<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Sigorta Postası</title>
    <link>https://www.sigortapostasi.net</link>
    <description>Sigorta ve Bireysel emeklik dünyasına dair her şey burada</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.sigortapostasi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 13 Jul 2026 12:57:20 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AXA Türkiye çalışanlarından İyilik Haftası’nda 4 Bin 361 saatlik gönüllülük desteği]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/axa-turkiye-calisanlarindan-iyilik-haftasinda-4-bin-361-saatlik-gonulluluk-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/axa-turkiye-calisanlarindan-iyilik-haftasinda-4-bin-361-saatlik-gonulluluk-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AXA Grubu'nun dünya genelinde faaliyet gösterdiği tüm ülkelerde her yıl düzenlediği AXA İyilik Haftası’nda AXA Türkiye çalışanları; kapsayıcı koruma, iklim ve biyoçeşitlilik ile acil ve insani yardım konuları başta olmak üzere toplamda 38 etkinlikte bir araya geldi. AXA Türkiye çalışanlarının %62’sinin en az bir etkinliğe katıldığı hafta boyunca toplam 4.361 saat gönüllülük çalışması gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AXA Türkiye, toplumsal fayda ve gönüllülük kültürünü güçlendirmek amacıyla AXA Grubu tarafından 8-12 Haziran tarihleri arasında hayata geçirilen İyilik Haftası’nı başarıyla tamamladı. Hafta kapsamında toplam 38 etkinlik gerçekleştirildi. Çalışanların %62’sinin en az bir etkinliğe dahil olduğu çalışmalarda toplam 4.361 saat gönüllülük katkısı sağlandı. Kapsayıcı koruma alanında 12, iklim ve biyoçeşitlilik alanında 7, acil ve insani yardım alanında ise 5 farklı etkinlik hayata geçirildi.</p>

<p>Çalışanlar hafta boyunca deprem bölgesindeki ilkokul öğrencileri için karne hediyeleri hazırlanması, Bengisu Avcı’nın katılımıyla kıyı temizliği, orman temizliği, kent bahçeciliği, hayvan barınağı ziyaretleri, AFAD deprem simülasyon eğitimi, evsiz bireylere yönelik hijyen kitlerinin hazırlanması ve dağıtımı, huzurevi ziyaretleri, tekerlekli sandalye montajı, özel gereksinimli çocuklarla yaratıcı atölyeler gibi farklı gönüllülük çalışmalarına katıldı. Program, çalışan gönüllülüğünü tek seferlik desteklerle sınırlamadan; çeşitli alanlarda kalıcı farkındalık yaratmayı hedefledi.</p>

<p><a href="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-13-at-124343.jpeg" rel="nofollow" title=""><img height="916" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-13-at-124343.jpeg" width="1600" /></a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İyilik Haftası’nda Anlamlı Dayanışma: Depremde Kaybettiğimiz Voleybolcular Hatay’da Yaşatılıyor</strong></p>

<p>İyilik Haftası’nın dayanışma ruhuyla kesişen değer ortaklıkları kapsamında, AXA Türkiye ve Voleybolun Unutulmazları Derneği’nin özel bir projesi öne çıktı. 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden 56 voleybol emekçisinin anısını yaşatmak amacıyla inşa edilen “Depremle Unutmadıklarımız: Voleybolun Unutulmaz Evlatları” Anıt Parkı, Hatay Samandağ’da açıldı. Park, anıt duvarı, voleybol sahaları, sosyal alanları ve çocuk parkıyla yalnızca bir anma mekânı değil, bölge halkı için sporun, umudun yeniden yeşerdiği bir yaşam alanı olarak konumlanıyor.</p>

<p>AXA Türkiye, önümüzdeki dönemde de çalışan gönüllülüğünü, değer ortaklıklarını ve toplumsal fayda odaklı çalışmalarını güçlendirerek; daha kapsayıcı, dayanıklı ve sürdürülebilir bir geleceğe katkı sunmaya devam edecek.</p>

<p>AXA Türkiye İyilik Haftası’na ait etkinliklerin videosunu izlemek için linke tıklayabilirsiniz: <a href="https://youtu.be/1H0HZTscSZs" rel="nofollow">https://youtu.be/1H0HZTscSZs</a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/axa-turkiye-calisanlarindan-iyilik-haftasinda-4-bin-361-saatlik-gonulluluk-destegi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-13-at-124343-1.jpeg" type="image/jpeg" length="46364"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TSEV, sektörü TFRS 17’ye hazırlamayı sürdürüyor]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/tsev-sektoru-tfrs-17ye-hazirlamayi-surduruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/tsev-sektoru-tfrs-17ye-hazirlamayi-surduruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SEDDK’nın sigorta şirketlerine TFRS 17 kapsamında sertifikalı personel çalıştırma zorunluluğu getirmesinin ardından yoğun ilgi gören TSEV eğitim programı, yeni gruplarıyla sektörü geleceğin finansal raporlama standartlarına hazırlamayı sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk Sigorta Enstitüsü Vakfı (TSEV) tarafından düzenlenen “Tüm Yönleriyle TFRS 17 Eğitim Programı”, sektörden gelen yoğun talep doğrultusunda yeni gruplarla eğitimlerine hız kesmeden devam ediyor.</p>

<p>Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (SEDDK) 22 Ocak 2026 tarihli ve 2026/2 sayılı Genelgesi ile sigorta şirketlerine TFRS 17 kapsamında sertifikalı personel çalıştırma zorunluluğu getirmesinin ardından başlatılan programın ilk iki grubu başarıyla tamamlandı; temmuz ayında açılacak üçüncü ve dördüncü grupların kontenjanları ise kısa sürede doldu.</p>

<p>Söz konusu düzenleme, sigorta şirketlerinin TFRS 17’ye uyum sürecinde teknik yetkinliği artırmayı, finans ve teknik ekiplerin bilgi birikimini güçlendirmeyi ve bu yetkinliklerin sertifikasyonla belgelendirilmesini hedefliyor.</p>

<p><a href="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-13-at-121519.jpeg" rel="nofollow" title=""><img height="1200" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-13-at-121519.jpeg" width="1600" /></a></p>

<p><strong>Sektörün Mali Yapısını Dönüştüren Standart</strong></p>

<p>TFRS 17 Sigorta Sözleşmeleri standardı; sigorta yükümlülüklerinin daha gerçekçi değerlerle ölçülmesini sağlayarak finansal tabloların şeffaflığını, karşılaştırılabilirliğini ve doğruluğunu önemli ölçüde artırıyor. Böylece sektör genelinde daha tutarlı ve uluslararası standartlarla uyumlu bir raporlama yapısına geçiş hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TSEV, SEDDK’nın desteğiyle, TFRS’nin sektörde anlaşılması ve kolaylıkla geçiş sağlanması amacına uygun olarak programı; yalnızca sertifikasyon sınavına hazırlayan bir eğitim olarak değil; aynı zamanda şirketlerin TFRS dönüşüm süreçlerinde ihtiyaç duyduğu uygulamalı raporlama deneyimi, vaka analizleri ve sektörel örnekleri içeren kapsamlı bir gelişim programı olarak tasarladı.</p>

<p><strong>15 Günlük, 66 Saatlik Yoğun Program</strong></p>

<p>Toplam 66 saat ve 15 gün süren eğitim programı; katılımcıların TFRS 17 kapsamındaki finansal sonuçları analiz edebilen, yorumlayabilen ve katma değer yaratan raporlar üretebilen uzmanlar haline gelmesini amaçlıyor. Program aynı zamanda mevzuata göre yürütülecek sertifikasyon sürecine kapsamlı bir hazırlık niteliği taşıyor.</p>

<p><strong>Sektörün Deneyimli İsimleri Aynı Programda</strong></p>

<p>Eğitim içeriği; KPMG, Deloitte, AXA Türkiye, AgeSA ve TSEV eğitmenlerinin katkılarıyla oluşturuldu. Program, teorik bilgi ile uygulamayı bir araya getirerek katılımcılara ileri düzey analiz, ölçümleme ve raporlama yetkinliği kazandırmayı hedefliyor.</p>

<p><a href="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/9-tem-2026-11-57-36.png" rel="nofollow" title=""><img height="1448" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/9-tem-2026-11-57-36.png" width="1086" /></a></p>

<p><strong>Hibrit Model ve Yeni Online Grup</strong></p>

<p>Eğitimler, TEV’in Nişantaşı’ndaki eğitim merkezinde yüz yüze ve ZOOM üzerinden çevrim içi katılım imkânı sunan hibrit model ile gerçekleştiriliyor.</p>

<p>İstanbul dışından gelen yoğun talep doğrultusunda, Eylül ayında yalnızca çevrim içi derslerden oluşan özel bir online grup planlanıyor.</p>

<p>Detaylı Bilgi ve Kayıt</p>

<p>Web: www.tsev.org.tr</p>

<p>E-posta: <a href="mailto:egitim@tsev.org.tr">egitim@tsev.org.tr</a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/tsev-sektoru-tfrs-17ye-hazirlamayi-surduruyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/07/tsev.jpg" type="image/jpeg" length="65722"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Quick Sigorta Genel Müdürü Eyüp Özsoy: Hasar yönetiminde yeni dönem başladı]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/quick-sigorta-genel-muduru-eyup-ozsoy-hasar-yonetiminde-yeni-donem-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/quick-sigorta-genel-muduru-eyup-ozsoy-hasar-yonetiminde-yeni-donem-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Quick Sigorta Genel Müdürü Eyüp Özsoy, 29 Haziran 2026 tarihinde yayımlanan SEDDK Genelgesi ile yetkisiz hasar aracılığı faaliyetlerine yönelik önemli hukuki ve idari tedbirlerin hayata geçirildiğini, 1 Temmuz itibarıyla yürürlüğe giren Trafik Sigortası Genel Şartları değişiklikleriyle de hasar yönetiminde vatandaş odaklı yeni bir döneme girildiğini belirterek, yapılan reformların birbirini tamamlayan güçlü bir dönüşüm oluşturduğunu ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Quick Sigorta Genel Müdürü Eyüp Özsoy</strong>, 29 Haziran 2026 tarihinde yayımlanan SEDDK Genelgesi ile yetkisiz hasar aracılığı faaliyetlerine yönelik önemli hukuki ve idari tedbirlerin hayata geçirildiğini, 1 Temmuz itibarıyla yürürlüğe giren Trafik Sigortası Genel Şartları değişiklikleriyle de hasar yönetiminde vatandaş odaklı yeni bir döneme girildiğini belirterek, yapılan reformların birbirini tamamlayan güçlü bir dönüşüm oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p>Yapılan düzenlemelerin yalnızca hasar süreçlerini hızlandıran ve sadeleştiren teknik değişiklikler olmadığını belirterek, yıllardır hem vatandaşın mağduriyetini artıran hem de sigorta sistemine ek maliyet yükleyen gayri yasal hasar takip faaliyetlerine karşı önemli bir adım atıldığını ifade eden <strong>Özsoy</strong> şöyle konuştu:</p>

<p>“Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (SEDDK) yetkisiz hasar takip faaliyetlerini önlemeye yönelik hayata geçirdiği düzenlemelerin en büyük kazananı sigortalılar olacak. Özellikle trafik kazası mağdurlarının iletişim bilgilerinin hukuka aykırı yollarla temin edilerek aranması ve hasar takibi teklif edilmesi, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında hukuka aykırı bir fiildir" diyen Özsoy, şunları söyledi: Sigorta sektörü açısından önemli olan husus, yalnızca hasar danışmanlığı yapılması değildir. Suç teşkil eden davranış; kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde elde edilmesi, kullanılması veya üçüncü kişilerle paylaşılmasıdır. Bu nedenle, kazanın hemen ardından mağdurları arayan ve kişisel verilerini yasal olmayan yollarla temin eden kişi veya kuruluşlar hakkında Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde TCK kapsamında ceza soruşturmaları yürütülebileceği gibi, Kişisel Verileri Koruma Kurumu tarafından da KVKK kapsamında idari yaptırım süreçleri işletilebilmektedir. SEDDK'nın hayata geçirdiği yeni düzenlemeler, yalnızca sigorta sektöründeki işleyişi değil, aynı zamanda vatandaşların kişisel verilerinin korunmasını da güçlendiren önemli bir adımdır. Bu düzenlemeler sayesinde hem sigortalıların hakları daha etkin korunacak hem de hukuka aykırı yöntemlerle faaliyet gösteren yetkisiz hasar aracılarıyla mücadelede çok daha güçlü bir hukuki zemin oluşacaktır."</p>

<p><strong>GAYRİ YASAL MALİYETLER POLİÇELERE YANSIYORDU</strong></p>

<p><strong>Eyüp Özsoy</strong>, yetkisiz hasar takip faaliyetlerinin oluşturduğu maliyetlerin dolaylı olarak tüm sigortalılar tarafından karşılandığına dikkat çekerek şunları söyledi:</p>

<p>"Sigorta sektörü, gayri yasal yollarla yürütülen hasar takip faaliyetlerinden kaynaklanan ilave maliyetleri ve suistimalleri uzun yıllardır taşımak zorunda kalıyordu. Elbette bu maliyetler de sistem içerisinde bir şekilde poliçe fiyatlarına yansıyordu. Dolayısıyla bu yapıların ortadan kaldırılması yalnızca sektör açısından değil, doğrudan sigortalılar açısından da önemli bir kazanımdır. Maliyetlerin azalması, rekabetin güçlenmesi ve sistemin daha sağlıklı işlemesi, orta ve uzun vadede poliçe fiyatlarına sigortalı lehine olumlu katkı sağlayacaktır."</p>

