<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Sigorta Postası</title>
    <link>https://www.sigortapostasi.net</link>
    <description>Sigorta ve Bireysel emeklik dünyasına dair her şey burada</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.sigortapostasi.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 31 Aug 2026 10:50:11 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Medisa’da aile indirimi dönemi: Avantajlar birinci derece yakınları da kapsıyor]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/medisada-aile-indirimi-donemi-avantajlar-birinci-derece-yakinlari-da-kapsiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/medisada-aile-indirimi-donemi-avantajlar-birinci-derece-yakinlari-da-kapsiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medisa, müşterilerine sunduğu olanakları aile bireylerini de kapsayacak şekilde genişletiyor. Aksigorta, AgeSA ve Medisa müşterileri, sahip oldukları ürün veya poliçe türünden bağımsız olarak kendileri ve birinci derece yakınları için Aile indiriminden yararlanabilecek. Uygulama, Türkiye’de 18 ilde 178, Kıbrıs’ta ise bir olmak üzere toplam 179 sağlık noktasında geçerli olacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Medisa, müşterilerine sunduğu olanakları aile bireylerini de kapsayacak şekilde genişletiyor. Aksigorta, AgeSA ve Medisa müşterileri, sahip oldukları ürün veya poliçe türünden bağımsız olarak kendileri ve birinci derece yakınları için Aile indiriminden yararlanabilecek. Uygulama, Türkiye’de 18 ilde 178, Kıbrıs’ta ise bir olmak üzere toplam 179 sağlık noktasında geçerli olacak.</p>

<p>Müşterilerinin sağlıkla ilgili farklı ihtiyaçlarına çözüm sunmaya odaklanan Medisa, geliştirdiği uygulamalarla sunduğu olanakların kapsamını genişletiyor. Bu yaklaşım doğrultusunda hayata geçirilen Aile İndirimi ile Aksigorta, AgeSA ve Medisa müşterilerinin yanı sıra anne, baba, eş ve çocuklar da belirlenen sağlık kuruluşlarındaki indirimlerden faydalanabilecek.</p>

<p>Uygulama, müşterilerin kendisiyle sınırlı kalmayarak ailelerinin farklı sağlık ihtiyaçlarına da çözüm sunuyor. Medisa, bu kapsayıcı yaklaşımla bireysel sağlık güvencesini bir adım öteye taşıyarak tüm ailenin nitelikli sağlık hizmetine erişimi kolaylaştırmayı hedefliyor.</p>

<p><strong>Türkiye ve Kıbrıs’ta toplam 179 noktayı kapsıyor</strong></p>

<p>Aile İndirimi, bu uygulama için özel olarak anlaşma sağlanan sağlık kuruluşlarında sunulacak. Türkiye’de 18 ilde 178 farklı noktayı kapsayan uygulamadan Kıbrıs’taki bir sağlık kuruluşunda da yararlanılabilecek. Medisa, toplam 179 noktada sunulacak Aile İndirimi ile müşterilerinin ve ailelerinin sağlık hizmetlerinden daha avantajlı koşullarla yararlanmasına destek olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sigortalı olma şartı aranmıyor</strong></p>

<p>Uygulamadan yararlanmak için aile bireylerinin sigortalı olması veya herhangi bir poliçe taşıması şartı aranmıyor. Böylece Aksigorta, AgeSA ve Medisa müşterilerinin 1. derece yakınları, hiçbir ek koşul olmaksızın doğrudan bu ayrıcalıktan faydalanabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/medisada-aile-indirimi-donemi-avantajlar-birinci-derece-yakinlari-da-kapsiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 10:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/medisa.jpg" type="image/jpeg" length="22477"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TARSİM Genel Müdürü Bekir Engürülü: Üreticinin garantisi TARSİM]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/tarsim-genel-muduru-bekir-engurulu-ureticinin-garantisi-tarsim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/tarsim-genel-muduru-bekir-engurulu-ureticinin-garantisi-tarsim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TARSİM Genel Müdürü Bekir Engürülü, “İsmail Öztürk ile Sigorta Life” programında Türkiye’de tarım sigortalarının mevcut durumunu, üreticilerin sigortalılık oranlarını, iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerini, TARSİM’in hasar sonrası ödeme kapasitesini ve yeni dönem çalışmalarını değerlendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TARSİM Genel Müdürü Bekir Engürülü, CNBC-e ekranlarında yayınlanan "İsmail Öztürk ile Sigorta Life" programında Türkiye’de tarım sigortalarının mevcut durumunu, üreticilerin sigortalılık oranlarını, iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerini, TARSİM’in hasar sonrası ödeme kapasitesini ve yeni dönem çalışmalarını değerlendirdi. Türkiye’de sigortalanabilir tarım alanlarının yaklaşık yüzde 30’unun sigortalandığını belirten Engürülü, 2025 yılında yaşanan don afeti sonrasında yaklaşık 35 milyar liralık tazminat ödemesi gerçekleştirdiklerini söyledi. Engürülü, Gelir Koruma Sigortası ve parsel bazlı verim sigortası çalışmalarının da sürdüğünü belirterek, “Üreticimizin TARSİM’i kendisinin garantisi olarak görmesini istiyoruz. Gelecek tarımsız, tarım da sigortasız olmaz” dedi.</p>

<h2>“TARSİM, Türkiye’nin tarım sigortası markası”</h2>

<p>TARSİM’in Tarım Sigortaları Havuzu’nun kısaltılmış adı olduğunu belirten Engürülü, Türkiye’de tarım sigortalarının marka isminin TARSİM olduğunu söyledi. TARSİM’in bitkisel üretim, hayvancılık ve su ürünleri alanlarında üreticilerin karşılaşabileceği riskleri ve gelir kayıplarını karşılamak, üretimin devamlılığını ve sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla oluşturulduğunu ifade eden Engürülü, sistemin kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle yürütüldüğünü dile getirdi.</p>

<p>Tarım sigortalarının yalnızca özel sektörün rekabetine dayalı bir sistem içerisinde yürütülmesinin kolay olmadığını belirten Engürülü, “Her yıl hasar olması nedeniyle tarım sigortasını sürdürebilmek çok olanaklı değil. Bunu yapabilmek için devletin işin içerisinde olduğu, sivil toplumun ve özel sektörün beraber çalışacağı ve devletin de destek verdiği bir sisteme ihtiyaç var. Türkiye’de bu sistem TARSİM olarak ifade ediliyor” dedi. TARSİM poliçelerinin tarım sigortası branşında lisans almış sigorta şirketleri tarafından üreticilere ulaştırıldığını aktaran Engürülü, 23 sigorta şirketinin sistem içerisinde yer aldığını söyledi. Sigorta şirketleri, acenteler, brokerlar, bankalar ve diğer aracı kuruluşların üreticiye ulaşmada görev yaptığını belirten Engürülü, düzenlenen poliçelerin TARSİM poliçesi olduğunu ve şirketler arasında teminat açısından bir fark bulunmadığını kaydetti.</p>

