükseltilmesi gerektiğini düşündüğü belirtiliyor.</p>

<p>Banka yetkililerinin, yeni bir faiz artışıyla 2022'deki Rusya-Ukrayna savaşının başlamasının ardından yaşanan keskin enflasyon dalgasının bir benzerinin tekrarlanmasını önleme kararlılığını göstermeyi hedeflediği ifade ediliyor.</p>

<p>Eylül ayında yapılması beklenen bu artışın ardından bankanın yeni bir sıkılaşma sinyali verme eğiliminin düşük olduğu kaydedilirken finansal piyasaların ise yıl sonuna kadar bir veya iki faiz artışı daha fiyatladığı görülüyor.</p>

<h3>BÜYÜME RAKAMLARI DAYANIKLILIĞI GÖSTERDİ</h3>

<p>Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) ve Federal İstatistik Ofisi (Destatis) tarafından açıklanan son veriler de faiz artırımını savunan üyelerin elini güçlendiriyor.</p>

<p>Euro Bölgesi ekonomisi, yapay zeka yatırımları ve güçlü kamu harcamalarının desteğiyle 2026'nın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,4 büyüyerek son 1,5 yılın en güçlü çeyreklik performansını kaydetti. Bölge ekonomisi yıllık bazda ise yüzde 1 genişleme gösterdi.</p>

<p>Avrupa'nın en büyük ekonomisi olan Almanya ise ikinci çeyrekte ihracattaki belirgin toparlanmanın etkisiyle öncü verilerin üzerinde, yüzde 0,3 büyüme kaydetti. Alman ekonomisinin yıllık bazdaki büyüme oranı da yüzde 1 olarak revize edildi.</p>

<p>Hem bölge genelinde hem de Almanya'da resesyon endişelerini hafifleten bu ekonomik direnç, ECB'nin sıkı para politikası adımları için hareket alanı oluşturuyor.</p>

<h3>GAZ FİYATLARINDA YENİ ŞOK ENDİŞESİ</h3>

<p>ECB'nin yayımladığı temmuz ayı toplantı tutanaklarında da karar alıcıların tedirginliği ve ekonomik görünüme dair tespitleri dikkati çekti.</p>

<p>Tutanaklarda, büyüme üzerindeki aşağı yönlü risklerin azaldığı ve güven endekslerinin toparlandığı belirtilirken enflasyon risklerinin yukarı yönlü kalmaya devam ettiği vurgulandı.</p>

<p>Özellikle enerji ithalatçısı konumundaki Euro Bölgesi için doğal gaz ve akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin en büyük tehdit olduğu aktarılan tutanaklarda, "Gaz fiyatlarının 2022 yılındaki gibi enflasyonist bir şok oluşturma riski göz önünde bulundurulmalıdır." uyarısı yapıldı.</p>

<p>Tutanaklarda, kararların gelecekteki veri akışına bağlı kalacağı vurgulanırken "Enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanamadığı takdirde, yeni bir faiz artırımı yapılması gerekli görünmektedir." ifadesine yer verildi.</p>

<p>Bazı Konsey üyeleri, haziran ayı toplantısından bu yana gelen verilerin para politikasında sıkılaşmanın devam etmesini desteklediğini ve bu doğrultuda temmuz ayı toplantısında olası bir faiz artırımına karşı çıkmadıklarını belirtti.</p>

<p>Tutanaklara göre, ECB Yönetim Kurulu Üyesi Isabel Schnabel, Ortadoğu'da uzayan çatışmaların ve Euro Bölgesi ekonomisinin dirençli yapısının enflasyon üzerinde yukarı yönlü riskler barındırdığını belirterek daha yüksek bir politika faizine ihtiyaç duyulduğunu savundu.</p>

<p>Banka yetkilileri ve ekonomistler, eylül ayındaki kritik toplantı öncesinde önümüzdeki hafta açıklanacak olan ağustos ayı öncü enflasyon verileri ile ECB uzmanlarının güncelleyecekleri makroekonomik projeksiyonların nihai kararda belirleyici rol oynayacağını ifade ediyor.</p>

<h3>'SİGORTA AMAÇLI FAİZ ARTIŞI'</h3>

<p>ING Küresel Makro Araştırma Başkanı ve Almanya Başekonomisti Carsten Brzeski, konuya ilişkin yayımladığı analizde, Euro Bölgesi'ndeki makroekonomik gelişmeleri değerlendirerek, eylül ayında faiz artışı olasılığının oldukça güçlendiğini belirtti.</p>

<p>ECB'nin temmuz ayı toplantı tutanaklarının perde arkasındaki tartışmalara ışık tuttuğunu kaydeden Brzeski, "Temmuz ayında bazı üyeler faiz artırımını açıkça savundu. Tutanaklar, ECB içinde ihtiyati bir faiz artırımı fikrini destekleyen üyelerin sayısının giderek arttığını gösteriyor. Euro Bölgesi ekonomisi, Ortadoğu'daki savaşa karşı beklenmedik bir direnç gösterdi. Hükümetlerin uzun süredir ilan ettiği mali teşviklerin yanı sıra Asyalı rakiplerin Hürmüz Boğazı'nın kapanmasından daha fazla etkilenmesi ve siparişlerin Avrupalı üreticilere kayması bu direnci destekledi." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Brzeski, eylül ayında atılacak olası bir adımın "sigorta amaçlı faiz artışı" niteliğinde olacağını vurgulayarak "Bu hamle, ECB'nin güvenilirliğini korumak ve enerji şoklarının ikincil etkilerini önlemek adına masada. Ancak ECB'nin eylül sonrasında daha da ileri gidip gitmeyeceği tamamen farklı bir hikaye. Bankanın, ders kitaplarındaki arz yönlü bir şokla mücadele etmek uğruna ekonomiyi resesyona sokmayı göze alması zor görünüyor." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA, SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/ecbde-sigorta-amacli-sikilasma-faiz-artisi-masada</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 15:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/indir-1-27.png" type="image/jpeg" length="59089"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İkinci çeyrek büyüme verileri açıklandı: Sigorta ve finans yüzde 2,1 arttı]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/ikinci-ceyrek-buyume-verileri-aciklandi-sigorta-ve-finans-yuzde-21-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/ikinci-ceyrek-buyume-verileri-aciklandi-sigorta-ve-finans-yuzde-21-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ekonomisi 2026 yılının ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,3 büyürken, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 2,1 oranında artış kaydetti. Tarım, ormancılık ve balıkçılık sektöründeki yüzde 13,3’lük güçlü büyüme ise dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye ekonomisi 2026 yılının ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,3 büyürken, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 2,1 oranında artış kaydetti. Tarım, ormancılık ve balıkçılık sektöründeki yüzde 13,3’lük güçlü büyüme ise dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) 2026 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi bazında yüzde 2,3 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH ise bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,1 yükseldi.</p>

<h3><strong>Finans ve sigorta faaliyetlerinde yüzde 2,1'lik büyüme</strong></h3>

<p>GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde, finans ve sigorta faaliyetleri 2026 yılının ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,1 büyüdü. Böylece sektör, ekonomideki genel büyüme performansına pozitif katkı sağlayan faaliyet kolları arasında yer aldı.</p>

<p>Aynı dönemde bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 8,6, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 4,0, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 3,2 ve sanayi sektörü yüzde 2,4 büyüdü. Gayrimenkul faaliyetleri yüzde 2,1, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 2,0 artış gösterdi.</p>

<p>Tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörü yüzde 13,3 ile en yüksek büyüme oranına ulaşırken, inşaat sektörü yüzde 1,9 geriledi. Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri ise yüzde 0,5 arttı.</p>

<h3><strong>Cari fiyatlarla GSYH 19,9 trilyon liraya yaklaştı</strong></h3>

<p>Üretim yöntemiyle hesaplanan GSYH, 2026 yılının ikinci çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 36 artarak 19 trilyon 869 milyar 747 milyon TL oldu. GSYH'nin ikinci çeyrek değeri ABD doları bazında ise 438 milyar 347 milyon dolar olarak gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Tüketim yüzde 3,5 arttı</strong></h3>

<p>Harcama yöntemiyle değerlendirildiğinde, yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları ikinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 3,5 yükseldi. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 1,8 azalırken, gayrisafi sabit sermaye oluşumu yüzde 0,6 arttı.</p>

<p>Mal ve hizmet ihracatı yüzde 3,4, ithalat ise yüzde 6,4 geriledi.</p>

<h3><strong>İşgücü ödemelerinde yüzde 36,7 artış</strong></h3>

<p>Gelir yöntemiyle hesaplamada işgücü ödemeleri, 2026 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 36,7 arttı. Net işletme artığı/karma gelirdeki artış ise yüzde 38,7 oldu.</p>

<p>İşgücü ödemelerinin Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı yüzde 38,1 olarak gerçekleşirken, net işletme artığı/karma gelirin payı yüzde 41,6 oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/ikinci-ceyrek-buyume-verileri-aciklandi-sigorta-ve-finans-yuzde-21-artti</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 13:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-31-at-134822.jpeg" type="image/jpeg" length="74035"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SAB Başkanı Çalık’tan İTO seçimleri öncesi hukuki uyarı]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/sab-baskani-caliktan-ito-secimleri-oncesi-hu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/sab-baskani-caliktan-ito-secimleri-oncesi-hu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SAB Sigorta Acenteleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Çalık, İstanbul Ticaret Odası Meslek Komitesi seçimleri öncesinde derneğin kurumsal adının ve desteğinin bazı kişilerin adaylık çalışmaları kapsamında kullanıldığı yönündeki algıya tepki gösterdi. Çalık, dernek yönetiminde görev alan iki eski yönetim kurulu üyesinin görevlerinden ayrıldığını açıklarken, SAB’ın kurumsal itibarının korunması için gerektiğinde hukuki ve cezai yollara başvurulacağını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>SAB Sigorta Acenteleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Çalık, İstanbul Ticaret Odası Meslek Komitesi seçimleri öncesinde derneğin kurumsal adının ve desteğinin bazı kişilerin adaylık çalışmaları kapsamında kullanıldığı yönündeki algıya tepki gösterdi. Çalık, dernek yönetiminde görev alan iki eski yönetim kurulu üyesinin görevlerinden ayrıldığını açıklarken, SAB’ın kurumsal itibarının korunması için gerektiğinde hukuki ve cezai yollara başvurulacağını bildirdi.</p>