<p><strong>AMAÇ HASARI BÜYÜTMEK DEĞİL, DOĞRU YÖNETMEK</strong></p>

<p><strong>Özsoy</strong>, yeni düzenlemelerle birlikte hasar süreçlerinin daha etkin yönetileceğini belirterek, "Artık amaç hasarı büyüten değil, hasarı doğru yöneten bir sistem oluşturmaktır. Vatandaş gereksiz uyuşmazlıklara sürüklenmeyecek, değer kaybı gibi süreçler hasar dosyasının doğal bir parçası olarak değerlendirilecek ve hak sahipleri işlemlerini olması gerektiği gibi doğrudan sigorta şirketleri üzerinden kolaylıkla yürütebilecek" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>VATANDAŞIN MAĞDURİYETİ ÜZERİNDEN KAZANÇ DÖNEMİ SONA ERMELİ</strong></p>

<p>Yetkisiz hasar takip faaliyetlerinin yalnızca sigorta şirketlerini değil, doğrudan vatandaşları mağdur ettiğini vurgulayan Özsoy, "Vatandaşın bilgi eksikliğinden yararlanarak yüksek komisyonlarla gelir elde eden, kişisel verileri hukuka aykırı yollarla kullanan ve mağduriyeti ticari kazanç modeline dönüştüren organize illegal yapılara karşı atılan bu adımlar son derece yerindedir. Hiç kimsenin vatandaşın mağduriyetini kazanç kapısına çevirmesine izin verilmemelidir" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/quick-sigorta-genel-muduru-eyup-ozsoy-hasar-yonetiminde-yeni-donem-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/07/eyip.jpg" type="image/jpeg" length="40538"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katılım Sağlık’tan sağlık ve seyahat sigortasında geniş kapsamlı teminatlar]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/katilim-sagliktan-saglik-ve-seyahat-sigortasinda-genis-kapsamli-teminatlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/katilim-sagliktan-saglik-ve-seyahat-sigortasinda-genis-kapsamli-teminatlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Sigorta Birliği (TSB) verilerine göre sağlık branşında ilk 10 şirket arasında yer alan Katılım Sağlık, tamamlayıcı ve özel sağlık sigortasında 3 aylık bekleme süresi uygulamasıyla dikkat çekiyor. Tamamlayıcı sağlık sigortasında 69 yaşa kadar ilk kez sigortalı olma imkânı sunan şirket, seyahat sağlık sigortasında da pandemi ve vize reddi teminatlarını aynı poliçede bir araya getiriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık sigortasında bekleme süreleri, poliçe tercihinde belirleyici unsurlar arasında yer alıyor. Türkiye Sigorta Birliği verileri esas alınarak hazırlanan karşılaştırmaya göre sektörde birçok sağlık sigortası ürününde doğum teminatı ve bazı sağlık hizmetleri için 5-6 aya varan bekleme süreleri uygulanırken, Katılım Sağlık tamamlayıcı ve özel sağlık sigortasında bu süreyi 3 ay olarak uyguluyor. TSB verilerine göre sağlık branşında ilk 10 şirket arasında yer alan Katılım Sağlık, bekleme süresini kısaltan uygulamalarının yanı sıra ürün kapsamını genişleten özellikleriyle de öne çıkıyor.</p>

<p><strong>Tamamlayıcı sağlıkta 69 yaşa kadar ilk giriş</strong></p>

<p>Sektörün öncü ve yenilikçi markası Katılım Sağlık'ın tamamlayıcı sağlık sigortasında ilk kez sigortalı olacak kişiler için üst yaş sınırı 69 olarak uygulanıyor. Böylece sağlık güvencesine daha ileri yaşlarda erişmek isteyenler için de sisteme katılım imkânı sunuluyor. Doğum teminatında da 3 aylık bekleme süresi uygulanırken, özel sağlık sigortasında da aynı süre esas alınıyor. Bekleme süresinin kısaltılması, sağlık hizmetlerinden daha kısa sürede yararlanma beklentisine yanıt veren uygulamalar arasında gösteriliyor. Katılım Sağlık ürünlerinde ayakta ve yatarak tedavi teminatlarının yanı sıra online doktor hizmeti ve çeşitli asistans hizmetleri de poliçe kapsamında sunuluyor. Seyahat sağlık sigortasında ise pandemi ve vize reddi teminatlarının aynı poliçede yer alması, değişen seyahat ihtiyaçlarına yönelik ek güvence sağlıyor.</p>

<p><a href="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/1783927924-kat-l-m-sag-l-k.png" rel="nofollow" title=""><img height="754" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/1783927924-kat-l-m-sag-l-k.png" width="1350" /></a></p>

<p><strong>Gençlerin Sağlık Sigortasına Erişimi Kolaylaşıyor</strong></p>

<p>Katılım Sağlık, Bireysel Tamamlayıcı Sağlık Sigortası (TSS) ve Bireysel Özel Sağlık Sigortası (ÖSS) ürünlerinde genç sigortalıları desteklemek amacıyla "Genç Kampanyası"nı hayata geçirdi. 1 Temmuz 2026 itibarıyla başlayan kampanya, sağlık sigortasının genç nüfus arasında daha erişilebilir hale gelmesini hedefliyor. Kampanya kapsamında, 6-30 yaş aralığındaki sigortalıların yeni başvurularında geçerli olmak üzere primlerde %15 indirim uygulanacak. İndirim; TSS ve ÖSS ürün ailesindeki tüm tarifeli planları kapsarken, bazı proje bazlı ürünler ve özel planlar bu uygulamanın dışında tutuluyor. 30 Eylül 2026 tarihine kadar geçerli olacak kampanya yalnızca yeni iş poliçelerinde uygulanacak.</p>

<p><strong>Geniş ürün yelpazesiyle farklı sağlık ihtiyaçlarına çözüm</strong></p>

<p>Katılım Sağlık, farklı ihtiyaçlara hitap eden ürün yapısıyla tamamlayıcı sağlık, özel sağlık, seyahat sağlık ve komplikasyon sigortası gibi farklı alanlarda güvence sunuyor. Türkiye genelindeki 2 bin 630 anlaşmalı sağlık kuruluşlarından oluşan yaygın hizmet ağı ve online doktor hizmetleriyle sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırıyor, ürün kapsamını kullanıcı beklentileri doğrultusunda geliştirmeyi sürdürüyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan <strong>Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek</strong>, sağlık sigortasında kullanıcı beklentilerinin son yıllarda önemli ölçüde değiştiğini belirterek şunları söyledi: "Sigortalılar artık yalnızca geniş teminatları değil, sağlık güvencesine ne kadar kısa sürede erişebileceklerini de dikkate alıyor. Ürünlerimizi bu değişen beklentileri gözeterek geliştiriyoruz. Bekleme sürelerini kısaltan uygulamalarımız, genişleyen teminat yapımız ve dijital sağlık hizmetlerimiz bu yaklaşımın bir sonucu. Sağlık sigortalarının yanında hayat sigortalarımızla da müşterilerimizin yaşam döngüsü boyunca ihtiyaç duyabileceği farklı güvence çözümlerini bir araya getiriyoruz.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/katilim-sagliktan-saglik-ve-seyahat-sigortasinda-genis-kapsamli-teminatlar</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/07/1783927828-kat-l-m-emeklilik-g-m-y-ayhan-sincek.jpg" type="image/jpeg" length="81131"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zorunlu mali sorumluluk sigortasında yeni prim düzenlemesi]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/zorunlu-mali-sorumluluk-sigortasinda-yeni-prim-duzenlemesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/zorunlu-mali-sorumluluk-sigortasinda-yeni-prim-duzenlemesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (SEDDK) yayımladığı genelgeyle, 2026 yılı Ağustos ayında zorunlu mali sorumluluk sigortası azami primlerinde artış yapılacak. Araç grupları ve kullanım türlerine göre primler yüzde 1,5 artırılırken, taksi, minibüs ve otobüs gruplarında ek artış uygulanacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yapılan açıklama şöyle;</p>

<p><strong>Madde 1-</strong> 14/12/2023 tarihli ve 2023/31 sayılı Karayollari Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Primlerine İlişkin Genelgenin 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“<strong>Madde 1-</strong> 14/7/2007 tarih ve 26582 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayollari Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmeliğin geçici 11 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2026 yılı Temmuz ayında araç grubu ve kullanım türüne göre uygulanan azami primler, 2026 yılı Ağustos ayı için %1,5 artırılarak uygulanır. Taksi, minibüs (sürücü dahil 10-17 koltuk), otobüs (sürücü dahil 18-30 koltuk) ve otobüs (sürücü dahil 31 ve üstü koltuk) araç gruplarında söz konusu orana %2 ilave edilir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Madde 2-</strong> Bu Genelge 1/8/2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>Madde 3-</strong> Bu Genelge hükümlerini Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı yürütür.</p>

<p><a href="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/indir-44.png" rel="nofollow" title=""><img height="1030" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/indir-44.png" width="1106" /></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/zorunlu-mali-sorumluluk-sigortasinda-yeni-prim-duzenlemesi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 10:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-13-at-101646.jpeg" type="image/jpeg" length="26802"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay zeka sigorta dolandırıcılığında yeni tehlike: Sahte görsellerle büyük risk]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/yapay-zeka-sigorta-dolandiriciliginda-yeni-tehlike-sahte-gorsellerle-buyuk-risk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/yapay-zeka-sigorta-dolandiriciliginda-yeni-tehlike-sahte-gorsellerle-buyuk-risk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zekâ ile üretilen veya manipüle edilen fotoğraflar; kaza sahnelerinden faturalara kadar birçok alanda sahte delil olarak kullanılarak suistimallere zemin hazırlıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sigorta dolandırıcılığı ne yazık ki sektörün kaçınılmaz gerçeklerinden biri. Belirli ölçüde dolandırıcılık riski, sigorta ürünlerinin maliyet yapısına zaten dâhil ediliyor. Sigorta şirketleri için asıl hedef ise doğru dengeyi kurabilmek: Güvenilir müşterilerin deneyimini olumsuz etkilemeden, en büyük <a href="https://www.sas.com/tr_tr/insights/fraud/fraud-prevention.html" rel="nofollow" target="_blank">dolandırıcılık vakalarını</a> etkili şekilde önleyebilmek.</p>

<p>Ancak yapay zekâ çağı, bu dengeyi tehdit eden yeni bir dolandırıcılık türünü de beraberinde getirdi. Yapay zekâ kullanılarak değiştirilen veya tamamen sentetik olarak üretilen görseller, sahte sigorta taleplerini desteklemek amacıyla kullanılabiliyor. Bu da dolandırıcılığı daha kolay, daha erişilebilir ve çok daha yaygın hâle getiriyor.</p>

<p><strong>Hızla büyüyen bir tehdit</strong></p>

<p><a href="https://blogs.sas.com/content/sascom/2026/02/24/agentic-ai-raises-the-stakes-in-the-insurance-fraud-battle/" rel="nofollow" target="_blank">Sigorta dolandırıcılığının</a> <wbr />tüketicilere yıllık maliyetinin yaklaşık 308,6 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Ayrıca mal ve kaza sigortalarındaki her 10 hasar dosyasından yaklaşık biri dolandırıcılık unsuru içeriyor. Geçtiğimiz yıl kısa süreli konaklama hizmeti sunan büyük bir platform, ev sahiplerinden birinin dijital olarak değiştirilmiş görseller kullanarak kiracısını binlerce dolarlık hasara neden olmakla haksız şekilde suçladığını ortaya çıkardı.</p>

<p>Association of Certified Fraud Examiners (ACFE) ile SAS tarafından gerçekleştirilen güncel bir araştırmaya göre, <a href="https://www.sas.com/en_us/news/press-releases/2026/march/acfe-anti-fraud-technology-study-deepfakes.html" rel="nofollow" target="_blank">dolandırıcılıkla mücadele</a> alanında çalışan profesyonellerin yalnızca %7'si kurumlarının yapay zekâ destekli dolandırıcılığı tespit etme veya önleme konusunda "orta seviyenin üzerinde" hazırlıklı olduğunu düşünüyor. Araştırmaya katılan sigorta sektörü temsilcileri arasında ise hiçbir katılımcı bu konuda orta seviyenin üzerinde güven duyduğunu belirtmedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SAS Sigorta Suistimali Uzmanı Adam Hall tarafından gerçekleştirilen <a href="https://www.sas.com/en_gb/insights/articles/analytics/the-new-face-of-insurance-fraud.html" rel="nofollow" target="_blank">çalışma</a> da üretken yapay zekânın saniyeler içinde son derece ikna edici trafik kazası sahneleri oluşturabildiğini gösteriyor. Bu örnekler, dolandırıcıların ve organize suç gruplarının sigorta şirketlerini yanıltmak için hâlihazırda kullandıkları yöntemlerle büyük ölçüde örtüşüyor. Sevindirici olan ise SAS'ın bu tehditle mücadele etmeye yönelik bir çözüm sunuyor olması.</p>