<h2>“İklim değişikliği afetlerin sıklığını ve şiddetini artırıyor”</h2>

<p>TARSİM’in kuruluşunda iklim değişikliğinin önemli bir etken olduğunu belirten Engürülü, Türkiye’nin Akdeniz havzasında yer alması nedeniyle iklim değişikliğinden ciddi şekilde etkilendiğini söyledi. İklim değişikliğinin tarım açısından en önemli sonuçlarından birinin afetlerin hem sıklığının hem de şiddetinin artması olduğunu ifade eden Engürülü, geçmişte de dolu, sel ve benzeri afetlerin yaşandığını ancak son yıllarda bu olayların daha sık ve daha şiddetli görüldüğünü belirtti.</p>

<p>“Tarımda her şeyi kontrol edemiyoruz” diyen Engürülü, tarımsal üretimin açık alanda yapılmasının üreticiyi doğal afetlere karşı daha savunmasız hale getirdiğini söyledi. Engürülü, “Dolu yağdığı zaman tarlanın üzerine şemsiye çekemeyiz. Üreticinin bütün bir yılını verdiği ürün bir anda yok olabiliyor. Tam her şeyi ürettiniz, domatesi diktiniz, gübresini attınız, ilacını verdiniz, her şeyi tamamladınız ama bir dolu yağdı ve ürün gitti. Gelecek sene o üretime nasıl devam edeceksiniz? Ailenizi nasıl geçindireceksiniz?” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Hayvancılıkta da benzer risklerin bulunduğunu belirten Engürülü, hayvan kayıplarının üreticiler açısından ciddi ekonomik sonuçlar doğurabildiğini söyledi. “Bir hayvan bir başkası için önemli olmayabilir ama ailesini geçindiren üretici için çok önemli. O hayvanı yerine koyabilmek lazım. Bunun için de sigorta sistemine ihtiyaç var” diyen Engürülü, TARSİM’in temel amacının üreticinin üretime devam edebilmesini sağlamak olduğunu vurguladı.</p>

<h2>“Gıda güvenliği milli savunma kadar önemli”</h2>

<p>Pandemi ve sonrasında yaşanan savaşlarla birlikte dünyada gıda milliyetçiliğinin arttığına dikkat çeken Engürülü, ülkelerin kendi vatandaşlarının gıda ihtiyacını karşılamayı önceliklendirdiğini söyledi. Gıdanın stratejik bir alan haline geldiğini belirten Engürülü, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin artık yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir konu olduğunu ifade etti. Engürülü, “Paranız olabilir ama ürünü alamıyorsunuz. Çünkü ülkeler önce kendi vatandaşının ihtiyacını karşılamaya çalışıyor. Açlık bir ülkenin yönetiminde en büyük risklerden biridir. Gıdanın sağlanması bakımından üretimin sürdürülebilir olması hayati ve stratejiktir” dedi. Bu nedenle üreticiyi koruyacak mekanizmalara ihtiyaç olduğunu belirten Engürülü, tarım sigortalarının bu noktada kritik rol üstlendiğini söyledi.</p>

<h2>“Sigortalanabilir alanların yüzde 29,55’i sigortalı”</h2>

<p>Türkiye’de Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı yaklaşık 169 milyon dekar alan bulunduğunu belirten Engürülü, bunun tamamının sigortalanabilir olmadığını söyledi. Devlete ait alanlar, meralar ve sigortalanması mümkün olmayan diğer alanlar çıkarıldığında yaklaşık 149 milyon dekar sigortalanabilir tarım arazisinin bulunduğunu ifade eden Engürülü, geçen yıl ilk kez 40 milyon dekar alanın sigortalandığını açıkladı. Bu rakamın sigortalanabilir alanların yüzde 29,55’ine karşılık geldiğini belirten Engürülü, “Yaklaşık yüzde 30’unu sigortaladık. Ama yetmez. Bizim temel noktamız ulaşılmayanı ulaşmak, haberdar olmayanı haberdar etmek ve eksik bilgiyi düzeltmek” dedi. Önceki yıllarda sigortalılık oranının yüzde 22-23 seviyelerinde olduğunu belirten Engürülü, son dönemde yaşanan afetlerin üreticilerin sigortaya yönelik farkındalığını artırdığını söyledi.</p>

<h2>2025 don afeti sonrası 35 milyar liralık tazminat</h2>

<p>2025 yılında Türkiye genelinde etkili olan don afetinin büyük bir hasara neden olduğunu belirten Engürülü, TARSİM’in güçlü reasürans yapısı sayesinde üreticilerin zararlarının karşılandığını söyledi. Geçen yıl yaklaşık 35 milyar liralık tazminat ödemesi gerçekleştirdiklerini açıklayan Engürülü, ödemelerin üreticilerin güvenini artırdığını belirtti. Manisa’da yaklaşık 12 milyar lira hasar tazminatı ödendiğini aktaran Engürülü, Malatya’da kayısı üreticilerine yaklaşık 3,8 milyar lira, fındık üreticilerine 3,5 milyar lira ve elma üreticilerine yaklaşık 3 milyar lira ödeme yapıldığını söyledi. Engürülü, “Üretici bu ödemeleri görünce ve en kısa sürede aldığında ‘Benim artık başka çıkar yolum yok, bu olaylarla karşılaşacağım ve TARSİM bunu tazmin ediyor’ dedi. Bu noktada sigortalılık bilincinde ciddi bir artış görüyoruz” ifadelerini kullandı. Hayvancılıkta da yaklaşık 30 milyon büyükbaş ve küçükbaş hayvanın sigortalandığını belirten Engürülü, bunun Türkiye’de kayıtlı hayvan varlığının yaklaşık yüzde 56’sına karşılık geldiğini söyledi.</p>

<h2>“Sigortalılıkta yüzde 100 hedefliyoruz”</h2>

<p>Sigortalılık oranındaki artışın yeterli olmadığını belirten Engürülü, hedeflerinin üreticilerin tamamına ulaşmak olduğunu söyledi. TARSİM, Tarım ve Orman Bakanlığı il ve ilçe müdürlükleri, sigorta şirketleri ve bölge müdürlüklerinin sahada eğitim ve bilgilendirme çalışmaları yürüttüğünü aktaran Engürülü, üreticiye ulaşmak için yalnızca büyük toplantılara değil, küçük ölçekli buluşmalara da önem verdiklerini dile getirdi. “Bir kişi de olsa, bir cami duvarının yanında, kahvenin kenarında bunları anlatmak suretiyle insanlarımıza duyarlılığı artırmaya çalışıyoruz” diyen Engürülü, üreticilerden gelen geri bildirimlere göre sistemde iyileştirmeler yaptıklarını söyledi. TARSİM Genel Müdürü olarak masa başında kalmamaya özen gösterdiğini de belirten Engürülü, hasar yaşanan bölgelerde üreticilerle doğrudan bir araya geldiğini ifade etti.</p>