<p><img height="954" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/08/indir-9.png" width="559" /></p>

<p>SAB Sigorta Acenteleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Çalık'ın açıklaması şu şekilde;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul Ticaret Odası Meslek Komitesi seçimlerine yaklaşırken, kişisel adaylıklarına güç kazandırmak amacıyla SAB’ın marka tescilli ve patentli kurumsal adının, bazı kişilerin isimleri üzerinden sahiplenilmeye ve kamuoyunda SAB’ın desteği varmış gibi bir algı oluşturulmaya çalışıldığını hayretle ve esefle izledik.</p>

<p>Açıkça ifade ediyoruz ki: SAB Sigorta Acenteleri Derneği hiçbir şahsın kişisel kariyer planının arkasında değildir. Kişilerin bireysel tercihlerini bir kurumun iradesi ve desteği gibi sunmak; ne mesleki etikle, ne kurumsal ahlâkla, ne de meslektaşlarımızın doğru *bilgilendirme hakkıyla* bağdaşır. Söz konusu açıklamada SAB Başkan Vekili ve Başkan Yardımcısı sıfatlarıyla isimleri kullanılan eski yönetim kurulu üyelerinden, açıklamayı takiben, bu etik olmayan durum sebebiyle, derhal derneğimizdeki görevlerinden kendi iradeleriyle ayrılmaları talep edilmiş ve ayrılmışlardır.</p>

<p>Derneğimiz kurullarınca gerekli kurumsal süreç kararlılıkla ve hızlıca yürütülmüştür. SAB Yönetim Kurulu, kişisel menfaatlerini ve makam beklentilerini meslektaşlarımızın ortak iradesinin ve mesleki ideallerinin önüne koyan anlayışlardan arınarak; tarihsel ilkelerine ve temsil ettiği meslektaşlarına yakışır *bir biçimde* yoluna kararlılıkla devam etmektedir. Kimse SAB’ın kurumsal duruşunu ve nezaketini güçsüzlük olarak algılamasın.</p>

<p>SAB’ın adını ve kurumsal iradesini gerçeğe aykırı bir algının parçası hâline getirmeye çalışanlardan, aynı açıklık ve *gönüllülükle* kamuoyunu doğru bilgilendirmelerini ve söz konusu yanlış algıyı tekzip etmelerini bekliyoruz. Aksi hâlde SAB’ın adının ve kurumsal iradesinin benzer şekilde kullanılmaya devam edilmesi durumunda, tüzel kişilik haklarımızın ve kurumsal itibarımızın korunması amacıyla gerekli hukuki ve cezai yollara başvuracağımızı kamuoyuna ilanen bildiririz.</p>

<p>Mesleğe katkıdan, birlikten ve beraberlikten, mesleki etikten söz eden herkesi öncelikle kurumların iradesine saygı göstermeye, doğruyu söylemeye ve mesleki etik içerisinde hareket etmeye davet ediyoruz. Bir adaylık ve koltuk uğruna tüm kurumların yanında olduğu algısını yaratmaya çalışmak gücün değil acizliğin dışa vurumudur. Ve *kendisine* tek aday görerek “Karşımda kim var?” diye soranlara da cevabımız açık:</p>

<p>KARŞINIZDA KARİYERİST *PLANLARINIZDA* İÇSELLEŞTİRDİĞİNİZ ŞAHSINIZ GİBİ BİR *İSMİ* YOK; KARŞINIZDA MESLEĞİNE ETİK DEĞERLER ÇERÇEVESİNDE ÖNEM VEREN, EMEKTAR, CEFAKAR ACENTELERİN İTİBARLI İRADESİ VAR!</p>

<p>Sevgili meslektaşlarım, hiç merak etmeyiniz. SAB Sigorta Acenteleri Derneği kurumsal haklarını da sizlerin hakkını da her zaman ve her platformda savunmaya devam edecektir. Sağlıkla kalın.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/sab-baskani-caliktan-ito-secimleri-oncesi-hu</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 13:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/ayhan-1.jpg" type="image/jpeg" length="66594"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sigorta sektöründe güçlü tercih: William Blair bu hisseyi seçti]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/sigorta-sektorunde-guclu-tercih-william-blair-bu-hisseyi-secti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/sigorta-sektorunde-guclu-tercih-william-blair-bu-hisseyi-secti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[William Blair, sigorta sektöründeki en iyi tercihini Ethos Technologies olarak belirledi. Şirketin güçlü büyüme potansiyeline ve doğrudan tüketiciye hayat sigortası dağıtımındaki lider konumuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>William Blair, sigorta sektöründeki en iyi tercihini Ethos Technologies olarak belirledi. Şirketin güçlü büyüme potansiyeline ve doğrudan tüketiciye hayat sigortası dağıtımındaki lider konumuna dikkat çekti.</p>

<p>Firma, Ethos’un hayat sigortasını çevrimiçi hızlıca satın alınabilir bir ürüne dönüştürme becerisini vurguladı. Geleneksel uzun ve manuel satış sürecinden uzaklaşıyor. Hisse senedi geçen ay kabaca iki katına çıktı. Buna rağmen William Blair, hisselerin 2027 EV/FAVÖK’ün 16 katında hala cazip olduğuna inanıyor. Benzer şirketlere göre indirimli işlem görüyor. Sektörde lider büyüme potansiyeli sunuyor.</p>

<p>William Blair, Ethos’un farklılaşmış ürün geliştirme yetenekleriyle öne çıktığını söyledi. Az gelişmiş doğrudan tüketiciye satış kanalında marka lideri konumunda. Mevcut pazar payı düşük tek haneli rakamlarda. Şirketin önünde uzun bir büyüme yolu var.</p>

<p>Ethos, yılın ilk yarısında reklam harcamalarını kabaca iki katına çıkardı. Birim ekonomisini tutarlı bir şekilde korudu. Firma, şirketin 2026’da yaklaşık 200 milyon dolar reklam harcayabileceğini tahmin ediyor. Bu onu en büyük hayat sigortası reklamvereni yapacak. Şirketin üçüncü taraf gelir büyümesi ikinci çeyrekte yüzde 90’a hızlandı. İkinci yarıda momentumun yüzde 100’ün üzerine çıkması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>William Blair, üçüncü taraf gelir karışımının yüzde 50’ye yaklaşabileceğini söyledi. Acente sayısı artıyor ve cüzdan payı büyüyor. Ethos yakın zamanda doğrudan kanalında yıllık gelirleri test etmeye başladı. Yönetim bu pazarın hayat sigortasından dört ila beş kat daha büyük olabileceğine inanıyor.</p>

<p>2026’da veya muhtemelen 2027’de önemli olması beklenmiyor. Bununla birlikte, yıllık gelirler önemli bir uzun vadeli büyüme fırsatı sunuyor. Şirketin giderek daha üst düzey pazarlama yaklaşımı var. Ethos’u güvenilir bir tüketici markası olarak konumlandırmayı hedefliyor. Bu, daha yüksek değerli ürünlere genişlemeyi destekliyor.</p>

<p>William Blair, risklerin yaşam boyu değer gelir tanıma ve taşıyıcı ile acente ortakları arasındaki yoğunlaşmayı içerdiğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA, SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/sigorta-sektorunde-guclu-tercih-william-blair-bu-hisseyi-secti</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/world-news-10-800x533-l-1420026292.jpg" type="image/jpeg" length="47279"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Medisa’da aile indirimi dönemi: Avantajlar birinci derece yakınları da kapsıyor]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/medisada-aile-indirimi-donemi-avantajlar-birinci-derece-yakinlari-da-kapsiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/medisada-aile-indirimi-donemi-avantajlar-birinci-derece-yakinlari-da-kapsiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medisa, müşterilerine sunduğu olanakları aile bireylerini de kapsayacak şekilde genişletiyor. Aksigorta, AgeSA ve Medisa müşterileri, sahip oldukları ürün veya poliçe türünden bağımsız olarak kendileri ve birinci derece yakınları için Aile indiriminden yararlanabilecek. Uygulama, Türkiye’de 18 ilde 178, Kıbrıs’ta ise bir olmak üzere toplam 179 sağlık noktasında geçerli olacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Medisa, müşterilerine sunduğu olanakları aile bireylerini de kapsayacak şekilde genişletiyor. Aksigorta, AgeSA ve Medisa müşterileri, sahip oldukları ürün veya poliçe türünden bağımsız olarak kendileri ve birinci derece yakınları için Aile indiriminden yararlanabilecek. Uygulama, Türkiye’de 18 ilde 178, Kıbrıs’ta ise bir olmak üzere toplam 179 sağlık noktasında geçerli olacak.</p>

<p>Müşterilerinin sağlıkla ilgili farklı ihtiyaçlarına çözüm sunmaya odaklanan Medisa, geliştirdiği uygulamalarla sunduğu olanakların kapsamını genişletiyor. Bu yaklaşım doğrultusunda hayata geçirilen Aile İndirimi ile Aksigorta, AgeSA ve Medisa müşterilerinin yanı sıra anne, baba, eş ve çocuklar da belirlenen sağlık kuruluşlarındaki indirimlerden faydalanabilecek.</p>

<p>Uygulama, müşterilerin kendisiyle sınırlı kalmayarak ailelerinin farklı sağlık ihtiyaçlarına da çözüm sunuyor. Medisa, bu kapsayıcı yaklaşımla bireysel sağlık güvencesini bir adım öteye taşıyarak tüm ailenin nitelikli sağlık hizmetine erişimi kolaylaştırmayı hedefliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Türkiye ve Kıbrıs’ta toplam 179 noktayı kapsıyor</strong></p>

<p>Aile İndirimi, bu uygulama için özel olarak anlaşma sağlanan sağlık kuruluşlarında sunulacak. Türkiye’de 18 ilde 178 farklı noktayı kapsayan uygulamadan Kıbrıs’taki bir sağlık kuruluşunda da yararlanılabilecek. Medisa, toplam 179 noktada sunulacak Aile İndirimi ile müşterilerinin ve ailelerinin sağlık hizmetlerinden daha avantajlı koşullarla yararlanmasına destek olacak.</p>

