<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Sigorta Postası</title>
    <link>https://www.sigortapostasi.net</link>
    <description>Sigorta ve Bireysel emeklik dünyasına dair her şey burada</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.sigortapostasi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 13 Apr 2026 16:09:29 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SEDDK genelgesiyle trafik sigortası primlerine güncelleme]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/seddk-genelgesiyle-trafik-sigortasi-primlerine-guncelleme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/seddk-genelgesiyle-trafik-sigortasi-primlerine-guncelleme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası primlerine ilişkin genelgede değişikliğe gitti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Resmî düzenlemeye göre, 2023/31 sayılı genelgede yapılan değişiklik kapsamında 2026 yılı Mayıs ayında uygulanacak azami primler %0,50 oranında artırılacak.</p>

<h3><strong>Belirli araç gruplarında ek artış</strong></h3>

<p>Yeni düzenlemede taksi, minibüs (sürücü dâhil 10–17 koltuk), otobüs (18–30 koltuk) ve otobüs (31 ve üzeri koltuk) gruplarında söz konusu orana ek olarak %2 ilave artış uygulanacağı belirtildi.</p>

<h3><strong>Yürürlük tarihi</strong></h3>

<p>Genelgenin 1 Mayıs 2026 tarihinden itibaren geçerli olacağı, yayım tarihi itibarıyla yürürlüğe girdiği bildirildi.</p>

<p>Düzenlemeyi Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı yürütecek.</p>

<p>Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından yayınlanan genelge şöyle;</p>

<p><strong>Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumundan: 9/4/2026</strong></p>

<h3><strong>2023/31 SAYILI KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI PRİMLERİNE İLİŞKİN GENELGEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR GENELGE (2026/8)</strong></h3>

<p id="p-rc_10061541857ff3ed-19"><strong>Madde 1-</strong> 14/12/2023 tarihli ve 2023/31 sayılı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Primlerine İlişkin Genelgenin 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p id="p-rc_10061541857ff3ed-20">"Madde 1- 14/7/2007 tarih ve 26582 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmeliğin geçici 11 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2026 yılı Nisan ayında araç grubu ve kullanım türüne göre uygulanan azami primler, 2026 yılı Mayıs ayı için <strong>%0,50</strong> artırılarak uygulanır. Taksi, minibüs (sürücü dâhil 10-17 koltuk), otobüs (sürücü dâhil 18-30 koltuk) ve otobüs (sürücü dâhil 31 ve üstü koltuk) araç gruplarında söz konusu orana <strong>%2</strong> ilave edilir."</p>

<p><strong>Madde 2-</strong> Bu Genelge 1/5/2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>Madde 3-</strong> Bu Genelge hükümlerini Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/seddk-genelgesiyle-trafik-sigortasi-primlerine-guncelleme</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/04/seddk-duyuru-03-3.jpg" type="image/jpeg" length="13576"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anadolu Hayat Emeklilik sürdürülebilirlik ve faaliyet raporunu yayımladı]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/anadolu-hayat-emeklilik-surdurulebilirlik-ve-faaliyet-raporunu-yayimladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/anadolu-hayat-emeklilik-surdurulebilirlik-ve-faaliyet-raporunu-yayimladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anadolu Hayat Emeklilik, faaliyet ve sürdürülebilirlik raporlarını bir araya getirerek hazırladığı ikinci entegre faaliyet raporunu yayımladı. Şirket hazırladığı raporda stratejik hedefleri doğrultusunda gösterdiği performansı ve sağladığı değeri uluslararası standartlara uygun bir biçimde paydaşlarına sundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anadolu Hayat Emeklilik, bireysel emeklilik ve hayat sigortası alanındaki öncü rolünü entegre raporlama yaklaşımı ile güçlendirmeye ve paydaşlarına sağladığı değeri artırmaya devam ediyor. Şirket, 2024 yılında ilki yayımlanan entegre sürdürülebilirlik raporunun ardından, bu yılki raporunda da finansal ve finansal olmayan bilgileri bütünleşik bir bakış açısıyla ele alıyor. IFRS Vakfı tarafından önerilen Entegre Raporlama Çerçevesi ve Global Reporting Initiative (GRI) standartları doğrultusunda hazırlanan rapor şeffaflık ile hesap verebilirlik ilkelerini ön plana çıkarıyor.</p>

<p>Bu yılki rapor, şirketin stratejik hedefler ile performans göstergelerini daha ölçülebilir ve kapsamlı bir biçimde sunmanın yanı sıra, Değer Zinciri ve Değer Yaratma Modelini de ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor. Böylece paydaşlar, Anadolu Hayat Emeklilik’in değer yaratma sürecini ve iş yapış biçimini bütüncül bir şekilde görebiliyor. Raporda ayrıca, şirketin karbon ayak izini dengeleme çalışmaları, çevresel etkilerin yönetimi ve sürdürülebilirlik uygulamaları detaylı olarak aktarılıyor.</p>

<p><a href="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/04/1776070621-a-h-e-2025.jpg" rel="nofollow" title=""><img height="2598" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/04/1776070621-a-h-e-2025.jpg" width="3626" /></a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdür Yardımcısı Zeynep Dolgun </strong>raporla<strong> </strong>ilgili olarak şunları ifade etti: “Bu sene ikincisini yayımladığımız entegre faaliyet raporumuz, şirketimizin stratejik hedefleri doğrultusunda gerçekleştirdiği performansı ve paydaşlarımıza sağladığı değeri bütünleşik bir yaklaşımla ifade ediyor. Raporda finansal sonuçlarımızın yanı sıra sürdürülebilirlik ve çevresel etkilerin yönetimine ilişkin uygulamalarımızı da paylaştık. Ayrıca insan kaynağı, teknoloji ve dijitalleşme alanlarında yürüttüğümüz çalışmalar ile uzun vadeli stratejilerimizi raporda bütünleşik olarak sunduk. Bu rapor, paydaşlarımızla daha güçlü bir iletişim kurmamıza ve şeffaf, hesap verebilir bir anlayışla değerlerimizi paylaşmamıza imkân sağlıyor. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilirlik, yenilikçi ürünler ve stratejik büyüme alanlarındaki çalışmalarımızı raporlamaya devam ederek, paydaşlarımızla kurduğumuz şeffaf iletişimi sürdüreceğiz.”</p>

<p>Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer alan ilk sigorta ve emeklilik şirketi olan Anadolu Hayat Emeklilik, yalnızca karbon ayak izini sıfırlamakla kalmayıp, çevresel etkilerini azaltmaya ve sosyal fayda yaratmaya yönelik kapsamlı çalışmalar yürütüyor.</p>

<p>Anadolu Hayat Emeklilik 2025 Yılı Entegre Faaliyet Raporu’na <a href="https://www.anadoluhayat.com.tr/yatirimci-iliskileri" rel="nofollow" target="_blank">https://www.<wbr />anadoluhayat.com.tr/yatirimci-<wbr />iliskileri</a> adresinden ulaşılabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/anadolu-hayat-emeklilik-surdurulebilirlik-ve-faaliyet-raporunu-yayimladi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/04/anadolu-15.jpg" type="image/jpeg" length="21469"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Küresel belirsizlik ve yeni güç dengeleri panelde ele alındı]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/kuresel-belirsizlik-ve-yeni-guc-dengeleri-panelde-ele-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/kuresel-belirsizlik-ve-yeni-guc-dengeleri-panelde-ele-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zurich Sigorta Grubu Türkiye katkısıyla gerçekleştirilen “Çoklu Krizler Çağında Yeni Dünya Düzeni ve Riskler” panelinde değişen güç dengeleri, artan belirsizlik ortamı ve Türkiye’nin bu yeni denklemdeki stratejik konumu çok boyutlu bir perspektifle değerlendirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Uluslararası Ekonomi Zirvesi 2026 </strong>kapsamında Zurich Sigorta Grubu Türkiye’nin katkısıyla düzenlenen “Çoklu Krizler Çağında Küresel Düzen ve Riskler” başlıklı panelde; küresel ölçekte eş zamanlı yaşanan ekonomik, jeopolitik ve toplumsal kırılmaların dünya düzenine etkileri kapsamlı biçimde değerlendirildi. Panelde, değişen güç dengeleri, artan belirsizlik ortamı ve Türkiye’nin bu yeni denklemdeki stratejik konumu çok boyutlu bir perspektifle ele alındı. Moderatörlüğünü Ahu Tanrıkulu’nun üstlendiği panelde; Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Rektör Danışmanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, Özyeğin Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Evren Balta ve Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız konuşmacı olarak yer aldı.</p>

<p>Küresel Riskler Raporu’nun dünyanın artık istisnai değil kalıcı bir belirsizlik dönemine girdiğini net biçimde ortaya koyduğunu ifade eden <strong>Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız, </strong>“Küresel Riskler Raporu, dünya genelinde 11 binden fazla iş insanı, akademisyen, kanaat önderi ve politikacı ile gerçekleştirildi. Bu denli geniş bir ekosistemden ortaya çıkan bu rapor, hepimiz için ciddi bir referans kaynağı olarak riskleri mercek altına alıyor. Raporda yer alan ilk 5 risk; ekonomik karışıklık, silahlı çatışmalar, olağanüstü hava olayları, toplumsal kutuplaşma, yanlış bilgilendirme ve dezenformasyon. Önümüzdeki iki yıl için beklenen riskler de jeoekonomik karışıklık ve silahlı çatışmaların öne çıkması. Bu risklerin gerçekleştiğini görüyoruz. Araştırmaya katılan karar alıcıların yüzde 90’ının kötümser, yüzde 50’sinin ise felaket senaryosu beklemesi, tarihimizdeki en yüksek karamsarlık seviyesine işaret ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/04/1776068633-ahu-tanr-kulu-deniz-lke-kaynak-y-lmaz-y-ld-z-evren-balta-2.jpg" rel="nofollow" title=""><img height="1706" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/04/1776068633-ahu-tanr-kulu-deniz-lke-kaynak-y-lmaz-y-ld-z-evren-balta-2.jpg" width="2560" /></a></p>

<p>Küresel ölçekte yaşanan çoklu krizler, dünya düzeninin köklü bir dönüşümden geçtiğini gösteriyor. Bu yeni dönemde kurumlar için asıl fark yaratan, belirsizliği doğru okuyabilmek ve değişen risk ortamına karşı proaktif ve entegre bir yaklaşım geliştirebilmektir. Jeopolitik, ekonomik ve teknolojik gelişmeleri birlikte okuyabilen, dayanıklılığı merkeze alan bütüncül stratejiler geliştirmek kritik önem taşıyor. Bu ortamda Türkiye’ye bakacak olursak, ülkemizin 900 milyar dolarlık bir dış ticaret hacmi bulunuyor ve Türkiye dünya ekonomik sistemine entegre bir yapıda. Türkiye olarak çok olumlu bir yoldayız. Doğru ekonomik ve politik hamlelerle yükselişimize devam edeceğiz” dedi.</p>

<p>Panelde, küresel sistemde artan kırılganlıkların ekonomik etkilerin ötesinde politik, sosyolojik ve psikolojik sonuçlar da doğurduğu ifade edildi. Özellikle son dönemde tırmanan jeopolitik gerilimlerin bölgesel sınırları aşarak küresel riskleri derinleştirdiği belirtilirken, bu risklerin ekonomi üzerindeki belirleyici etkisinin giderek arttığına işaret edildi. Bu çerçevede, iş dünyasının daha dirençli, esnek ve öngörü odaklı stratejiler geliştirmesi gerektiğinin altı çizildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/kuresel-belirsizlik-ve-yeni-guc-dengeleri-panelde-ele-alindi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/04/1776068634-ahu-tanr-kulu-deniz-lke-kaynak-y-lmaz-y-ld-z-evren-balta.jpg" type="image/jpeg" length="26297"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Garanti BBVA’dan girişimcilere teknokent iş birliği desteği]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/garanti-bbvadan-girisimcilere-teknokent-is-birligi-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/garanti-bbvadan-girisimcilere-teknokent-is-birligi-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Garanti BBVA; Bilkent Cyberpark, İTÜ ARI Teknokent ve ODTÜ Teknokent ile imzaladığı iyi niyet anlaşmalarıyla teknoloji girişimlerini finansal bilgi, mentorluk ve küresel ağlarla buluşturmayı hedefliyor. İş birlikleri kapsamında girişimcilere finansal okuryazarlık eğitimlerinden hızlandırma programlarına kadar çok katmanlı destek sunulacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Garanti BBVA, Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinin teknokentleri ile iyi niyet anlaşmaları imzalayarak, girişimcilik ekosisteminin gelişimine yönelik önemli bir adım daha attı. Bilkent Cyberpark, İTÜ ARI Teknokent ve ODTÜ Teknokent ile hayata geçirilen iş birlikleri kapsamında, teknoloji tabanlı girişimlerin finansal ve operasyonel kapasitelerinin güçlendirilmesi, Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren firmaların finansal okuryazarlık ve yatırıma hazırlık seviyelerini artırmak, Garanti BBVA Partners Tech Hızlandırma Programı aracılığıyla girişimcilere küresel ölçekte rekabet avantajı sağlanması ve yatırımcı buluşmaları konusunda destekler hedefleniyor. Ayrıca girişimcilere <strong>avantajlı krediler, teminat mektubu ve özel bankacılık paketleri gibi doğrudan büyümeyi destekleyen somut finansman çözümleri</strong> de sunulacak.</p>

<p>Garanti BBVA ve teknokentler arasındaki iyi niyet imza törenleri Bilkent Cyberpark Genel Müdürü Faruk İnaltekin, İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş, ODTÜ Teknokent Genel Müdürü Serdar Alemdar ve Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya katılımıyla gerçekleşti. İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesindeki İTÜ ARI Teknokent ile 7 Nisan’da, ODTÜ Teknokent ve Bilkent Cyberpark ile ise 9 Nisan’da gerçekleştirilen imza törenleriyle başlayan bu iş birlikleri; girişimcilik ekosistemine katma değer sağlayacak uzun vadeli bir yaklaşımı temsil ediyor.</p>