<h2>“Üreticinin güvenini sahada sağlıyoruz”</h2>

<p>Yakın zamanda Tekirdağ’da meydana gelen bir hasar nedeniyle bölgeye giderek yaklaşık 50 kişilik çiftçi toplantısı yaptıklarını belirten Engürülü, üreticilere süreç hakkında bilgi verdiklerini ve ekspertiz çalışmalarını yerinde takip ettiklerini söyledi. Engürülü, “Ne yapacağımızı anlatıyoruz. Anlattığımızı da yapıyoruz. Yaptığımızı da ödüyoruz. Böyle bir sistem kurgusu olduğu zaman üreticinin güveni de sağlanıyor” dedi. TARSİM’in başarısında Tarım ve Orman Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (SEDDK) desteğinin önemli olduğunu belirten Engürülü, sistemde yüzde 70’e kadar ulaşan devlet prim desteğinin bulunduğunu söyledi.</p>

<h2>“Gelir Koruma Sigortası geleceğin sigortası”</h2>

<p>TARSİM’in yalnızca ürün kaybını karşılayan bir yapı olmaktan çıkarak üreticinin gelirini de korumaya yönelik ürünler geliştirdiğini belirten Engürülü, Gelir Koruma Sigortası’nın önemine dikkat çekti. Buğday, arpa ve çavdar üretiminde uygulanan sistemin hem üretimdeki risklere bağlı kayıpları hem de ürün fiyatlarının beklenen seviyenin altına düşmesi durumunda oluşabilecek gelir kaybını güvence altına aldığını belirten Engürülü, “Gelir Koruma Sigortası’nı geleceğin sigortası olarak adlandırıyoruz” dedi. Sistemin geliştirilmesi açısından Türkiye Ürün İhtisas Borsası’ndaki vadeli işlem piyasasının önemine dikkat çeken Engürülü, üreticinin ekim yapmadan önce ürününün gelecekteki fiyatını görebilmesinin sigorta açısından önemli bir avantaj sağlayacağını söyledi. Vadeli işlem piyasasının gelişmesiyle birlikte TARSİM’in gelecekteki fiyatları dikkate alarak teminat oluşturabileceğini belirten Engürülü, böylece üreticinin daha ekim yapmadan ne kadar gelir elde edebileceğine ilişkin öngörü sahibi olabileceğini ifade etti.</p>

<h2>Kuraklığa karşı parsel bazlı sigorta geliyor</h2>

<p>İklim değişikliğinin oluşturduğu en büyük risklerden birinin kuraklık olduğunu belirten Engürülü, TARSİM’in Köy Bazlı Verim Sigortası ile bu riski de güvence altına almaya çalıştığını söyledi. Buğday, arpa, çavdar, yulaf, tritikale, kanola ve mercimek gibi ürünlerde uygulanan Köy Bazlı Verim Sigortası’nda mevcut sistemin köyün ortalama verimi üzerinden çalıştığını belirten Engürülü, yeni dönemde parsel bazlı sisteme geçiş için pilot uygulama başlattıklarını açıkladı. Tekirdağ’da başlatılan pilot uygulamada üreticinin kendi tarlasındaki kaybının esas alınacağını belirten Engürülü, modelin farklı bölgelerde de denenerek yaygınlaştırılmasının planlandığını söyledi. Engürülü, “Köyün ortalaması değil, herkesin kendi tarlasındaki, kendi parselindeki kayıpları karşılayacak bir mekanizma oluşturuyoruz” dedi. Tarım sigortalarının dünyada tek risk sigortalarından çoklu risk sigortalarına, ardından verim ve gelir sigortalarına doğru geliştiğini belirten Engürülü, Türkiye’nin bu alanda uluslararası ölçekte dikkat çeken modellerden birini uyguladığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Hasar ihbarı mobil uygulamadan yapılabiliyor</h2>

<p>TARSİM’in hasar sonrası süreçlerde teknolojiden yoğun şekilde yararlandığını belirten Engürülü, üreticilerin hasar ihbarlarını Alo TARSİM hattının yanı sıra mobil uygulama, acente ve sigorta şirketleri üzerinden yapabildiğini söyledi. Ekspertiz işlemlerinin de dijital ortamda yürütüldüğünü aktaran Engürülü, eksperlerin cep telefonu veya tablet üzerinden işlem yaptığını belirtti. Özellikle yangın ve sel gibi geniş alanları etkileyen hasarlarda dron teknolojisinden yararlandıklarını ifade eden Engürülü, ulaşılması güç alanlarda hava araçlarıyla hasar tespitinin yapılabildiğini söyledi.</p>

<h2>“Dolu hasarında eksperin hemen gelmesi üreticinin aleyhine olabilir”</h2>

<p>Dolu hasarlarında ekspertiz zamanlamasının önemli olduğuna dikkat çeken Engürülü, üreticilerin “Neden eksper hemen gelmedi?” şeklinde düşünmemesi gerektiğini söyledi. Dolu hasarının bazı durumlarda olayın hemen ardından tam olarak görülemeyebileceğini belirten Engürülü, bitkideki hücresel hasarın birkaç gün içerisinde belirginleştiğini ifade etti. Engürülü, “Dolu meydana geldiği zaman aynı gün eksper gelirse bu çiftçinin aleyhine olabilir. Çünkü dolunun vurduğu yerde dokularda henüz bozulma olmayabilir. İki üç gün geçince hücrelerdeki bozulmalar belirginleşir. Biz özellikle üç dört gün bekliyoruz ki üreticimizin hak kaybı olmasın” dedi. Sel, su baskını ve yangın gibi olaylarda ise ekspertiz ekiplerinin daha hızlı sahaya gönderildiğini belirten Engürülü, olayın niteliğine göre farklı hasar tespit yöntemleri uygulandığını söyledi.</p>

<h2>Acentelere yönelik eğitimler artırılıyor</h2>

<p>TARSİM’in 23 sigorta şirketiyle düzenli toplantılar yaptığını belirten Engürülü, acentelerin doğru bilgilendirilmesinin üreticinin doğru ürünü satın alması açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Acenteleri “sigorta danışmanı” olarak gördüğünü ifade eden Engürülü, acentelerin sahada TARSİM ürünlerini üreticiye anlatan en önemli aktörlerden biri olduğunu dile getirdi. Acentelere yönelik eğitimlerin artırıldığını belirten Engürülü, bölge müdürlüklerinin de acenteleri düzenli olarak ziyaret ettiğini söyledi. Üreticinin hangi teminatları satın aldığını daha iyi anlaması için poliçe sonrasında SMS bilgilendirmesi yaptıklarını aktaran Engürülü, bu sistemle üreticinin aldığı ve almadığı teminatları açık şekilde görebildiğini ifade etti.</p>