<p><strong>Sigortalı olma şartı aranmıyor</strong></p>

<p>Uygulamadan yararlanmak için aile bireylerinin sigortalı olması veya herhangi bir poliçe taşıması şartı aranmıyor. Böylece Aksigorta, AgeSA ve Medisa müşterilerinin 1. derece yakınları, hiçbir ek koşul olmaksızın doğrudan bu ayrıcalıktan faydalanabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/medisada-aile-indirimi-donemi-avantajlar-birinci-derece-yakinlari-da-kapsiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 10:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/medisa.jpg" type="image/jpeg" length="52531"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TARSİM Genel Müdürü Bekir Engürülü: Üreticinin garantisi TARSİM]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/tarsim-genel-muduru-bekir-engurulu-ureticinin-garantisi-tarsim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/tarsim-genel-muduru-bekir-engurulu-ureticinin-garantisi-tarsim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TARSİM Genel Müdürü Bekir Engürülü, “İsmail Öztürk ile Sigorta Life” programında Türkiye’de tarım sigortalarının mevcut durumunu, üreticilerin sigortalılık oranlarını, iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerini, TARSİM’in hasar sonrası ödeme kapasitesini ve yeni dönem çalışmalarını değerlendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TARSİM Genel Müdürü Bekir Engürülü, CNBC-e ekranlarında yayınlanan "İsmail Öztürk ile Sigorta Life" programında Türkiye’de tarım sigortalarının mevcut durumunu, üreticilerin sigortalılık oranlarını, iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerini, TARSİM’in hasar sonrası ödeme kapasitesini ve yeni dönem çalışmalarını değerlendirdi. Türkiye’de sigortalanabilir tarım alanlarının yaklaşık yüzde 30’unun sigortalandığını belirten Engürülü, 2025 yılında yaşanan don afeti sonrasında yaklaşık 35 milyar liralık tazminat ödemesi gerçekleştirdiklerini söyledi. Engürülü, Gelir Koruma Sigortası ve parsel bazlı verim sigortası çalışmalarının da sürdüğünü belirterek, “Üreticimizin TARSİM’i kendisinin garantisi olarak görmesini istiyoruz. Gelecek tarımsız, tarım da sigortasız olmaz” dedi.</p>

<h2>“TARSİM, Türkiye’nin tarım sigortası markası”</h2>

<p>TARSİM’in Tarım Sigortaları Havuzu’nun kısaltılmış adı olduğunu belirten Engürülü, Türkiye’de tarım sigortalarının marka isminin TARSİM olduğunu söyledi. TARSİM’in bitkisel üretim, hayvancılık ve su ürünleri alanlarında üreticilerin karşılaşabileceği riskleri ve gelir kayıplarını karşılamak, üretimin devamlılığını ve sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla oluşturulduğunu ifade eden Engürülü, sistemin kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle yürütüldüğünü dile getirdi.</p>

<p>Tarım sigortalarının yalnızca özel sektörün rekabetine dayalı bir sistem içerisinde yürütülmesinin kolay olmadığını belirten Engürülü, “Her yıl hasar olması nedeniyle tarım sigortasını sürdürebilmek çok olanaklı değil. Bunu yapabilmek için devletin işin içerisinde olduğu, sivil toplumun ve özel sektörün beraber çalışacağı ve devletin de destek verdiği bir sisteme ihtiyaç var. Türkiye’de bu sistem TARSİM olarak ifade ediliyor” dedi. TARSİM poliçelerinin tarım sigortası branşında lisans almış sigorta şirketleri tarafından üreticilere ulaştırıldığını aktaran Engürülü, 23 sigorta şirketinin sistem içerisinde yer aldığını söyledi. Sigorta şirketleri, acenteler, brokerlar, bankalar ve diğer aracı kuruluşların üreticiye ulaşmada görev yaptığını belirten Engürülü, düzenlenen poliçelerin TARSİM poliçesi olduğunu ve şirketler arasında teminat açısından bir fark bulunmadığını kaydetti.</p>

<h2>“İklim değişikliği afetlerin sıklığını ve şiddetini artırıyor”</h2>

<p>TARSİM’in kuruluşunda iklim değişikliğinin önemli bir etken olduğunu belirten Engürülü, Türkiye’nin Akdeniz havzasında yer alması nedeniyle iklim değişikliğinden ciddi şekilde etkilendiğini söyledi. İklim değişikliğinin tarım açısından en önemli sonuçlarından birinin afetlerin hem sıklığının hem de şiddetinin artması olduğunu ifade eden Engürülü, geçmişte de dolu, sel ve benzeri afetlerin yaşandığını ancak son yıllarda bu olayların daha sık ve daha şiddetli görüldüğünü belirtti.</p>

<p>“Tarımda her şeyi kontrol edemiyoruz” diyen Engürülü, tarımsal üretimin açık alanda yapılmasının üreticiyi doğal afetlere karşı daha savunmasız hale getirdiğini söyledi. Engürülü, “Dolu yağdığı zaman tarlanın üzerine şemsiye çekemeyiz. Üreticinin bütün bir yılını verdiği ürün bir anda yok olabiliyor. Tam her şeyi ürettiniz, domatesi diktiniz, gübresini attınız, ilacını verdiniz, her şeyi tamamladınız ama bir dolu yağdı ve ürün gitti. Gelecek sene o üretime nasıl devam edeceksiniz? Ailenizi nasıl geçindireceksiniz?” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Hayvancılıkta da benzer risklerin bulunduğunu belirten Engürülü, hayvan kayıplarının üreticiler açısından ciddi ekonomik sonuçlar doğurabildiğini söyledi. “Bir hayvan bir başkası için önemli olmayabilir ama ailesini geçindiren üretici için çok önemli. O hayvanı yerine koyabilmek lazım. Bunun için de sigorta sistemine ihtiyaç var” diyen Engürülü, TARSİM’in temel amacının üreticinin üretime devam edebilmesini sağlamak olduğunu vurguladı.</p>

<h2>“Gıda güvenliği milli savunma kadar önemli”</h2>

<p>Pandemi ve sonrasında yaşanan savaşlarla birlikte dünyada gıda milliyetçiliğinin arttığına dikkat çeken Engürülü, ülkelerin kendi vatandaşlarının gıda ihtiyacını karşılamayı önceliklendirdiğini söyledi. Gıdanın stratejik bir alan haline geldiğini belirten Engürülü, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin artık yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir konu olduğunu ifade etti. Engürülü, “Paranız olabilir ama ürünü alamıyorsunuz. Çünkü ülkeler önce kendi vatandaşının ihtiyacını karşılamaya çalışıyor. Açlık bir ülkenin yönetiminde en büyük risklerden biridir. Gıdanın sağlanması bakımından üretimin sürdürülebilir olması hayati ve stratejiktir” dedi. Bu nedenle üreticiyi koruyacak mekanizmalara ihtiyaç olduğunu belirten Engürülü, tarım sigortalarının bu noktada kritik rol üstlendiğini söyledi.</p>

<h2>“Sigortalanabilir alanların yüzde 29,55’i sigortalı”</h2>

<p>Türkiye’de Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı yaklaşık 169 milyon dekar alan bulunduğunu belirten Engürülü, bunun tamamının sigortalanabilir olmadığını söyledi. Devlete ait alanlar, meralar ve sigortalanması mümkün olmayan diğer alanlar çıkarıldığında yaklaşık 149 milyon dekar sigortalanabilir tarım arazisinin bulunduğunu ifade eden Engürülü, geçen yıl ilk kez 40 milyon dekar alanın sigortalandığını açıkladı. Bu rakamın sigortalanabilir alanların yüzde 29,55’ine karşılık geldiğini belirten Engürülü, “Yaklaşık yüzde 30’unu sigortaladık. Ama yetmez. Bizim temel noktamız ulaşılmayanı ulaşmak, haberdar olmayanı haberdar etmek ve eksik bilgiyi düzeltmek” dedi. Önceki yıllarda sigortalılık oranının yüzde 22-23 seviyelerinde olduğunu belirten Engürülü, son dönemde yaşanan afetlerin üreticilerin sigortaya yönelik farkındalığını artırdığını söyledi.</p>

<h2>2025 don afeti sonrası 35 milyar liralık tazminat</h2>

<p>2025 yılında Türkiye genelinde etkili olan don afetinin büyük bir hasara neden olduğunu belirten Engürülü, TARSİM’in güçlü reasürans yapısı sayesinde üreticilerin zararlarının karşılandığını söyledi. Geçen yıl yaklaşık 35 milyar liralık tazminat ödemesi gerçekleştirdiklerini açıklayan Engürülü, ödemelerin üreticilerin güvenini artırdığını belirtti. Manisa’da yaklaşık 12 milyar lira hasar tazminatı ödendiğini aktaran Engürülü, Malatya’da kayısı üreticilerine yaklaşık 3,8 milyar lira, fındık üreticilerine 3,5 milyar lira ve elma üreticilerine yaklaşık 3 milyar lira ödeme yapıldığını söyledi. Engürülü, “Üretici bu ödemeleri görünce ve en kısa sürede aldığında ‘Benim artık başka çıkar yolum yok, bu olaylarla karşılaşacağım ve TARSİM bunu tazmin ediyor’ dedi. Bu noktada sigortalılık bilincinde ciddi bir artış görüyoruz” ifadelerini kullandı. Hayvancılıkta da yaklaşık 30 milyon büyükbaş ve küçükbaş hayvanın sigortalandığını belirten Engürülü, bunun Türkiye’de kayıtlı hayvan varlığının yaklaşık yüzde 56’sına karşılık geldiğini söyledi.</p>