<p><strong>Bir adım önde kalmak: Sentetik görsel tespiti</strong></p>

<p>SAS Kıdemli Veri Bilimcisi Robert Blanchard, Nisan ayında düzenlenen SAS Innovate veri ve yapay zekâ etkinliğinde "<a href="https://protect.checkpoint.com/v2/r01/___https:/www.youtube.com/watch?v=yz1ceGHTGfA___.YzJ1OnNhc2luc3RpdHV0ZTpjOm9mZmljZTM2NV9lbWFpbHNfYXR0YWNobWVudDplNWFmYzhkMTFkNjBhN2EzZjRjZjgxYTlmYmZmYWE5OTo3OjBmNGE6Mzk3ZjkwNTZjZGYzNGIxMGUxYmJmNDNiZDdkYjJlOWI5MTgyOTk0OGRlNThmN2Q3ZjVkODJlNWIyNDRkZGVkNjpwOlQ6Tg" rel="nofollow" target="_blank">sentetik görsel tespiti</a>" yaklaşımına dayanan çözüm önerilerini paylaştı. Blanchard, sahte makbuz görsellerindeki artış nedeniyle çözüm arayan bir sigorta müşterisinin kullanım senaryosunu örnek olarak aktardı.</p>

<p>SAS®, SAS Intelligent Decisioning altyapısını temel alarak bilgisayarlı görü, optik karakter tanıma (OCR) ve büyük dil modeli (LLM) tabanlı muhakemeyi bir araya getiren, yapay zekâ destekli bir dolandırıcılık tarama süreci geliştirdi. Bu çözüm sayesinde sigorta şirketleri, sentetik olarak oluşturulmuş veya üzerinde oynanmış görselleri hasar değerlendirme sürecinde kullanılmadan önce hızlı şekilde tespit edebiliyor. Her ne kadar çözüm ilk olarak sigorta sektörü için geliştirilmiş olsa da Blanchard, sentetik görsel dolandırıcılığının önemli bir sorun hâline geldiği bankacılık ve kamu gibi farklı sektörlere de kolaylıkla uyarlanabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Yapay zekâ destekli bu inceleme süreci şu avantajları sunuyor:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Otomatik İçerik Tarama:</strong> Dokümanlar ve görseller, olası manipülasyon izlerine karşı otomatik olarak analiz edilir.</li>
 <li><strong>Çoklu Sinyal Tabanlı Tespit:</strong> OCR ile elde edilen metinler, anlamsal muhakeme ve adli görsel analizi bir araya getirilerek şüpheli içerikler tespit edilir.</li>
 <li><strong>Risk Bazlı Karar Mekanizması:</strong> Risk skoruna dayalı değerlendirme; hasar dosyasının otomatik onaylanması, detaylı inceleme için uzmana yönlendirilmesi veya doğrudan reddedilmesi sağlanır.</li>
 <li><strong>Açıklanabilir ve Şeffaf Sonuçlar:</strong> Görseller üzerindeki şüpheli alanlar görsel katmanlarla işaretlenerek, analistlerin dosyanın neden "riskli" olarak işaretlendiğini kolayca anlaması sağlanır.</li>
 <li><strong>Operasyonel İzleme:</strong> <em>SAS® Viya®</em> gösterge panelleri üzerinden kurumlar; model davranışlarını, risk trendlerini ve alınan kararların sonuçlarını zaman içinde izleyebilir.</li>
</ul>

<p><strong>SAS Küresel Sigorta Başdanışmanı Franklin Manchester </strong>konuya ilişkin şu açıklamalarda bulundu, "<em>Dolandırıcılar, sadece birkaç komutla, sahte bir sigorta talebini desteklemek için görsel deliller üretebiliyor, bunları geliştirebiliyor ya da yok edebiliyor" diyor ve ekliyor: "Bir sahtekarlığın veya görsel manipülasyonun ne kadar kolay yapılabildiğini gördüğünüzde, sorunun ölçeği çok daha net anlaşılıyor. Ancak yapay zekâ dolandırıcıların elinde bir silah olduğu gibi, sigortacıların elinde de güçlü bir kalkana dönüşebilir. Yapay zekâ sadece devasa hacimdeki hasar verilerini analiz etmekle kalmaz, insan gözünün asla fark edemeyeceği görsel anomalileri de yakalayabilir. Bu sentetik görsel tespit araçları; sigorta şirketlerinin finansal kayıplarını azaltmalarına, karar doğruluklarını artırmalarına ve dürüst müşterileri, bu denetimsiz dolandırıcılıkların getirdiği ek maliyetleri ödemekten korumalarına yardımcı olacaktır</em>."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/yapay-zeka-sigorta-dolandiriciliginda-yeni-tehlike-sahte-gorsellerle-buyuk-risk</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 10:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/07/1783921665-1307-s-a-s-b-b-g-rsel.png" type="image/jpeg" length="11305"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sıfır Atık Vakfı'ndan plastik atıkları azaltacak su teknolojisi hamlesi]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/sifir-atik-vakfindan-plastik-atiklari-azaltacak-su-teknolojisi-hamlesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/sifir-atik-vakfindan-plastik-atiklari-azaltacak-su-teknolojisi-hamlesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sıfır Atık Vakfı, musluk suyunu güvenli içme suyuna dönüştürecek yeni nesil bir aparat geliştirme çalışması başlattı. Plastik atık azaltımı ve sürdürülebilir su erişimi hedeflerine yönelik geliştirilen çalışmayla, sürdürülebilir, erişilebilir ve çevre dostu bir çözüm geliştirilmesi hedefleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2017'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde başlatılan Sıfır Atık Hareketi, bugün küresel bir vizyona dönüştü.</p>

<p>Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanlığı'nı da üstlenen hareket, atık yönetimini dönüştürerek ekonomiye yüz milyarlarca lira katkı sağladı.</p>

<p>Geri kazanım oranlarını önemli ölçüde artırdı ve çevre koruma alanında öncü uygulamalara imza attı.</p>

<h2>DAMACANA VE PLASTİK ŞİŞELER ATIK MİKTARINI ARTIRIYOR</h2>

<p>Günümüzde su stresi yaşayan ülkeler arasında yer alan Türkiye'de, güvenli içme suyuna erişim ve plastik ambalaj kullanımı önemli bir gündem maddesi.</p>

<p>Şebeke sularına ilişkin kaygılar nedeniyle vatandaşlar sıklıkla damacana veya tek kullanımlık plastik şişe tercih ediyor.</p>

<p>Bu durum, hem plastik atık miktarını artırıyor hem de lojistik ve üretim süreçlerinden kaynaklanan karbon ayak izini yükseltiyor.</p>

<p><a href="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/10/6a50e6760ed0a144__w1200xh778.jpg?w=800" rel="nofollow" title=""><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/10/6a50e6760ed0a144__w1200xh778.jpg?w=800" width="800" /></a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>MUSLUK SUYU KOLAYCA İÇME SUYUNA DÖNÜŞECEK</h2>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (WHO) standartlarına göre güvenli içme suyu, fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik kirleticilerden arındırılmış su olarak tanımlanıyor.</p>

<p>Bu bağlamda Sıfır Atık Vakfı, musluk suyunun kalitesini evde kolayca yükseltecek bir çözümle harekete geçti.</p>

<h2>MUSLUKTA BAŞLAYAN SIFIR ATIK DÖNÜŞÜMÜ</h2>

<p>Sıfır Atık Vakfı, yaptığı açıklamayla musluğa takılan yeni nesil bir aparat geliştirme çalışmasını başlattığını duyurdu.</p>

<p>Amaç, musluk suyunu daha güvenli içme suyuna dönüştürerek tek kullanımlık plastik şişe ve damacana kullanımını azaltmak, hane düzeyinde sürdürülebilir tüketimi teşvik etmek.</p>

<p><a href="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/10/6a50e64d38c9c123__w1200xh694.jpg?w=800" rel="nofollow" title=""><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/10/6a50e64d38c9c123__w1200xh694.jpg?w=800" width="800" /></a></p>

<h2>ERİŞİLEBİLİR VE ÇEVRE DOSTU ÇÖZÜM</h2>

<p>Sıfır Atık Vakfı'nca başlatılan çalışma kapsamında, musluk suyunun kalitesinin artırılmasına yönelik farklı filtrasyon teknolojileri incelenerek, sürdürülebilir, erişilebilir ve çevre dostu bir çözüm geliştirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Vakıf tarafından hazırlanan değerlendirme çalışmasında, musluğa takılan filtre sistemleri ve ev tipi arıtma teknolojilerinin güvenli içme suyuna erişimde önemli bir potansiyele sahip olduğu ancak her filtrasyon sisteminin aynı performansı göstermediği aktarılıyor.</p>

<p>Kullanılan teknolojinin niteliği, düzenli bakım süreçleri ve mevcut su kalitesi gibi unsurların, elde edilen suyun güvenliği açısından belirleyici olduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Bu kapsamda vakıf, 'sıfır atık' yaklaşımıyla uyumlu, yenilikçi ve erişilebilir bir çözüm geliştirmek üzere harekete geçiyor.</p>

<h2>ÇEVRESEL BİR DÖNÜŞÜM ARACI OLMASI ÖNGÖRÜLÜYOR</h2>

<p>Geliştirilmesi planlanan yeni nesil aparatın yalnızca bir filtreleme sistemi değil, aynı zamanda sürdürülebilir yaşamı destekleyen çevresel bir dönüşüm aracı olması öngörülüyor.</p>

<p>Musluk suyuna takılan filtre sistemleri aktif karbon, ters ozmoz (RO), ultraviyole (UV) ve seramik filtre teknolojileri gibi farklı yöntemlerle çalışabiliyor.</p>

<h2>AKTİF KARBON FLİTRELER BİRÇOK SORUNA ÇÖZÜM SAĞLIYOR</h2>

<p>Uzman değerlendirmelerine göre, aktif karbon filtreler özellikle klor, tat ve koku problemlerinin azaltılmasında etkili olurken ters ozmoz sistemleri ağır metaller, nitrat ve çeşitli kimyasal kirleticilerin gideriminde daha yüksek filtrasyon kapasitesi sağlayabiliyor.</p>

<p>UV teknolojileri ise mikroorganizmaların etkisiz hale getirilmesine yönelik çözümler sunuyor.</p>

<h2>SİSTEMİN ETKİNLİĞİ KULLANIMA BAĞLI OLARAK DEĞİŞİYOR</h2>

<p>Bununla birlikte bilimsel değerlendirmeler, her filtrasyon sisteminin aynı performansı göstermediğine dikkati çekiyor.</p>

<p>Bir sistemin etkinliği kullanılan teknolojiye, filtre bakımına, mevcut su kalitesine ve kullanım koşullarına bağlı olarak değişiyor.</p>

<h2>YENİ GİRİŞİMİN AMACI</h2>

<p>Yeni girişimle tek kullanımlık plastik şişe tüketiminin azaltılması, damacana kaynaklı plastik kullanımının düşürülmesi, güvenli içme suyuna erişimin kolaylaştırılması, hane halkı düzeyinde sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarının teşvik edilmesi, taşıma ve lojistik süreçlerinden kaynaklanan karbon ayak izinin azaltılması, çevre dostu ve yenilikçi teknolojilerin desteklenmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Vakıf, üniversiteler, kamu kurumları, özel sektör temsilcileri ve ilgili uzmanlarla işbirliği içerisinde yürütülmesi planlanan çalışmalarla hem toplum sağlığına hem de çevresel sürdürülebilirliğe katkı sunacak bir model geliştirmeyi hedefliyor.</p>

<p>BM'nin su kaynaklarının korunmasına yönelik çalışmaları da güvenli suya erişim, kaynak verimliliği ve sürdürülebilir teknolojilerin önemine dikkati çekiyor.</p>

<h2>YENİLİKÇİ BİR ÇÖZÜM</h2>

<p>Günümüzde güvenli içme suyuna erişim ile plastik atıkların azaltılması hedeflerinin birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğine işaret eden vakıf, geliştirilecek sistemin bireylerin günlük yaşamında sürdürülebilir tercihleri kolaylaştıran yenilikçi bir çözüm olmasını amaçlıyor.</p>

<p>Geliştirilecek sistemin yalnızca bir filtrasyon ürünü olarak değil, sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarını destekleyen, kaynak kullanımını azaltan ve çevresel dönüşüme katkı sağlayan yenilikçi bir çözüm olarak konumlandırılması planlanıyor.</p>

<p><a href="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/10/6a50e666f1e75199__w1200xh670.jpg?w=800" rel="nofollow" title=""><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/10/6a50e666f1e75199__w1200xh670.jpg?w=800" width="800" /></a></p>

<h2>ÇEVRE DOSTU TEKNOLOJİLERİN DESTEKLENMESİ HEDEFLENİYOR</h2>

<p>Sıfır Atık Vakfı'nın bu çalışmasıyla, çevre dostu teknolojilerin teşvik edilmesi, kaynakların verimli kullanılması ve daha yaşanabilir şehirlerin inşası açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Su güvenliği ile sıfır atık hedeflerini aynı çatı altında buluşturan bu girişimle Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma vizyonuna katkı sunma ve geleceğin çevre dostu yaşam modellerine öncülük etme hedefleniyor.</p>

<h2>UYGUN FAİZLİ KREDİ İMKANI</h2>

<p>Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan'ın vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Sıfır Atık Vakfı'nın Başkanı Samed Ağırbaş, atıkların çevreye verdiği zararı en aza indirmek için yeni çalışmalar başlattıklarını açıkladı.</p>

<p>Adalet Bakanlığı ile atığını çevreye bırakan firmalara yönelik cezaların artırılması ve hapis cezası getirilmesi konusunda çalışma yürüttüklerini anlatan Ağırbaş, ayrıca bankalarla da çevre dostu biyobozunur sistemlere geçecek işletmelere uygun faizli kredi imkanı için görüştüklerini söyledi.</p>

<p><a href="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/10/6a50e91830931416__w1200xh961.jpg?w=800" rel="nofollow" title=""><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/10/6a50e91830931416__w1200xh961.jpg?w=800" width="800" /></a></p>