<h2>Ekspertiz sonucuna itiraz hakkı bulunuyor</h2>

<p>Programda üreticilerden gelen soruları da yanıtlayan Engürülü, eksperin belirlediği hasar oranı ile üreticinin tarlada gördüğü zarar arasında uyuşmazlık olması halinde itiraz hakkının bulunduğunu söyledi. İlk ekspertiz sonucuna itiraz edilmesi halinde farklı bir eksper grubunun yeniden inceleme yaptığını belirten Engürülü, ikinci değerlendirmeden de sonuç alınamaması durumunda Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulabileceğini ifade etti. Üreticinin hukuk yoluna başvurma hakkının da bulunduğunu belirten Engürülü, TARSİM’in mahkemelik olma oranının düşük olduğunu söyledi.</p>

<h2>Kadın ve küçük üreticilere özel indirim</h2>

<p>Kadın üreticiler ve küçük çiftçiler için özel indirimlerin bulunduğunu da açıklayan Engürülü, tarımda kadınların daha fazla yer almasının kırsal nüfusun korunması açısından önemli olduğunu söyledi. Kadın üreticilere yönelik pozitif ayrımcılık uygulandığını belirten Engürülü, küçük çiftçilerin de özel indirimlerden yararlanarak poliçe yaptırabildiğini ifade etti. Bu uygulamaların kırsaldan kente göçün önlenmesi ve Türk tarımının sürdürülebilirliği açısından önem taşıdığını belirten Engürülü, kadın üreticilerin tarımda daha fazla yer almasını desteklediklerini söyledi.</p>

<h2>“TARSİM’i maliyet değil, güvence olarak görün”</h2>

<p>Programın sonunda üreticilere ve sigorta sektörüne mesaj veren Engürülü, TARSİM’in yaptığı çalışmaların henüz tamamlanmadığını ve ulaşılması gereken çok sayıda üretici bulunduğunu söyledi. “Her şey toz pembe değil, her şeyi bitirdik yaptık da değil. Daha çok yapacağımız iş var” diyen Engürülü, sahadan gelen geri bildirimler doğrultusunda sistemi geliştirmeye devam edeceklerini ifade etti. Üreticilerin TARSİM’i bir maliyet olarak değil, üretimin devamlılığını sağlayan bir güvence olarak görmesi gerektiğini vurgulayan Engürülü, sistemin kâr amacı taşımadığının altını çizdi.</p>

<p>Engürülü, sözlerini şu mesajla tamamladı:</p>

<p>“Üreticimizin TARSİM’i kendisinin garantisi, tarımsal üretimin devamlılığında bir paydaş ve kendisini güvence altına aldığı bir mekanizma olarak görmesini istiyorum. TARSİM’in kâr amacı yok. Devletimiz, çiftçinin zararını karşılayacak bir mekanizma oluşturmak için bu sistemin içerisinde. Evvela tedbir, sonra tevekkül anlayışı içerisinde tedbirimiz sigorta yapmak olsun. Sigortayı maliyet olarak görmeyelim. Gelecek tarımsız, tarım da sigortasız olmaz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/tarsim-genel-muduru-bekir-engurulu-ureticinin-garantisi-tarsim</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/tarsim-9.jpg" type="image/jpeg" length="13861"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Turizmde SGK prim desteği krizi: Destek sadece beş yıldızlı otellere mi?]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/turizmde-sgk-prim-destegi-krizi-destek-sadece-bes-yildizli-otellere-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/turizmde-sgk-prim-destegi-krizi-destek-sadece-bes-yildizli-otellere-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Turizm sezonunun iyi gitmemesi ve maliyetlerin çok yükselmesi nedeniyle beş yıldızlı otellere personel başı 3 bin 500 lira SGK prim desteği verilmesi ancak kent içi ve Basit Konaklama Belgeli otellere destek verilmemesi sektörde ‘Yıldızlı Otel’ ve ‘Basit Konaklamalı Otel’ tartışması yarattı. Prim desteğinin Basit Konaklama Belgeli otellere de verilmesi isteniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Antalya Otelciler ve Pansiyoncular Birliği (ANTOB) Başkanı Alp Özel, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sektöre destek olmak amacıyla başlattığı personel başına 3 bin 500 TL desteğin sadece ‘yıldızlı’ 'Turizm İşletmesi Belgesi' olan otelleri kapsadığını söyledi.</p>

<p>Sektörde ayrımcılık yapılmaması gerektiğini belirten Özel, ‘Basit konaklama belgeli ‘tesislerin de sigorta primi desteğinden yararlandırılması gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Turizm sektörüne yönelik 31 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe giren sigorta prim desteğini memnuniyetle karşıladıklarını ifade eden Özel, ‘’İşletmelerin istihdam yükünü azaltmayı amaçlayan bu adım, sektör açısından önemli bir destek. Ancak düzenlemede yer alan 'Kültür ve Turizm Bakanlığı Turizm İşletmesi Belgesine sahip konaklama tesisi iş yerleri' ifadesi Basit Konaklama Turizm İşletmesi Belgesine sahip işletmeleri kapsamaması sektörde üzüntü yarattı’’ dedi.</p>

<p>Türkiye'de turizm işletme belgeli toplam 21 bin 420 konaklama işletmesi ve 1 milyon 227 bin 548 yatak kapasitesi bulunduğunu anımsatan Özel, şöyle devam etti.</p>

<p>‘’Bu işletmelerin yaklaşık yüzde 36'sı Turizm İşletme Belgeli, y0üzde 64'ü ise Basit Konaklama Turizm İşletmesi Belgeli tesislerden oluşuyor. Türkiye’de faaliyet gösteren konaklama işletmelerinin yaklaşık 3'te 2'si Basit Konaklama Turizm İşletmesi Belgesi sahibi. Dolayısıyla teşvikin kapsamına ilişkin yapılacak değerlendirme, sektörün büyük çoğunluğunu doğrudan ilgilendiriyor.’’</p>

<p>ANTOB üyesi işletmelerin çoğunluğunun butik oteller, pansiyonlar, apart oteller ve aile işletmelerinden oluştuğuna dikkat çeken Özel, şöyle konuştu:</p>

<p>‘’Otellerin ve tesislerin büyük bölümü, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında Bakanlık tarafından verilen Basit Konaklama Turizm İşletmesi Belgesi ile faaliyettedir. Bu işletmeler yalnızca konaklama hizmeti sunan ticari kuruluşlar değildir. Antalya'nın tarihi dokusunu, kültürel mirasını ve yerel yaşamını misafirlerle buluşturan, turizm gelirinin tabana yayılmasını sağlayan, binlerce kişiye istihdam oluşturan işletmelerdir. Kaleiçi'nden Konyaaltı'na, Kemer'den Alanya'ya kadar Antalya'nın turizm çeşitliliğinin temel taşıdır.’’</p>