<h2>“Sigortalılıkta yüzde 100 hedefliyoruz”</h2>

<p>Sigortalılık oranındaki artışın yeterli olmadığını belirten Engürülü, hedeflerinin üreticilerin tamamına ulaşmak olduğunu söyledi. TARSİM, Tarım ve Orman Bakanlığı il ve ilçe müdürlükleri, sigorta şirketleri ve bölge müdürlüklerinin sahada eğitim ve bilgilendirme çalışmaları yürüttüğünü aktaran Engürülü, üreticiye ulaşmak için yalnızca büyük toplantılara değil, küçük ölçekli buluşmalara da önem verdiklerini dile getirdi. “Bir kişi de olsa, bir cami duvarının yanında, kahvenin kenarında bunları anlatmak suretiyle insanlarımıza duyarlılığı artırmaya çalışıyoruz” diyen Engürülü, üreticilerden gelen geri bildirimlere göre sistemde iyileştirmeler yaptıklarını söyledi. TARSİM Genel Müdürü olarak masa başında kalmamaya özen gösterdiğini de belirten Engürülü, hasar yaşanan bölgelerde üreticilerle doğrudan bir araya geldiğini ifade etti.</p>

<h2>“Üreticinin güvenini sahada sağlıyoruz”</h2>

<p>Yakın zamanda Tekirdağ’da meydana gelen bir hasar nedeniyle bölgeye giderek yaklaşık 50 kişilik çiftçi toplantısı yaptıklarını belirten Engürülü, üreticilere süreç hakkında bilgi verdiklerini ve ekspertiz çalışmalarını yerinde takip ettiklerini söyledi. Engürülü, “Ne yapacağımızı anlatıyoruz. Anlattığımızı da yapıyoruz. Yaptığımızı da ödüyoruz. Böyle bir sistem kurgusu olduğu zaman üreticinin güveni de sağlanıyor” dedi. TARSİM’in başarısında Tarım ve Orman Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (SEDDK) desteğinin önemli olduğunu belirten Engürülü, sistemde yüzde 70’e kadar ulaşan devlet prim desteğinin bulunduğunu söyledi.</p>

<h2>“Gelir Koruma Sigortası geleceğin sigortası”</h2>

<p>TARSİM’in yalnızca ürün kaybını karşılayan bir yapı olmaktan çıkarak üreticinin gelirini de korumaya yönelik ürünler geliştirdiğini belirten Engürülü, Gelir Koruma Sigortası’nın önemine dikkat çekti. Buğday, arpa ve çavdar üretiminde uygulanan sistemin hem üretimdeki risklere bağlı kayıpları hem de ürün fiyatlarının beklenen seviyenin altına düşmesi durumunda oluşabilecek gelir kaybını güvence altına aldığını belirten Engürülü, “Gelir Koruma Sigortası’nı geleceğin sigortası olarak adlandırıyoruz” dedi. Sistemin geliştirilmesi açısından Türkiye Ürün İhtisas Borsası’ndaki vadeli işlem piyasasının önemine dikkat çeken Engürülü, üreticinin ekim yapmadan önce ürününün gelecekteki fiyatını görebilmesinin sigorta açısından önemli bir avantaj sağlayacağını söyledi. Vadeli işlem piyasasının gelişmesiyle birlikte TARSİM’in gelecekteki fiyatları dikkate alarak teminat oluşturabileceğini belirten Engürülü, böylece üreticinin daha ekim yapmadan ne kadar gelir elde edebileceğine ilişkin öngörü sahibi olabileceğini ifade etti.</p>

<h2>Kuraklığa karşı parsel bazlı sigorta geliyor</h2>

<p>İklim değişikliğinin oluşturduğu en büyük risklerden birinin kuraklık olduğunu belirten Engürülü, TARSİM’in Köy Bazlı Verim Sigortası ile bu riski de güvence altına almaya çalıştığını söyledi. Buğday, arpa, çavdar, yulaf, tritikale, kanola ve mercimek gibi ürünlerde uygulanan Köy Bazlı Verim Sigortası’nda mevcut sistemin köyün ortalama verimi üzerinden çalıştığını belirten Engürülü, yeni dönemde parsel bazlı sisteme geçiş için pilot uygulama başlattıklarını açıkladı. Tekirdağ’da başlatılan pilot uygulamada üreticinin kendi tarlasındaki kaybının esas alınacağını belirten Engürülü, modelin farklı bölgelerde de denenerek yaygınlaştırılmasının planlandığını söyledi. Engürülü, “Köyün ortalaması değil, herkesin kendi tarlasındaki, kendi parselindeki kayıpları karşılayacak bir mekanizma oluşturuyoruz” dedi. Tarım sigortalarının dünyada tek risk sigortalarından çoklu risk sigortalarına, ardından verim ve gelir sigortalarına doğru geliştiğini belirten Engürülü, Türkiye’nin bu alanda uluslararası ölçekte dikkat çeken modellerden birini uyguladığını ifade etti.</p>

<h2>Hasar ihbarı mobil uygulamadan yapılabiliyor</h2>

<p>TARSİM’in hasar sonrası süreçlerde teknolojiden yoğun şekilde yararlandığını belirten Engürülü, üreticilerin hasar ihbarlarını Alo TARSİM hattının yanı sıra mobil uygulama, acente ve sigorta şirketleri üzerinden yapabildiğini söyledi. Ekspertiz işlemlerinin de dijital ortamda yürütüldüğünü aktaran Engürülü, eksperlerin cep telefonu veya tablet üzerinden işlem yaptığını belirtti. Özellikle yangın ve sel gibi geniş alanları etkileyen hasarlarda dron teknolojisinden yararlandıklarını ifade eden Engürülü, ulaşılması güç alanlarda hava araçlarıyla hasar tespitinin yapılabildiğini söyledi.</p>

<h2>“Dolu hasarında eksperin hemen gelmesi üreticinin aleyhine olabilir”</h2>

<p>Dolu hasarlarında ekspertiz zamanlamasının önemli olduğuna dikkat çeken Engürülü, üreticilerin “Neden eksper hemen gelmedi?” şeklinde düşünmemesi gerektiğini söyledi. Dolu hasarının bazı durumlarda olayın hemen ardından tam olarak görülemeyebileceğini belirten Engürülü, bitkideki hücresel hasarın birkaç gün içerisinde belirginleştiğini ifade etti. Engürülü, “Dolu meydana geldiği zaman aynı gün eksper gelirse bu çiftçinin aleyhine olabilir. Çünkü dolunun vurduğu yerde dokularda henüz bozulma olmayabilir. İki üç gün geçince hücrelerdeki bozulmalar belirginleşir. Biz özellikle üç dört gün bekliyoruz ki üreticimizin hak kaybı olmasın” dedi. Sel, su baskını ve yangın gibi olaylarda ise ekspertiz ekiplerinin daha hızlı sahaya gönderildiğini belirten Engürülü, olayın niteliğine göre farklı hasar tespit yöntemleri uygulandığını söyledi.</p>

<h2>Acentelere yönelik eğitimler artırılıyor</h2>

<p>TARSİM’in 23 sigorta şirketiyle düzenli toplantılar yaptığını belirten Engürülü, acentelerin doğru bilgilendirilmesinin üreticinin doğru ürünü satın alması açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Acenteleri “sigorta danışmanı” olarak gördüğünü ifade eden Engürülü, acentelerin sahada TARSİM ürünlerini üreticiye anlatan en önemli aktörlerden biri olduğunu dile getirdi. Acentelere yönelik eğitimlerin artırıldığını belirten Engürülü, bölge müdürlüklerinin de acenteleri düzenli olarak ziyaret ettiğini söyledi. Üreticinin hangi teminatları satın aldığını daha iyi anlaması için poliçe sonrasında SMS bilgilendirmesi yaptıklarını aktaran Engürülü, bu sistemle üreticinin aldığı ve almadığı teminatları açık şekilde görebildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Ekspertiz sonucuna itiraz hakkı bulunuyor</h2>

<p>Programda üreticilerden gelen soruları da yanıtlayan Engürülü, eksperin belirlediği hasar oranı ile üreticinin tarlada gördüğü zarar arasında uyuşmazlık olması halinde itiraz hakkının bulunduğunu söyledi. İlk ekspertiz sonucuna itiraz edilmesi halinde farklı bir eksper grubunun yeniden inceleme yaptığını belirten Engürülü, ikinci değerlendirmeden de sonuç alınamaması durumunda Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulabileceğini ifade etti. Üreticinin hukuk yoluna başvurma hakkının da bulunduğunu belirten Engürülü, TARSİM’in mahkemelik olma oranının düşük olduğunu söyledi.</p>

<h2>Kadın ve küçük üreticilere özel indirim</h2>

<p>Kadın üreticiler ve küçük çiftçiler için özel indirimlerin bulunduğunu da açıklayan Engürülü, tarımda kadınların daha fazla yer almasının kırsal nüfusun korunması açısından önemli olduğunu söyledi. Kadın üreticilere yönelik pozitif ayrımcılık uygulandığını belirten Engürülü, küçük çiftçilerin de özel indirimlerden yararlanarak poliçe yaptırabildiğini ifade etti. Bu uygulamaların kırsaldan kente göçün önlenmesi ve Türk tarımının sürdürülebilirliği açısından önem taşıdığını belirten Engürülü, kadın üreticilerin tarımda daha fazla yer almasını desteklediklerini söyledi.</p>

<h2>“TARSİM’i maliyet değil, güvence olarak görün”</h2>

<p>Programın sonunda üreticilere ve sigorta sektörüne mesaj veren Engürülü, TARSİM’in yaptığı çalışmaların henüz tamamlanmadığını ve ulaşılması gereken çok sayıda üretici bulunduğunu söyledi. “Her şey toz pembe değil, her şeyi bitirdik yaptık da değil. Daha çok yapacağımız iş var” diyen Engürülü, sahadan gelen geri bildirimler doğrultusunda sistemi geliştirmeye devam edeceklerini ifade etti. Üreticilerin TARSİM’i bir maliyet olarak değil, üretimin devamlılığını sağlayan bir güvence olarak görmesi gerektiğini vurgulayan Engürülü, sistemin kâr amacı taşımadığının altını çizdi.</p>