<h2>DÜŞÜK FAİZLİ KREDİ GÖRÜŞMELERİ BAŞLADI</h2>

<p>Ağırbaş, işletmelerin sıfır atık sürecine uyumunu artırmak için bankalarla biyobozunura geçecek işletmelere düşük faizli, uzun vadeli kredi verilmesi konusunda görüşmelere başladıklarını açıkladı.</p>

<p>Yurt dışından Türkiye'ye hammadde olarak plastik atık geldiğini anlatan Ağırbaş, şunları söyledi:</p>

<p><em><strong>"Türkiye'deki ham madde bize yeter. Burada doğru bir planlama ile Türkiye sınırları içerisindeki atıklarla üretim ihtiyacımızı karşılayabiliriz. Biz burada 'Atık tesisini çalıştıran firmalar batsın' demiyoruz.</strong></em></p>

<p><em><strong>Kamu eliyle, düşük faizli kredilerle plastik yerine başka ürünler üretsinler. Biz Türkiye'yi doğa dostu malzemenin üretim merkezi yapalım. Türkiye'deki plastik sektörüne kamu eliyle ucuz kredi verelim. O zaman bizim plastik sektöründeki firmalar Avrupa'yı ürüne boğarlar."</strong></em></p>

<h2>PARA VE HAPİS CEZASI</h2>

<p>Adalet Bakanlığı ile de çevreye atık döken, kirleten sanayi kuruluşlarına yönelik cezaların artırılmasına yönelik bir çalışma yaptıklarını anlatan Ağırbaş, şu sözleri kullandı:</p>

<p><em><strong>"Cezalar şu an düşük. Geçenlerde mesela bir firmanın kendi atıklarını arıtmadan dereye döktüğü tespit edildi, oradaki bütün doğal yaşam öldü, derede kurbağa bile kalmadı. Kesilen ceza 4 milyon TL.</strong></em></p>

<p><em><strong>Şimdi bizim üzerinde çalıştığımız oranın bütün rehabilitasyon masraflarını bu şirket ödemeli. Bu şirkete gerekli cezayı kesmeyen yerel yönetime de bir yaptırım olması lazım, çünkü o da suçlu. Ayrıca ikinci ihlalde hapis cezası da olmalı."</strong></em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Ensonhaber</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/sifir-atik-vakfindan-plastik-atiklari-azaltacak-su-teknolojisi-hamlesi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/07/6a50e666f1e75199-w1200xh670.jpg" type="image/jpeg" length="34825"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜİK verileri alarm verdi: Türkiye'de yaşlı nüfus dünya ortalamasını aştı]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/tuik-verileri-alarm-verdi-turkiyede-yasli-nufus-dunya-ortalamasini-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/tuik-verileri-alarm-verdi-turkiyede-yasli-nufus-dunya-ortalamasini-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK'in 2025 verilerine göre Türkiye'de yaşlı nüfus oranı yüzde 11,1'e yükselerek dünya ortalaması olan yüzde 10,4'ün üzerine çıktı. Genç nüfus oranı ise yüzde 14,8 ile dünya ortalaması olan yüzde 15,6'nın altında kaldı. Veriler, Türkiye nüfusunun yaşlanma eğiliminin güçlendiğini gösteriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2025 yılı verileri, Türkiye'nin nüfus yapısındaki dönüşümün hız kesmeden devam ettiğini gösterdi.</p>

<h2>TÜRKİYE İÇİN ALARM ZİLLERİ ÇALIYOR</h2>

<p>Açıklanan verilere göre Türkiye'de 65 yaş ve üzeri nüfusun toplam nüfus içindeki payı yüzde 11,1'e ulaşırken, 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusun oranı yüzde 14,8 olarak hesaplandı.</p>

<p>Böylece Türkiye'nin yaşlı nüfus oranı, yüzde 10,4 olan dünya ortalamasını aşarken, genç nüfus oranı ise yüzde 15,6 seviyesindeki dünya ortalamasının altında kaldı.</p>

<h2>EN YAŞLI ÜLKE MONAKO</h2>

<p>Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu ülkeler sıralamasında yüzde 36 ile Monako ilk sırada yer aldı. Japonya yüzde 30 ile ikinci olurken, İtalya yüzde 25,1, Portekiz yüzde 24,9 ve Yunanistan yüzde 24,4 ile üst sıralarda yer aldı. Finlandiya, Almanya, Hırvatistan, San Marino ve Sırbistan da yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu ilk 10 ülke arasında bulundu.</p>

<p>Listenin diğer ucunda ise yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu ülkeler yer aldı. Katar yüzde 1,7 ile son sırada bulunurken, Birleşik Arap Emirlikleri yüzde 1,8, Zambiya yüzde 2,0, Çad yüzde 2,1, Orta Afrika Cumhuriyeti ile Uganda yüzde 2,2, Mali ve Afganistan yüzde 2,4, Yemen ile Burundi ise yüzde 2,5 oranıyla dikkat çekti.</p>

<p><a href="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/10/6a511ff2ae147972__w1200xh675.jpg?w=800" rel="nofollow" title=""><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/10/6a511ff2ae147972__w1200xh675.jpg?w=800" width="800" /></a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>EN GENÇ ÜLKELER AFRİKA'DA</h2>

<p>Genç nüfus oranında ise tablo tersine döndü. Güney Sudan yüzde 23,3 ile genç nüfus oranının en yüksek olduğu ülke olurken, Suriye yüzde 23,1, Orta Afrika Cumhuriyeti yüzde 22,5, Eritre yüzde 22,3 ve Marshall Adaları yüzde 22 ile ilk sıralarda yer aldı. Malavi, Doğu Timor, Kenya, Uganda ve Zimbabve de genç nüfus oranının en yüksek olduğu ilk 10 ülke arasında gösterildi.</p>

<p>Genç nüfus oranının en düşük olduğu ülkeler arasında ise yüzde 8,8 ile Monako ilk sırada yer aldı. Malta yüzde 9,1, Almanya yüzde 9,5, Japonya yüzde 9,6, Güney Kore yüzde 9,7, Katar yüzde 9,8, Bulgaristan, Slovakya, Slovenya ve Avusturya ise yüzde 9,9'luk oranlarla listenin alt sıralarında yer aldı.</p>

<p><a href="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/10/6a511fd5f34af974__w1200xh675.jpg?w=800" rel="nofollow" title=""><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/10/6a511fd5f34af974__w1200xh675.jpg?w=800" width="800" /></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/tuik-verileri-alarm-verdi-turkiyede-yasli-nufus-dunya-ortalamasini-asti</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 08:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/07/indir-21.png" type="image/jpeg" length="13788"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sigorta vurgununa darbe: 200 Milyon liralık kurgu kaza ağı çökertildi]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/sigorta-vurgununa-darbe-200-milyon-liralik-kurgu-kaza-agi-cokertildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/sigorta-vurgununa-darbe-200-milyon-liralik-kurgu-kaza-agi-cokertildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir merkezli 5 ilde düzenlenen operasyonda, kurgu kazalar ve hasar dosyaları üzerinden sigorta şirketlerini zarara uğrattıkları öne sürülen 48 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesince "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarına ilişkin çalışma yürütüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soruşturma kapsamında elde edilen bilgi, belge, ifade, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) hesap hareketleri, bilirkişi raporları, müşteki ve bilgi sahibi beyanları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezince düzenlenen kurgu kaza raporları ile sigorta şirketlerinden temin edilen hasar ödeme dosyalarının incelenmesi neticesinde şüphelilerin örgütlü şekilde kurgu trafik kazaları düzenledikleri tespit edildi.</p>

<p>Şüphelilerin kamera bulunmayan bölgeleri tercih ederek araçları kaza yapmış gibi konumlandırdıkları, fotoğraflarını çekip kendi aralarında kaza tutanağı düzenledikleri, tamir ettirdikten sonra hasar dosyaları üzerinden sigorta şirketlerine başvurdukları belirlendi.</p>

<p>Örgüt elebaşılığını E.G'nin yaptığı şüphelilerin bu yolla sigorta şirketlerini zarara uğrattığı, yaklaşık 200 milyon liralık haksız kazanç elde ettikleri ortaya çıkarıldı.</p>

<h2>5 ilde operasyon</h2>

<p>Soruşturma kapsamında 62 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. İzmir, İstanbul, Ankara, Ağrı ve Antalya'da düzenlenen eş zamanlı operasyonda 48 şüpheli yakalandı.</p>

<p>Aramalarda, maddi hasarlı kaza tutanakları, sigorta poliçeleri, vekaletnameler, kaza taraflarına ilişkin notlar, sigorta ve kasko evrakları, farklı şahıslara ait kimlik belgeleri, temliknameler, ibranameler ve muhtelif evrak ele geçirildi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında 17 avukatın hasar dosyalarının tahsil süreçlerinde yer aldığı, avukat A.A'nın örgüt adına hareket ettiği ve örgüt yöneticisi konumunda bulunduğunun değerlendirildiği ifade edildi.</p>

<p>Firari şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/sigorta-vurgununa-darbe-200-milyon-liralik-kurgu-kaza-agi-cokertildi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 13:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/07/kurgu-kaza-2474143.jpg" type="image/jpeg" length="78234"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DSÖ raporu sağlık sigortasının stratejik rolünü bir kez daha ortaya koydu]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/dso-raporu-saglik-sigortasinin-stratejik-rolunu-bir-kez-daha-ortaya-koydu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/dso-raporu-saglik-sigortasinin-stratejik-rolunu-bir-kez-daha-ortaya-koydu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DSÖ'nün 2026 Küresel Kanser Durum Raporu, kanser vakalarının 2050'ye kadar 35 milyona ulaşabileceğini ortaya koyarken, ülkelerin üçte birinden daha azında kanser tedavisinin evrensel sağlık sigortası kapsamına alınması, sağlık güvencesindeki eşitsizlikleri yeniden gündeme taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı'nın (IARC) hazırladığı <strong>"2026 Küresel Kanser Durum Raporu"</strong>, kanser vakalarının hızla artarken sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan eşitsizliklerin sağlık sigortasının önemini daha da artırdığını ortaya koydu.</p>

<p>Rapora göre, kanser her yıl yaklaşık <strong>20,6 milyon yeni vaka</strong> ve <strong>10 milyon ölüme</strong> neden olarak kalp ve damar hastalıklarının ardından dünyanın en yaygın ikinci ölüm nedeni olmayı sürdürüyor. DSÖ, gerekli önlemlerin alınmaması halinde yıllık yeni kanser vakalarının <strong>2050 yılına kadar 35 milyona ulaşacağını</strong> öngörüyor.</p>

<p>Raporda dikkat çeken en önemli başlıklardan biri ise kanser teşhis ve tedavisine erişimde ülkeler arasındaki ciddi farklılıklar oldu. DSÖ, bugün ülkelerin <strong>üçte birinden daha azında kanser bakımının evrensel sağlık sigortası paketleri kapsamında yer aldığını</strong> belirterek, milyonlarca kişinin ihtiyaç duyduğu sağlık hizmetlerine ulaşamadığını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gelir düzeyine bağlı sağlık hizmeti farklılıkları da raporda çarpıcı verilerle ortaya konuldu. Yüksek gelirli ülkelerde meme kanseri teşhisi konulan kadınların <strong>yüzde 87'si</strong> beş yıl hayatta kalabilirken, düşük gelirli ülkelerde bu oran <strong>yüzde 42</strong> seviyesinde kalıyor. Rapor, sağlık sigortası kapsamının genişletilmesinin ve kanser bakımına erişimin artırılmasının hayatta kalma oranlarını doğrudan etkileyen temel unsurlar arasında yer aldığını ortaya koyuyor.</p>

<h2>Sağlık sistemlerinde kapsayıcı sigorta vurgusu</h2>

<p>DSÖ, kanserle mücadelede yalnızca tedavi hizmetlerinin değil, erken tanı, teşhis, ilaç, rehabilitasyon ve destekleyici bakım hizmetlerinin de sürdürülebilir finansmanla desteklenmesi gerektiğine dikkat çekti. Raporda, insan odaklı sağlık sistemlerinin güçlendirilmesi ve sağlık sigortası kapsamının yaygınlaştırılmasının kanserle mücadelede öncelikli adımlar arasında yer aldığı belirtildi.</p>

<h2>Kanser yükü bölgeler arasında farklılık gösteriyor</h2>

<p>Rapora göre Asya, 2024 yılında dünya genelindeki kanser vakalarının <strong>yüzde 50,7'sini</strong>, kanser kaynaklı ölümlerin ise <strong>yüzde 56,5'ini</strong> oluşturdu. Avrupa ise dünya nüfusunun yaklaşık <strong>yüzde 9'una</strong> sahip olmasına rağmen küresel kanser vakalarının <strong>yüzde 21'ini</strong>, ölümlerin ise <strong>yüzde 20'sini</strong> oluşturdu.</p>

<p>Afrika ve Asya'nın bazı bölgelerinde ise vaka sayıları görece düşük olmasına rağmen, sağlık hizmetlerine erişim sorunları nedeniyle ölüm oranlarının daha yüksek seyrettiği ifade edildi.</p>

<h2>Önlenebilir riskler öne çıkıyor</h2>

<p>Raporda, dünya genelindeki kanser vakalarının yaklaşık dörtte birinin önlenebilir risk faktörleriyle ilişkili olduğu belirtildi. İnsan papilloma virüsü (HPV), hepatit B ve C, <em>Helicobacter pylori</em> enfeksiyonları, tütün ve alkol kullanımı, yüksek vücut kitle indeksi ile fiziksel hareketsizlik, kanser yükünü artıran başlıca nedenler arasında gösterildi.</p>