<p><strong>"Biz de vergi veriyoruz"</strong></p>

<p>Basit Konaklama Turizm İşletmesi Belgeli tesislerin, ilgili bakanlık tarafından belgelendirildiğini, denetlendiğini ifade eden Özel, ‘’Basit Konaklama Belgeli otellerde istihdam sağlıyor, vergi veriyor, sigorta yükümlülüğünü yerine getiriyor. Ülke turizmine Basit Konaklama Belgeli oteller de hizmet veriyor. Basit Konaklama Belgeli oteller de SGK prim desteğinden yararlandırılmalı’’ dedi.</p>

<p><strong>"İkisi de vergi veriyor, istihdam sağlıyor"</strong></p>

<p>Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman da, yıldızlı ve Basit Konaklama Belgeli oteller arasında ayrım yapılmasına sert tepki gösterdi.</p>

<p>Personel başı 3 bin 500 TL prim desteğinin sadece Turizm ve Kültür Bakanlığı belgeli yıldızlı otellere verilmesini bir türlü anlamadıklarını belirten Hacısüleyman, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>‘’Konaklama işletmelerine SGK prim desteği, fiyatlardaki erozyon yani gelirlerdeki azalmanın karşısında alınmış olunan bir destek. Personel başı 3 bin 500 Lira SGK prim desteği sağlandı. Ne yazık ki şunu anlamak mümkün değil. Kültür ve Turizm Bakanlığı, desteği Basit Konaklama Turizm İşletme Belgesi'nin sahibi olan tesislere vermiyor. Neden ayrı tutulduğunu anlamak mümkün değil. İkisi de bakanlıktan belgeli. Birinin adı basit konaklama tesisi, Antalya'da 1400'ün üzerinde. Diğerinin adı yıldızlı tesisler. Ne fark var? İkisi de vergi ödüyor, ikisi de istihdam sağlıyor, ikisi de aynı maliyetlerle karşı karşıya. Bunun süratle düzeltilmesi için bakanlığa yazı yazdık. Herkes aynı şartlarda yarışmalı. Herkesin maliyeti aynıysa, aynı teşvikler ve aynı uygulamalara sahip olması lazım. Bu konuda çok acil bir düzenleme beklememiz lazım.’’</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/turizmde-sgk-prim-destegi-krizi-destek-sadece-bes-yildizli-otellere-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/image-174410297488739124.jpg" type="image/jpeg" length="56073"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ADAS teknolojisi sigortacılıkta yeni dönemi başlatıyor]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/adas-teknolojisi-sigortacilikta-yeni-donemi-baslatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/adas-teknolojisi-sigortacilikta-yeni-donemi-baslatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gelişmiş sürüş destek sistemleri (ADAS), kazaları azaltma potansiyeliyle sigorta sektöründe yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Ancak radar, kamera ve sensörlerle donatılmış araçların hasar onarımları, ekspertiz süreçleri ve poliçe yapıları da köklü biçimde değişiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gelişmiş sürüş destek sistemleri (ADAS), kazaları azaltma potansiyeliyle sigorta sektöründe yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Ancak radar, kamera ve sensörlerle donatılmış araçların hasar onarımları, ekspertiz süreçleri ve poliçe yapıları da köklü biçimde değişiyor. RS Otomotiv Grubu Eğitim ve Teknik Operasyonlar Başkanı Mustafa Tütünoğlu, “Özellikle sigortacılık sektörü artık yalnızca hasarı ödeyen değil, riski teknolojiyle yeniden hesaplayan bir yapıya evriliyor. Satış sonrası hizmetleri kanadında ise yeni nesil otomobil teknolojilerine uyum sağlayabilen ve ADAS konusunda uzmanlık kazanan şirketler önem kazanıyor.” dedi.</p>

<p>Otomotiv sektöründe hızla yaygınlaşan gelişmiş sürüş destek sistemleri, yani ADAS teknolojileri, sigorta sektörünün risk değerlendirme modellerinden hasar yönetimine kadar pek çok başlığı yeniden şekillendiriyor. Şerit takip asistanı, adaptif hız sabitleyici, otomatik acil frenleme, kör nokta uyarısı, sürücü yorgunluk tespiti ve park destek sistemleri gibi teknolojiler; sürüş güvenliğini artırırken, sigortacılıkta da klasik yaklaşımların dönüşmesini zorunlu kılıyor.</p>

<p>Uzmanlara göre ADAS donanımlı araçlar, insan hatasından kaynaklanan çarpışmaların ve küçük ölçekli kazaların azaltılmasında önemli rol oynuyor. Bu durum, doğru veri analitiğiyle değerlendirildiğinde, sigorta şirketleri açısından daha isabetli primleme, daha doğru risk segmentasyonu ve hasar frekansında düşüş anlamına gelebiliyor. Öte yandan yeni teknolojili araçlarda meydana gelen en küçük hasarda dahi radar, kamera, sensör ve kalibrasyon süreçlerinin devreye girmesi, onarım bedellerini geleneksel araçlara kıyasla daha yukarı taşıyor.</p>

<p>Uluslararası araştırmalar da gelişmiş sürüş destek sistemlerinin özellikle arkadan çarpma, şerit değiştirme ve sürücü reaksiyon gecikmesinden kaynaklanan kaza türlerinde anlamlı düşüş sağladığını gösteriyor. Özellikle otomatik acil frenleme ve ön çarpışma uyarı sistemlerinin, belirli çarpışma senaryolarında kazaları yaklaşık yüzde 20 ila yüzde 50 arasında azaltabildiği belirtiliyor. Buna karşılık, radar, kamera ve sensör tabanlı bu sistemlerin hasar sonrası onarım ve kalibrasyon maliyetlerini artırması, sigorta sektöründe yeni bir denge alanı oluşturuyor. Bu sistemler, kazaların sayısından çok, ağırlığını önemli biçimde azaltarak katastrofik sonuçların ortaya çıkmasını engelleyici teknolojiler olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/08/mustafa-tutunoglu-2.jpeg" rel="nofollow" title=""><img height="2048" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/08/mustafa-tutunoglu-2.jpeg" width="2048" /></a></p>

<p>Konuya ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunan <strong>RS Otomotiv Grubu Eğitim ve Teknik Operasyonlar Başkanı Mustafa Tütünoğlu</strong>, ADAS’ın sigorta sektörü açısından çift yönlü bir etki yarattığını belirtti. Tütünoğlu, <strong>“Bir tarafta kazaları önlemeye yardımcı olan ve sürüş güvenliğini yükselten son derece kıymetli sistemler var. Diğer tarafta ise bu teknolojilerin bulunduğu araçlarda en basit tampon, cam, ayna ya da çamurluk hasarında bile sensörlerin, kameraların ve elektronik bileşenlerin kontrolü, değişimi ve yeniden kalibrasyonu söz konusu olabiliyor.”</strong> dedi.</p>