<p><strong>Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya</strong>, imzalanan iyi niyet anlaşmasına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Garanti BBVA olarak girişimcilik ekosistemine uzun yıllardır bütünsel bir yaklaşımla katkı sağlıyor, katma değeri yüksek ve sürdürülebilir büyüme potansiyeline sahip girişimleri gelişim yolculuklarında destekliyoruz. Biz bankacılığı yalnızca finansman sağlamak olarak görmüyoruz; yol arkadaşlığı, rehberlik ve uzun vadeli ortaklık olarak tanımlıyoruz. Üniversitelerimizin teknokentleriyle hayata geçirdiğimiz bu iş birlikleri de tam olarak bu yaklaşımın bir yansıması. Girişimcilerin yalnızca finansmana değil; doğru bilgiye, güçlü ağlara ve küresel fırsatlara erişiminin kritik olduğuna inanıyoruz. Bu kapsamda sunduğumuz finansal okuryazarlık ve yatırıma hazırlık eğitimleri, Partners Tech programımız ve global iş birliklerimizle girişimcilerin ölçeklenme yolculuklarında yanlarında olmaya devam edeceğiz. Türkiye’den çıkan teknoloji girişimlerinin global ölçekte güçlü başarı hikâyelerine dönüşeceğine inanıyoruz.”</p>

<p><strong>Girişimciler için çok yönlü bir çözüm ve hizmet modeli</strong></p>

<p>İmzalanan iyi niyet anlaşmaları kapsamında Garanti BBVA, teknokent bünyesinde faaliyet gösteren girişimcilere yönelik finansal okuryazarlık ve yatırıma hazırlık eğitimleri sunacak. Girişimcilerin nakit akışı yönetimi, bilanço okuma, değerleme yöntemleri ve yatırımcı sunumu hazırlama gibi kritik alanlarda yetkinlik kazanması hedeflenirken, bu eğitimler hem çevrim içi hem de fiziksel olarak gerçekleştirilecek.</p>

<p>Ayrıca teknokentlerde faaliyet gösteren ve özellikle yapay zekâ, siber güvenlik, ödeme teknolojileri ve sürdürülebilirlik alanlarında çalışan girişimler, Garanti BBVA’nın yürüttüğü Partners Tech Hızlandırma Programı’na yönlendirilecek. Programın mentorluk, jüri ve değerlendirme süreçlerinde de karşılıklı bilgi ve uzmanlık paylaşımı yapılması planlanıyor.</p>

<p>İş birliği kapsamında Garanti BBVA, teknokent firmalarına özel bankacılık çözümleri ve hizmet modeli de sunacak. Teknoloji girişimcilerinin ihtiyaçlarına özel olarak kurgulanan bu yapı ile finansmana erişimden nakit yönetimine kadar pek çok alanda farklılaşan bir destek sağlanacak.</p>

<p><strong>Girişimcileri güçlendirmeye yönelik somut adımlar</strong></p>

<p>Garanti BBVA’nın girişimcilik alanındaki en önemli programlarından biri olan Partners Tech ile bugüne kadar 60’a yakın teknoloji girişimi desteklenirken, bu girişimlerin aldığı toplam yatırım tutarı 40 milyon doları geçti. Program kapsamında girişimcilere mentorluk, iş birliği olanakları, eğitim, PR desteği ve kurumsal bilgi birikimi sunuluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Banka, girişimcilerin küresel ekosistemlere erişimini güçlendirmek amacıyla dünyanın en büyük erken aşama yatırım fonu ve hızlandırma programlarından biri olan Techstars’ın Türkiye ana partnerliğini de üstleniyor. Bu iş birliği sayesinde Türkiye’deki girişimciler, küresel mentorluk ağlarına, yatırımcılara ve uluslararası pazarlara daha güçlü bir şekilde erişim sağlıyor. Garanti BBVA ayrıca, girişimcilerin küresel ölçekte büyümesini desteklemek amacıyla Global Expansion Day gibi platformlarla girişimcileri uluslararası ekosistemlerle buluşturmaya devam ediyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/garanti-bbvadan-girisimcilere-teknokent-is-birligi-destegi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/04/garanti-1.jpg" type="image/jpeg" length="32613"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Reasürans fiyatlamasında deprem ve iklim riski belirleyici]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/reasurans-fiyatlamasinda-deprem-ve-iklim-riski-belirleyici</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/reasurans-fiyatlamasinda-deprem-ve-iklim-riski-belirleyici" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Reasürans Genel Müdürü Fikret Utku Özdemir, deprem sonrası dönemde reasürans piyasasında hem algı hem de fiyatlamanın köklü biçimde değiştiğini belirterek, artan küresel risklerin maliyetler üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğunu söyledi. Özdemir, özellikle Marmara depremi riski ve iklim kaynaklı belirsizliklerin fiyatlamalarda belirleyici olmaya devam ettiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sigorta sektörü</strong>nün en kritik unsurlarından biri olan reasüransın, büyük hasarların ekonomi üzerindeki etkisini sınırlayan temel mekanizmalardan biri olduğunu ifade eden Özdemir, son yıllarda doğal afetlerin artmasıyla birlikte kapasite ve maliyet konularının sektörün ana gündem maddeleri haline geldiğini dile getirdi.</p>

<h3><strong>Sektör 2025’te büyüdü, ancak taban genişlemedi</strong></h3>

<p>2025 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdemir, sigorta sektörünün aktif büyüklüğünün yaklaşık 4 trilyon TL’ye ulaştığını, prim üretiminde yüzde 46 artış kaydedildiğini söyledi. Enflasyondan arındırıldığında bu artışın yaklaşık yüzde 11’lik reel büyümeye karşılık geldiğini belirten Özdemir, poliçe sayısında ise aynı ölçüde artış görülmediğine dikkat çekti.</p>

<p>Sektörün büyük ölçüde mevcut müşteri tabanı üzerinden büyüdüğünü ifade eden Özdemir, bireysel tarafta alım gücündeki düşüşün sigortaya olan talebi sınırladığını, buna karşılık işletmelerde deprem sonrası farkındalığın daha istikrarlı bir tablo yarattığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Reasürans pahalı kalmaya devam edecek”</strong></h3>

<p>Deprem sonrası dönemin fiyatlama davranışlarını kalıcı şekilde değiştirdiğini vurgulayan Özdemir, bu eğilimin aslında küresel gelişmelerle de örtüştüğünü belirtti. İklim değişikliğinin etkilerinin artık daha net hissedildiğini ifade eden Özdemir, bu durumun reasürans piyasasında sıkılaşmayı beraberinde getirdiğini söyledi.</p>

<p>Deprem sonrası ödenen yüksek hasarlar ve Türkiye’nin risk profiline yönelik değerlendirmelerin maliyetleri artırdığını belirten Özdemir, “Reasürans yapısal olarak pahalı bir koruma aracı ve bu durumun değişmesi zor görünüyor” dedi.</p>

<h3><strong>2025’te fiyatlar gevşedi, rekabet arttı</strong></h3>

<p>Özdemir, 2024’ün son çeyreğinden itibaren sigorta fiyatlarında bir gevşeme sürecinin başladığını ve bu eğilimin 2025 boyunca devam ettiğini belirtti. Bu durumun sigortalılar lehine sonuç doğurduğunu ifade eden Özdemir, aynı dönemde sektör içinde fiyat rekabetinin de arttığını kaydetti.</p>

<h3><strong>Milli Reasürans’ın kârı 9,8 milyar TL</strong></h3>

<p>Şirket performansına ilişkin bilgi veren Özdemir, 2023-2025 döneminde öz sermayenin 10 milyar TL’den 26,3 milyar TL’ye yükseldiğini, aktif büyüklüğün ise 50 milyar TL seviyesine ulaştığını açıkladı. 2025 yılında 9,8 milyar TL kâr elde edildiğini belirten Özdemir, teknik iyileşme, maliyetlerde düşüş ve yatırım gelirlerinin bu sonuçta etkili olduğunu söyledi.</p>

<h3><strong>Kapasite artışı fiyatları geçici olarak düşürdü</strong></h3>

<p>2025 yılında hem Türkiye’de hem de küresel ölçekte büyük hasarların sınırlı kalmasının reasürans şirketlerinin finansal sonuçlarını olumlu etkilediğini belirten Özdemir, bu durumun sektörde kapasite artışı yarattığını ifade etti. Artan kapasitenin 2026 yenilemelerinde fiyatları aşağı çektiğini söyleyen Özdemir, bu durumun kalıcı olmayabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Türkiye’nin yüksek getiri potansiyeli sayesinde uluslararası yatırımcılar için cazibesini koruduğunu vurgulayan Özdemir, buna karşın küresel belirsizlikler ve iklim risklerinin fiyatlar üzerinde yeniden yukarı yönlü baskı yaratabileceğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Jeopolitik riskler maliyetleri artırabilir</strong></h3>

<p>Küresel gelişmelerin sigorta sektörüne dolaylı etkilerine de değinen Özdemir, enflasyon ve kur oynaklığının sektör açısından en kritik riskler olduğunu söyledi. Özellikle bölgesel çatışmaların tedarik zinciri ve enerji maliyetleri üzerinden sigorta hasarlarını artırabileceğini belirtti.</p>

<p>Lojistik ve sigorta maliyetlerindeki artışın hasar maliyetlerine doğrudan yansıdığını ifade eden Özdemir, taşıma sigortalarında maliyet artışlarının yüzde 30-40 seviyelerine ulaşabileceğini kaydetti.</p>

<h3><strong>İklim riski fiyatlamanın merkezinde</strong></h3>

<p>Özdemir, önümüzdeki dönemde hasarların önemli bir kısmının çevresel faktörlerden kaynaklanacağını belirterek, orman yangınları ve sel gibi afetlerin hem Türkiye’de hem dünyada daha sık ve etkili hale geleceğini söyledi.</p>

<p>İklim değişikliğinin reasürans maliyetlerini artıran en önemli faktörlerden biri olduğunu vurgulayan Özdemir, bu risklerin modellenmesinin ise halen önemli zorluklar içerdiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Veri ve yapay zeka ön plana çıkıyor</strong></h3>

<p>Dijitalleşmenin sektördeki rolüne de değinen Özdemir, özellikle hasar süreçlerinde yapay zekâ uygulamalarının önemli avantajlar sağladığını belirtti. Veri kullanımının reasürans tarafında kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Özdemir, doğru analiz ve karar süreçlerinin rekabette belirleyici olduğunu söyledi.</p>

<h3><strong>“Sigorta bir maliyet değil, koruma aracıdır”</strong></h3>

<p>Deprem riskinin Türkiye için kaçınılmaz bir gerçek olduğuna dikkat çeken Özdemir, mevcut sigorta ve reasürans sisteminin güçlü bir koruma sağladığını ancak bu korumanın bir maliyeti olduğunu ifade etti.</p>

<p>Sigortanın <strong>ekonomik</strong> <strong>kayıpları</strong> telafi etmede en güçlü araçlardan biri olduğunu belirten Özdemir, bireylerin ve işletmelerin varlıklarını mümkün olan en geniş teminatlarla güvence altına almasının büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/reasurans-fiyatlamasinda-deprem-ve-iklim-riski-belirleyici</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/04/fikret-utku-ozdemir-03-1.jpg" type="image/jpeg" length="90287"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sompo Sigorta’dan yeni reklam: “Hızlıca Normale Dön”]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/sompo-sigortadan-yeni-reklam-hizlica-normale-don</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/sompo-sigortadan-yeni-reklam-hizlica-normale-don" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sompo Sigorta, tamamlayıcı sağlık sigortası ürünü için hazırladığı yeni reklam filmiyle, hayatın akışında “normal” olanın değerine dikkat çekiyor. “Hızlıca Normale Dön” mesajıyla ekranlara taşınan filmde, beklenmedik sağlık sorunlarının hayatı kesintiye uğratabileceği vurgulanırken; sunulan hızlı ve pratik çözümler sayesinde sürecin kolayca yönetilebildiği ve hayatın kaldığı yerden devam edebildiği anlatılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yılın başında kasko ürünü ile başlayan “Normal’e Dön” kampanyasının ikinci filmi bu defa ‘sağlık’ odağında Haziran sonuna kadar televizyon, radyo ve dijital platformlarda yayında olacak.</p>

<p>Hayatın akışında “normal” kabul edilen sağlıklı ve aktif yaşamın aslında ne kadar kıymetli olduğuna dikkat çeken reklam filmi, bu rutinin beklenmedik sağlık sorunlarıyla kolayca kesintiye uğrayabileceği gerçeğinden yola çıkıyor. Sompo Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nın sunduğu hızlı hizmet, kolay süreç yönetimi ve Sompo Mobilo üzerinden kolay bir şekilde anlaşmalı kurum bilgisine ulaşılarak, kullanıcıların kısa sürede hayatlarına kaldıkları yerden devam edebileceği vurgulanıyor. Film, “hızlıca normale dönme” vaadini merkeze alarak, sağlıkta yaşanan beklenmedik durumların hayatı durdurmak zorunda olmadığını güçlü bir şekilde ortaya koyuyor.</p>

<p>Sompo Sigorta bu kampanya ile aktif yaşam temposuna sahip, sağlığına önem veren ve hayatında kesinti yaşamak istemeyen tüm bireyler başta olmak üzere geniş bir kitleye sesleniyor. Marka, sağlıkta yaşanan beklenmedik durumların hayatı durdurmak zorunda olmadığı mesajını görünür kılmayı hedefliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><em><u>“Sunduğumuz hızlı çözümlerle, hayatın kaldığı yerden devam etmesini sağlıyoruz”</u></em></strong></p>

<p><strong>Sompo Sigorta Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Burak Bayhan,</strong> reklam filmine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:<em> “Hayatın akışında çoğu zaman fark etmeden sürdürdüğümüz ‘normal’ anların aslında en büyük konforumuz olduğunu hatırlatmak istedik. Beklenmedik sağlık sorunları bu akışı bir anda kesintiye uğratabiliyor. Sompo Tamamlayıcı Sağlık Sigortası ile sunduğumuz hızlı, pratik ve erişilebilir çözümler sayesinde müşterilerimizin kısa sürede, hayatlarına kaldıkları yerden devam edebilmelerini sağlıyoruz. Bu filmle birlikte, sağlığın risk altına girdiği anlarda hayatın durmak zorunda olmadığını güçlü bir şekilde anlatıyoruz.”</em></p>