<h2>"Kanserden kurtulmak gelir düzeyine bağlı olmamalı"</h2>

<p>DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, rapora ilişkin değerlendirmesinde kanser tedavisine erişimdeki eşitsizliklerin kabul edilemez olduğunu belirterek, "Kanser, neredeyse hepimizi etkileyen son derece kişisel bir hastalıktır. Ancak bir kişinin kanserden kurtulup kurtulamayacağı asla nerede doğduğuna veya ne kadar kazandığına bağlı olmamalıdır." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Rapor, kanser yükünün giderek arttığı küresel sağlık ortamında, sağlık sigortası sistemlerinin güçlendirilmesi ve kanser bakımının daha kapsayıcı hale getirilmesinin hem sağlık politikaları hem de sigorta sektörü açısından önümüzdeki dönemin en önemli başlıklarından biri olacağına işaret ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA, SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/dso-raporu-saglik-sigortasinin-stratejik-rolunu-bir-kez-daha-ortaya-koydu</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 21:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/07/thumbs-b-c-d359fcf36b92b4b68c8c04d2730777ae.jpg" type="image/jpeg" length="67358"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Münih Re raporu: Siber riskler sigorta sektörüne yeni fırsatlar sunuyor]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/munih-re-raporu-siber-riskler-sigorta-sektorune-yeni-firsatlar-sunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/munih-re-raporu-siber-riskler-sigorta-sektorune-yeni-firsatlar-sunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte bireylerin maruz kaldığı siber tehditler artarken, bu risklere yönelik farkındalık aynı hızda yükselmiyor. Küresel reasürans şirketi Münih Re'nin yayımladığı "Küresel Siber Risk ve Sigorta Araştırması 2026 – Bireysel Sigortalar", bireysel siber sigorta pazarının önümüzdeki dönemin en önemli büyüme alanlarından biri olabileceğine işaret ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte bireylerin maruz kaldığı siber tehditler artarken, bu risklere yönelik farkındalık aynı hızda yükselmiyor. Küresel reasürans şirketi Münih Re'nin yayımladığı <strong>"Küresel Siber Risk ve Sigorta Araştırması 2026 – Bireysel Sigortalar"</strong>, bireysel siber sigorta pazarının önümüzdeki dönemin en önemli büyüme alanlarından biri olabileceğine işaret ediyor.</p>

<p>20 ülkede 9 bin 500 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, hesap ele geçirme, kimlik hırsızlığı, çevrimiçi dolandırıcılık ve kişisel veri ihlalleri gibi tehditlerin bireyler açısından giderek yaygınlaştığını ortaya koyuyor. Buna karşın katılımcıların önemli bir kısmı, bu tür siber saldırılarla karşılaşma ihtimalini düşük görüyor. Araştırma, bireylerin risk algısıyla gerçek tehdit seviyesi arasında önemli bir fark bulunduğunu gösteriyor.</p>

<p>Rapora göre özellikle sosyal medya ve e-posta hesaplarının ele geçirilmesi, dijital ödeme sistemlerine yönelik dolandırıcılık girişimleri ve kişisel verilerin kötü niyetli kişilerin eline geçmesi, bireylerin en fazla karşı karşıya kaldığı riskler arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Münih Re, siber tehditlerin artık yalnızca şirketleri değil, hane halkını ve bireysel kullanıcıları da doğrudan etkileyen önemli bir finansal ve güvenlik riski haline geldiğine dikkat çekiyor. Siber olayların sadece maddi kayıplara yol açmadığı; aynı zamanda kişisel verilerin ifşası, itibar kaybı ve uzun sürebilen hukuki süreçler gibi ciddi sonuçlar doğurabildiği vurgulanıyor.</p>

<p>Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de bireysel siber sigorta ürünlerine yönelik talebin önümüzdeki yıllarda hızla artabileceği yönündeki değerlendirme oldu. Dijital yaşamın günlük hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelmesiyle birlikte, bireylerin siber risklere karşı finansal güvence arayışının da güçleneceği öngörülüyor.</p>

<p>Raporda, bireysel siber sigorta pazarının gelişebilmesi için tüketicilerin dijital tehditler konusunda daha fazla bilinçlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Bunun yanı sıra, sigorta şirketlerinin sundukları siber koruma teminatlarını daha anlaşılır şekilde anlatmasının ve dijital risk yönetimine ilişkin farkındalık çalışmalarını artırmasının sektörün büyümesini destekleyeceği ifade ediliyor.</p>

<p>Münih Re, bireysel siber risklerin önümüzdeki dönemde sigorta sektörünün stratejik büyüme alanları arasında yer almayı sürdüreceğini değerlendirirken, dijital güvenliğin artık yalnızca teknoloji değil, aynı zamanda sigortacılığın da öncelikli gündemlerinden biri haline geldiğine dikkat çekiyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/munih-re-raporu-siber-riskler-sigorta-sektorune-yeni-firsatlar-sunuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 21:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-213806.jpeg" type="image/jpeg" length="30854"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tamamlayıcı sağlık sigortasında teminat dışı kalan durumlar...]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/tamamlayici-saglik-sigortasinda-teminat-disi-kalan-durumlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/tamamlayici-saglik-sigortasinda-teminat-disi-kalan-durumlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tamamlayıcı sağlık sigortası (TSS), Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile anlaşmalı özel hastanelerde fark ücretini karşılayarak sağlık hizmetlerine daha kolay erişim sağlıyor. Ancak birçok kişi, yaptırdığı poliçenin tüm hastalıklarını kapsadığını düşünse de durum her zaman böyle değil. Poliçelerde yer alan teminat dışı durumlar ve bekleme süreleri, sigortalıların beklenmedik masraflarla karşılaşmasına neden olabiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tamamlayıcı sağlık sigortası (TSS), Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile anlaşmalı özel hastanelerde fark ücretini karşılayarak sağlık hizmetlerine daha kolay erişim sağlıyor. Ancak birçok kişi, yaptırdığı poliçenin tüm hastalıklarını kapsadığını düşünse de durum her zaman böyle değil. Poliçelerde yer alan teminat dışı durumlar ve bekleme süreleri, sigortalıların beklenmedik masraflarla karşılaşmasına neden olabiliyor.</p>

<p>Her hastalık otomatik olarak kapsamda değil</p>

<p>Tamamlayıcı sağlık sigortası, poliçe şartlarına göre belirlenen teminatlar doğrultusunda hizmet verir. Sigorta şirketleri arasında farklılık göstermekle birlikte bazı hastalıklar ve sağlık durumları standart olarak teminat dışı bırakılabiliyor.</p>

<p>Önceden var olan hastalıklar</p>

<p>Tamamlayıcı sağlık sigortasında en sık karşılaşılan istisnalardan biri, poliçe başlangıcından önce teşhis edilmiş hastalıklardır. Diyabet, hipertansiyon, kalp hastalıkları veya kronik rahatsızlıklar birçok poliçede teminat kapsamına alınmıyor ya da ek değerlendirmelere tabi tutulabiliyor.</p>

<p>Bekleme süresi uygulanan tedaviler</p>

<p>Bazı sağlık hizmetleri poliçe başlar başlamaz kullanılmaz. Özellikle;</p>

<p>· Fıtık ameliyatları</p>

<p>· Varis tedavileri</p>

<p>· Hemoroid operasyonları</p>

<p>· Safra kesesi ameliyatları</p>

<p>· Diz ve omuzla ilgili bazı cerrahi işlemler</p>

<p>Gibi tedaviler için sigorta şirketleri belli bir bekleme süresi uygulayabilir. Bu süre dolmadan yapılan işlemler karşılanmayabilir.</p>

<p>Estetik amaçlı işlemler</p>

<p>Tıbbi zorunluluk bulunmayan estetik operasyonlar, kozmetik uygulamalar güzellik amaçlı işlemler tamamlayıcı sağlık sigortasının kapsamı dışında yer alır.</p>

<p>Deneysel tedaviler</p>

<p>Bilimsel olarak standart tedai kabul edilmeyen deneysel yöntemler ve Sağlık Bakanlığı tarafından rutin uygulama kapsamında değerlendirilmeyen bazı tedaviler poliçeye dahil edilemeyebiliyor.</p>

<p>Alkol ve uyuşturucu kaynaklı durumlar</p>

<p>Alkol veya uyuşturucu madde etkisi altında meydana gelen sağlık sorunları ile bunlara bağlı tedavi giderleri de birçok poliçede teminat dışı tutuluyor.</p>

<p>Diş ve göz tedavileri</p>

<p>Tamamlayıcı sağlık sigortası genellikle diş tedavileri, gözlük, lens ve rutin göz kusurlarına yönelik harcamaları karşılamaz. Ancak bazı şirketler ek prim karşılığında bu teminatları sunabilmektedir.</p>

<p>Poliçeyi dikkatle inceleyin</p>

<p>Uzmanlar, sigorta yaptırmadan önce yalnızca prim tutarına değil, teminat kapsamına, istisnalara bekleme sürelerine de dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor. Aynı isimle sunulan tamamlayıcı sağlık sigortaları arasında bile şirketlere göre önemli kapsam farklılıkları bulunabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sonuç olarak, tamamlayıcı sağlık sigortası pek çok sağlık gideri için önemli bir güvence sunsa da her hastalık ve her tedavi otomatik olarak poliçe kapsamına girmiyor. Poliçe satın almadan önce genel ve özel şartların dikkatlice incelenmesi, ileride yaşanabilecek hak kayıplarının önüne geçilmesine yardımcı oluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/tamamlayici-saglik-sigortasinda-teminat-disi-kalan-durumlar</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 21:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-214312.jpeg" type="image/jpeg" length="74222"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay zeka sigortacılığı dönüştürüyor: Gözler USFK2026'da]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/yapay-zeka-sigortaciligi-donusturuyor-gozler-usfk2026da</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/yapay-zeka-sigortaciligi-donusturuyor-gozler-usfk2026da" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sigorta sektörü, yapay zekânın ortaya çıkardığı yeni riskler ve fırsatlarla tarihinin en büyük dönüşümlerinden birini yaşıyor. Bu dönüşümün yol haritası ise Sigorta Haftası'nın simge etkinliği USFK2026'da sektörün liderleri tarafından değerlendirilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Sigortacılık sektörü, yalnızca dijitalleşmenin değil, yapay zekâ çağının da en hızlı dönüşen sektörlerinden biri hâline geldi. Yapay zekâ destekli karar sistemleri, büyük veri analitiği ve otomasyon uygulamaları operasyonel verimliliği artırırken; veri güvenliği, algoritmik sorumluluk, siber saldırılar ve yapay zekâ kaynaklı yeni riskler de sektörün gündeminde üst sıralara yükseldi. Uzmanlar, önümüzdeki dönemde yapay zekâya özgü yeni sigorta ürünleri ve teminat modellerinin kaçınılmaz olacağına dikkat çekiyor.</p>

<p>Bu yeni dönemde sektörün en önemli ihtiyacı ise bilgi paylaşımı, ortak akıl ve güçlü iş birlikleri.</p>

<p>İşte tam da bu nedenle, <strong>V. Uluslararası Sigorta Fuarı ve Kongresi (USFK)</strong>, <strong>30 Eylül – 2 Ekim 2026</strong> tarihleri arasında <strong>WOW İstanbul Hotel</strong>'de sektörün geleceğine yön verecek başlıkları masaya yatırmaya hazırlanıyor.</p>

<p><strong>USFK 2026: Geleceğin Sigortacılığı İstanbul'da Konuşulacak</strong></p>

<p>Bu yıl <strong>Sigorta Haftası</strong> kapsamında gerçekleştirilecek USFK2026; sigorta ve reasürans şirketlerini, brokerleri, acenteleri, InsurTech girişimlerini, teknoloji şirketlerini, kamu kurumlarını, akademisyenleri ve sektör profesyonellerini aynı platformda buluşturacak.</p>

<p>Konferans ve panellerde;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Yapay zekâ destekli risk analizi,</li>
 <li>Veri güvenliği ve siber dayanıklılık,</li>
 <li>İklim değişikliğinin sigortacılığa etkileri,</li>
 <li>Dijital müşteri deneyimi,</li>
 <li>Yeni nesil sigorta teknolojileri,</li>
 <li>Uluslararası iş birlikleri,</li>
 <li>Sigortacılıkta sürdürülebilir büyüme</li>
</ul>

<p>gibi sektörün geleceğini şekillendiren başlıklar ele alınacak.</p>

<p><strong>Sektörün Geleceği Ortak Akılla Şekillenecek</strong></p>

<p>Yapay zekânın yaygınlaşmasıyla birlikte risk kavramının da yeniden tanımlandığı bir döneme girildi. Veri ihlalleri, algoritmik karar süreçleri, siber saldırılar ve dijital sorumluluklar artık yalnızca teknoloji şirketlerinin değil, sigorta sektörünün de temel gündem maddeleri arasında yer alıyor. Bu değişim, sektörün tüm paydaşlarının birlikte hareket etmesini her zamankinden daha önemli hâle getiriyor.</p>

<p>USFK2026, yalnızca ürün ve hizmetlerin sergilendiği bir fuar olmanın ötesinde; sektörün ortak vizyonunun oluşturulduğu, yeni iş birliklerinin kurulduğu ve geleceğin sigortacılık anlayışının şekillendirildiği uluslararası bir buluşma platformu olmayı hedefliyor.</p>