<p>Tütünoğlu, sigorta sektörünün artık yalnızca geçmiş hasar verisine bakarak fiyatlama yapamayacağını vurgulayarak şöyle devam etti: <strong>“ADAS’lı araçlarla birlikte sigortacılıkta yeni bir parametre seti oluşuyor. Araçta hangi güvenlik sistemlerinin bulunduğu, bu sistemlerin aktif kullanımı, aracın kalibrasyon geçmişi, onarımın konusunda yetkin servislerde yapılıp yapılmadığı gibi başlıklar artık çok daha kritik hale geliyor. Sigorta sektörü artık yalnızca hasarı ödeyen değil, riski teknolojiyle yeniden hesaplayan bir yapıya evriliyor.”</strong></p>

<p><strong>Ekspertiz ve onarım süreçleri daha kritik hale geliyor</strong></p>

<p>ADAS sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte hasar sonrası ekspertiz süreçlerinde de daha yüksek teknik uzmanlık ihtiyacı doğuyor. Çünkü dışarıdan küçük görünen bir darbe, sensör açılarında bozulmaya, kameraların referans değerlerinin değişmesine veya aracın güvenlik sistemlerinde görünmeyen sapmalara neden olabiliyor. Bu nedenle hasarın yalnızca kaporta boyutuyla değil, elektronik güvenlik altyapısı açısından da değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p>Tütünoğlu, bu noktada sektörün insan kaynağı ve teknik altyapı bakımından yeni bir eşiğe geldiğini söyledi: <strong>“Artık bir hasarı sadece mekanik ya da kozmetik açıdan değerlendirmek yeterli değil. ADAS’lı araçlarda doğru teşhis, doğru ekipman ve doğru kalibrasyon süreçleri hayati önem taşıyor. Aksi halde araç onarılmış görünse bile güvenlik sistemleri olması gerektiği gibi çalışmayabilir. Bu durum hem sigortalı memnuniyetini hem de yol güvenliğini doğrudan etkiler.”</strong></p>

<p><strong>Poliçe yapıları ve risk analitiği dönüşüyor</strong></p>

<p>Sektör temsilcilerine göre önümüzdeki dönemde sigorta şirketleri, araçların ADAS donanım seviyesine göre daha farklılaştırılmış ürünler geliştirmek durumunda kalacak. Sürücü destek sistemlerinin kazayı önleme performansı ile bu sistemlerin onarım maliyetleri birlikte ele alınacak; böylece prim hesaplamalarında daha rafine modeller öne çıkacak. Tütünoğlu, <strong>“Bugün sigorta sektörünün önünde oto branşında önemli bir gündem var: Teknolojiyi doğru okuyabilen, veriyi anlamlı biçimde kullanabilen ve hasar süreçlerini yeni nesil araç teknolojilerine göre yönetebilen kurumlar öne çıkacak. ADAS sistemleri, yalnızca otomotiv dünyasının değil, sigorta ekosisteminin de geleceğini belirleyen ana başlıklardan biri haline geldi”</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Yeni dönemde iş birliği öne çıkacak</strong></p>

<p>ADAS teknolojilerinin sigorta sektöründe yarattığı dönüşüm, sigorta şirketleri, eksperler, satış sonrası hizmeti servis ağları, parça tedarikçileri ve teknoloji sağlayıcıları arasındaki koordinasyonun da önemini artırıyor. Özellikle doğru onarım prosedürleri, standardize kalibrasyon süreçleri ve teknik eğitim yatırımları, sektörün önümüzdeki dönemde en çok konuşacağı başlıklar arasında yer alıyor. <strong>Tütünoğlu </strong>son olarak, <strong>“Artık sadece poliçeyi değil, aracın teknolojik karakterini de konuşuyoruz. Bu dönüşüme erken uyum sağlayan şirketler hem maliyet yönetiminde hem müşteri deneyiminde önemli avantaj sağlayacak</strong>” diyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/adas-teknolojisi-sigortacilikta-yeni-donemi-baslatiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 13:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/rs-adas-kalibrasyon.jpg" type="image/jpeg" length="13508"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anadolu Sigorta ve ILO’dan çalışanların bakım sorumluluklarına destek]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/anadolu-sigorta-ve-ilodan-calisanlarin-akim-sorumluluklarina-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/anadolu-sigorta-ve-ilodan-calisanlarin-akim-sorumluluklarina-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anadolu Sigorta ile Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi, işyerinde toplumsal cinsiyet eşitliğinin güçlendirilmesi ve çalışanların bakım sorumluluklarının desteklenmesi amacıyla önemli bir iş birliğine imza attı. Care@Work Türkiye Projesi kapsamında hayata geçirilen iş birliğiyle, ILO’nun Eşitlikçi ve Bakım Dostu İşletme Modeli Anadolu Sigorta’da uygulanacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anadolu Sigorta ile Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi, işyerinde toplumsal cinsiyet eşitliğinin güçlendirilmesi ve çalışanların bakım sorumluluklarının desteklenmesi amacıyla önemli bir iş birliğine imza attı. Care@Work Türkiye Projesi kapsamında hayata geçirilen iş birliğiyle, ILO’nun Eşitlikçi ve Bakım Dostu İşletme Modeli Anadolu Sigorta’da uygulanacak.</p>

<p>Anadolu Sigorta ile Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi, daha eşitlikçi, kapsayıcı ve bakım dostu çalışma ortamlarının geliştirilmesine katkı sağlamak üzere güçlerini birleştiriyor. İsveç’in finansal desteğiyle Ocak 2026 - Haziran 2027 döneminde yürütülen Care@Work Türkiye Projesi kapsamında hayata geçirilen ortaklıkla, ILO’nun Eşitlikçi ve Bakım Dostu İşletme Modeli Anadolu Sigorta bünyesinde uygulanacak.</p>

<p>Anadolu Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Füsun Tümsavaş ile ILO Türkiye Ofisi Direktörü Yasser Ahmed Hassan, iş birliği protokolünü 27 Ağustos’ta Anadolu Sigorta Genel Müdürlüğü’nde imzaladı.</p>

<p>İş birliği; ILO’nun uluslararası çalışma standartları ile eşitlik, bakım ve insana yakışır iş alanlarındaki uzmanlığını, Anadolu Sigorta’nın kurumsal deneyimi ve insan odaklı çalışma yaklaşımıyla buluşturuyor. Süreç boyunca sosyal diyalog ve çalışan katılımını merkeze alan uygulamaların geliştirilmesi, elde edilecek deneyim ve iyi uygulama örneklerinin ise daha geniş ölçekte paylaşılması hedefleniyor.</p>

<p><strong>Beş temel alanda kapsamlı çalışma</strong></p>

<p>Eşitlikçi ve Bakım Dostu İşletme Modeli, çalışma yaşamında eşitliğin farklı boyutlarını bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. Model; eşit söz ve katılım hakkı, kapsayıcı istihdam, eşit değerde işe eşit ücret, bakım destekleri ile şiddetten arınmış, sağlıklı ve elverişli çalışma ortamı olmak üzere beş temel alana odaklanıyor.</p>