<p>Indie İstanbul imzası taşıyan reklam filmi, Riders Film prodüksiyonuyla ve Gürcan Güreşçi yönetmenliğinde hayata geçirildi. 6 Nisan akşamı yayına giren kampanya, televizyon ve radyo mecralarında 5–19 Haziran tarihleri arasında, dijital platformlarda ise ağustos ayına kadar yayında olacak.</p>

<p>Reklam Filmi: <a href="https://youtu.be/xZuZeCvp7Ek?si=Ge6rcikbi0TTTSVC" rel="nofollow">https://youtu.be/xZuZeCvp7Ek?si=Ge6rcikbi0TTTSVC</a></p>

<p><strong>KÜNYE:</strong></p>

<p>Reklamveren: Sompo Sigorta</p>

<p>Reklamveren Yetkilisi: Burak Bayhan, Elçin Agazade Cida</p>

<p>Reklam Ajansı: Indie İstanbul</p>

<p>Ajans Başkanı: Güngör Türkömer<br />
Genel Müdür / Stratejik Planlama: Gözde Yılmaz</p>

<p>Kreatif Direktör: Ali Hikmet Yavuz, Kemal Hayıt,<br />
Yaratıcı Ekip: Öykü Kaya, Yiğitcan Çakır</p>

<p>Ajans Prodüktörü: Burçin Şimşek</p>

<p>Müşteri Grubu: Sude Erdoğan, Ayşe Küçükyılmaz</p>

<p>Yapım Şirketi: Riders Film</p>

<p>Prodüktör: Damla Sel, Yaren Demir</p>

<p>Yönetmen: Gürcan Güreşçi</p>

<p>Görüntü Yönetmeni (D.O.P): Ahmet Açıkkol</p>

<p>Medya Planlama: MG Media</p>

<p>Mecra: TV, radyo, dijital mecralar</p>

<p>Reklam Filmi Süresi: 35 saniye</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/sompo-sigortadan-yeni-reklam-hizlica-normale-don</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/04/t-s-s-reklam.png" type="image/jpeg" length="62865"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trafik sigortasında yeni dönem: Hasar süreçlerinde reform]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/trafik-sigortasinda-yeni-donem-hasar-sureclerinde-reform</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/trafik-sigortasinda-yeni-donem-hasar-sureclerinde-reform" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Noyan Doğan’ın köşesinde aktardığı bilgilere göre, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkanı Davut Menteş, trafik sigortasında hasar süreçlerine yönelik kapsamlı reformların devreye alındığını açıkladı. Nisan ayı başında uygulamaya giren düzenlemeler, ilk etapta üç ilde uygulanırken temmuz ayında Türkiye genelinde yürürlüğe girecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hürriyet Yazarı Noyan Doğan’ın yazısına göre SEDDK’nın tespitleri, <strong>trafik sigortası</strong>nda özellikle değer kaybı tazminatlarında her 100 hasarın yaklaşık 50’sinin sigorta şirketleri ile vatandaşlar arasında uyuşmazlığa dönüştüğünü ortaya koyuyor. Bu uyuşmazlıkların önemli kısmının, kendilerini <strong>“hasar aracısı” </strong>veya “danışman” olarak tanıtan bazı yapıların yanlış yönlendirmelerinden kaynaklandığı belirtiliyor.</p>

<p>2025 yılı içinde bu nedenle anlaşmazlığa dönüşen dosya sayısının 600 bine ulaştığı ifade ediliyor.</p>

<h3><strong>4 aşamalı reform devrede</strong></h3>

<p>Yazıda aktarıldığına göre SEDDK’nın başlattığı hasar reformu dört ana aşamadan oluşuyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>-Hasar tespiti yapacak eksperlerin merkezi sistem üzerinden “akıllı atama” ile belirlenmesi</p>

<p>-Değer kaybı tazminatına standart getirilmesi</p>

<p>-Eksperlerin, talep olmasa bile değer kaybı hesaplamasını rapora eklemesi</p>

<p>-Hasar aracılığı faaliyetlerinin sınırlandırılması</p>

<p>İlk üç aşamanın uygulamaya alındığı, son aşamanın ise kısa süre içinde devreye gireceği belirtiliyor.</p>

<h3><strong>“Hasar aracılığına sınırlama geliyor”</strong></h3>

<p>Davut Menteş’in açıklamalarına yer veren Doğan, son aşamayla birlikte hasar aracılığı faaliyetlerinin büyük ölçüde ortadan kaldırılacağını aktarıyor. Kurallara uymayanlara karşı adli süreçlerin de başlatılacağı ifade ediliyor.</p>

<h3><strong>Hedef: Uyuşmazlıkları 100 binin altına düşürmek</strong></h3>

<p>Yazıya göre reformun hedefi, değer kaybı kaynaklı uyuşmazlıkları ciddi ölçüde azaltmak. 600 bin seviyesindeki dosya sayısının yıl sonunda yarıya, sonraki yıl ise 100 binin altına düşürülmesi planlanıyor.</p>

<h3><strong>“Vatandaşın cebi etkileniyor”</strong></h3>

<p>Doğan’ın aktardığına göre Menteş, düzenlemelere yönelik eleştirilere de yanıt vererek, hasar aracılarının kazadan hemen sonra vatandaşları “sigorta ödemez” şeklinde yönlendirmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Bu durumun hem sigorta şirketlerine hem de dolaylı olarak sigortalılara mali yük getirdiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/trafik-sigortasinda-yeni-donem-hasar-sureclerinde-reform</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 09:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/04/yaralanmali-trafik-kazasi.jpg" type="image/jpeg" length="62352"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Global Riskler Zirvesi’nde Anadolu Sigorta’dan geleceğin risklerine dair mesajlar]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/global-riskler-zirvesinde-anadolu-sigortadan-gelecegin-risklerine-dair-mesajlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/global-riskler-zirvesinde-anadolu-sigortadan-gelecegin-risklerine-dair-mesajlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurumsal Risk Yönetimi Derneği’nin (KRYD) bu yıl 12’ncisini düzenlediği Global Riskler Zirvesi, 10 Nisan’da Sabancı Center’da iş dünyasının önde gelen temsilcilerini buluşturdu. “Nasıl Yönetiriz? Belirsizlikten Dayanıklılığa…” mottosuyla kurgulanan zirvede Anadolu Sigorta Genel Müdürü Z. Mehmet Tuğtan da konuşmacı olarak yer aldı. Tuğtan rekabetten rekaberliğe evrilen iş yapış biçimleri, riskleri, yapay zekâ ve veri analitiğinin risk yönetimine etkisi gibi başlıkları değerlendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kurumsal Risk Yönetimi Derneği (KRYD) tarafından bu yıl 12’ncisi düzenlenen Global Riskler Zirvesi, 10 Nisan’da Sabancı Center’da gerçekleştirildi. İş dünyasının ve kurumların çok katmanlı belirsizliklerle karşı karşıya olduğu bir dönemde düzenlenen zirve, “Nasıl Yönetiriz? Belirsizlikten Dayanıklılığa…” mottosuyla öne çıktı. Zirveye katılan Anadolu Sigorta Genel Müdürü Z. Mehmet Tuğtan, konuşmasında sigorta sektörünün dönüşümüne ve risk yönetiminin değişen rolüne dikkat çekti.</p>

<p><strong>“Rekabet, değişen koşullarda iş birliği fırsatına dönüşüyor”</strong></p>

<p>Tuğtan, risk yönetiminin kapsamının köklü biçimde değiştiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Riskler büyüyor, karmaşıklaşıyor ve bedeller artıyor. Özellikle sınai ve ticari gibi büyük işlerde sigorta şirketleri arasında riskin paylaşılması çok önemli. Bu anlamda rekabet artık değişen koşullarda iş birliği fırsatına dönüşüyor. Sektördeki oyuncuların birbirlerine destek olarak bütün bu riskleri ortak yönetmesi sektör için çok faydalı. Aynı işlerde farklı bakış açılarıyla hareket ettiğimiz çok nokta var ama bütün bu değişen koşullar ve artan risklerde birlikte hareket etmek durumundayız.”</p>

<p><strong>“Sigortalılığı artırırken bir yandan sermaye ve reasürans kapasitemizi de artırmamız gerek”</strong></p>

<p>Siber riskler ve jeopolitik risklerin çok önemli ve mutlak surette bugünden birtakım önlemler gerektirdiğini belirten Tuğtan: “Ama bunlar toplum için hala primitif düzeyde. Bugün Türkiye’deki en büyük risk siber risktir dediğimiz zaman yanılsama yaşarız. Bugün Türkiye’deki en büyük risk hala olası bir Marmara depremidir. Maraş depremi döneminde bir hesaplama yapmıştık. Olası bir Marmara depremine baktığımız zaman, büyük ihtimalle aynı şiddette bir deprem olması durumunda 6-7 katı bir sigortalı hasarıyla karşı karşıya kalırız. Dolayısıyla bir yandan sigortalılığı artırırken bir yandan sermaye ve reasürans kapasitemizi nasıl artıracağımızın peşinde olmamız lazım” dedi.</p>

<p><strong>“Sigorta sektöründe önleyici teknolojiler geliştiriyoruz”</strong></p>

<p>Sigorta sektöründeki teknolojik dönüşüme de değinen Tuğtan, sigorta sektöründe teknolojinin önleyici rolüne de değindi: “Yapay zekâ ve veri analitiği sigorta sektörünü köklü bir şekilde dönüştürüyor. Biz işimizin her aşamasında teknolojiyi kullanıyor, geleceğe yönelik uygulamalar hayata geçiriyoruz. Örneğin henüz olmayan ama gelecekte çıkma olasılığı mümkün olan kritik hastalık tahminlemesi yapıyoruz, önlemler alması için sigortalılara uyarıda bulunuyoruz. Benzer şekilde henüz olmayan ama bazı bölgelerde bazı hastalıkların çıkma ihtimaline dair coğrafi hastalık haritası çıkarıyoruz. Giyilebilir cihaz entegrasyonları yapıyoruz. Kasko başka olmak üzere diğer alanlarda da benzer teknolojileri uygulamaya aldık.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zirvede yapılan değerlendirmeler, iş dünyasının karşı karşıya olduğu belirsizliklerin artık kalıcı bir gerçeklik haline geldiğini bir kez daha ortaya koydu. Bu yeni dönemde kurumlar için başarı; yalnızca riskleri tespit etmekten değil, bu riskleri doğru yönetmekten ve dayanıklılıklarını sürekli güçlendirmekten geçiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/global-riskler-zirvesinde-anadolu-sigortadan-gelecegin-risklerine-dair-mesajlar</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/04/b15dd729-a7ce-4f7b-b910-2d9f69a656aa.jpg" type="image/jpeg" length="83771"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anadolu Sigorta’dan sürdürülebilirlik başarısı: Berna Semiz Ergüntan ilk 50’de]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/anadolu-sigortadan-surdurulebilirlik-basarisi-berna-semiz-erguntan-ilk-50de</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/anadolu-sigortadan-surdurulebilirlik-basarisi-berna-semiz-erguntan-ilk-50de" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fast Company Türkiye tarafından hazırlanan “Türkiye’nin Fark Yaratan Sürdürülebilirlik Liderleri” listesinde Anadolu Sigorta Kurumsal İletişim, Sürdürülebilirlik ve Afet Yönetimi Koordinatörü Berna Semiz Ergüntan, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarıyla ilk 50 lider arasında yer aldı. Listeye giren isimler; vizyonları, hayata geçirdikleri projeler ve yarattıkları etki doğrultusunda alanında uzman jüri üyeleri tarafından değerlendirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Fast Company Türkiye</strong>’nin her yıl gerçekleştirdiği “Türkiye’nin Fark Yaratan Sürdürülebilirlik Liderleri” araştırmasının sonuçları açıklandı. Anadolu Sigorta Kurumsal İletişim, Sürdürülebilirlik ve Afet Yönetimi Koordinatörü Berna Semiz Ergüntan, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarıyla ilk 50 lider arasında gösterildi. Ödül töreni ise 9 Nisan’da İstanbul’da İş Kuleleri İş Sanat Oditoryumu’nda gerçekleştirildi.</p>

<p>Listeye giren liderler; kurumlarında ve toplum genelinde yarattıkları dönüşüm, geliştirdikleri projeler ve ortaya koydukları somut katkılar çerçevesinde, farklı disiplinlerden uzmanların yer aldığı jüri tarafından kapsamlı bir değerlendirme sürecinden geçirildi.</p>

<p>Anadolu Sigorta, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil; iş modelinin merkezinde konumlanan stratejik bir öncelik olarak ele alıyor. Şirket; çevresel etkiyi azaltmaya yönelik uygulamaları, toplumsal fayda odaklı projeleri ve güçlü yönetişim anlayışıyla uzun vadeli değer üretimine odaklanıyor ve bu kapsamda hayata geçirdiği Ormanın Gözleri, Anadolu Kütüphaneleri ve Kurtaran Araç gibi projeleriyle farklı alanlarda somut katkı sunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan <strong>Anadolu Sigorta Kurumsal İletişim, Sürdürülebilirlik ve Afet Yönetimi Koordinatörü Berna Semiz Ergüntan:</strong> “Fast Company Türkiye tarafından hazırlanan ‘Türkiye’nin Fark Yaratan Sürdürülebilirlik Liderleri’ listesinde yer almak, Anadolu Sigorta olarak sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin merkezine alma konusundaki kararlılığımızın önemli bir göstergesi ve sonucu. Sürdürülebilirliği yalnızca çevresel başlıklarla sınırlamıyor; sosyal etkiyi artıran, afetlere karşı dayanıklılığı güçlendiren ve güçlü yönetişim anlayışını destekleyen bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Bu doğrultuda hayata geçirdiğimiz projelerin ve attığımız somut adımların böylesine saygın bir platformda karşılık bulması bizim için son derece değerli. Aynı zamanda bu tür çalışmaların daha geniş kitlelere ulaşmasına ve sürdürülebilirlik alanında farkındalığın artmasına katkı sağladığına inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de daha sürdürülebilir, daha dirençli ve daha kapsayıcı bir gelecek için sorumluluk almaya, iş birlikleri geliştirmeye ve değer üretmeye devam edeceğiz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/anadolu-sigortadan-surdurulebilirlik-basarisi-berna-semiz-erguntan-ilk-50de</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 17:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/04/anadolu-13.jpg" type="image/jpeg" length="34538"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ALC Servis’te dijital dönüşüm ve 21 yıllık başarı hikayesi]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/alc-serviste-dijital-donusum-ve-21-yillik-basari-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/alc-serviste-dijital-donusum-ve-21-yillik-basari-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sigorta Postası'na özel konuşan ALC Servis Genel Müdürü Mahmut Şevluk, ALC Servis’in 21 yıllık hikayesini, sektördeki yaygın servis ağı ve dijital dönüşüm çalışmalarını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sigorta Postası'na özel konuşan ALC Servis Genel Müdürü Mahmut Şevluk, ALC Servis’in 21 yıllık hikayesini, sektördeki yaygın servis ağı ve dijital dönüşüm çalışmalarını anlattı.</p>