<p>Geçtiğimiz yıl <strong>22.293 ziyaretçiyi</strong> ağırlayan organizasyonun bu yıl <strong>38 binin üzerinde ziyaretçiye</strong> ulaşması bekleniyor. Üç gün boyunca binlerce B2B görüşmesi, yeni iş ortaklığı ve stratejik temasın gerçekleşeceği organizasyon, Türkiye'nin sigortacılık alanındaki uluslararası vitrini olma yolunda büyümesini sürdürüyor.</p>

<p>Sigorta Haftası'nın simge etkinliği olan <strong>V. Uluslararası Sigorta Fuarı ve Kongresi (USFK)</strong>, geleceğin sigortacılığını bugünden konuşmak isteyen tüm sektör temsilcilerini <strong>30 Eylül – 2 Ekim 2026</strong> tarihleri arasında <strong>WOW İstanbul Hotel</strong>'de buluşturmaya hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/yapay-zeka-sigortaciligi-donusturuyor-gozler-usfk2026da</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2024/03/sigorta-fuari-logo-01.jpg" type="image/jpeg" length="72222"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Olası Hantavirüs salgınında hangi sigortalar devreye girer?]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/olasi-hantavirus-salgininda-hangi-sigortalar-devreye-girer</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/olasi-hantavirus-salgininda-hangi-sigortalar-devreye-girer" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sigorta ve Reasürans Brokerleri Derneği (SBD) Yönetim Kurulu Üyesi Gökhan Özakıncı, vaka sayılarındaki artış nedeniyle Covid- 19’dan sonra ‘yeni bir pandemi mi geliyor?’ sorusuna neden olan hantavirüs vakalarının ortaya çıkarabileceği sigorta risklerine dikkat çekti. Özakıncı, “Konu, sigorta sektörü açısından yalnızca tıbbi yayılım ihtimaliyle değerlendirilemez” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Son dönemde gündeme gelen hantavirüs vaka­ları, özellikle Covid-19 tecrübesi sonrasında “ye­ni bir pandemi riski” endişe­sine yol açtı. Ancak mevcut bilimsel değerlendirmeler, hantavirüsün Covid-19 ben­zeri geniş çaplı ve hızlı yayı­lan bir pandemi yaratma ih­timalinin düşük olduğunu gösteriyor. Hantavirüste bu­laş dinamiğinin daha sınırlı, vaka kümelerinin daha izle­nebilir ve kontrol önlemleri­nin daha kolay olduğunu ifa­de eden Sigorta ve Reasürans Brokerleri Derneği (SBD) Yö­netim Kurulu Üyesi Gökhan Özakıncı, mevcut bilgiler ışı­ğında hantavirüsün “yüksek ölüm oranlı ancak düşük ya­yılım potansiyelli” bir sağlık riski olarak değerlendirilme­si gerektiğini söyledi.</p>

<h3><strong>“Yalnızca tıbbi yayılım ihtimaliyle değerlendirilemez”</strong></h3>

<p>Bununla birlikte sigorta sektörü açısından konunun yalnızca tıbbi yayılım ihtima­liyle değerlendirilemeyece­ğini söyleyen Özakıncı, “Co­vid-19 döneminde görüldüğü üzere, bir salgının ekonomik etkisi çoğu zaman hastalığın kendisinden daha geniş so­nuçlar doğurabiliyor. İş dur­ması, seyahat iptalleri, etkin­lik iptalleri, liman ve sınır kı­sıtlamaları, tedarik zinciri aksaklıkları, sağlık giderleri ve sorumluluk talepleri sigor­ta piyasasının birçok bran­şını doğrudan etkileyebilir. OECD, Covid-19 döneminde iş durması zararlarının bü­yük bölümünün poliçe sahip­leri üzerinde kaldığını; çün­kü çoğu iş durması teminatı­nın fiziksel hasar şartına bağlı olduğunu veya salgın/virüs kaynaklı kayıpları açıkça te­minat dışı olarak belirtmiştir. Sigorta sektörü açısından dü­şük ihtimal, etkisiz risk anla­mına gelmez” diye konuştu.</p>

<h3><strong>Kâr kaybı sigortalarının </strong><strong>önemi ortaya çıkıyor</strong></h3>

<p>Hantavirüsün daha geniş bir salgına dönüşmesi halin­de ilk etkilenecek branşlardan birinin sağlık sigortaları ola­cağına işaret eden Özakıncı, “İkinci önemli alan iş durma­sı ve kâr kaybı sigortalarıdır. Eğer hantavirüs nedeniyle bir işletme kapatılır, tesis karan­tinaya alınır veya faaliyetler durdurulursa, teminatın ça­lışması için poliçede açık bir ‘bulaşıcı hastalık’, ‘non-dama­ge business interruption’ veya ‘civil authority’ teminatı bu­lunması gerekir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Taşıyıcı sorumluluk poliçeleri </strong><strong>gündeme gelebilir</strong></h3>

<p>Seyahat sigortaları ve denizcilik/taşımacılık sigortalarının da bu tür olaylardan etkilenebildiğini belirten Özakıncı, son vakaların bir gemi seyahatiyle bağlantılı olmasının, cruise, yolcu taşımacılığı, liman operasyonları ve uluslararası tahliye süreçlerinde riskin ne kadar karmaşık hale gelebileceğini gösterdiğini vurguladı. Özakıncı, “Seyahat iptali, tıbbi tahliye, karantina giderleri, konaklama uzaması, repatriasyon ve acil sağlık desteği gibi teminatlar bu senaryoda ön plana çıkar. Ancak yine poliçelerde salgın ve pandemi istisnalarının bulunup bulunmadığı belirleyici olacaktır. Sorumluluk sigortaları açısından ise işveren sorumluluk, genel sorumluluk, otelcilik, turizm, sağlık kuruluşları ve taşıyıcı sorumluluk poliçeleri gündeme gelebilir. Bir işletmenin gerekli hijyen, izolasyon, bilgilendirme veya risk yönetimi tedbirlerini almadığı iddiası ile tazminat talepleri oluşabilir. Ancak bu taleplerde illiyet bağı, kusur, mevzuata uygunluk ve poliçe istisnaları kritik rol oynar” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Dünya</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA, SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/olasi-hantavirus-salgininda-hangi-sigortalar-devreye-girer</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/07/yolcular-dunyaya-dagildi-ulkeler-hantaviruse-karsi-hangi-onlemleri-aldi-son-durum-ne-vvve.jpg" type="image/jpeg" length="70284"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Swiss Re'den uyarı: Yapay zeka yatırımları yeni sigorta ihtiyaçları doğuruyor]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/swiss-reden-uyari-yapay-zeka-yatirimlari-yeni-sigorta-ihtiyaclari-doguruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/swiss-reden-uyari-yapay-zeka-yatirimlari-yeni-sigorta-ihtiyaclari-doguruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel reasürans şirketi Swiss Re Corporate Solutions, yapay zekâ yatırımlarının 2026’da 750 milyar dolara ulaşacağını öngörürken, bunun sigorta sektöründe yeni teminat çözümlerine yönelik talebi artıracağını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Küresel reasürans şirketi Swiss Re Corporate Solutions, büyük veri merkezi işletmecilerinin yapay zeka teknolojilerine yönelik harcamalarının 2026 yılında 750 milyar dolara ulaşacağını öngördü.<br />
<br />
Şirket, bu rakamın geçen yılki yaklaşık 500 milyar dolarlık harcamaya kıyasla önemli bir artış anlamına geldiğini ve birçok sektörde sigorta teminatlarına yönelik talebi artıracağını değerlendirdi.</p>

<p>Reuters’ın haberine göre, şirketin Üst Yöneticisi (CEO) Ivan Gonzalez, veri merkezlerinin hızla büyümesine bağlı olarak ortaya çıkan karmaşık risklerin, sigorta sektörü ile sermaye piyasalarından daha yenilikçi çözümler gerektirdiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gonzalez, finans piyasalarında biriken sigorta risklerinin yönetilebilmesi için geleneksel sigorta modellerinin ötesine geçilmesi gerektiğini belirterek, risk mühendisliği, alternatif risk transferi ve finansman çözümlerinin bir araya getirilmesinin şirketlerin daha güvenli ve güçlü yatırımlar yapmasına imkan sağlayacağını ifade etti.</p>

<p>Swiss Re Grubu Başekonomisti Jerome Haegeli ise yapay zekâ altyapısına yönelik küresel harcamaların mevcut yıla kıyasla iki katına çıkarak yaklaşık 1,6 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini açıkladı.</p>

<p>Haegeli, bu büyümenin küresel ekonominin yanı sıra fiziksel ve dijital varlıklara da önemli katkı sağlayacağını, yapay zeka dönüşümünün beraberinde getirdiği yeni riskler nedeniyle sigorta sektörüne de güçlü bir ivme kazandıracağını kaydetti.</p>

<p>2011 yılında kurulan Swiss Re Corporate Solutions, Swiss Re Grubu’nun ticari sigortacılık alanındaki doğrudan faaliyet gösteren kuruluşu olarak, büyük ve orta ölçekli işletmelere operasyonel ve karmaşık risklere karşı kapsamlı sigorta çözümleri sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/swiss-reden-uyari-yapay-zeka-yatirimlari-yeni-sigorta-ihtiyaclari-doguruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 13:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/07/1749622101-fidye-yaz-l-m-n-gizleyen-sahte-yapay-zeka-i-s-arac-lar-na-dikkat-1-scaled.jpg" type="image/jpeg" length="74324"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yemek yardımlarında sigorta primi alarmı: İşverenler nelere dikkat etmeli?]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/yemek-yardimlarinda-sigorta-primi-alarmi-isverenler-nelere-dikkat-etmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/yemek-yardimlarinda-sigorta-primi-alarmi-isverenler-nelere-dikkat-etmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışanlara yapılan yemek yardımlarında vergi ve sigorta uygulamalarına ilişkin yeni düzenlemeler, işverenler açısından önemli değişiklikler getiriyor. 17 Nisan 2026 itibarıyla yürürlüğe giren düzenleme ile yemek yardımlarında sigorta primi istisnası yeniden şekillenirken, özellikle nakit ödemelerin kullanım amacı tartışma konusu oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çalışanlara yapılan yemek yardımlarında vergi ve sigorta uygulamalarına ilişkin yeni düzenlemeler, işverenler açısından önemli değişiklikler getiriyor. 17 Nisan 2026 itibarıyla yürürlüğe giren düzenleme ile yemek yardımlarında sigorta primi istisnası yeniden şekillenirken, özellikle nakit ödemelerin kullanım amacı tartışma konusu oldu.</p>

<p>7577 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ilgili maddesinde değişikliğe gidildi. Buna göre, işveren tarafından işyerinde veya müştemilatında yemek verilmediği durumlarda, çalışılan günlere ilişkin günlük 300 TL’ye kadar olan yemek bedeli sigorta prim kesintisi dışında tutulacak.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle birlikte sigorta primi uygulaması, gelir vergisi istisnası ile uyumlu hale getirildi. İşverenin kendi imkanlarıyla işyerinde yemek hizmeti sunması veya hazır yemek hizmetini işyerinde çalışanlara sağlaması durumunda ise yemek yardımı, herhangi bir tutar sınırı olmaksızın ayni yardım kapsamında değerlendirilmeye devam edecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Yemek kartı ve çeklerinde yeni uygulama</h2>

<p>Yemek yardımının yemek kartı, yemek çeki veya kupon gibi araçlarla sağlanması halinde de günlük 300 TL’ye kadar olan tutar prime esas kazanca dahil edilmeyecek.</p>

<p>Daha önce yemek kartlarıyla sağlanan yardımların sigorta primine tabi olup olmadığı konusunda farklı uygulamalar bulunurken, Danıştay’ın ilgili kararları sonrasında konu yeniden gündeme gelmişti.</p>

<p>Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, yemek yardımını çalışanların beslenme ihtiyacının karşılanması amacıyla yapılan sosyal bir yardım olarak değerlendirmiş, yemek kartı ve benzeri araçlarla sağlanan yardımların yalnızca restoranlarda değil, beslenmeye yönelik gıda alışverişlerinde de kullanılabileceğine dikkat çekmişti.</p>

<h2>Nakit yemek yardımında kullanım amacı tartışması</h2>

<p>Yeni düzenlemeyle birlikte nakit olarak yapılan yemek yardımlarında ise işverenler açısından yeni bir risk alanı oluştu. Düzenlemelerde, yemek yardımının çalışanların beslenme ihtiyacını karşılamaya yönelik olması gerektiği vurgulanıyor.</p>

<p></p>

<p>Uzman değerlendirmelerine göre, nakit yemek yardımının çalışan tarafından farklı amaçlarla kullanıldığının tespit edilmesi halinde vergi ve sigorta açısından sorun yaşanması ihtimali bulunuyor.</p>

<p>Bununla birlikte, işverenlerin çalışanların nakit yardımı hangi amaçla kullandığını takip etmesinin pratikte mümkün olmadığı ve bu nedenle sorumluluğun işverenlere yüklenmesinin tartışmalı olduğu ifade ediliyor.</p>

<h2>Geçmiş dönemler için dava yolu gündemde</h2>

<p>Uzman görüşlerine göre, 17 Nisan 2026 tarihinden önce yemek kartı, yemek çeki veya kupon gibi araçlarla sağlanan yemek yardımlarının sigorta primine tabi tutulamayacağı değerlendiriliyor.</p>

<p>Bu kapsamda, geçmiş dönemlerde yemek yardımları üzerinden sigorta primi kesintisi yapan işverenlerin ödedikleri tutarların iadesini talep edebileceği, taleplerin reddedilmesi halinde ise yargı yoluna başvurabileceği belirtiliyor.</p>