<p>Bu doğrultuda ILO Türkiye Ofisi ve Anadolu Sigorta, ilk aşamada şirketin mevcut politika ve uygulamalarını birlikte değerlendirecek. Çalışanların ihtiyaç ve deneyimleri analiz edilerek öncelikli gelişim alanları belirlenecek. Elde edilen bulgular doğrultusunda hazırlanacak Eşitliği Geliştirme Planı ışığında somut uygulamalar hayata geçirilerek kaydedilen ilerleme düzenli olarak izlenecek.</p>

<p>Uygulama sürecinin temel unsurlarından birini ise çalışanların aktif katılımı ve sosyal diyalog oluşturacak. Bu kapsamda Anadolu Sigorta’da örgütlü Banka ve Sigorta İşçileri Sendikası (BASİSEN) ile yakın iş birliği içinde çalışanların görüş ve deneyimlerinin mevcut durum analizine ve geliştirilecek politika ve uygulamalara yansıtılması desteklenecek.</p>

<p><strong>Füsun Tümsavaş: “Sigorta sektöründen bu projede yer alan tek şirket olmamız, bizim için ayrıca gurur verici”</strong></p>

<p>Anadolu Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Füsun Tümsavaş, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Uluslararası Çalışma Örgütü’nün Care@Work Projesi kapsamında geliştirdiği Eşitlikçi ve Bakım Dostu İşletme Modeli’nin Türkiye’deki üç pilot işletmesinden biri olarak Anadolu Sigorta’nın seçilmiş olmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Üstelik sigorta sektöründen bu projede yer alan tek şirket olmamız, bizim için ayrıca gurur verici. Eşitlikçi ve Bakım Dostu İşletme Modeli kapsamında, önümüzdeki 8 aylık süreçte mevcut uygulamalarımızı uluslararası standartlar çerçevesinde değerlendirecek, çalışanlarımızın görüşlerini alacak, gelişim alanlarımızı belirleyecek ve somut aksiyonlardan oluşan bir Eşitlik Eylem Planı ve sürdürülebilir bir yol haritası oluşturacağız. Bu çalışmaların Haziran 2027’de tamamlanmasıyla birlikte, elde edeceğimiz çıktıların kurumsal süreçlerimize entegre edilmesini ve bakım dostu iş yeri uygulamalarımızı daha da geliştirmeyi hedefliyoruz.”</p>

<p><strong>Yasser Ahmed Hassan: “Bakım konusu ele alınmadan toplumsal cinsiyet eşitliği ve kapsayıcı işyerleri sağlanamaz.”</strong></p>

<p>ILO Türkiye Ofisi Direktörü Yasser Ahmed Hassan da iş birliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu: Care@Work Türkiye Projemiz aracılığıyla, insana yakışır iş ve toplumsal cinsiyet eşitliği çerçevesinde eşitlik odaklı ve bakım destekleyici işyerlerinin geliştirilmesini amaçlıyoruz. BASİSEN’in aktif katılımıyla Anadolu Sigorta ile yürüttüğümüz iş birliği, sosyal diyaloğun bu ilkeleri işyeri uygulamalarına nasıl dönüştürebileceğinin güçlü bir örneğini oluşturuyor. Nihayetinde toplumsal cinsiyet eşitliği, bakım, kapsayıcılık ve sosyal diyalog, çalışma yaşamının günlük gerçekliklerini iyileştirdiklerinde anlam kazanır. Burada elde edilen deneyim ve kanıtlar, yalnızca çalışanlar ve aileleri için daha iyi sonuçlara değil, aynı zamanda daha üretken, dayanıklı ve sürdürülebilir işletmelere de katkı sağlayabilir; bunun yanı sıra Türkiye genelinde eşitlik odaklı ve bakım destekleyici işyeri uygulamalarının daha geniş ölçekte yaygınlaştırılması için değerli bir temel oluşturabilir.</p>

<p><strong>Elde edilen deneyim Türkiye’deki uygulamalara katkı sağlayacak</strong></p>

<p>Care@Work Türkiye Projesi, başta 2024 yılında kabul edilen İnsana Yakışır İş ve Bakım Ekonomisine İlişkin ILO Kararı olmak üzere uluslararası çalışma standartları doğrultusunda, eşitlikçi ve bakım dostu işyeri politika ve uygulamalarının geliştirilmesini, uygulanmasını ve daha geniş ölçekte yaygınlaştırılmasını teşvik etmeyi amaçlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anadolu Sigorta’da yürütülecek uygulamanın da şirket sınırlarını aşarak Türkiye genelindeki çalışma ortamlarına ilham vermesi hedefleniyor. Süreç boyunca elde edilecek deneyimlerin, bulguların ve iyi uygulamaların paylaşılmasıyla Türkiye’de eşitlikçi ve bakım dostu işyeri uygulamalarının daha geniş ölçekte yaygınlaştırılmasına katkı sağlanması amaçlanıyor. İş birliğinin aynı zamanda kadınların işgücüne eşit katılımının desteklenmesine ve bakım alanındaki politika geliştirme süreçlerinin kanıta dayalı biçimde güçlendirilmesine katkıda bulunması öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/anadolu-sigorta-ve-ilodan-calisanlarin-akim-sorumluluklarina-destek</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 11:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/1787904149-a-s-i-l-o-is-birligi.jpg" type="image/jpeg" length="25731"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Parametrik mikro sigorta 18 ülkeye yayılıyor]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/parametrik-mikro-sigorta-18-ulkeye-yayiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/parametrik-mikro-sigorta-18-ulkeye-yayiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sigorta sektöründe dijitalleşmeyle birlikte öne çıkan parametrik sigorta uygulamaları yeni pazarlara yayılmaya devam ediyor. MIC Global ve mobilite platformu inDrive, sürücü ve yolculara yönelik parametrik mikro sigorta uygulamasını 18 ülkeye genişletti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2024 yılında üç ülkede başlayan iş birliği, iki yıldan kısa bir sürede 18 ülkeye ulaştı. Uygulama kapsamında inDrive üzerinden gerçekleştirilen yolculuklar sırasında sürücü ve yolculara belirli risklere karşı güvence sağlanıyor. Teminatlar arasında kaza nedeniyle oluşabilecek tıbbi masraflar da bulunuyor.</p>

<p><strong>Sigorta süreci veriler üzerinden ilerliyor</strong></p>

<p>Parametrik sigortanın geleneksel sigorta ürünlerinden ayrıldığı noktalardan biri, hasarın gerçekleşmesinin ardından uzun bir değerlendirme sürecine ihtiyaç duymaması.</p>