<p><strong>Sektörü tanıyoruz, yıllardır sektördesiniz ama sizi tanımayanlar için hem hikayenizi hem de markalarınızın tarihini ve şu anki konumunu anlatır mısınız?</strong></p>

<p><strong>“ALC’de doğdum, ALC’de büyüdüm”</strong></p>

<p>Şöyle arz edeyim, ailem hariç herkes telefonuna beni ya "ALC Mahmut" ya da "Mahmut ALC" olarak kaydetmiştir. 2007 yılında ALC ailesine işçi danışmanı olarak başladım ve 2013 yılına kadar danışmanlık yaptım. 2013 yılı sonrasında ALC Servis Genel Müdürlüğü’nde Genel Müdür Yardımcısı olarak görevime devam ettim. Yaklaşık yedi-sekiz yıl boyunca bu görevde çalıştım. 2021 yılında da ALC’nin Genel Müdürü olarak göreve başladım. 17 Mart 1990 doğumluyum, evli ve iki çocuk babasıyım. Dolayısıyla ALC’de doğdum, ALC’de büyüdüm diyebilirim. İnşallah önümüzde daha çok yol var, işimizi büyütmeye devam ediyor olacağız.</p>

<p><strong>ALC Servis sigorta sisteminde nasıl bir yer tutuyor?</strong></p>

<p>ALC markası 5 Mayıs 2005 yılında kuruldu. Sektörde satış sonrası hizmetlerde, özellikle mobil parça onarım prosesinde hizmet vermek üzere kurulmuş bir marka. 2013 yılında biz markanın tüm bayi ağını ve marka patentini devraldık. 2013 yılından beri yönetim tamamıyla bizde, yani yaklaşık on üç yıl oldu. Bu zaman zarfı içerisinde ALC markası sadece mobil parça prosesinde değil, hasar onarım, mini onarım ve mobil parça onarımı proseslerinde sigorta sektörüne hizmet vermekte. Tabii bunun yanı sıra periyodik bakım, mekanik onarım ve oto bakım-koruma üzerine de sigortalılara çeşitli hizmetler sunuyor.</p>

<p><strong>“21 yıldır bu markanın yanındayız”</strong></p>

<p>Markamız bu sene 21. yılını kutlayacak. İnşallah Kıbrıs’ta bir bayi toplantısıyla bunu gerçekleştiriyor olacağız, bunun da haberini buradan vermiş olayım. 21 yıldır bu markanın yanındayız. Son üç-üç buçuk sene içerisinde yeni markalar oluşturduk. Şu an toplamda altı grup markamız var: <strong>Türk Asistans, Sovtajyeri, ATC Yazılım, Alcar Filo</strong> ve <strong>ALC Servis</strong>. Bunların kimisi kapalı devre hizmet veriyor, yani sadece bayilerimize ve grup markalarımıza hizmet etmek üzere kuruldu, kimisi de doğrudan bireysele hitap ediyor. Bazı markalarımız da yine sigorta şirketlerinin sigortalılarına hizmet vermek üzere kurulmuş ve büyüyen markalardır.</p>

<p>Ancak ifade ettiğim gibi, ALC 21. yılını kutluyor ve sektörde herkes beni "Mahmut ALC" olarak biliyor. Bu ismi ve markayı koruyup kollamak, bizden sonraki nesillere bırakmak benim yegane görevim. Ben üç kardeşin ortancasıyım, kardeşim endüstri mühendisi, en küçüğümüz ise aktüer. Aile şirketi olduğumuz için büyük amcam Arif Bey’in oğlu da yazılım üzerine lisansını tamamladı ve şu an ATC Yazılım markamızın proje yöneticisi. Onun bir küçüğü yine endüstri, diğeri de aktüer. Takdir edersiniz ki aile şirketleri, sadece para kazanmaktan ziyade kendinden sonra gelen nesillere iş bırakmak üzerine kuruludur.</p>

<p>Ben ALC markasını "genç girişimci" vizyonuyla değerlendiriyorum. Tüccarlar para kazandıkça mutlu olurlar, girişimciler ise başarıyla mutlu olurlar. Biz bu markayı devraldığımızda tek bir servis noktası vardı; bugün ALC Servis’in Türkiye’de 9 şubesi, yurt dışında da Londra ve Kıbrıs olmak üzere 2 şubesi var. Bunun yanı sıra altı grup markası oluştu. En büyük hedefim, bu markayı sürdürülebilir bir şekilde bizden sonraki nesillere bırakmak ve geliştirmektir.</p>

<p><strong>"Değiştirmiyoruz, onarıyoruz, orijinalliği koruyoruz" mottosu nereden çıktı ve markanın merkezine nasıl yerleşti?</strong></p>

<p>2005 yılında kurulan markamız, başlangıçta kendini "küçük hasar uzmanı" olarak konumlandırmıştı. Ancak ALC Servis sadece küçük hasarları yapmıyor, hasar ekosisteminde sigortalılara uçtan uca hasar yönetim hizmeti de veriyor. Dolayısıyla yeni bir mottoya ihtiyacımız vardı. Özellikle 2021 yılında genel müdürlüğümüzü taşıdıktan sonra yönetim kurulu olarak bir karar aldık. "Kurumsal Esnaf" kavramını çok beğenmiştik, çünkü esnaf vizyonunu ve samimiyetini asla kaybetmememiz, müşteriye karşı o duruşu korumamız gerekiyordu ama kurumsal duruşumuzu da her zaman göstermeliydik. Bu vesileyle 2021 yılında <strong>"Değiştirmiyoruz, onarıyoruz, orijinalliği koruyoruz"</strong> mottosuyla yola çıktık.</p>

<p>Peki, bu sigorta şirketlerine nasıl bir fayda sağladı? Sigorta şirketleri, hasar maliyetlerini yönetmek adına parça değiştirmek yerine onarım mantığını çok benimsedi. Özellikle pandemiden sonra yedek parça tedarik sürecinin uzaması ve maliyetlerin artması, buna bağlı olarak ikame araç maliyetlerinin yükselmesi, sigorta şirketlerinin öncelikle onarım yolunu tercih etmesine vesile oldu. Bu da hem zincir servislerin hem de nitelikli onarım yapan firmaların verdiği hizmetin değerini artırdı.</p>

<p><strong>Hasarlı bir aracın servis süreci nasıl işliyor?</strong></p>

<p>Bir sigortalı hasar gerçekleştikten sonra servise başvurduğunda, öncelikle hasarın sigorta kapsamında olup olmadığını anlamak için hasar evrakları istenir. Sonrasında zabıt veya beyan temin edilir ve ilgili sigorta şirketinden sistem üzerinden hasar dosyası açılır. Ardından devletin bağımsız denetçisi olan kıymetli eksperler servisimize gelerek hasar tespiti yaparlar. Tespit sonrası onarım başlar, sigorta şirketi yedek parça tedarik sürecini yönetir ve parçalar servisimize sevk edildikten sonra montaj ve onarım tamamlanır. Kalite kontrolü sağlandıktan sonra araç sigortalıya teslim edilir.</p>

<p><strong>“CRM sürecini titizlikle yürütüyoruz”</strong></p>

<p>Fakat bizim işimiz burada bitmiyor. Aracı teslim ettikten sonra CRM hizmetimiz devreye giriyor. Neticede vermiş olduğumuz bir hizmet var. Türk Ticaret Kanunu gereği yapılan iş iki yıl boyunca garanti kapsamındadır. Hem bu garantinin takibi hem de müşteri memnuniyetini ölçerek hedeflerimizi belirlemek adına bu CRM sürecini titizlikle yürütüyoruz.</p>

<p><strong>Oto hasar onarımında sektörün hala kıramadığı en büyük "ezber" nedir?</strong></p>

<p>Aslında buna sektörün değil de, "sigortalının" kıramadığı ezber diyelim. Neden derseniz; hepimiz araç sahibiyiz, poliçe yaptırıyoruz ama genellikle risk gerçekleştiğinde açıp poliçemize bakıyoruz. Ne satın aldığımızın tam olarak farkında değiliz. Poliçe yaptırırken "en ucuzu olsun" mantığıyla hareket ediliyor ancak bugün kasko prim bedelleri neredeyse trafik priminden daha kritik hale geldi. Sigorta bilincinin tüketici tarafında daha fazla gelişmesi lazım, ne satın aldığını poliçeyi yaptırdığı an kontrol etmeli.</p>

<p><strong>“Sigortalıların poliçe içeriğini mutlaka okumalarını tavsiye ediyorum”</strong></p>

<p>Asistans hizmetleri de buna bağlı. Sigortalı, poliçesinde ikame araç süresini örneğin 2x7 gün mü, süresiz mi? veya diğer detayları hasar anında öğrendiğinde, eğer beklentisi karşılanmazsa mağduriyet ve şikayet oluşuyor. Bu yüzden sigortalıların poliçe içeriğini mutlaka okumalarını tavsiye ediyorum. Bizler sigorta şirketleriyle projeler geliştiriyoruz, bazı projelerde süresiz ikame araç, bazılarında pasta cila veya oto bakım indirimleri gibi avantajlar sunuyoruz. Sigortalı, şirketi tarafından bize yönlendirildiğinde buranın belli bir standartta hizmet verdiğini biliyor. Biz aslında sigorta şirketlerinin de bir nevi sorumluluğunu üstleniyoruz, çünkü "sigortacı hasar anında belli olur" derler. Biz iyi hizmet verirsek sigorta şirketi de müşterisini korumuş olur.</p>

<p><strong>Hasar onarım süreçlerinde dijitalleşme sizin için ne ifade ediyor?</strong></p>

<p><strong>“Yazılım, bizim geleceğimizi şekillendirecek en önemli husus”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2021 yılından beri genel müdürüm ancak bu markaya en büyük katma değerim nedir diye sorsaydınız "yazılım" derdim. 2013 yılında yönetimi devraldıktan sonra aldığım ilk aksiyon bir yazılım departmanı kurmaktı. 2016 yılında lansmanını yaptığımız <strong>DOST</strong> sistemini şu an tüm Türkiye kullanıyor ve bugüne kadar sistemimiz hiç çökmedi. Yazılım, bizim geleceğimizi şekillendirecek en önemli husustur.</p>

<p>Yaklaşık 6-8 ay önce <strong>ATC Yazılım</strong> adında bir şirket kurduk. Teknopark’ta 170 şirket arasından projemizi sunarak onay aldık. Projemiz, özellikle mobil parça onarım prosesinde karbon salımını azaltmaya, ülke ekonomisine katkı sağlamaya ve geleceğe yeşil bir dünya bırakmaya odaklıdır. Yazılımın bizim için sonu yok, yapay zeka destekli programlarla evrak okumadan süreç yönetimine kadar her aşamayı geliştiriyoruz. İlerleyen süreçte müşteri deneyimini bu dijital altyapıyla daha da farklılaştıracağız.</p>

<p><strong>ALC’nin yaygın servis ağı ve sektördeki konumu nedir?</strong></p>

<p><strong>“Türkiye’nin en yaygın servis hizmet ağı ALC Servis’tedir”</strong></p>

<p>Şu an Türkiye’de 67 franchise ve 9 şube olmak üzere toplam 76 servis noktamız var. Türkiye’nin en yaygın servis hizmet ağı ALC Servis’tedir. Bunu neden hedefledik? Özellikle mini onarım prosesinde sigortalılar lokasyon yakınlığına çok önem veriyor. İstanbul’da trafikten dolayı hesap yapıyoruz ama Anadolu’da insanlar 20 kilometre mesafeyi bile uzak bulabiliyor. Biz şu an 26 sigorta şirketiyle mini onarım projesinde hizmet veriyoruz ve bu alanda en yaygın ağa sahip markayız.</p>

<p>Bu durum sigorta şirketine operasyonel kolaylık sağlıyor. Mini onarım süreçleri ALC gibi asist edilen bir firmaya devredildiğinde, şirketin üzerindeki dosya inceleme ve ödeme planlama yükü kalkıyor. Bizim yükümlülüğümüz hem maliyetlere olumlu katkıda bulunmak hem de memnuniyeti sağlayarak sigortalının bir sonraki yıl poliçesini yenilemesine vesile olmaktır.</p>

<p><strong>Rakiplerinizden farkınız nedir?</strong></p>

<p><strong>“Hasar onarım maliyetlerimiz minimum %30 daha tasarruflu”</strong></p>

<p>Biz "hasar kökenli" bir aileyiz. Hasarın içinden geliyoruz ve ailenin öz kaynaklarından, insan kaynağından maksimum düzeyde faydalanıyoruz. Kendi bünyemizde çok personel yetiştirdik. Yetkili veya özel servislere nazaran hasar onarım maliyetlerimiz minimum <strong>%30 daha tasarruflu</strong>. Yani piyasada 100 bin TL’ye mal olan bir hasar dosyası, ALC Servis’te yaklaşık 70 bin TL civarında sonuçlanabiliyor. En güçlü yanımız bu operasyonel verimliliktir.</p>

<p><strong>Gelecek hedefleriniz nelerdir?</strong></p>

<p><strong>“Hedefimiz bu altı markayı sürdürülebilir kılmak”</strong></p>

<p>ALC, 21 yıldır sektörde olan bir marka. Biz hasar ekosistemini (asistans, yedek parça, yazılım) oluşturduk. Şu an önceliğimiz bu markaları hazmetmek ve operasyonel süreçlerini ATC Yazılım ile daha iyi yönetmek. Şu an için yeni bir şube açma planımız yok, hedefimiz bu altı markayı sürdürülebilir kılmak. Biz tüccar değil girişimciyiz, başarı bizim için itibar ve istikrarı korumakla, yani sürdürülebilirlikle olur. Belki ilerleyen dönemde yeni mottomuz "Sürdürülebilir Tasarruf" olabilir.</p>