<h2>Yemek kartlarında risk düşük</h2>

<p>Yemek kartı uygulamalarında ise farklı bir değerlendirme yapılıyor. Kapalı sistem olarak çalışan yemek kartlarının nakde çevrilememesi ve yalnızca yemek veya gıda alışverişlerinde kullanılabilmesi nedeniyle bu yöntemin beslenme amacıyla uyumlu olduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre yemek kartı organizasyonları, çalışanlara geniş bir üye işyeri ağı üzerinden yemek hizmetine erişim sağlıyor ve bu yapı sigorta mevzuatındaki yardımın amacıyla örtüşüyor.</p>

<p>Yeni dönemde işverenlerin, yemek yardımlarının nasıl sağlandığına ve mevzuattaki limitlere dikkat ederek uygulamalarını gözden geçirmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/yemek-yardimlarinda-sigorta-primi-alarmi-isverenler-nelere-dikkat-etmeli</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 11:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/07/indir-17.png" type="image/jpeg" length="83377"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EY ve IIF araştırması: Sigortacıların en kritik riski siber tehditler]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/ey-ve-iif-arastirmasi-sigortacilarin-en-kritik-riski-siber-tehditler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/ey-ve-iif-arastirmasi-sigortacilarin-en-kritik-riski-siber-tehditler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[EY ve IIF’in Küresel Sigorta Risk Yönetimi Araştırması, sigortacılık sektöründe risk gündeminin önemli bir dönüşümden geçtiğini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre; siber tehditler sigorta şirketleri için en kritik risk alanı olmaya devam ederken, yapay zekâ yönetişimi, operasyonel dayanıklılık ve risk teknolojileri yönetim kurullarının öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, vergi, kurumsal finansman ve strateji hizmetleri şirketi EY ile Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) tarafından hazırlanan, Küresel çapta 100’ün üzerinde sigorta şirketindeki risk yöneticilerinin (CRO) katıldığı <a href="https://www.ey.com/en_gl/insights/insurance/three-strategic-actions-for-insurance-cros-in-2026" rel="nofollow"><strong>Küresel Sigorta Risk Yönetimi Araştırması</strong></a>, sektörün değişen risk önceliklerini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre siber riskler, sigortacılık sektöründe en önemli kurumsal tehdit olmaya devam ederken; yapay zekâ yönetişimi, risk teknolojileri ve operasyonel dayanıklılık alanları da sigorta şirketlerinin öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>Siber riskler, sigorta şirketlerinin gündeminde ilk sıradaki yerini koruyor</strong></p>

<p>Araştırmaya katılan sigorta şirketlerindeki CRO’ların %80’i siber riskleri en önemli beş kurumsal risk arasında gösterirken, %30’u siber tehditleri doğrudan ilk sıraya yerleştiriyor. Küresel jeopolitik gerilimler de bu baskıyı artırıyor. Bu kapsamda katılımcıların %79’u, siber güvenlik tehditlerini ve olası dijital saldırıları şirketleri üzerindeki en önemli jeopolitik etki olarak değerlendiriyor. Son yıllarda listenin zirvesinde yer alan siber riskler; üçüncü taraf bağımlılıkları, veri gizliliği gereklilikleri ve giderek gelişen siber saldırı yöntemleri nedeniyle artık yalnızca bir teknoloji zorluğu değil, kurumsal dayanıklılık konusu olarak ele alınıyor.</p>

<p><strong>Yapay zekâ, risk yönetiminde yaygınlaşıyor</strong></p>

<p>Araştırma sonuçları, sektörde yapay zekânın risk yönetimi süreçlerinde pilot uygulamaların ötesine geçerek yaygın kullanım aşamasına ulaştığını gösteriyor. Kuruluşların yarısından fazlası, risk yönetimi süreçlerinde yapay zekâ araçlarından yararlanıyor. Yapay zekânın en yaygın kullanım alanları arasında sohbet botları (%57), hukuk ve belge analizi (%42) ile siber analitik (%38) bulunuyor.</p>

<p>Yapay zekâ kullanımının artmasıyla birlikte yönetişim yapıları da eş zamanlı olarak gelişiyor. Bu dönüşüm doğrultusunda; şirketlerin %62’si kurumsal yapay zekâ yönetişim mekanizmalarını oluştururken, %55’i de model riski ve veri kalitesini yönetmek amacıyla resmi yapay zekâ politikalarını devreye almış durumda. Bu eğilim, model riski, veri kalitesi ve hesap verebilirlik konularına yönelik farkındalığın arttığını ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Operasyonel dayanıklılık stratejik önceliğe dönüşüyor</strong></p>

<p>Araştırmaya göre, operasyonel dayanıklılık artık yalnızca bir uyum gerekliliği olarak değil, şirket genelinde ölçülebilir ve sürdürülebilir bir yetkinlik alanı olarak görülüyor. Sigortacılık sektöründeki risk yöneticilerinin öncelikli odak alanları arasında siber dayanıklılık (%66), kritik iş hizmetlerinin sürekliliği (%60) ve üçüncü taraf risk yönetimi (%56) yer alıyor. Şirketler, iş sürekliliği ve operasyonel toparlanma kabiliyetlerini güçlendirmeye yönelik faaliyetlerini hızlandırırken; test süreçleri, zafiyet yönetimi ve uçtan uca kurtarma mekanizmalarına daha fazla yatırım yapıyor.</p>

<p><strong>Risk yönetimi daha entegre bir yapıya evriliyor</strong></p>

<p>Artan regülatif beklentiler ve finansal olmayan risklerin yükselişi, şirketleri daha bütüncül risk yönetimi modellerine yönlendiriyor. Bu doğrultuda; araştırmaya göre, risk teknolojileri (%58) en kritik odak noktası olarak öne çıkıyor. Bunu kontrol çerçeveleri (%53) ile yönetişim, politikalar ve yetenek gelişimi (her biri %47) takip ediyor. İşletim modeli değişiklikleri (%42) ve risk belirleme süreçlerindeki iyileştirmeler (%39) de bu dönüşümün önemli parçalarını oluşturuyor.</p>

<p>Ayrıca<strong> </strong>araştırmaya göre, sigortacılık sektöründe CRO’ların rolünün geleneksel kontrol ve gözetim rollerinden stratejik karar alma süreçlerine yön veren bir konuma ulaşıyor. Katılımcıların %76’sı, şirketlerinde önemli dönüşüm programlarında risk yöneticilerinin etkisinin arttığını belirtiyor.</p>

<p><strong>EY Türkiye Şirket Ortağı ve Finansal Hizmetler Sektör Lideri Levent Atakan</strong> konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>"<em>Sigorta şirketleri günümüzde yalnızca yeni risklerle değil, birbirini tetikleyen ve etkisini hızla artıran risklerin şekillendirdiği dinamik bir ortamda faaliyet gösteriyor. Siber güvenlik tehditleri, yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşması, jeopolitik gelişmeler ve artan düzenleyici beklentiler; sigorta şirketlerinin dayanıklılığını ve rekabet gücünü etkileyen stratejik faktörler olarak öne çıkıyor. Bu dönüşüm, risk yönetimi fonksiyonlarının rolünü de yeniden tanımlıyor. Risk yöneticileri artık yalnızca riskleri tespit eden veya kontrol eden yapıdan çıkarak; büyümeyi destekleyen ve kurumsal dönüşümün güvenli şekilde ilerlemesine katkı sağlayan stratejik karar ortakları haline geliyor. Önümüzdeki dönemde başarıyı belirleyecek adımlar; teknolojinin sunduğu hız ve ölçek avantajını güçlü yönetişim mekanizmalarıyla dengeleyebilmek, belirsizlikleri etkin bir şekilde yönetirken aynı zamanda fırsata dönüştürebilmek olacak. Araştırma bulguları da sektörün geleceğinde operasyonel dayanıklılık, yapay zekâ yönetişimi ve veri odaklı risk yönetimi yaklaşımının belirleyici olacağını açıkça ortaya koyuyor.</em>"</p>

<p><a href="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/ey-ezgi-ivecan.jpg" rel="nofollow" title=""><img height="1106" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/ey-ezgi-ivecan.jpg" width="862" /></a></p>

<p><strong>EY Türkiye Finansal Risk ve Muhasebe Hizmetleri Şirket Ortağı Ezgi İvecan</strong> ise şunları aktardı:</p>

<p><em>“EY ve IIF iş birliğiyle gerçekleştirilen <strong>Küresel Sigorta Risk Yönetimi Araştırması</strong>; siber risklerin yalnızca teknoloji ekiplerinin değil, yönetim kurullarının ve üst düzey liderlerin de gündeminde öncelikli olduğunu ortaya koyuyor. Günümüzde siber tehditler; veri güvenliğinden üçüncü taraf ilişkilerine, operasyonel süreklilikten müşteri güvenine kadar kurumların değer zincirinin tamamını etkileyen kritik bir risk alanı oluşturuyor. Diğer yandan, yapay zekâ kullanımının hız kazanması risk yönetimi fonksiyonlarına daha güçlü analiz, öngörü ve karar destek yetkinlikleri kazandırırken; veri kalitesi, model riski ve hesap verebilirlik gibi konuların da önemini artırıyor. Bu nedenle, şirketlerin yapay zekâdan sürdürülebilir değer elde edebilmesi için teknoloji yatırımlarını güçlü veri yönetimi, model riski çerçeveleri ve kurumsal yönetişim yapılarıyla desteklemesi önem taşıyor. Geleceğin risk yönetimi yaklaşımı; farklı risk türlerini bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirebilen, gerçek zamanlı içgörü üretebilen ve şirket genelinde karar alma süreçlerini besleyen entegre bir yapıya dayanacak. Bu dönüşümü bugünden hayata geçiren şirketler, yalnızca risklere karşı daha dayanıklı olmakla kalmayacak, aynı zamanda rekabet avantajı elde ederek sektörün geleceğini şekillendirenler arasında yer alacak."</em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.ey.com/en_gl/insights/insurance/three-strategic-actions-for-insurance-cros-in-2026" rel="nofollow">Küresel Sigorta Risk Yönetimi Araştırması</a> raporunun tamamına EY internet sitesi üzerinden ulaşılabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/ey-ve-iif-arastirmasi-sigortacilarin-en-kritik-riski-siber-tehditler</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/07/ey-levent-atakan.jpg" type="image/jpeg" length="69768"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Allianz Türkiye'den dijital sağlıkta yeni adım: Mobil laboratuvar dönemi]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/allianz-turkiyeden-dijital-saglikta-yeni-adim-mobil-laboratuvar-donemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/allianz-turkiyeden-dijital-saglikta-yeni-adim-mobil-laboratuvar-donemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni nesil sağlık sigortacılığına öncülük ederek müşterilerinin yaşam boyu sağlık partneri olmayı hedefleyen Allianz Türkiye, müşterilerine kesintisiz bir deneyim sunmak için Dijital Sağlık çözümlerini genişletmeye devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Geniş ekosistemi, 2 milyonu aşkın sağlık sigortalısı ve uçtan uca dijital, yenilikçi çözümleriyle özel sağlık sigortasında liderliğini sürdüren Allianz Türkiye, Dijital Sağlık ve sağlık destek hizmetlerini müşterilerinin ihtiyaçlarına göre genişletmeye devam ediyor. Müşteri deneyimini dijitalleşmenin merkezine koyarak dijital sağlık yolculuğunda yeni bir dönem başlatan Allianz, Synevo iş birliğiyle Dijital Sağlık alanına özel Mobil Laboratuvar yolculuğunu hayata geçirdi. Bu hizmet ile sigortalıların Allianz’ım mobil uygulamasında gerçekleştirdiği online doktor muayenesi sırasında gerekli görülen tahlilleri bulundukları yerden, fiziksel bir merkeze gitme zorunluluğu olmadan yaptırmalarına ve süreci sonuçlandırmalarına olanak sağlıyor.</p>

<p><strong>Uçtan uca dijital ve şeffaf süreç</strong></p>

<p>Poliçe kapsam ve limitleri doğrultusunda laboratuvar tetkikleri ve uzaktan sağlık muayenesi hakkı olan Allianz sağlık sigortası sahipleri, Mobil Laboratuvar hizmeti ile online doktor muayenesi sonrası yazılan tahliller için tek tıkla, hızlıca provizyon alıyor. Böylece ek belge, telefon trafiği veya farklı kanallar kullanma zahmeti de ortadan kalkıyor. Uçtan uca dijital ve şeffaf bir şekilde tasarlanan hizmet ile sigorta poliçesi kapsamında olan testler ve varsa ödenecek ek tutarlar randevu öncesinde net bir şekilde görüntülenebiliyor. Synevo’nun mobil hizmet altyapısı sayesinde kan ve idrar dahil olmak üzere laboratuvar ortamında gerçekleştirilen pek çok tahlil için örnekler sigortalının bulunduğu yerde alınabiliyor. Sonuçlar da Allianz’ım mobil uygulamasındaki Dijital Sağlık alanından takip edilebiliyor. Süreç sonunda sigortalılara; online görüşme yaptığı uzman doktoruyla sonuçları değerlendirebileceği bir online kontrol muayenesi hakkı da sunuluyor.</p>

<p><a href="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/1783626830-allianz-mobil-laboratuvar.jpg" rel="nofollow" title=""><img height="2000" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/1783626830-allianz-mobil-laboratuvar.jpg" width="3000" /></a></p>