<p>Engürülü, sözlerini şu mesajla tamamladı:</p>

<p>“Üreticimizin TARSİM’i kendisinin garantisi, tarımsal üretimin devamlılığında bir paydaş ve kendisini güvence altına aldığı bir mekanizma olarak görmesini istiyorum. TARSİM’in kâr amacı yok. Devletimiz, çiftçinin zararını karşılayacak bir mekanizma oluşturmak için bu sistemin içerisinde. Evvela tedbir, sonra tevekkül anlayışı içerisinde tedbirimiz sigorta yapmak olsun. Sigortayı maliyet olarak görmeyelim. Gelecek tarımsız, tarım da sigortasız olmaz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/tarsim-genel-muduru-bekir-engurulu-ureticinin-garantisi-tarsim</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/tarsim-9.jpg" type="image/jpeg" length="91477"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Turizmde SGK prim desteği krizi: Destek sadece beş yıldızlı otellere mi?]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/turizmde-sgk-prim-destegi-krizi-destek-sadece-bes-yildizli-otellere-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/turizmde-sgk-prim-destegi-krizi-destek-sadece-bes-yildizli-otellere-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Turizm sezonunun iyi gitmemesi ve maliyetlerin çok yükselmesi nedeniyle beş yıldızlı otellere personel başı 3 bin 500 lira SGK prim desteği verilmesi ancak kent içi ve Basit Konaklama Belgeli otellere destek verilmemesi sektörde ‘Yıldızlı Otel’ ve ‘Basit Konaklamalı Otel’ tartışması yarattı. Prim desteğinin Basit Konaklama Belgeli otellere de verilmesi isteniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Antalya Otelciler ve Pansiyoncular Birliği (ANTOB) Başkanı Alp Özel, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sektöre destek olmak amacıyla başlattığı personel başına 3 bin 500 TL desteğin sadece ‘yıldızlı’ 'Turizm İşletmesi Belgesi' olan otelleri kapsadığını söyledi.</p>

<p>Sektörde ayrımcılık yapılmaması gerektiğini belirten Özel, ‘Basit konaklama belgeli ‘tesislerin de sigorta primi desteğinden yararlandırılması gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Turizm sektörüne yönelik 31 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe giren sigorta prim desteğini memnuniyetle karşıladıklarını ifade eden Özel, ‘’İşletmelerin istihdam yükünü azaltmayı amaçlayan bu adım, sektör açısından önemli bir destek. Ancak düzenlemede yer alan 'Kültür ve Turizm Bakanlığı Turizm İşletmesi Belgesine sahip konaklama tesisi iş yerleri' ifadesi Basit Konaklama Turizm İşletmesi Belgesine sahip işletmeleri kapsamaması sektörde üzüntü yarattı’’ dedi.</p>

<p>Türkiye'de turizm işletme belgeli toplam 21 bin 420 konaklama işletmesi ve 1 milyon 227 bin 548 yatak kapasitesi bulunduğunu anımsatan Özel, şöyle devam etti.</p>

<p>‘’Bu işletmelerin yaklaşık yüzde 36'sı Turizm İşletme Belgeli, y0üzde 64'ü ise Basit Konaklama Turizm İşletmesi Belgeli tesislerden oluşuyor. Türkiye’de faaliyet gösteren konaklama işletmelerinin yaklaşık 3'te 2'si Basit Konaklama Turizm İşletmesi Belgesi sahibi. Dolayısıyla teşvikin kapsamına ilişkin yapılacak değerlendirme, sektörün büyük çoğunluğunu doğrudan ilgilendiriyor.’’</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ANTOB üyesi işletmelerin çoğunluğunun butik oteller, pansiyonlar, apart oteller ve aile işletmelerinden oluştuğuna dikkat çeken Özel, şöyle konuştu:</p>

<p>‘’Otellerin ve tesislerin büyük bölümü, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında Bakanlık tarafından verilen Basit Konaklama Turizm İşletmesi Belgesi ile faaliyettedir. Bu işletmeler yalnızca konaklama hizmeti sunan ticari kuruluşlar değildir. Antalya'nın tarihi dokusunu, kültürel mirasını ve yerel yaşamını misafirlerle buluşturan, turizm gelirinin tabana yayılmasını sağlayan, binlerce kişiye istihdam oluşturan işletmelerdir. Kaleiçi'nden Konyaaltı'na, Kemer'den Alanya'ya kadar Antalya'nın turizm çeşitliliğinin temel taşıdır.’’</p>

<p><strong>"Biz de vergi veriyoruz"</strong></p>

<p>Basit Konaklama Turizm İşletmesi Belgeli tesislerin, ilgili bakanlık tarafından belgelendirildiğini, denetlendiğini ifade eden Özel, ‘’Basit Konaklama Belgeli otellerde istihdam sağlıyor, vergi veriyor, sigorta yükümlülüğünü yerine getiriyor. Ülke turizmine Basit Konaklama Belgeli oteller de hizmet veriyor. Basit Konaklama Belgeli oteller de SGK prim desteğinden yararlandırılmalı’’ dedi.</p>

<p><strong>"İkisi de vergi veriyor, istihdam sağlıyor"</strong></p>

<p>Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman da, yıldızlı ve Basit Konaklama Belgeli oteller arasında ayrım yapılmasına sert tepki gösterdi.</p>

<p>Personel başı 3 bin 500 TL prim desteğinin sadece Turizm ve Kültür Bakanlığı belgeli yıldızlı otellere verilmesini bir türlü anlamadıklarını belirten Hacısüleyman, şunları kaydetti:</p>

<p>‘’Konaklama işletmelerine SGK prim desteği, fiyatlardaki erozyon yani gelirlerdeki azalmanın karşısında alınmış olunan bir destek. Personel başı 3 bin 500 Lira SGK prim desteği sağlandı. Ne yazık ki şunu anlamak mümkün değil. Kültür ve Turizm Bakanlığı, desteği Basit Konaklama Turizm İşletme Belgesi'nin sahibi olan tesislere vermiyor. Neden ayrı tutulduğunu anlamak mümkün değil. İkisi de bakanlıktan belgeli. Birinin adı basit konaklama tesisi, Antalya'da 1400'ün üzerinde. Diğerinin adı yıldızlı tesisler. Ne fark var? İkisi de vergi ödüyor, ikisi de istihdam sağlıyor, ikisi de aynı maliyetlerle karşı karşıya. Bunun süratle düzeltilmesi için bakanlığa yazı yazdık. Herkes aynı şartlarda yarışmalı. Herkesin maliyeti aynıysa, aynı teşvikler ve aynı uygulamalara sahip olması lazım. Bu konuda çok acil bir düzenleme beklememiz lazım.’’</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/turizmde-sgk-prim-destegi-krizi-destek-sadece-bes-yildizli-otellere-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/image-174410297488739124.jpg" type="image/jpeg" length="84632"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ADAS teknolojisi sigortacılıkta yeni dönemi başlatıyor]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/adas-teknolojisi-sigortacilikta-yeni-donemi-baslatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/adas-teknolojisi-sigortacilikta-yeni-donemi-baslatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gelişmiş sürüş destek sistemleri (ADAS), kazaları azaltma potansiyeliyle sigorta sektöründe yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Ancak radar, kamera ve sensörlerle donatılmış araçların hasar onarımları, ekspertiz süreçleri ve poliçe yapıları da köklü biçimde değişiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gelişmiş sürüş destek sistemleri (ADAS), kazaları azaltma potansiyeliyle sigorta sektöründe yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Ancak radar, kamera ve sensörlerle donatılmış araçların hasar onarımları, ekspertiz süreçleri ve poliçe yapıları da köklü biçimde değişiyor. RS Otomotiv Grubu Eğitim ve Teknik Operasyonlar Başkanı Mustafa Tütünoğlu, “Özellikle sigortacılık sektörü artık yalnızca hasarı ödeyen değil, riski teknolojiyle yeniden hesaplayan bir yapıya evriliyor. Satış sonrası hizmetleri kanadında ise yeni nesil otomobil teknolojilerine uyum sağlayabilen ve ADAS konusunda uzmanlık kazanan şirketler önem kazanıyor.” dedi.</p>

<p>Otomotiv sektöründe hızla yaygınlaşan gelişmiş sürüş destek sistemleri, yani ADAS teknolojileri, sigorta sektörünün risk değerlendirme modellerinden hasar yönetimine kadar pek çok başlığı yeniden şekillendiriyor. Şerit takip asistanı, adaptif hız sabitleyici, otomatik acil frenleme, kör nokta uyarısı, sürücü yorgunluk tespiti ve park destek sistemleri gibi teknolojiler; sürüş güvenliğini artırırken, sigortacılıkta da klasik yaklaşımların dönüşmesini zorunlu kılıyor.</p>

<p>Uzmanlara göre ADAS donanımlı araçlar, insan hatasından kaynaklanan çarpışmaların ve küçük ölçekli kazaların azaltılmasında önemli rol oynuyor. Bu durum, doğru veri analitiğiyle değerlendirildiğinde, sigorta şirketleri açısından daha isabetli primleme, daha doğru risk segmentasyonu ve hasar frekansında düşüş anlamına gelebiliyor. Öte yandan yeni teknolojili araçlarda meydana gelen en küçük hasarda dahi radar, kamera, sensör ve kalibrasyon süreçlerinin devreye girmesi, onarım bedellerini geleneksel araçlara kıyasla daha yukarı taşıyor.</p>

<p>Uluslararası araştırmalar da gelişmiş sürüş destek sistemlerinin özellikle arkadan çarpma, şerit değiştirme ve sürücü reaksiyon gecikmesinden kaynaklanan kaza türlerinde anlamlı düşüş sağladığını gösteriyor. Özellikle otomatik acil frenleme ve ön çarpışma uyarı sistemlerinin, belirli çarpışma senaryolarında kazaları yaklaşık yüzde 20 ila yüzde 50 arasında azaltabildiği belirtiliyor. Buna karşılık, radar, kamera ve sensör tabanlı bu sistemlerin hasar sonrası onarım ve kalibrasyon maliyetlerini artırması, sigorta sektöründe yeni bir denge alanı oluşturuyor. Bu sistemler, kazaların sayısından çok, ağırlığını önemli biçimde azaltarak katastrofik sonuçların ortaya çıkmasını engelleyici teknolojiler olarak öne çıkıyor.</p>

<p><a href="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/08/mustafa-tutunoglu-2.jpeg" rel="nofollow" title=""><img height="2048" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/08/mustafa-tutunoglu-2.jpeg" width="2048" /></a></p>