<p><strong>Sektöre son mesajınız nedir?</strong></p>

<p><strong>“Sigorta sektöründen beklentimiz farkındalık yaratılmasıdır”</strong></p>

<p>Tüm sektöre ve büyüklerime saygılarımı sunuyorum, onlardan öğrenecek çok şeyimiz var. Sigorta sektöründen beklentimiz farkındalık yaratılmasıdır. Sigorta şirketleri sadece prim üretmeye odaklanmamalı, hasar süreçlerinde ALC gibi sürdürülebilirlik odaklı firmaları daha çok dinlemelidir. 2013 yılında tek bir şubeyken bugün 76 noktaya ulaştık ve bu sistemi yönetecek güçlü bir altyapımız var.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖZEL RÖPORTAJLAR, SÖYLEŞİ</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/alc-serviste-dijital-donusum-ve-21-yillik-basari-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/04/alc-mahmut.jpg" type="image/jpeg" length="77654"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sigorta ve taşımacılıkta risk primi baskısı derinleşiyor]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/sigorta-ve-tasimacilikta-risk-primi-baskisi-derinlesiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/sigorta-ve-tasimacilikta-risk-primi-baskisi-derinlesiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD-İran hattındaki geçici ateşkesin ardından yeniden artan jeopolitik riskler, Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizlikler ve lojistik tıkanıklıklar sigorta maliyetlerini yükseltiyor. Uzmanlara göre artan risk primi, navlun ve enerji maliyetleri küresel enflasyon üzerinde kalıcı baskı oluşturuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD ve İsrail'in İran'a 28 Şubat'ta başlattığı saldırıların ardından İran'ın misillemeleriyle bazı bölge ülkelerine düzenlediği saldırılarla savaşa dönüşen sürecin ardından ABD Başkanı Donald Trump, 8 Nisan'da 2 haftalık ateşkesi kabul ettiğini duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamanın ardından, altının ons fiyatında ve dünya borsalarında artış eğilimi gözlenirken, petrol ve doğal gaz fiyatlarında ise belirgin düşüşler kaydedildi.</p>

<p>Tarafların geçici ateşkes açıklamasına karşın dün akşam saatlerinde İran tarafından gelen ateşkes ihlali yönelik açıklamalar küresel risk iştahını yeniden artırdı.</p>

<p>Uzmanlara göre, ABD ve İran arasındaki ateşkes kalıcı olsa bile devam eden çatışma riskleri, Hürmüz Boğazı'ndaki mayın iddiaları, güvenlik kaygıları, bölgedeki altyapı hasarları ve operasyonel engeller ile mevcut gemi yığılmasına eklenecek yeni geçiş taleplerinin yaratacağı trafik, artan taşımacılık maliyetleri, yüksek sigorta primleri ve navlun giderleri kaynaklı fiyat baskısı nedeniyle arz dengesindeki toparlanmanın gecikmesi küresel enflasyonda kalıcılık riskini artırıyor.</p>

<p>Öte yandan, Dünya Bankası'nın, Afrika, Doğu Asya ve Pasifik, Avrupa ve Orta Asya, Latin Amerika ve Karayipler, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Afganistan ve Pakistan ile Güney Asya ekonomilerine ilişkin 8 Nisan'da yayımladığı bölgesel güncelleme raporlarında da Hürmüz Boğazı'nın kapanması ile enerji ve kamu altyapısının tahrip edilmesinin piyasaları sekteye uğrattığına, finansal oynaklığı artırdığına ve 2026 büyüme görünümünü zayıflattığına işaret edildi.</p>

<p>Raporlarda, yüksek enerji maliyetlerinin üretime etki ettiğine, iç talebi daralttığına, tüketim artışını sınırladığına, belirsizliğin yatırımları etkilediğine, çatışmaların verimliliği düşürdüğüne, özel sektör dinamizmini kısıtladığına ve iş gücü piyasasında zorluklara neden olduğuna işaret edilerek, söz konusu bölgelerdeki ülkelerin büyümesinin olumsuz yönde etkilenmesinin beklendiği bildirildi.</p>

<h2><strong>"Kalıcı iyileşme ancak uzun vadede ve yapısal toparlanmayla mümkün olur"</strong></h2>

<p>Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arzu Al, AA muhabirine yaptığı açıklamada, piyasalarda korku kaynaklı spekülatif fiyatlama etkilerinin ABD ve İran arasındaki geçici ateşkesle birlikte zayıflamaya başladığını, fiyat düşüşlerinde belirli seviyelerde gözlenen direncin, kalıcı iyileşmenin ancak uzun vadede ve yapısal toparlanmayla mümkün olacağına işaret ettiğini söyledi.</p>

<p><img height="540" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/04/09/c92f9c72451635f9ce3783bd62e88618.jpg" width="960" /></p>

<p>Al, krizin ilk safhasındaki ani fiyat artışları durmuş olsa dahi, enerji altyapısındaki tahribat ve lojistik tıkanıklıkların maliyetlerin taban seviyelere gerilemesini engellediğini belirterek, şunları kaydetti:</p>

<p>"Uluslararası ekonomi mimarisi verimlilik yerine güvenlik odaklı bir modele evrilirken, arz güvenliği sigortası bedelleri maliyetleri yukarı yönlü tetikler. Enerji fiyatlarının imalat sanayisi üzerindeki daraltıcı etkisi kalıcı ve anlamlı bir nitelik taşır. Enerji, navlun ve sigorta giderleri sebebiyle biriken maliyet yükü, fiyatların aşağı yönlü hareketini kısıtlayan en kuvvetli settir. Barış ortamı sağlansa dahi üretim kapasitesindeki kayıplar ile sigorta masrafları toparlanma sürecini zamana yayar. Bölgesel gerilimlerin bıraktığı derin izler ve stratejik dayanıklılık arayışı, piyasa dengesinin hızla kurulmasının önünde engel teşkil eder."</p>

<p>Prof. Dr. Al, Hürmüz Boğazı geçişlerinin ateşkesin ardından kısmen ya da tamamen normale dönmesi halinde bile arz krizindeki yapısal bozulma nedeniyle toparlanmanın hızlı gerçekleşmesine ancak sınırlı ölçüde imkan tanıyacağını ifade etti.</p>

<p>Yapısal hasarlar ve operasyonel engeller bertaraf edilmeden krizin sona ermeyeceğini belirten Al, şöyle devam etti:</p>

<p>"Bölgedeki enerji üretim tesisleri ile kritik lojistik altyapısında vuku bulan ağır fiziki tahribat, arz kapasitesinin eski verimlilik düzeylerine rücusunu imkansız kılar. Mevcut gemi yığılması ile yeni taleplerin doğurduğu trafik yoğunluğu, taşımacılık maliyetlerini ve sigorta primlerini yüksek seviyelerde sabitler. Küresel politik ekonomide hakim olan maliyet minimizasyonu paradigması yerini stratejik dayanıklılığa bırakırken, yetersiz arz ve artan navlun giderleri fiyat baskısını sürekli kılar."</p>

<h2><strong>Fiyatların yüksekliği enflasyonist baskıların gecikmeli ve kalıcı hale gelme riskini artırıyor</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Al, mevcut jeopolitik konjonktürde enerji krizi, arz şokları, güvenlik endişeleri, darboğazlar ve birikmiş talep baskısının yanı sıra artan taşımacılık maliyetleri ile sigorta primlerinin, fiyatların yüksek seviyelerde kalmasına yol açarak enflasyonist baskıların gecikmeli ve kalıcı hale gelme riskini artırdığını söyledi.</p>

<p>Hürmüz Boğazı kaynaklı arz sarsıntılarının doğurduğu kalıcı enflasyon baskıları karşısında para yönetimlerinin, sıkı duruşlarını koruyarak maliyet etkisinin genelleşmesini engellemeye odaklanacaklarını ifade eden Al, beklenti yönetiminin, piyasadaki güven kaybını durdurmak ve fiyatlama davranışlarını düzene sokmak için kullanılan en güçlü enstrüman olduğuna dikkati çekti.</p>

<p>Arzu Al, çıktı açığının seyrinin, ekonomideki yavaşlama ile mücadele kararlılığını şekillendirirken, yukarı yönlü tahminlerin faizlerin yüksek kalma süresini tayin ettiğini anlatarak, "Faiz artırımı ihtimali, maliyet itmeli baskıların ücretlere eklenmesi ve fiyat artışlarının yapısal bir nitelik kazanması durumunda masada kalır. Siyasi takvim kaynaklı faiz indirimi beklentileri ise arz krizinin gerçek maliyetleriyle çatışarak öngörülebilirliği zayıflatır. Küresel istikrarı sağlamak, kararlı ve kısıtlayıcı adımların devamını zorunlu kılar." değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/sigorta-ve-tasimacilikta-risk-primi-baskisi-derinlesiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 16:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-10-at-165407.jpeg" type="image/jpeg" length="51039"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Koruyucu ailelere sigorta prim desteği düzenlemesi TBMM’den geçti]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/koruyucu-ailelere-sigorta-prim-destegi-duzenlemesi-tbmmden-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/koruyucu-ailelere-sigorta-prim-destegi-duzenlemesi-tbmmden-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM’de kabul edilen düzenlemeyle, koruyucu ailelere isteğe bağlı sigorta prim desteği sağlanacak, sosyal güvencesi olmayan ailelerin prim ödemeleri devlet tarafından karşılanabilecek. Ayrıca sosyal ve ekonomik destek sisteminde kapsam ve ödeme esasları yeniden düzenleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Genel Kurulda kabul edilen maddelere göre,<strong> Gelir Vergisi Kanunu'</strong>nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, Darülaceze'ye yapılacak gıda, temizlik, giyecek ve yakacak bağışları ile diğer bağış ve yardımlar gelir vergisi istisnası kapsamına alınacak.</p>

<p>Devlet Memurları Kanunu'nda yapılan değişiklikle, kadın memura verilecek ücretli doğum sonrası izin süresi 8 haftadan 16 haftaya çıkarılacak, sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla belgeleyen kadın memurun, isteği halinde doğumdan önceki izin süresinden doğum sonrasına aktarabileceği süre bir hafta artırılacak.</p>

<p>Düzenlemeye göre, kadın memura doğumdan önce 8, doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta süreyle analık izni verilecek. Ancak beklenen doğum tarihinden 8 hafta öncesine kadar sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla belgeleyen kadın memur, isteği halinde doğumdan önceki 2 haftaya kadar kurumunda çalışabilecek.</p>

<p>Devlet memurlarının koruyucu aile olmaya teşvik edilmesi, koruyucu aile sayısının artmasıyla daha fazla çocuğun aile yanında bakımının sağlanması, koruyucu aileliğin çocuk koruma mekanizmasındaki yerinin güçlendirilmesi ve koruyucu aile ile çocuğun birbirine alışma sürecine destek olunması amacıyla bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan memura, çocuğun koruyucu aile yanına teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine 10 gün izin verilecek.</p>

<h2><strong>Koruyucu ailelerin isteğe bağlı sigorta prim ödemeleri</strong></h2>

<p>65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'da yapılan değişiklikle yersiz yapılan ödemelerin iadesinde kanuni faizin esas alınması öngörülüyor.</p>

<p>Aylığa hak kazanmak üzere düzenlenen belgelerin gerçeğe uymadığı tespit edildiği takdirde, ödenen aylıklar ödeme tarihinden tahsil tarihine kadar kanuni faiziyle hesaplanacak tutarıyla birlikte geri alınacak, belgeleri düzenleyen ve kullananlar hakkında ayrıca genel hükümlere göre ceza kovuşturması yapılacak.</p>

<p>Sosyal Hizmetler Kanunu'na "İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitesi", "Çocuk Evleri Sitesi", "Çocuk Koruma İlk Müdahale ve Değerlendirme Merkezi", "İhtisaslaşma", "Sosyal ve Ekonomik Destek", "Koruyucu Aile", "Merkezi İzleme Sistemi" tanımları ekleniyor.</p>

<p>Devlet korumasındaki çocukların aile ortamında büyümelerini sağlamak, bireysel gelişimlerini desteklemek ve topluma sağlıklı bireyler olarak kazandırılmalarını temin etmek açısından büyük önem taşıyan koruyucu aile sosyal hizmet modeline daha fazla ailenin katılımının teşvik edilmesi için sosyal güvencesi olmayan koruyucu ailelerin sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak isteğe bağlı sigorta prim ödemelerinin yapılması amacıyla Sosyal Hizmetler Kanunu'nda değişiklik yapılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna göre, koruyucu aile sözleşmesi devam eden koruyucu ailelerde eşlerden birinin, sigortalı olarak ay içerisinde 30 günden az çalışması ya da tam gün çalışmaması sebebiyle, isteğe bağlı sigortalı olanlar hariç olmak üzere, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak isteğe bağlı sigortalılık veya iştirakçilik kapsamında ödediği primin, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun ilgili hükmü uyarınca belirlenen prime esas kazanç günlük alt sınırı üzerinden hesaplanacak tutarı, ödeme belgesinin ibrazı halinde aylık ödemelere ilave edilerek karşılanacak. Bu hüküm kapsamında ödeme yapılan kişilerin eşlerinin vefatı halinde de isteğe bağlı sigorta primlerinin karşılanmasına devam edilecek.</p>

<h2><strong>Çocukların ailesi veya yakını yanında bakımı ve desteklenmesi</strong></h2>

<p>Genel Kurulda kabul edilen önerge doğrultusunda Sosyal Hizmetler Kanunu'na eklenen hükümde değişiklik yapıldı. Böylece ekonomik desteğin üst sınırı en yüksek devlet memuru aylığı tutarı ile sınırlandırılıyor, yaş ve eğitim durumuna göre destek tutarının belirleneceği hüküm altına alınıyor.</p>

<p>"Sosyal ve ekonomik destek" başlıklı hükme göre, çocukların kuruluş bakımına alınmaksızın ailesi veya yakını yanında bakımı ve desteklenmesi amacıyla koruyucu ve önleyici çalışmalar yapılacak. İhtiyaç duyulması halinde sosyal ve ekonomik sorunların çözülmesine yönelik bölgesel şartlar dikkate alınarak sosyal ve ekonomik destek sağlanacak.</p>