<p><strong>Sağlık hizmetlerine erişim hızlı ve zahmetsiz hale geliyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dijital sağlık alanını sadece muayene ile sınırlandırmayarak tahlil ve süreci takip etme adımlarını da kapsayan Mobil Laboratuvar hizmeti; ilk etapta İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Adana ve Muğla illerindeki belirli ilçelerde başladı. 10 yaş üzeri, poliçesinde Mobil Laboratuvar teminatı bulunan ve Synevo’nun hizmet verdiği lokasyonlarda bulunan Allianz müşterilerinin faydalanabildiği sistem, özellikle büyük şehirlerin yoğun temposunda sağlık hizmetlerine erişimi, hızlı ve zahmetsiz hale getirmeyi hedefliyor.</p>

<p>Sadece sağlık harcamalarını karşılayan bir kurum olmanın ötesine geçerek müşterilerinin yaşam boyu dijital sağlık koçu olma hedefiyle yenilikçi çözümler geliştirdiklerini söyleyen <strong>Allianz Türkiye Sağlık Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Emrah Gökmen</strong> “Sağlık sigortacılığında standartların ötesine geçerek dijital sağlık hizmetlerine yeni bir boyut katan Mobil Laboratuvar hizmetimiz ile müşterilerimizin online muayene ile başlayan dijital sağlık yolculuklarını, tahlil aşamasında da fiziksel bir arayışa girmek zorunda kalmadan tamamlamalarını hedefledik. Mobil Laboratuvar ile sağlık hizmetini parça parça değil, uçtan uca entegre dijital bir deneyim olarak sunuyoruz. Amacımız süreçleri daha kolay, hızlı, şeffaf ve öngörülebilir hale getirerek müşterilerimize uçtan uca, benzersiz bir sağlık yolculuğu sunmak” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/allianz-turkiyeden-dijital-saglikta-yeni-adim-mobil-laboratuvar-donemi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 10:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/07/alli.jpg" type="image/jpeg" length="53319"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DASK, Bursa'da deprem risk yönetimini masaya yatırdı]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/dask-bursada-deprem-risk-yonetimini-masaya-yatirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/dask-bursada-deprem-risk-yonetimini-masaya-yatirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DASK, Bursa'daki İrtibat Ofisi’nde düzenlediği “Deprem Risk Yönetiminde İş Birliği Buluşması”nda kamu kurumlarını, iş dünyasını, sigorta sektörü temsilcilerini bir araya getirdi. Buluşmada; deprem risk yönetiminde kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi, ofisin bölgesel faaliyetleri, Zorunlu Deprem Sigortası’nın ekonomik dayanıklılığa katkısı ve poliçe yenilemelerinin sigortalılık oranlarının sürdürülebilirliğindeki kritik rolü ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çeyrek asrı geride bırakan Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK), deprem risk yönetiminde kurumlar arası iş birliğini güçlendirmeye, sigorta bilincini artırmaya ve Türkiye'nin finansal dayanıklılığına katkı sunmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda DASK Bursa İrtibat Ofisi'nde düzenlenen <strong>“Deprem Risk Yönetiminde İş Birliği Buluşması”</strong>, DASK Yönetim Kurulu Başkanı Hande Akın ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hayrettin Eldemir ile sigorta sektörü temsilcilerini bir araya getirdi.</p>

<p>Programın açılış konuşmasını yapan DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan, Bursa İrtibat Ofisi'nin sadece deprem sonrasında kullanılacak bir operasyon merkezi olmadığını, afet öncesinde eğitim, koordinasyon ve iş birliğini güçlendiren bölgesel bir merkez olarak faaliyet gösterdiğini ifade etti. Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Eskişehir, Bilecik ve Yalova'yı kapsayan bölgede yaklaşık 6,5 milyon kişiye hizmet veren ofisin bugüne kadar 1.350 acente ve 95 kamu kurumu ile yakın iş birliği yürüttüğünü belirten Demirkan, 2.500'ün üzerinde saha ziyareti gerçekleştirildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Sigorta acentelerinin deprem güvencesinin yaygınlaştırılmasındaki kritik rolüne de dikkat çeken Demirkan, yeni poliçe üretimi kadar mevcut poliçelerin zamanında yenilenmesinin de sistemin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığını belirtti.</strong><strong> </strong>Demirkan, <strong>“Her bir DASK poliçesi sadece bir konutu güvence altına almıyor; aynı zamanda ailelerin yaşamlarını yeniden kurmalarına, ticari hayatın daha hızlı toparlanmasına ve kamu kaynakları üzerindeki yükün azalmasına katkı sağlıyor,”</strong><strong> </strong>dedi.</p>

<p><a href="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-092109-3-1.jpeg" rel="nofollow" title=""><img height="1600" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-092109-3-1.jpeg" width="900" /></a></p>

<p><strong>“Ortak hedefimiz: Deprem güvencesiz konut bırakmamak”</strong></p>

<p>Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, Türkiye'nin deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülke olarak afetlere karşı finansal dayanıklılığını güçlendirmek zorunda olduğunu belirterek “DASK, bu alanda yalnızca bir sigorta mekanizması değil; vatandaşlarımızın afet sonrası yeniden ayağa kalkmasını sağlayan stratejik bir güvence modelidir. Ortak hedefimiz, deprem güvencesiz konut bırakmamak ve sigorta bilincini toplumun tüm kesimlerinde daha da yaygınlaştırmaktır,” dedi.</p>

<p>Yaşar, önümüzdeki dönemde Zorunlu Afet Sigortası’nın hayata geçirilmesiyle birlikte, deprem riskinin yanı sıra iklim kaynaklı afetleri de kapsayan daha bütüncül bir güvence yapısına geçilmesinin büyük önem taşıdığını belirtti. Türkiye Sigorta Birliği olarak, DASK’ın bugüne kadar oluşturduğu güçlü birikimin daha dirençli haneler, daha dirençli şehirler ve daha dirençli bir Türkiye hedeflerine önemli katkı sunacağına inandıklarını ifade etti.</p>

<p><a href="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-092109-5.jpeg" rel="nofollow" title=""><img height="900" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-092109-5.jpeg" width="1600" /></a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Dirençli şehirler bütüncül yaklaşımla mümkün”</strong></p>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mekânsal Planlama Genel Müdürü ve DASK Yönetim Kurulu Üyesi Yavuz Erdal Kayapınar, dirençli şehirlerin yalnızca sağlam yapılarla değil; doğru planlama, doğru yer seçimi, güçlü altyapı, etkin koordinasyon ve bilinçli toplum anlayışıyla inşa edilebileceğini söyledi.</p>

<p>Kayapınar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın <strong>“Yaşanabilir çevre, afetlere hazır, kimlikli ve akıllı şehirler”</strong> vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, güvenli şehirler oluşturma hedefi ile DASK'ın deprem kaynaklı ekonomik kayıpları azaltmaya yönelik çalışmalarının birbirini tamamlayan iki önemli unsur olduğunu ifade etti.</p>

<p><a href="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-092109-6.jpeg" rel="nofollow" title=""><img height="900" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-092109-6.jpeg" width="1600" /></a></p>

<h2><strong>“Deprem gerçeğini değiştiremeyiz, ancak etkilerini azaltabiliriz"</strong></h2>

<p>DASK Yönetim Kurulu Başkanı Hande Akın ise konuşmasında afetlere karşı dayanıklılığın sadece afet sonrasında gösterilen müdahale kapasitesiyle ölçülemeyeceğini belirterek risklerin önceden doğru yönetilmesi ve kurumlar arasındaki güçlü koordinasyonun önemine dikkat çekti.</p>

<p>25 yıldır Türkiye'nin deprem riskine karşı finansal dayanıklılığını güçlendirmek amacıyla faaliyet gösteren DASK’ın bugün yaklaşık 11,6 milyon yürürlükte poliçeye ulaştığını ve kuruluşundan bu yana yaklaşık 42 milyar liralık hasar ödemesi gerçekleştirdiğini ifade eden Akın, kurumun yalnızca hasar ödeyen bir yapı değil, afet risk yönetimi sisteminin en önemli bileşenlerinden biri haline geldiğini söyledi. Akın, “Deprem gerçeğini değiştiremeyiz. Ancak birlikte çalışarak depremin ekonomik ve toplumsal etkilerini azaltabilir, toplumumuzu geleceğe daha güvenle hazırlayabiliriz,” ifadesini kullandı.</p>

<p><a href="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-092109-1.jpeg" rel="nofollow" title=""><img height="1600" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-092109-1.jpeg" width="900" /></a></p>

<p><strong>BTSO’dan sürdürülebilir ve güvenli üretim hamlesi</strong></p>

<p>Marmara Bölgesi’nin Türkiye’nin üretim merkezi olarak taşıdığı stratejik öneme dikkat çeken BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, bölgenin aynı zamanda deprem açısından da en riskli bölgelerin başında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Başta Bursa olmak üzere Marmara Havzası için doğru mekânsal planlamanın ertelenemez bir gereklilik olduğunu ifade eden İbrahim Burkay, “Bursa ve içinde yer aldığı Marmara Bölgesi, Türkiye ekonomisinin kalbidir. Bu devasa üretim havzasında önce can güvenliğini sonra da üretim alanlarımızı güvence altına almak, doğru ve stratejik bir mekânsal planlamayla mümkündür. Geçmişten bugüne edindiğimiz deneyimler, afet risklerine karşı hazırlıklı olmanın sanayimiz için en temel gereksinim olduğunu gösteriyor. Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda TEKNOSAB ekosistemi içinde hayata geçirdiğimiz KOBİ OSB projesi, tam da bu ihtiyaca yanıt veren vizyoner bir modeldir. Şehir içindeki konut alanlarında, apartman altlarında kısıtlı imkanlarla üretim mücadelesi veren imalatçı firmalarımızı bu güvenli ekosisteme dahil ediyoruz. Böylece hem mahalle aralarındaki fiziki baskıyı ortadan kaldırarak hemşerilerimize güvenli yaşam alanları sunuyor hem de sanayicimize uluslararası standartlarda, afet riskinden uzak planlı bir altyapı sağlıyoruz. Bu projemizin öncü bir rol üstleneceğine inanıyorum,” dedi.</p>

<p><a href="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-092109-4.jpeg" rel="nofollow" title=""><img height="1600" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-092109-4.jpeg" width="900" /></a></p>

<p><strong>“Afet yönetimi disiplinler arası bir yaklaşımla yürütülmeli”</strong></p>

<p>Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, afet yönetiminin tek bir kurumun ya da sektörün çalışmasıyla değil, disiplinler arası bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Afet yönetiminde, Valimiz Sayın Erol Ayyıldız’ın liderliğinde ve devletimizin 2020 yılından bu yana kriz yönetiminden risk yönetimine geçen afet yaklaşımı doğrultusunda, her ilde İl Risk Azaltma Planı İzleme Komisyonu oluşturuldu. Bursa’da da bu komisyonun çalışmalarını Valimizin liderliğinde sürdürüyoruz,” dedi.</p>

<p>2024 yılından itibaren Bursa’daki İRAP toplantılarını daha sistemli olarak ele aldıklarını ifade eden Altun, “Bu çalışmaları yalnızca dosya üzerinde bırakmadan, ilçelerimizi de kapsayacak biçimde yürütüyoruz. İl Risk Azaltma Planı içerisinde DASK’ı da afet yönetimi sisteminin önemli halkalarından biri olarak değerlendiriyoruz,” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/dask-bursada-deprem-risk-yonetimini-masaya-yatirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-092109.jpeg" type="image/jpeg" length="94770"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TSB Başkanı Ahmet Yaşar'dan dirençli Türkiye için sigorta çağrısı]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/tsb-baskani-ahmet-yasardan-direncli-turkiye-icin-sigorta-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/tsb-baskani-ahmet-yasardan-direncli-turkiye-icin-sigorta-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından düzenlenen Bursa Paydaş Buluşması kapsamında sektör temsilcileriyle bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından düzenlenen <strong>Bursa Paydaş Buluşması</strong> kapsamında sektör temsilcileriyle bir araya geldi.</p>

<p>Toplantıda konuşan Yaşar, Türkiye'nin deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülke olduğunu belirterek, afetlere karşı finansal dayanıklılığın güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. DASK'ın, afetlerin ardından hayatın yeniden normale dönmesinde stratejik bir güvence mekanizması olduğuna dikkat çeken Yaşar, sigorta sisteminin afet risklerinin yönetimindeki kritik rolünü anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-09-at-172101-1.jpeg" rel="nofollow" title=""><img height="1536" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-09-at-172101-1.jpeg" width="1310" /></a></p>

<p>Zorunlu Afet Sigortası'nın yalnızca deprem riskini değil; sel, taşkın, fırtına, dolu, heyelan ve orman yangını gibi iklim kaynaklı afetleri de kapsayan daha bütüncül bir güvence yapısına geçiş açısından önemli bir adım olduğunu ifade eden Yaşar, bu yaklaşımın Türkiye'nin COP31 sürecinde öne çıkaracağı iklim direnci, afetlere uyum ve sürdürülebilir finansman hedefleriyle de doğrudan örtüştüğünü söyledi.</p>

<p>Ahmet Yaşar, Türkiye Sigorta Birliği olarak daha dirençli haneler, daha dirençli şehirler ve daha dirençli bir Türkiye hedefi doğrultusunda tüm paydaşlarla iş birliği içinde çalışmayı sürdüreceklerini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/tsb-baskani-ahmet-yasardan-direncli-turkiye-icin-sigorta-cagrisi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 17:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-09-at-172101.jpeg" type="image/jpeg" length="80927"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