<p>Konuya ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunan <strong>RS Otomotiv Grubu Eğitim ve Teknik Operasyonlar Başkanı Mustafa Tütünoğlu</strong>, ADAS’ın sigorta sektörü açısından çift yönlü bir etki yarattığını belirtti. Tütünoğlu, <strong>“Bir tarafta kazaları önlemeye yardımcı olan ve sürüş güvenliğini yükselten son derece kıymetli sistemler var. Diğer tarafta ise bu teknolojilerin bulunduğu araçlarda en basit tampon, cam, ayna ya da çamurluk hasarında bile sensörlerin, kameraların ve elektronik bileşenlerin kontrolü, değişimi ve yeniden kalibrasyonu söz konusu olabiliyor.”</strong> dedi.</p>

<p>Tütünoğlu, sigorta sektörünün artık yalnızca geçmiş hasar verisine bakarak fiyatlama yapamayacağını vurgulayarak şöyle devam etti: <strong>“ADAS’lı araçlarla birlikte sigortacılıkta yeni bir parametre seti oluşuyor. Araçta hangi güvenlik sistemlerinin bulunduğu, bu sistemlerin aktif kullanımı, aracın kalibrasyon geçmişi, onarımın konusunda yetkin servislerde yapılıp yapılmadığı gibi başlıklar artık çok daha kritik hale geliyor. Sigorta sektörü artık yalnızca hasarı ödeyen değil, riski teknolojiyle yeniden hesaplayan bir yapıya evriliyor.”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ekspertiz ve onarım süreçleri daha kritik hale geliyor</strong></p>

<p>ADAS sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte hasar sonrası ekspertiz süreçlerinde de daha yüksek teknik uzmanlık ihtiyacı doğuyor. Çünkü dışarıdan küçük görünen bir darbe, sensör açılarında bozulmaya, kameraların referans değerlerinin değişmesine veya aracın güvenlik sistemlerinde görünmeyen sapmalara neden olabiliyor. Bu nedenle hasarın yalnızca kaporta boyutuyla değil, elektronik güvenlik altyapısı açısından da değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p>Tütünoğlu, bu noktada sektörün insan kaynağı ve teknik altyapı bakımından yeni bir eşiğe geldiğini söyledi: <strong>“Artık bir hasarı sadece mekanik ya da kozmetik açıdan değerlendirmek yeterli değil. ADAS’lı araçlarda doğru teşhis, doğru ekipman ve doğru kalibrasyon süreçleri hayati önem taşıyor. Aksi halde araç onarılmış görünse bile güvenlik sistemleri olması gerektiği gibi çalışmayabilir. Bu durum hem sigortalı memnuniyetini hem de yol güvenliğini doğrudan etkiler.”</strong></p>

<p><strong>Poliçe yapıları ve risk analitiği dönüşüyor</strong></p>

<p>Sektör temsilcilerine göre önümüzdeki dönemde sigorta şirketleri, araçların ADAS donanım seviyesine göre daha farklılaştırılmış ürünler geliştirmek durumunda kalacak. Sürücü destek sistemlerinin kazayı önleme performansı ile bu sistemlerin onarım maliyetleri birlikte ele alınacak; böylece prim hesaplamalarında daha rafine modeller öne çıkacak. Tütünoğlu, <strong>“Bugün sigorta sektörünün önünde oto branşında önemli bir gündem var: Teknolojiyi doğru okuyabilen, veriyi anlamlı biçimde kullanabilen ve hasar süreçlerini yeni nesil araç teknolojilerine göre yönetebilen kurumlar öne çıkacak. ADAS sistemleri, yalnızca otomotiv dünyasının değil, sigorta ekosisteminin de geleceğini belirleyen ana başlıklardan biri haline geldi”</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Yeni dönemde iş birliği öne çıkacak</strong></p>

<p>ADAS teknolojilerinin sigorta sektöründe yarattığı dönüşüm, sigorta şirketleri, eksperler, satış sonrası hizmeti servis ağları, parça tedarikçileri ve teknoloji sağlayıcıları arasındaki koordinasyonun da önemini artırıyor. Özellikle doğru onarım prosedürleri, standardize kalibrasyon süreçleri ve teknik eğitim yatırımları, sektörün önümüzdeki dönemde en çok konuşacağı başlıklar arasında yer alıyor. <strong>Tütünoğlu </strong>son olarak, <strong>“Artık sadece poliçeyi değil, aracın teknolojik karakterini de konuşuyoruz. Bu dönüşüme erken uyum sağlayan şirketler hem maliyet yönetiminde hem müşteri deneyiminde önemli avantaj sağlayacak</strong>” diyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/adas-teknolojisi-sigortacilikta-yeni-donemi-baslatiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 13:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/rs-adas-kalibrasyon.jpg" type="image/jpeg" length="30301"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anadolu Sigorta ve ILO’dan çalışanların bakım sorumluluklarına destek]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/anadolu-sigorta-ve-ilodan-calisanlarin-akim-sorumluluklarina-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/anadolu-sigorta-ve-ilodan-calisanlarin-akim-sorumluluklarina-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anadolu Sigorta ile Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi, işyerinde toplumsal cinsiyet eşitliğinin güçlendirilmesi ve çalışanların bakım sorumluluklarının desteklenmesi amacıyla önemli bir iş birliğine imza attı. Care@Work Türkiye Projesi kapsamında hayata geçirilen iş birliğiyle, ILO’nun Eşitlikçi ve Bakım Dostu İşletme Modeli Anadolu Sigorta’da uygulanacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anadolu Sigorta ile Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi, işyerinde toplumsal cinsiyet eşitliğinin güçlendirilmesi ve çalışanların bakım sorumluluklarının desteklenmesi amacıyla önemli bir iş birliğine imza attı. Care@Work Türkiye Projesi kapsamında hayata geçirilen iş birliğiyle, ILO’nun Eşitlikçi ve Bakım Dostu İşletme Modeli Anadolu Sigorta’da uygulanacak.</p>

<p>Anadolu Sigorta ile Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi, daha eşitlikçi, kapsayıcı ve bakım dostu çalışma ortamlarının geliştirilmesine katkı sağlamak üzere güçlerini birleştiriyor. İsveç’in finansal desteğiyle Ocak 2026 - Haziran 2027 döneminde yürütülen Care@Work Türkiye Projesi kapsamında hayata geçirilen ortaklıkla, ILO’nun Eşitlikçi ve Bakım Dostu İşletme Modeli Anadolu Sigorta bünyesinde uygulanacak.</p>

<p>Anadolu Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Füsun Tümsavaş ile ILO Türkiye Ofisi Direktörü Yasser Ahmed Hassan, iş birliği protokolünü 27 Ağustos’ta Anadolu Sigorta Genel Müdürlüğü’nde imzaladı.</p>

<p>İş birliği; ILO’nun uluslararası çalışma standartları ile eşitlik, bakım ve insana yakışır iş alanlarındaki uzmanlığını, Anadolu Sigorta’nın kurumsal deneyimi ve insan odaklı çalışma yaklaşımıyla buluşturuyor. Süreç boyunca sosyal diyalog ve çalışan katılımını merkeze alan uygulamaların geliştirilmesi, elde edilecek deneyim ve iyi uygulama örneklerinin ise daha geniş ölçekte paylaşılması hedefleniyor.</p>

<p><strong>Beş temel alanda kapsamlı çalışma</strong></p>

<p>Eşitlikçi ve Bakım Dostu İşletme Modeli, çalışma yaşamında eşitliğin farklı boyutlarını bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. Model; eşit söz ve katılım hakkı, kapsayıcı istihdam, eşit değerde işe eşit ücret, bakım destekleri ile şiddetten arınmış, sağlıklı ve elverişli çalışma ortamı olmak üzere beş temel alana odaklanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu doğrultuda ILO Türkiye Ofisi ve Anadolu Sigorta, ilk aşamada şirketin mevcut politika ve uygulamalarını birlikte değerlendirecek. Çalışanların ihtiyaç ve deneyimleri analiz edilerek öncelikli gelişim alanları belirlenecek. Elde edilen bulgular doğrultusunda hazırlanacak Eşitliği Geliştirme Planı ışığında somut uygulamalar hayata geçirilerek kaydedilen ilerleme düzenli olarak izlenecek.</p>

<p>Uygulama sürecinin temel unsurlarından birini ise çalışanların aktif katılımı ve sosyal diyalog oluşturacak. Bu kapsamda Anadolu Sigorta’da örgütlü Banka ve Sigorta İşçileri Sendikası (BASİSEN) ile yakın iş birliği içinde çalışanların görüş ve deneyimlerinin mevcut durum analizine ve geliştirilecek politika ve uygulamalara yansıtılması desteklenecek.</p>

<p><strong>Füsun Tümsavaş: “Sigorta sektöründen bu projede yer alan tek şirket olmamız, bizim için ayrıca gurur verici”</strong></p>

<p>Anadolu Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Füsun Tümsavaş, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Uluslararası Çalışma Örgütü’nün Care@Work Projesi kapsamında geliştirdiği Eşitlikçi ve Bakım Dostu İşletme Modeli’nin Türkiye’deki üç pilot işletmesinden biri olarak Anadolu Sigorta’nın seçilmiş olmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Üstelik sigorta sektöründen bu projede yer alan tek şirket olmamız, bizim için ayrıca gurur verici. Eşitlikçi ve Bakım Dostu İşletme Modeli kapsamında, önümüzdeki 8 aylık süreçte mevcut uygulamalarımızı uluslararası standartlar çerçevesinde değerlendirecek, çalışanlarımızın görüşlerini alacak, gelişim alanlarımızı belirleyecek ve somut aksiyonlardan oluşan bir Eşitlik Eylem Planı ve sürdürülebilir bir yol haritası oluşturacağız. Bu çalışmaların Haziran 2027’de tamamlanmasıyla birlikte, elde edeceğimiz çıktıların kurumsal süreçlerimize entegre edilmesini ve bakım dostu iş yeri uygulamalarımızı daha da geliştirmeyi hedefliyoruz.”</p>

<p><strong>Yasser Ahmed Hassan: “Bakım konusu ele alınmadan toplumsal cinsiyet eşitliği ve kapsayıcı işyerleri sağlanamaz.”</strong></p>