<p>Sosyal ve ekonomik destek geçici ve süreli olarak sağlanabilecek. Destek ödemeleri en yüksek devlet memuru aylığı (ek gösterge dahil) tutarını aşamayacak. Yaş ve öğrenim durumuna göre verilecek destek, üst sınır üzerinden hesaplanarak belirlenecek. Aylık ödenecek süreli ekonomik destek 2 yıla kadar, tek seferlik ödenecek geçici ekonomik destek ise yılda en fazla 2 kez olmak üzere sağlanacak. Geçici ekonomik destek, belirlenen tutarın 3 katına kadar verilebilecek. Sosyal ve ekonomik destek aynı ailede en fazla 2 kişi için sağlanacak.</p>

<p>Sosyal ve ekonomik destek, kural olarak destekten yararlanan çocuğun 18 yaşını doldurmasına kadar sağlanabilecek. Korunma kararı veya bakım tedbiri kararı, reşit olması nedeniyle sona eren kişiler ile sosyal ve ekonomik destek hizmetinden yararlanırken reşit olan ve aralık vermeksizin örgün yüksek öğrenim programlarına devam eden gençler sosyal ve ekonomik destekten 25 yaşını tamamlayana kadar yararlandırılabilecek.</p>

<p>Sosyal ve ekonomik destekten yararlanacakların tespiti, verilecek sosyal destekler ile geçici ve süreli ekonomik destekten faydalananlara yapılacak ödemelere ve ödemelerin sürelerine ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.</p>

<p>Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre çocuğa bakmakla yükümlü olan kimsenin yönetmelikte belirlenen şartları taşımadığı halde aktif bir eylemiyle bundan haksız bir şekilde yararlandığının Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca tespit edilmesi halinde devletçe ödenen meblağın tahsili için ilgililere rücu edilecek.</p>

<p>Kanun teklifinin ilk 6 maddesinin kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl, birleşime ara verdi. Aranın ardından komisyonun yerini almaması üzerine Bingöl, birleşimi saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/koruyucu-ailelere-sigorta-prim-destegi-duzenlemesi-tbmmden-gecti</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/04/koruyucu-aile-nedir-teknosa-1.jpg" type="image/jpeg" length="95650"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emeklilik hayaliniz kabusa dönmesin! Uzman isimden sahte sigorta uyarısı]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/emeklilik-hayaliniz-kabusa-donmesin-uzman-isimden-sahte-sigorta-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/emeklilik-hayaliniz-kabusa-donmesin-uzman-isimden-sahte-sigorta-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SGK'nın denetim ağı, gerçekte çalışmadığı halde bir iş yerinde sigortalı gösterilen kişileri birer birer tespit ediyor. Uzman Özgür Erdursun, eksik gün tamamlamak için tercih edilen "sahte sigortalılık" yönteminin; emekli maaşının kesilmesi, ödenen paraların faiziyle geri istenmesi ve sağlık harcamalarının tahsil edilmesi gibi ağır sonuçları olduğunu vurguladı. Yıllar sonra bile ortaya çıksa emekliliği iptal eden bu süreçte, "fiili çalışma" tek geçerli kriter olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de <strong>sosyal</strong> <strong>güvenlik </strong>sisteminde denetimlerin sıklaşmasıyla birlikte sahte sigortalılık vakaları daha görünür hale geldi. Özgür Erdursun, özellikle fiili çalışma olmadan yapılan sigorta bildirimlerinin uzun vadede ciddi sonuçlar doğurduğunu belirterek vatandaşları uyardı.</p>

<h2><strong>Sahte sigortalılık nasıl ortaya çıkıyor?</strong></h2>

<p>Sahte sigortalılık, bir kişinin gerçekte çalışmadığı halde bir işyerinde sigortalı gibi gösterilmesi anlamına geliyor. Bu durum çoğunlukla akraba veya tanıdık işyerlerinde “hatır için” kayıt yapılması, aracı kişiler üzerinden bilinmeyen işyerlerinden sigorta başlatılması ya da gerçekte faaliyet göstermeyen şirketler üzerinden bildirim yapılması şeklinde görülüyor. Denetimlerde fiili çalışma tespit edilmezse bu kayıtlar geçersiz sayılıyor.</p>

<h2><strong>Prim kazanımı sanılırken hak kaybına dönüşebilir</strong></h2>

<p>Eksik prim günlerini tamamlamak veya daha avantajlı emeklilik şartlarından yararlanmak için tercih edilen bu yöntem, kısa vadede çözüm gibi görünse de uzun vadede ciddi riskler barındırıyor. Sistemde görünen her prim günü geçerli kabul edilmiyor; esas kriterin fiili çalışma olduğu vurgulanıyor. Yıllar sonra yapılan bir inceleme, emeklilik dahil tüm hakların yeniden değerlendirilmesine neden olabiliyor.</p>

<h2><strong>Emeklilik iptali süreci nasıl işliyor?</strong></h2>

<p>Kamuoyunda “emeklilik iptali” olarak bilinen süreç, teknik olarak sigortalılık sürelerinin geçersiz sayılmasıyla başlıyor. Şüpheli dönemler sistemden çıkarıldığında, bu günlere dayanarak yapılan emeklilik hesabı bozuluyor ve bağlanan aylık kesilebiliyor. Bu nedenle belirleyici unsur, sigortalılık süresinin gerçek olup olmadığı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Gerçekten çalıştıysanız ne yapılmalı?</strong></h2>

<p>Fiilen çalıştığını düşünen kişiler için hukuki yollar açık bulunuyor. Ancak bu noktada ispat büyük önem taşıyor. Banka üzerinden yapılan maaş ödemeleri, bordrolar, puantaj kayıtları, işyeri yazışmaları ve tanık beyanları gibi belgeler mahkeme sürecinde belirleyici rol oynuyor. Bu tür kanıtlarla sigortalılığın geçerli olduğu yeniden kabul edilebiliyor.</p>

<h2><strong>Ağır yaptırımlar gündemde</strong></h2>

<p>Sahte sigortalılığın tespit edilmesi halinde sonuçlar oldukça ağır olabiliyor. Geçersiz sayılan prim günleri üzerinden bağlanan emekli maaşları geri istenirken, bayram ikramiyeleri ve sağlık harcamaları da iade kapsamına giriyor. Ayrıca işsizlik maaşı ve sosyal yardımlar gibi ödemeler de faiziyle birlikte geri talep edilebiliyor.</p>

<h2><strong>Uzun vadede büyük mali risk</strong></h2>

<p>“Seni sigortalı gösterelim” şeklinde sunulan tekliflerin önemli riskler taşıdığına dikkat çekiliyor. Ödenen paranın gerçekten SGK’ya aktarılıp aktarılmadığı belirsizliğini korurken, görünen prim günlerinin ileride geçersiz sayılması ihtimali bulunuyor. Bu durum, kısa vadeli kazanç beklentisinin uzun vadede ciddi borçlara dönüşmesine yol açabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>GZT</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>BES, SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/emeklilik-hayaliniz-kabusa-donmesin-uzman-isimden-sahte-sigorta-uyarisi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 16:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/04/indir-1-11.png" type="image/jpeg" length="39048"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya’da sigorta reformu gündemde: Aile tanımı yeniden şekilleniyor]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/almanyada-sigorta-reformu-gundemde-aile-tanimi-yeniden-sekilleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/almanyada-sigorta-reformu-gundemde-aile-tanimi-yeniden-sekilleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da aile sigortasının kapsamını değiştirmeyi hedefleyen öneriler arasında, çocuğu olmayan eşler için primsiz sigortanın kaldırılması dikkat çekiyor; buna karşılık küçük çocuk sahibi aileler için mevcut korumanın sürdürülmesi öngörülüyor. Bu yaklaşım, aile sigortasının evlilik bağına mı yoksa bakım sorumluluğuna mı dayanması gerektiği tartışmasını yeniden gündeme taşıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Almanya’da yasal sağlık sigortası kurumları yıllardır bütçe açığıyla mücadele ediyor. 30 Mart’ta, Federal Sağlık Bakanlığı tarafından görevlendirilen Sağlık Finansmanı Komisyonu (FKG), kapsamlı bir raporla toplam 66 öneri sundu. Komisyonun dikkat çeken önerilerinden biri, <em>“altı yaşın altında çocuğu bulunmayan eşler ve onlara denk yaşam partnerleri için primsiz sağlık sigortasının kaldırılması”</em> oldu.</p>

<p>Burada asıl açıklamaya ihtiyaç duyan nokta, eşlerin primsiz sigorta kapsamından çıkarılması değil, bu hakkın evlilik kurumuna bağlanmış olmasıdır. Primsiz aile sigortasının evlilik temelinde sürdürülmesi yerine, bakım sorumluluğuna göre yeniden düzenlenmesi; hem tüm aileleri daha adil biçimde desteklemek hem de özellikle kadınlar açısından yapısal bağımlılık yaratılmasını önlemek açısından daha tutarlı bir yaklaşım olacaktır.</p>

<h3><strong>Mevcut Kapsamıyla Primsiz Aile Sigortası</strong></h3>

<p>Primsiz aile sigortası, Alman Sosyal Güvenlik Kanunu’nun (SGB V) 10. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, belirli şartlar altında sigortalı bireylerin eşleri, yaşam partnerleri ve çocukları ile bu çocukların çocukları da aile sigortası kapsamında yer alabilir.</p>

<p>Bu kapsamda sigortalanan kişiler, yasal sağlık sigortasında bağımsız bir sigortalı statüsü kazanır ve diğer sigortalılarla aynı korumadan yararlanır; ancak kendileri prim ödemez. Sistem 15,6 milyon eş, partner ve çocuğu kapsamaktadır ve bunların büyük çoğunluğunu çocuklar oluşturmaktadır.</p>

<p>Primsiz aile sigortası, aile yüklerinin dengelenmesine yönelik bir araçtır ve özellikle çocuklu aileler için ciddi bir ekonomik rahatlama sağlar. Çünkü ana sigortalının ödediği prim, aile bireylerinin sayısına göre değil, yalnızca kendi gelirine göre belirlenir. Bu ilke, SGB V’nin 240. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca isteğe bağlı sigorta primi ödeyenler için de geçerlidir.</p>

<h3><strong>Mevcut Sigorta Şartlarıyla Evlilik mi, Aile mi Teşvik Ediliyor?</strong></h3>

<p>Sağlık Finansmanı Komisyonu, eşler ve yaşam partnerleri için primsiz sigorta korumasının kaldırılmasını önermektedir. Buna karşılık, altı yaşından küçük çocuğu bulunan çiftler için bu korumanın sürdürülmesi ve böylece bakım yüklerinin tanınması öngörülmektedir.</p>

<p>Bu yaklaşımın arkasında, hâlâ evlilik (ya da kayıtlı partnerlik) içinde kurulan ailenin, evlilik dışındaki birlikteliklere kıyasla daha fazla korunmaya değer olduğu yönündeki yasal anlayış yatmaktadır. Ancak bu yaklaşım anayasal açıdan sürdürülebilir değildir. Çocuk lehine sağlanan primsiz aile sigortası, aile yüklerinin dengelenmesinin bir parçasıdır ve dayanağını, anayasanın (GG) 6. maddesinin 1. fıkrasında yer alan aileyi teşvik etme yükümlülüğünden alır. Bu hüküm, yasama organına geniş bir takdir alanı tanımaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Federal Anayasa Mahkemesi, yerleşik içtihadında aileyi evlilikten bağımsız olarak <em>“ebeveynler ile çocuklar arasındaki yaşam birliği”</em> şeklinde tanımlamaktadır. Bununla birlikte, GG’nin 6. maddesi evliliğin de teşvik edilmesini öngörür: Eşlerin, tek gelirli ya da çift gelirli evlilik modeli arasında serbestçe seçim yapabilmeleri gerekir. Devlet, evliliği diğer birlikte yaşam biçimlerine kıyasla ayrıcalıklı kılabilir ve mali olarak destekleyebilir. Ancak diğer ilişki biçimlerinin dezavantajlı hâle getirilmesi, nesnel ve makul bir gerekçeye dayanmak zorundadır. Bu nedenle söz konusu reform, anayasanın 6. maddesinde yer alan evliliği ve aileyi teşvik etme yükümlülüklerinin birbiriyle nasıl dengeleneceği sorusunu gündeme getirmektedir.</p>

<h3><strong>Kadınların İş Hayatına Katılımı Aleyhine Yapısal Teşvikler</strong></h3>

<p>Aile bireylerinin primsiz sigorta kapsamında yer alması, Almanya’nın sosyal politikasının uzun süre geleneksel aile modelini temel aldığını gösteren örneklerden biridir. Daha yeni tarihli uygulamalar -ebeveyn parası (Elterngeld) ya da kurumsal çocuk bakımına erişim hakkı gibi- aile politikasının artık destek yükünü yalnızca özel alana bırakmadığını ortaya koymaktadır.<br />
Aile sigortası, tarihsel olarak çalışan birey ile ailesinin korunması gereken bir bütün olduğu anlayışına dayanır. Nitekim 1992 yılına kadar aile kapsamında sigortalanan kişiler, bağımsız bir sigortalı statüsüne değil, yalnızca türev bir sigorta korumasına sahipti. Feminist hukuk çalışmaları, bu sistemi -bakım emeğini en azından dolaylı biçimde tanısa da[1]- kapsamlı şekilde eleştirmiştir.</p>

<p>Zira primsiz aile sigortası, tek gelirli evlilik modelini teşvik etmektedir: Bir çift toplamda tek kazançlı bir birey kadar gelir elde etse bile, gelirler ayrı ayrı değerlendirildiği için daha yüksek prim ödemek durumunda kalabilmektedir.[2] Öte yandan, düşük gelirli ya da sınırlı süreli çalışan bir partner de belirlenen gelir sınırının altında kaldığı sürece bu kapsamda sigortalanabilmektedir. Bu nedenle sigorta kapsamında yer alan yetişkinlerin büyük çoğunluğunu kadınlar oluştururken, ana sigortalı çoğunlukla hâlâ erkektir.</p>