<p>ILO Türkiye Ofisi Direktörü Yasser Ahmed Hassan da iş birliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu: Care@Work Türkiye Projemiz aracılığıyla, insana yakışır iş ve toplumsal cinsiyet eşitliği çerçevesinde eşitlik odaklı ve bakım destekleyici işyerlerinin geliştirilmesini amaçlıyoruz. BASİSEN’in aktif katılımıyla Anadolu Sigorta ile yürüttüğümüz iş birliği, sosyal diyaloğun bu ilkeleri işyeri uygulamalarına nasıl dönüştürebileceğinin güçlü bir örneğini oluşturuyor. Nihayetinde toplumsal cinsiyet eşitliği, bakım, kapsayıcılık ve sosyal diyalog, çalışma yaşamının günlük gerçekliklerini iyileştirdiklerinde anlam kazanır. Burada elde edilen deneyim ve kanıtlar, yalnızca çalışanlar ve aileleri için daha iyi sonuçlara değil, aynı zamanda daha üretken, dayanıklı ve sürdürülebilir işletmelere de katkı sağlayabilir; bunun yanı sıra Türkiye genelinde eşitlik odaklı ve bakım destekleyici işyeri uygulamalarının daha geniş ölçekte yaygınlaştırılması için değerli bir temel oluşturabilir.</p>

<p><strong>Elde edilen deneyim Türkiye’deki uygulamalara katkı sağlayacak</strong></p>

<p>Care@Work Türkiye Projesi, başta 2024 yılında kabul edilen İnsana Yakışır İş ve Bakım Ekonomisine İlişkin ILO Kararı olmak üzere uluslararası çalışma standartları doğrultusunda, eşitlikçi ve bakım dostu işyeri politika ve uygulamalarının geliştirilmesini, uygulanmasını ve daha geniş ölçekte yaygınlaştırılmasını teşvik etmeyi amaçlıyor.</p>

<p>Anadolu Sigorta’da yürütülecek uygulamanın da şirket sınırlarını aşarak Türkiye genelindeki çalışma ortamlarına ilham vermesi hedefleniyor. Süreç boyunca elde edilecek deneyimlerin, bulguların ve iyi uygulamaların paylaşılmasıyla Türkiye’de eşitlikçi ve bakım dostu işyeri uygulamalarının daha geniş ölçekte yaygınlaştırılmasına katkı sağlanması amaçlanıyor. İş birliğinin aynı zamanda kadınların işgücüne eşit katılımının desteklenmesine ve bakım alanındaki politika geliştirme süreçlerinin kanıta dayalı biçimde güçlendirilmesine katkıda bulunması öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/anadolu-sigorta-ve-ilodan-calisanlarin-akim-sorumluluklarina-destek</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 11:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/1787904149-a-s-i-l-o-is-birligi.jpg" type="image/jpeg" length="88711"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Parametrik mikro sigorta 18 ülkeye yayılıyor]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/parametrik-mikro-sigorta-18-ulkeye-yayiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/parametrik-mikro-sigorta-18-ulkeye-yayiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sigorta sektöründe dijitalleşmeyle birlikte öne çıkan parametrik sigorta uygulamaları yeni pazarlara yayılmaya devam ediyor. MIC Global ve mobilite platformu inDrive, sürücü ve yolculara yönelik parametrik mikro sigorta uygulamasını 18 ülkeye genişletti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2024 yılında üç ülkede başlayan iş birliği, iki yıldan kısa bir sürede 18 ülkeye ulaştı. Uygulama kapsamında inDrive üzerinden gerçekleştirilen yolculuklar sırasında sürücü ve yolculara belirli risklere karşı güvence sağlanıyor. Teminatlar arasında kaza nedeniyle oluşabilecek tıbbi masraflar da bulunuyor.</p>

<p><strong>Sigorta süreci veriler üzerinden ilerliyor</strong></p>

<p>Parametrik sigortanın geleneksel sigorta ürünlerinden ayrıldığı noktalardan biri, hasarın gerçekleşmesinin ardından uzun bir değerlendirme sürecine ihtiyaç duymaması.</p>

<p>MIC Global tarafından geliştirilen modelde sigorta kapsamındaki olay, platform tarafından doğrulanabilen verilere göre belirleniyor. Örneğin sigortalı yolculuğun gerçekleşip gerçekleşmediği doğrudan uygulamadaki veriler üzerinden tespit edilebiliyor.</p>

<p>Bu yapı sayesinde tazminat süreçlerinin daha hızlı ve otomatik şekilde yürütülmesi hedefleniyor. Şirket, modelin kısa süreli ve olay bazlı sigorta ihtiyaçlarına yönelik olarak tasarlandığını belirtiyor.</p>

<p><strong>Gig ekonomisine yönelik sigorta modeli</strong></p>

<p>Uygulamanın hedefinde özellikle gig ekonomisinde çalışan sürücüler bulunuyor. Geleneksel sigorta ürünlerinin uzun dönemli ve daha sabit risk profillerine göre tasarlanmasının, farklı şehirlerde ve ülkelerde çalışan platform kullanıcılarının ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalabildiği belirtiliyor.</p>

<p>MIC Global ve inDrive arasındaki modelde ise sigorta yalnızca uygulama üzerinden gerçekleştirilen aktif yolculuk süresince devreye giriyor. Böylece sürücü ve yolcuların ihtiyaç duyduğu kısa süreli korumanın doğrudan kullanılan dijital platformun içine yerleştirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p><strong>18 ülkede uygulanıyor</strong></p>

<p>İş birliğinin 18 ülkeye genişlemesi, parametrik ve gömülü sigorta modellerinin farklı pazarlarda uygulanabilirliğinin de artmaya başladığını gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>inDrive bugün 48 ülkede, 1.200'den fazla şehirde faaliyet gösteriyor. Taraflar, sigorta ürününün ilerleyen dönemde platformun faaliyet gösterdiği diğer pazarlara da uyarlanabilmesini hedefliyor. Her ülkenin farklı sigorta mevzuatına sahip olması nedeniyle ürünün yerel düzenlemelere göre yapılandırılması gerekiyor.</p>

<p><strong>Sigortada otomasyonun payı artıyor</strong></p>

<p>Parametrik sigorta modeli, sigortacılıkta dijital verinin kullanımının artmasıyla birlikte gelişen yeni uygulamalardan biri olarak öne çıkıyor. Hasarın geleneksel yöntemlerle incelenmesi yerine önceden belirlenmiş ve doğrulanabilir bir olayın gerçekleşmesiyle ödeme yapılması, özellikle kısa süreli ve dijital platformlar üzerinden sunulan sigorta ürünleri için yeni fırsatlar yaratıyor.</p>

<p>MIC Global ve inDrive'ın 18 ülkeye ulaşan iş birliği de sigortanın doğrudan dijital hizmetlerin içine entegre edildiği modellerin küresel ölçekte yaygınlaşmaya başladığını ortaya koyuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/parametrik-mikro-sigorta-18-ulkeye-yayiliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/insurance-market.jpg" type="image/jpeg" length="31093"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sigorta dağıtım sektöründe milyarlarca dolarlık satın alma]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/sigorta-dagitim-sektorunde-milyarlarca-dolarlik-satin-alma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/sigorta-dagitim-sektorunde-milyarlarca-dolarlik-satin-alma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avustralya'nın önde gelen sigorta brokerlarından Steadfast Group, ABD merkezli yatırım şirketleri KKR ve Dragoneer Investment Group ile sigorta distribütörü Amwins Group'un oluşturduğu konsorsiyum tarafından satın alınacak. Anlaşmanın şirket değerinin yaklaşık 7,7 milyar Avustralya doları olduğu açıklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Steadfast, konsorsiyumun teklifini 21 Ağustos'ta kabul etti. Anlaşma kapsamında şirket hissedarlarına hisse başına 6 Avustralya doları nakit ödeme yapılacak. Bu fiyat, Steadfast'ın teklif öncesindeki 9 Haziran kapanış fiyatına kıyasla yaklaşık yüzde 52'lik prim anlamına geliyor.</p>

<p><strong>Sigorta aracılık ve acentelik faaliyetleri ayrılacak</strong></p>

<p>Satın alma sonrasında Steadfast'ın farklı faaliyet alanlarının konsorsiyum içerisindeki şirketler tarafından yönetilmesi planlanıyor.</p>

<p>Amwins Australasia, Steadfast'ın sigorta acenteliği faaliyetlerini devralırken, Dragoneer ve KKR tarafından desteklenen yapı şirketin brokerlık operasyonlarını bünyesinde tutacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sydney merkezli Steadfast; Avustralya, Yeni Zelanda, Singapur ve ABD'de faaliyet gösteriyor. Şirket, sigorta brokerlığı ve underwriting acenteliği alanlarında hizmet verirken geniş bir bağımsız broker ağı üzerinden çalışıyor.</p>

<p><strong>7,7 milyar Avustralya dolarlık teklif</strong></p>

<p>Steadfast için yapılan anlaşma, şirketin daha önce aldığı tekliflerin ardından geldi. Amwins ve Dragoneer daha önce hisse başına 5,50 ve 5,83 Avustralya doları seviyelerinde iki teklif sunmuş, sonrasında teklif hisse başına 6 Avustralya dolarına yükseltilmişti. KKR ise Temmuz ayında konsorsiyuma katıldı.</p>

<p>Yönetim kurulu, daha yüksek bir teklif gelmemesi ve bağımsız uzmanın işlemin hissedarların çıkarına olduğunu teyit etmesi şartıyla satın alma anlaşmasını oybirliğiyle destekledi.</p>

<p>İşlemin tamamlanabilmesi için hissedar ve mahkeme onaylarının yanı sıra Avustralya ve diğer ilgili ülkelerdeki düzenleyici kurumların onayları gerekiyor. Steadfast, işlemin Aralık 2026'da tamamlanmasını hedefliyor.</p>

<p><strong>Sigorta brokerlarına yatırımcı ilgisi artıyor</strong></p>

<p>Steadfast anlaşması, sigorta brokerlığı sektörünün uluslararası yatırımcılar açısından artan cazibesini de ortaya koyuyor.</p>

<p>Brokerlık şirketlerinin düzenli gelir yapısı, sermaye ihtiyacının görece düşük olması ve sigorta pazarındaki parçalı yapı, özel sermaye şirketlerinin sektöre yönelik ilgisini artıran unsurlar arasında gösteriliyor. Avustralya'daki Steadfast anlaşması da küresel yatırımcıların sigorta aracılık sektöründeki büyüme ve satın alma fırsatlarına ilgisinin devam ettiğine işaret ediyor.</p>

<p>Satın alma tamamlandığında Steadfast'ın bağımsız bir halka açık şirket olarak faaliyetleri sona ererken, şirketin brokerlık ve sigorta acenteliği operasyonları yeni sahiplik yapısı altında faaliyet göstermeyi sürdürecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA, SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/sigorta-dagitim-sektorunde-milyarlarca-dolarlik-satin-alma</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/kredi-cekmek-icin-hayat-sigortasi-zorunlumu.jpg" type="image/jpeg" length="51541"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay zeka yatırımları büyüyor, veri merkezi sigortalarına talep artıyor]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/yapay-zeka-yatirimlari-buyuyor-veri-merkezi-sigortalarina-talep-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/yapay-zeka-yatirimlari-buyuyor-veri-merkezi-sigortalarina-talep-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zeka teknolojilerine yönelik yatırımların hızla artması, sigorta sektöründe de yeni bir pazarın oluşmasını beraberinde getiriyor. Yapay zekâ sistemlerinin çalışması için gerekli veri merkezlerinin sayısı ve kapasitesi büyürken, bu tesislerin karşı karşıya olduğu fiziksel, operasyonel ve siber riskler sigorta ihtiyacını da artırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Yapay zeka teknolojilerine yönelik yatırımların hızla artması, sigorta sektöründe de yeni bir pazarın oluşmasını beraberinde getiriyor. Yapay zekâ sistemlerinin çalışması için gerekli veri merkezlerinin sayısı ve kapasitesi büyürken, bu tesislerin karşı karşıya olduğu fiziksel, operasyonel ve siber riskler sigorta ihtiyacını da artırıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Allianz Commercial tarafından yayımlanan değerlendirmeye göre küresel veri merkezi sigorta pazarının mevcut yaklaşık 11 milyar dolarlık seviyeden 2030 yılına kadar 24 milyar doların üzerine çıkması bekleniyor.</p>

<p>Swiss Re de mart ayında yayımladığı araştırmasında, veri merkezleriyle bağlantılı küresel sigorta primlerinin 2030'da 24,2 milyar dolara ulaşabileceğini öngörmüştü. Bu rakamın mevcut yaklaşık 10,6 milyar dolarlık seviyenin iki katından fazla olması bekleniyor.</p>

<p><strong>Veri merkezleri yeni risklerle karşı karşıya</strong></p>

<p>Yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte veri merkezleri daha büyük, daha yüksek değerli ve daha yoğun altyapılara dönüşüyor. Bu durum sigortacılar açısından da yeni risklerin ortaya çıkmasına neden oluyor.</p>

<p>Yangın, sel, fırtına ve deprem gibi doğal afetlerin yanı sıra elektrik kesintileri, soğutma sistemlerindeki arızalar ve siber saldırılar veri merkezlerinin faaliyetlerini kesintiye uğratabilecek başlıca riskler arasında yer alıyor. Swiss Re, özellikle yüksek miktarda varlığın tek bir tesiste veya bölgede yoğunlaşmasının sigortacılar açısından risk birikimini artırdığına dikkat çekiyor.</p>

<p>Veri merkezlerinin kesintisiz çalışması için gerekli elektrik ve soğutma altyapısı da risk yönetimini daha karmaşık hale getiriyor. Özellikle yapay zekâya yönelik yüksek işlem gücü gerektiren sistemlerin yaygınlaşması, enerji ve soğutma ihtiyacını artırıyor.</p>

<p><strong>Sigortacılar için yeni fırsat alanı</strong></p>

<p>Veri merkezlerindeki hızlı büyüme, sigorta şirketleri ve reasürans sektörü açısından önemli bir ticari fırsat da yaratıyor.</p>

<p>Aon'un 2026 yılı değerlendirmesine göre 2026-2030 döneminde veri merkezleriyle bağlantılı küresel sigorta primlerinin kümülatif olarak yaklaşık 134 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bu hesaplama, veri merkezlerinin inşasından işletilmesine kadar tüm yaşam döngüsündeki sigorta ihtiyaçlarını kapsıyor.</p>

<p>Sigortacılar açısından yalnızca mevcut tesislerin sigortalanması değil, yeni veri merkezi yatırımlarının planlama aşamasından itibaren risklerinin değerlendirilmesi de önem kazanıyor.</p>

<p><strong>Yapay zekâ sigortanın risk haritasını değiştiriyor</strong></p>

<p>Yapay zekânın gelişmesi, sigorta sektöründe yalnızca yeni bir müşteri grubu oluşturmakla kalmıyor. Aynı zamanda sigortacıların değerlendirmesi gereken risklerin kapsamını da genişletiyor.</p>

<p>Swiss Re, yapay zekâ yatırımlarının veri merkezleri, enerji altyapısı, siber güvenlik ve yeni sorumluluk riskleri arasında daha güçlü bağlantılar oluşturduğuna dikkat çekiyor. Şirket, yapay zekânın sigortacılar için hem yeni riskler hem de bu riskleri daha iyi analiz etmeye yönelik teknolojik çözümler sunduğunu belirtiyor.</p>

<p>Yapay zekâ yatırımlarının önümüzdeki yıllarda artmaya devam etmesiyle birlikte veri merkezi sigortasının da küresel sigorta sektörünün önemli büyüme alanlarından biri haline gelmesi bekleniyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA, SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/yapay-zeka-yatirimlari-buyuyor-veri-merkezi-sigortalarina-talep-artiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/ekonomist-image-104-ce968b0fdae44e.jpg" type="image/jpeg" length="23383"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hollanda savunma harcamalarını artıracak, sigortacılar temkinli]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/hollanda-savunma-harcamalarini-artiracak-sigortacilar-temkinli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/hollanda-savunma-harcamalarini-artiracak-sigortacilar-temkinli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hollanda’nın savunma harcamalarını artırma planı, ülkedeki sigorta şirketlerinin savunma sektörüne yönelik yatırımlardaki temkinli yaklaşımı nedeniyle yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hollanda hükümeti, NATO taahhütleri doğrultusunda savunma harcamalarını 2035 yılına kadar gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 3,5’ine yükseltmeyi hedefliyor. Ancak bu hedefin finansmanında önemli bir yatırım kaynağı olarak görülen sigorta şirketleri, savunma sektörüne yatırım konusunda çeşitli çekincelere sahip.</p>

<p>Sigorta sektörünün 455 milyar euroluk varlığı bulunuyor</p>

<p>Hollanda’daki sigorta şirketlerinin yönetimi altında, Mart 2026 itibarıyla emeklilik fonları da dahil olmak üzere yaklaşık 455 milyar euroluk varlık bulunuyor. Bu nedenle sektör, ülkenin savunma yatırımlarını destekleyebilecek önemli finansman kaynaklarından biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Bununla birlikte sigorta şirketleri, savunma sektöründeki şirketlerin faaliyetleri ve finansal yapıları hakkında yeterli bilgiye ulaşmakta zorlandıklarını belirtiyor. Özellikle savunma şirketlerinin daha kapalı yapıda olması, yatırım öncesi inceleme ve değerlendirme süreçlerini güçleştiriyor.</p>

<p>ESG kriterleri yatırım kararlarını etkiliyor</p>

<p>Sigorta şirketlerinin çekincelerinin bir diğer nedeni ise çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) kriterleri. Şirketler, yatırım yaptıkları savunma şirketlerinin bu kriterlere uygunluğunu değerlendirmek için daha fazla ve detaylı bilgiye ihtiyaç duyuyor.</p>

<p>Hollanda Sigortacılar Birliği, sektörün savunma şirketlerini değerlendirme konusunda yeterli uzmanlığa sahip olmadığını ve hükümetten bu süreçte destek beklediğini ifade ediyor. Ancak Hollanda Savunma Bakanlığı, yatırımlara ilişkin inceleme ve değerlendirmelerin yatırımcıların sorumluluğunda olduğunu belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bazı sigorta şirketleri yatırımlara açık</p>

<p>Sektörde tamamen yatırım karşıtı bir yaklaşım ise bulunmuyor. Hollanda'nın önde gelen sigorta şirketlerinden ASR Nederland ve Achmea, savunma sektöründeki yatırımlara yönelik ilgilerini artırmış durumda. Ancak şirketler, yatırım kararlarında ESG kriterlerinin karşılanabilmesi için daha ayrıntılı bilgiye ihtiyaç duyduklarını vurguluyor.</p>

<p>Sigorta şirketlerinin yatırım tercihlerinde sabit getirili araçlara ağırlık vermesi ve Hollanda savunma sektörünün mevcut büyüklüğünün sınırlı olması da yatırım fırsatlarını kısıtlayan faktörler arasında gösteriliyor.</p>

<p>Devlet destekli finansman seçenekleri gündemde</p>

<p>Sorunun aşılması için hükümet tarafından savunma tahvilleri veya devlet destekli finansman araçları gibi alternatiflerin oluşturulması öneriliyor. Böylece sigorta şirketleri ve diğer kurumsal yatırımcıların savunma sektörüne daha kolay kaynak aktarmasının önü açılabilir.</p>

<p>Hollanda'nın savunma sanayisinin yıllık yaklaşık 10,2 milyar euroluk ekonomik büyüklüğe sahip olduğu belirtilirken, 2030 yılına kadar savunma alanındaki toplam harcamaların 62 milyar euroya ulaşması bekleniyor. Bu hedeflerin gerçekleşmesi için özel yatırımcıların sağlayacağı sermayenin önemli bir rol oynaması bekleniyor.</p>

<p>Hollanda örneği, Avrupa'da savunma harcamalarının artırılmasıyla birlikte sigorta ve emeklilik fonları gibi uzun vadeli yatırımcıların savunma sektöründeki rolünün de yeniden tartışılmaya başlandığını gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/hollanda-savunma-harcamalarini-artiracak-sigortacilar-temkinli</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/istockphoto-2218236897-612x612.jpg" type="image/jpeg" length="48789"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