<p>Mevcut sistem, erkeklerin ana gelir sağlayıcı olduğu geleneksel iş bölümü modelini yeniden üretmekte ve kadınların zorunlu sigortaya tabi bir istihdama yönelmesini teşvik etmemektedir. Bu tespit, komisyon raporunda da açık biçimde yer almaktadır.</p>

<h3><strong>Geçmişten Kalan Aile Sigortası Modeli ve Bunun Güncelliği</strong></h3>

<p>Primsiz aile sigortası ayrıcalığı, bugüne kadar yalnızca evlilik ve kayıtlı partnerlik çerçevesinde tanınmıştır. Ancak sistemin partnerlik düzeyinde evliliğe bağlanması, aile yüklerinin dengelenmesi gerekçesini de tartışmalı hâle getirmektedir.[3] Nitekim çocuk sahibi olmayan evli çiftler de bu haktan yararlanırken, ortada bakımı üstlenilecek bir çocuk bulunmamaktadır. Buna karşılık Almanya’da çocukların yüzde 30’dan fazlası evlilik dışı doğmasına rağmen, bu çocukların ebeveynleri aynı korumadan yararlanamamaktadır.</p>

<p>Bu durum, çocuğu doğrudan etkileyen belirli bir aile anlayışını yansıtır: Aile, istikrarın güvencesi olarak görülen evli iki ebeveynden oluşur. Federal Anayasa Mahkemesi (BVerfG) de 2003 yılında, Sosyal Güvenlik Kanunu’nun (SGB V) 10. maddesinin 3. fıkrasına ilişkin kararında bu anlayışı temel almıştır. Söz konusu düzenleme, ebeveynlerden biri özel sigortalı olup diğerine kıyasla daha yüksek ve düzenli gelire sahipse ve her iki ebeveyn de yasal sigorta kapsamında değilse, çocuğun aile sigortasından yararlanmasını dışlamaktadır.</p>

<p>Mahkeme, o dönemdeki kararında, evli ebeveynlerin karşılıklı nafaka yükümlülükleri sayesinde çocuğun evlilik dışı bir çocuğa kıyasla daha iyi güvence altında olduğunu ileri sürmüştür. Benzer şekilde, evli çiftlerin tüp bebek tedavisi gibi uygulamalarda yasal sağlık sigortası desteğinden yararlanıp yararlanamayacağı tartışılırken de evliliğin çocuğa daha sağlam bir hukuki zemin sunduğu varsayılmıştır. Ancak evli ve evli olmayan ebeveynler arasındaki bakım yükümlülüklerinin büyük ölçüde eşitlenmesinin ardından bu yaklaşımın hâlen geçerli olup olmadığı sorusu Mahkeme tarafından açık bırakılmıştır.</p>

<p>Bugün önerilen sağlık sigortası reformu, bu geleneksel aile modelini yeniden pekiştirmektedir. Oysa anayasanın 6. maddesi uyarınca aile, evlilikten bağımsız olarak da korunmalı ve teşvik edilmelidir. Anayasal düzlemde evliliğin korunması ile ailenin korunması her zaman örtüşmek zorunda değildir. Nitekim Federal Anayasa Mahkemesi de her evliliğin çocuk odaklı olmadığını ve her evliliğin ailenin ön aşaması olarak görülemeyeceğini vurgulamaktadır.</p>

<p>Ebeveynler çocuk sahibi olup onları yetiştirdiklerinde, partnerlik statülerinden bağımsız olarak, nesiller arası sürekliliğe dayanan sosyal güvenlik sistemine katkı sunarlar. Federal Anayasa Mahkemesi de bu katkıyı, yasal sağlık sigortası sistemi açısından ilkesel olarak tanımıştır.</p>

<h3><strong>Primsiz Sigorta Ölçütü Olarak Çocuk Bakımı Sorumluğu</strong></h3>

<p>Reform önerisi, bakım sorumluluklarını hafifletilmesi gereken bir yük olarak tanımakta ve altı yaşından küçük çocuğu bulunan eşler ile yaşam partnerleri için primsiz aile sigortasını sürdürmeyi öngörmektedir. Küçük çocukların yüksek bakım ihtiyacı, özellikle kurumsal çocuk bakımının hâlâ yetersiz olduğu koşullarda, her iki ebeveynin iş gücüne katılımını zorlaştırmaktadır.</p>

<p>Bu durumu dikkate alan reform, çocukların ilkokul çağına gelmesiyle birlikte ebeveynlerin çalışma hayatına katılımının aile içi bakım yükümlülükleriyle daha uyumlu hâle geldiğini varsaymaktadır. Benzer bir yaklaşım sosyal hukukun diğer alanlarında da görülmektedir; örneğin SGB II’nin 10. maddesinin 1. fıkrasının 3. bendine göre, üç yaşından küçük bir çocuğun bakımı nedeniyle çalışmak makul kabul edilmemektedir.</p>

<p>Eğer yasal sağlık sigortası bu bakım yükünü dengelemeye devam edecekse, primsiz sigorta uygulamasının evli olmayan ebeveynleri ve tek ebeveynli aileleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi gerekir. Bu kapsam, örneğin ebeveyn izni gibi belirli ve zamanla sınırlı bakım dönemlerine bağlanarak, istihdama katılımı da destekleyecek biçimde düzenlenebilir.</p>

<p>Bu yaklaşım, ebeveyn iznindeki bekar ebeveynlerin sigorta durumunu da doğrudan etkileyecektir. Ebeveyn iznine girmeden önce zorunlu sigorta kapsamında olanlar, mevcut iş ilişkisi sürdüğü sürece -ebeveyn parası alıp almadıklarına bakılmaksızın- primsiz sigortalı kalmaya devam eder. Buna karşılık, ebeveyn izni öncesinde gönüllü sigortalı olanlar bu dönemde en azından asgari düzeyde prim ödemeye devam etmektedir. Sosyal sistemin bakım yükünü dengelemeyi amaçladığı düşünüldüğünde, bu durum açık bir çelişki olarak ortaya çıkmaktadır.</p>

<h3><strong>Bu Öneriden Hareketle Aile Sigortası Modeli Daha Kapsamlı Tartışılmalı</strong></h3>

<p>Reform önerisi, primsiz aile sigortasının amacını yeniden değerlendirmek için önemli bir zemin sunmaktadır. Buradaki mesele, sosyal devletin sunduğu hakların tasarruf tedbirleriyle daraltılması değil; aksine, bakım odaklı bir modelle daha fazla ailenin güvence altına alınabilmesidir. Çocukların primsiz sigorta kapsamında yer alması gerektiği ise tartışma dışıdır.</p>

<p>Asıl belirleyici soru, bakım emeğinin güvence altına alınıp alınmaması değil, bunun kimler için geçerli olacağıdır. Eşler ve yaşam partnerlerinin sigorta kapsamı açısından bakıldığında şu ayrım netleştirilmelidir: Amaç evliliği ya da partnerliği teşvik etmekse, sistem çocuksuz çiftleri de kapsamalıdır. Ancak amaç aileyi desteklemek ve bakım yükünü hafifletmekse, bu destek bakım sorumluluğuna dayanmalıdır.</p>

<p>Ebeveynler, artan bakım ihtiyacı nedeniyle yük altındadır ve bu durum yalnızca evlilik içinde doğan çocuklarla sınırlı değildir. Bu nedenle primsiz aile sigortasının evlilik bağına değil, aile içinde üstlenilen bakım sorumluluğuna dayandırılması daha tutarlı bir yaklaşım olacaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>perspektif</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA, SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/almanyada-sigorta-reformu-gundemde-aile-tanimi-yeniden-sekilleniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 16:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/04/kapak-173911.webp" type="image/jpeg" length="21009"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sigorta sektörünün dayanıklılığı zirvede değerlendirildi]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/sigorta-sektorunun-dayanikliligi-zirvede-degerlendirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/sigorta-sektorunun-dayanikliligi-zirvede-degerlendirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri Özgür Obalı, Kurumsal Risk Yönetimi Derneği (KRYD) tarafından düzenlenen 12. Global Riskler Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen “Güncel Riskler ve Sigorta Çözümleri” panelinde konuşmacı olarak yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri Özgür Obalı, Kurumsal Risk Yönetimi Derneği (KRYD) tarafından düzenlenen 12. Global Riskler Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen “<strong>Güncel Riskler ve Sigorta Çözümleri”</strong> panelinde konuşmacı olarak yer aldı.</p>

<p>Gazeteci-yazar Noyan Doğan moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, Anadolu Sigorta Genel Müdürü Z. Mehmet Tuğtan ve AXA Sigorta CEO’su Yavuz Olken de konuşmacı olarak katıldı.</p>

<p><img height="1227" src="https://sigortapostasinet.teimg.com/sigortapostasi-net/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-10-at-154055-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Panelde değerlendirmelerde bulunan Özgür Obalı, değişen küresel risk ortamında sigorta sektörünün üstlendiği stratejik role dikkat çekti. Jeopolitik ve makroekonomik gelişmelerin sektör üzerindeki etkilerine değinen Obalı, koruma açıklarının kapatılmasına yönelik çözüm alanlarının önemine vurgu yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türk sigorta sektörünün finansal dayanıklılığına da işaret eden Obalı, özellikle KOBİ’lerin risk farkındalığının artırılmasının kritik olduğunu belirtti. Ekonomik dayanıklılığın finansmanı ve sektörde rekabetle birlikte gelişen iş birliği alanlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Obalı, 2030 perspektifi çerçevesinde sigorta sektörünün büyüme potansiyeline ilişkin öngörülerini paylaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/sigorta-sektorunun-dayanikliligi-zirvede-degerlendirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 15:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-10-at-154055.jpeg" type="image/jpeg" length="14617"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trafik sigortasında yeni dönem: Ray Sigorta’dan kapsamlı paket]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/trafik-sigortasinda-yeni-donem-ray-sigortadan-kapsamli-paket</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/trafik-sigortasinda-yeni-donem-ray-sigortadan-kapsamli-paket" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ray Sigorta, Trafik Tamamlayıcı Sorumluluk Sigortası kapsamında sektörde fark yaratan yeni bir adımı hayata geçiriyor. Şirket, sürücünün kusurlu olduğu kazalarda karşı tarafın aracı için çekici teminatı, karşı tarafa ikame araç teminatı ve kazanç kaybı teminatını sektörde ilk kez aynı çatı altında sunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Müşteri odaklı <strong>yenilikçi</strong> <strong>yaklaşımı</strong>yla portföyünü geliştirmeyi sürdüren <strong>Ray Sigorta</strong>, sektörde bir ilke daha imza atıyor. Ray Sigorta’nın müşterileriyle buluşturduğu Trafik Tamamlayıcı Sorumluluk Sigortası, standart sorumluluk çerçevesinin ötesine geçerek, kazalarda zorunlu trafik sigortasının kapsamında olmayan ve ek maliyet yaratan durumlara karşı geliştirdiği ürün ile, sigortalılara daha kapsamlı bir güvence sağlarken, acentelere de müşterilerine daha güçlü bir çözüm önerisi sunma imkânı veriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Genişletilmiş sorumluluk sigortası</strong></p>

<p>Ray Sigorta geliştirdiği Trafik Tamamlayıcı Sorumluluk Sigortası, sigortalının kusurlu olduğu kazalarda karşı tarafa ilişkin İMM kapsamındaki tazminat yükümlülüğünü; buna bağlı ortaya çıkabilecek çekici giderini, ikame araç giderini ve karşı aracın ticari faaliyette bulunuyor olması halinde kazanç kaybını poliçe limit ve şartları dahilinde karşılayan genişletilmiş bir sorumluluk sigortası niteliği taşıyor. Sektörde ilk kez sunulan teminat kapsamıyla dikkat çeken ürün, kaza sonrası oluşabilecek mali sonuçlara karşı daha bütüncül bir güvence yaklaşımı sunuyor.</p>

<p><strong>“Sigortacılıkta bizim için asıl değer, müşterinin hayatında gerçek bir karşılığı olan çözümler geliştirebilmek</strong><em>.</em><strong>”</strong></p>

<p>Hem sigortalılar hem de aracılarımız için sahada karşılığı olan, güncel ihtiyaçlara cevap veren çözümler sunmayı hedeflediklerini vurgulayan <strong>Ray Sigorta CEO’su Koray Erdoğan</strong>, şunları söyledi: <em>“Ray Sigorta olarak ürün ve hizmet tarafında müşterilerin değişen beklentilerine daha hızlı yanıt veren bir yapı kurmaya odaklanırken, dağıtım kanallarında da değer ve güven odaklı büyümeyi önceliklendiriyoruz. Sigortacılıkta bizim için asıl değer, müşterinin hayatında gerçek bir karşılığı olan çözümler geliştirebilmek. Oto branşlarında rekabet yoğunlaştı. Ancak biz sürdürülebilir ilkelerimizden ödün vermeden, sadece fiyatla değil hizmet kalitesi ve yenilikçi ürünlerle rekabet gücümüzü büyütmeyi tercih ediyoruz. Trafik Tamamlayıcı Sorumluluk Sigortamızla, müşterilerimizin güncel ihtiyaçlarına bütüncül bir yanıt üretirken, trafikte risklere karşı daha güçlü şekilde korunmasını hedefliyoruz. Sektörde bir ilke daha imza atan bu yenilikçi ürünle ‘farklı bir sigorta’ anlayışımızı ürün tarafında somutlaştırıyor ve sektörde çıtayı yukarı çekmeye devam ediyoruz.</em>”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/trafik-sigortasinda-yeni-donem-ray-sigortadan-kapsamli-paket</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2025/04/ray-sigorta-koray-erdogan.jpg" type="image/jpeg" length="65629"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye’de bir ilk: Obezite yönetimi için kapsamlı GLP-1 kılavuzu]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/turkiyede-bir-ilk-obezite-yonetimi-icin-kapsamli-glp-1-kilavuzu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/turkiyede-bir-ilk-obezite-yonetimi-icin-kapsamli-glp-1-kilavuzu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Obezite Araştırma Derneği (TOAD) ve Aon Türkiye Sağlık tarafından Novo Nordisk desteğiyle "Sağlık Sigortaları ve İşverenler için: Kilo Yönetiminde GLP-1 Kılavuzu" yayımlandı. Obeziteyi kozmetik bir sorun olmaktan çıkarıp kronik bir hastalık olarak tanımlayan ve özel sağlık sigortası kapsamına alınması için bilimsel bir yol haritası sunan kılavuz Türkiye'de obezite yönetiminde sigorta ve işveren tarafını bir araya getiren ilk ve tek kapsamlı çalışma olma özelliğini taşıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni nesil GLP-1 tedavilerinin kilo yönetimindeki etkinliği üzerine hazırlanan bu kılavuz, sigorta şirketleri ve işverenlerin sağlık poliçelerini nasıl daha kapsayıcı hale getirebileceğine odaklanıyor. Kılavuz, çalışan deneyimini odağına alarak damgalama, mahremiyet ve erişim engellerinin aşılması gerektiğini vurguluyor. Bu noktada işverenin rolü, sadece destekleyici bir kültür oluşturmakla sınırlı kalmayıp, sağlık politikalarını ve ölçümleme yaklaşımlarını klinik verilerle desteklemek olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>Koruyucu Sağlıkta Yeni Standart</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özel sağlık sigortaları ve işverenler için yeni bir kapsam ve erişim tasarımı sunan bu rehber, GLP-1 tedavilerinin poliçelere dahil edilmesini bir harcama kalemi değil, stratejik bir yatırım olarak konumlandırıyor. Obezitenin kapsam dışı bırakılmasının, obezitenin sebep olduğu 200’den fazla ikincil hastalığın takibini güçleştirdiği hatırlatılırken; kısa vadeli maliyetler ile uzun vadeli sağlık çıktıları arasında kurulan dengenin önemi ifade ediliyor. Tıpkı daha önce HPV aşısının sigorta kapsamına dahil edilmesiyle sağlanan toplumsal fayda gibi, kilo yönetimi de modern sigortacılığın ve koruyucu sağlığın standart bir parçası haline geliyor.</p>

<p><strong>“Sigorta sektörü için güvenilir bir uygulama rehberi”</strong></p>

<p>"Obezite, dünya genelinde tıbbi otoriteler tarafından 'kronik, ilerleyici ve tedavi edilmesi gereken ciddi bir hastalık' olarak kabul ediliyor” diyen Novo Nordisk Türkiye Kıdemli Medikal Direktörü Dr. Ömer Buğra Bahadır, Novo Nordisk sponsorluğunda TOAD ve Aon Türkiye bilimsel ortaklığı ile hayata geçirdiğimiz bu kılavuz; modern tedavilerin bilimsel bir çerçevede erişilebilirliğini artırırken, sigorta sektörü ve işverenler için de kanıta dayalı, güvenilir bir uygulama rehberi sunuyor. Amacımız, obezite yönetimini Türkiye'deki sağlık poliçelerinin standart bir parçası haline getirerek toplum sağlığına sürdürülebilir bir katkı sağlamak.” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/turkiyede-bir-ilk-obezite-yonetimi-icin-kapsamli-glp-1-kilavuzu</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/04/novo.jpg" type="image/jpeg" length="60267"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HGR, Global Riskler Zirvesi’nde sektörle buluştu]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/hgr-global-riskler-zirvesinde-sektorle-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/hgr-global-riskler-zirvesinde-sektorle-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurumsal Risk Yönetimi Derneği (KRYD) tarafından düzenlenen 12. Global Riskler Zirvesi, bu yıl "Nasıl Yönetiriz? Belirsizlikten Dayanıklılığa..." temasıyla Sabancı Center’da gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sektörün önde gelen temsilcilerini buluşturan zirveye, <strong>HGR Genel Müdürü Funda Saraç</strong> katılım sağladı. Aynı zamanda <strong>KRYD Yönetim Kurulu Üyesi</strong> olan Saraç, etkinlikte kurumsal dayanıklılık ve stratejik risk yönetimi konularındaki güncel gelişmeleri yerinde takip etti.</p>

<p>HGR’nin kurumsal üye olarak destek verdiği ve sektördeki paydaşlarıyla bir araya geldiği zirvede, küresel ekonomiden iklim krizine, siber güvenlikten tedarik zinciri risklerine kadar birçok kritik başlık ele alındı.</p>

<p><img class="" height="1600" src="https://sigortapostasinet.teimg.com/sigortapostasi-net/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-10-at-135430.jpeg" width="1282" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="1200" src="https://sigortapostasinet.teimg.com/sigortapostasi-net/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-10-at-135702.jpeg" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/hgr-global-riskler-zirvesinde-sektorle-bulustu</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-10-at-131312.jpeg" type="image/jpeg" length="58324"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Garanti BBVA Partners Tech Programı’nda başvuru süreci başladı]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/garanti-bbva-partners-tech-programinda-basvuru-sureci-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/garanti-bbva-partners-tech-programinda-basvuru-sureci-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Garanti BBVA Partners Tech Programı’nın yeni dönemi için başvuru süreci başladı. Yapay zekâ, siber güvenlik, ödeme teknolojileri ve sürdürülebilirlik alanlarında faaliyet gösteren girişimler 10 Mayıs’a kadar programa başvurabilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Garanti BBVA’nın teknoloji odaklı girişimleri desteklemek amacıyla hayata geçirdiği Garanti BBVA Partners Tech Programı’nın 10. dönem başvuruları başladı. Garanti BBVA, 2015 yılından bu yana yürüttüğü Garanti BBVA Partners Girişim Hızlandırma Programı ile teknoloji tabanlı girişimcilerin büyüme yolculuklarına destek oluyor. Program, bankanın teknoloji ve inovasyon alanındaki bilgi birikimini girişimcilik ekosistemiyle buluşturmayı amaçlıyor.</p>

<p>Programa uygulanabilir ürün veya hizmete sahip, en az iki yıldır faaliyet gösteren, ölçeklenebilir iş modeline sahip ve belirlenen dikeylerde faaliyet gösteren teknoloji girişimleri başvurabiliyor. Başvurular; girişimin teknoloji odağı, ekip yapısı, gelişim potansiyeli ve yarattığı etki gibi kriterler doğrultusunda değerlendiriliyor. Jüri değerlendirme sürecinin ardından programa kabul edilen girişimler, 6 ay boyunca Garanti BBVA Partners Tech Girişim Hızlandırma Programı kapsamında kapsamlı desteklerden yararlanma fırsatı elde ediyor. Program kapsamında girişimcilere ofis alanı, ihtiyaca özel mentorluk, Garanti BBVA ve iştirakleriyle iş birliği olanakları, reklam ve PR destekleri, eğitim ve seminerler ile avantajlı bankacılık ürün ve hizmetleri sunuluyor.</p>

<p>Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı <strong>Sibel Kaya</strong>, yeni dönem başvurularına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Garanti BBVA olarak girişimcilik ekosistemine uzun yıllardır bütünsel bir yaklaşımla katkı sağlıyor, yüksek büyüme potansiyeline sahip teknoloji girişimlerini gelişim yolculuklarında destekliyoruz. Garanti BBVA Partners Tech Programı ile girişimcilere mentorluk, iş birliği olanakları ve güçlü bir ağ sunarken aynı zamanda kurumsal bilgi birikimimizi paylaşmayı önemsiyoruz. Türkiye’den çıkan teknoloji girişimlerinin global ölçekte başarı hikâyelerine dönüşeceğine inanıyor ve yeni dönemde programa katılacak girişimleri heyecanla bekliyoruz.”</p>

<p><a href="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/04/1775807607-partners-tech-1.jpg" rel="nofollow" title=""><img height="768" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/04/1775807607-partners-tech-1.jpg" width="1280" /></a></p>

<p><strong>Bugüne kadar 60’a yakın teknoloji girişimi programa dahil oldu</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Program kapsamında bugüne kadar 60’a yakın teknoloji girişimi desteklenirken, bu girişimlerin aldığı toplam yatırım tutarı 40 milyon doları aştı. Garanti BBVA Partners Tech Programı, teknoloji girişimcilerinin ölçeklenmesine katkı sağlayarak Türkiye’de inovasyon odaklı girişimcilik ekosisteminin gelişimini desteklemeye devam ediyor.</p>

<p>Programın 9. döneminde Artiwise, Malwation-Threat Zone, SCP Eye On Blue, Grispi ve Skymod girişimleri programa dahil olarak Garanti BBVA Partners Tech Girişim Hızlandırma Programı kapsamında mentorluk, iş birliği ve büyüme fırsatlarından faydalandılar.</p>

<p>Garanti BBVA Partners Tech Programı’nın 10. dönem başvuruları, <a href="https://www.garantibbvapartners.com/" rel="nofollow" target="_blank">https://www.<wbr />garantibbvapartners.com</a> adresi üzerinden 10 Mayıs’a kadar devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/garanti-bbva-partners-tech-programinda-basvuru-sureci-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/04/garanti-1.jpg" type="image/jpeg" length="61045"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sigorta sektöründe yetkisiz işlemlere sıkı denetim: Yeni dönem başlıyor]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/sigorta-sektorunde-yetkisiz-islemlere-siki-denetim-yeni-donem-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/sigorta-sektorunde-yetkisiz-islemlere-siki-denetim-yeni-donem-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi öncülüğünde, SEDDK ve SBM iş birliğiyle hayata geçirilecek düzenlemelerle yetkisiz ekran kullanımı, kayıt dışı aracılık ve denetimsiz dijital işlemlere karşı ağır yaptırımlar devreye alınacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sigorta sektöründe uzun süredir tartışma konusu olan yetkisiz ekran kullanımı ve kayıt dışı faaliyetlere karşı kapsamlı bir <strong>mücadele</strong> süreci başlatıldı. <strong>TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi’</strong>nin girişimleriyle, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (<strong>SEDDK</strong>) koordinasyonunda ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) tarafından yürütülecek yeni proje ile sektörde tüm erişim ve işlem süreçleri merkezi denetim altına alınacak.</p>

<p><img class="" height="686" src="https://sigortapostasinet.teimg.com/sigortapostasi-net/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-10-at-123011-1.jpeg" width="1100" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Konu ile ilgili TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Başkanı Levent Korkut tarafından yapılan açıklama şöyle;</strong></h3>

<p>Sigorta sektöründe uzun süredir varlığını sürdüren yetkisiz ekran kullanımı, kayıt dışı aracılık faaliyetleri ve denetimsiz dijital uygulamalar, artık görmezden gelinecek bir sorun olmaktan çıkmış; sektörün güvenilirliğini ve kamu düzenini tehdit eden bir boyuta ulaşmıştır.<br />
<br />
<strong>TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi</strong> olarak, bu alandaki hukuksuzlukların ve sistem dışı yapıların ortadan kaldırılması amacıyla Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) nezdinde yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde, bağlayıcı ve yaptırımı güçlü bir düzenleme süreci başlatılmıştır.<br />
<br />
SEDDK talimatı ile Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) tarafından hayata geçirilecek olan “Yetkisiz Ekran Kullanımının Engellenmesi Projesi”, sektör genelinde kontrolsüz tüm erişim ve işlem süreçlerini sona erdirecek şekilde tasarlanmıştır.<br />
<br />
Bu kapsamda;</p>

<p>Sigorta şirketi ekranlarına erişim, SBM merkezli doğrulama ve e-Devlet entegrasyonu olmaksızın mümkün olmayacaktır.</p>

<p>Yetkisiz erişim sağlayan, ekran paylaşımı yapan veya üçüncü kişilere kullandıran tüm yapılar doğrudan tespit edilerek işlem tesis edilecektir.</p>

<p>Çoklu teklif ve poliçe üretimi sağlayan robotik yazılımlar, zorunlu akreditasyon kapsamına alınacaktır. Akredite olmayan yazılımları kullanan kişi ve kurumlar hakkında gerekli idari ve hukuki süreçler derhal başlatılacaktır.</p>

<p>İnternet siteleri, mobil uygulamalar ve çağrı merkezleri üzerinden yapılacak tüm işlemlerde sigortalı bazlı e-Devlet doğrulaması zorunlu hale getirilecektir. Bu doğrulama olmaksızın teklif hazırlanması ve poliçe düzenlenmesi kesin olarak engellenecektir.</p>

<p>Tüm süreçler SBM tarafından merkezi olarak izlenecek, kayıt dışı hiçbir işlem alanı bırakılmayacaktır.</p>

<p>6 Nisan 2026 itibarıyla başlatılan hazırlık süreci sonrasında, sistem 6 ila 12 ay içerisinde zorunlu olarak devreye alınacak ve uygulama tüm sektör için bağlayıcı olacaktır.<br />
<br />
Bu düzenlemelerle birlikte;</p>

<p>Yetkisiz aracılık faaliyetleri, Ekran paylaşımı yoluyla yapılan işlemler, Denetim dışı dijital platformlar üzerinden yürütülen sigortacılık faaliyetleri artık ağır yaptırımlarla karşılık bulacaktır.<br />
<br />
Bu kapsamda:</p>

<p>İlgili kişi ve kurumlar hakkında idari yaptırımlar, Gerekli hallerde faaliyet kısıtlamaları ve iptaller, Mevzuat kapsamında hukuki ve cezai süreçler gecikmeksizin uygulanacaktır.</p>

<p><img height="1192" src="https://sigortapostasinet.teimg.com/sigortapostasi-net/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-10-at-123011.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Hiçbir kişi veya yapı, sektörün kurallarının üzerinde değildir. Sigorta sektörü; güven, disiplin ve mevzuata bağlılık üzerine kuruludur. Bu değerleri zedeleyen hiçbir uygulamaya bundan sonra alan tanınmayacaktır.<br />
<br />
Sigorta Acenteleri İcra Komitesi olarak;</p>

<p>Sektördeki kayıt dışı yapılarla mücadelede, Mesleki disiplinin sağlanmasında, Haksız rekabetin ortadan kaldırılmasında kararlı, tavizsiz ve sonuç alıcı bir duruş sergilemeye devam edeceğimizi kamuoyuna açıkça ilan ederiz.<br />
<br />
Bu süreçte tüm paydaşların, yürürlüğe girecek düzenlemelere eksiksiz ve gecikmeksizin uyum sağlaması gerekmektedir. Aksi yöndeki tüm uygulamalar, yaptırım konusu olacaktır.<br />
<br />
Kamuoyuna Saygı ile duyurulur.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/sigorta-sektorunde-yetkisiz-islemlere-siki-denetim-yeni-donem-basliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-10-at-123021.jpeg" type="image/jpeg" length="10743"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