<p>MIC Global tarafından geliştirilen modelde sigorta kapsamındaki olay, platform tarafından doğrulanabilen verilere göre belirleniyor. Örneğin sigortalı yolculuğun gerçekleşip gerçekleşmediği doğrudan uygulamadaki veriler üzerinden tespit edilebiliyor.</p>

<p>Bu yapı sayesinde tazminat süreçlerinin daha hızlı ve otomatik şekilde yürütülmesi hedefleniyor. Şirket, modelin kısa süreli ve olay bazlı sigorta ihtiyaçlarına yönelik olarak tasarlandığını belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Gig ekonomisine yönelik sigorta modeli</strong></p>

<p>Uygulamanın hedefinde özellikle gig ekonomisinde çalışan sürücüler bulunuyor. Geleneksel sigorta ürünlerinin uzun dönemli ve daha sabit risk profillerine göre tasarlanmasının, farklı şehirlerde ve ülkelerde çalışan platform kullanıcılarının ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalabildiği belirtiliyor.</p>

<p>MIC Global ve inDrive arasındaki modelde ise sigorta yalnızca uygulama üzerinden gerçekleştirilen aktif yolculuk süresince devreye giriyor. Böylece sürücü ve yolcuların ihtiyaç duyduğu kısa süreli korumanın doğrudan kullanılan dijital platformun içine yerleştirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p><strong>18 ülkede uygulanıyor</strong></p>

<p>İş birliğinin 18 ülkeye genişlemesi, parametrik ve gömülü sigorta modellerinin farklı pazarlarda uygulanabilirliğinin de artmaya başladığını gösteriyor.</p>

<p>inDrive bugün 48 ülkede, 1.200'den fazla şehirde faaliyet gösteriyor. Taraflar, sigorta ürününün ilerleyen dönemde platformun faaliyet gösterdiği diğer pazarlara da uyarlanabilmesini hedefliyor. Her ülkenin farklı sigorta mevzuatına sahip olması nedeniyle ürünün yerel düzenlemelere göre yapılandırılması gerekiyor.</p>

<p><strong>Sigortada otomasyonun payı artıyor</strong></p>

<p>Parametrik sigorta modeli, sigortacılıkta dijital verinin kullanımının artmasıyla birlikte gelişen yeni uygulamalardan biri olarak öne çıkıyor. Hasarın geleneksel yöntemlerle incelenmesi yerine önceden belirlenmiş ve doğrulanabilir bir olayın gerçekleşmesiyle ödeme yapılması, özellikle kısa süreli ve dijital platformlar üzerinden sunulan sigorta ürünleri için yeni fırsatlar yaratıyor.</p>

<p>MIC Global ve inDrive'ın 18 ülkeye ulaşan iş birliği de sigortanın doğrudan dijital hizmetlerin içine entegre edildiği modellerin küresel ölçekte yaygınlaşmaya başladığını ortaya koyuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/parametrik-mikro-sigorta-18-ulkeye-yayiliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/insurance-market.jpg" type="image/jpeg" length="66417"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sigorta dağıtım sektöründe milyarlarca dolarlık satın alma]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/sigorta-dagitim-sektorunde-milyarlarca-dolarlik-satin-alma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/sigorta-dagitim-sektorunde-milyarlarca-dolarlik-satin-alma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avustralya'nın önde gelen sigorta brokerlarından Steadfast Group, ABD merkezli yatırım şirketleri KKR ve Dragoneer Investment Group ile sigorta distribütörü Amwins Group'un oluşturduğu konsorsiyum tarafından satın alınacak. Anlaşmanın şirket değerinin yaklaşık 7,7 milyar Avustralya doları olduğu açıklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Steadfast, konsorsiyumun teklifini 21 Ağustos'ta kabul etti. Anlaşma kapsamında şirket hissedarlarına hisse başına 6 Avustralya doları nakit ödeme yapılacak. Bu fiyat, Steadfast'ın teklif öncesindeki 9 Haziran kapanış fiyatına kıyasla yaklaşık yüzde 52'lik prim anlamına geliyor.</p>

<p><strong>Sigorta aracılık ve acentelik faaliyetleri ayrılacak</strong></p>

<p>Satın alma sonrasında Steadfast'ın farklı faaliyet alanlarının konsorsiyum içerisindeki şirketler tarafından yönetilmesi planlanıyor.</p>

<p>Amwins Australasia, Steadfast'ın sigorta acenteliği faaliyetlerini devralırken, Dragoneer ve KKR tarafından desteklenen yapı şirketin brokerlık operasyonlarını bünyesinde tutacak.</p>

<p>Sydney merkezli Steadfast; Avustralya, Yeni Zelanda, Singapur ve ABD'de faaliyet gösteriyor. Şirket, sigorta brokerlığı ve underwriting acenteliği alanlarında hizmet verirken geniş bir bağımsız broker ağı üzerinden çalışıyor.</p>

<p><strong>7,7 milyar Avustralya dolarlık teklif</strong></p>

<p>Steadfast için yapılan anlaşma, şirketin daha önce aldığı tekliflerin ardından geldi. Amwins ve Dragoneer daha önce hisse başına 5,50 ve 5,83 Avustralya doları seviyelerinde iki teklif sunmuş, sonrasında teklif hisse başına 6 Avustralya dolarına yükseltilmişti. KKR ise Temmuz ayında konsorsiyuma katıldı.</p>

<p>Yönetim kurulu, daha yüksek bir teklif gelmemesi ve bağımsız uzmanın işlemin hissedarların çıkarına olduğunu teyit etmesi şartıyla satın alma anlaşmasını oybirliğiyle destekledi.</p>

<p>İşlemin tamamlanabilmesi için hissedar ve mahkeme onaylarının yanı sıra Avustralya ve diğer ilgili ülkelerdeki düzenleyici kurumların onayları gerekiyor. Steadfast, işlemin Aralık 2026'da tamamlanmasını hedefliyor.</p>

<p><strong>Sigorta brokerlarına yatırımcı ilgisi artıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Steadfast anlaşması, sigorta brokerlığı sektörünün uluslararası yatırımcılar açısından artan cazibesini de ortaya koyuyor.</p>

<p>Brokerlık şirketlerinin düzenli gelir yapısı, sermaye ihtiyacının görece düşük olması ve sigorta pazarındaki parçalı yapı, özel sermaye şirketlerinin sektöre yönelik ilgisini artıran unsurlar arasında gösteriliyor. Avustralya'daki Steadfast anlaşması da küresel yatırımcıların sigorta aracılık sektöründeki büyüme ve satın alma fırsatlarına ilgisinin devam ettiğine işaret ediyor.</p>

<p>Satın alma tamamlandığında Steadfast'ın bağımsız bir halka açık şirket olarak faaliyetleri sona ererken, şirketin brokerlık ve sigorta acenteliği operasyonları yeni sahiplik yapısı altında faaliyet göstermeyi sürdürecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA, SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/sigorta-dagitim-sektorunde-milyarlarca-dolarlik-satin-alma</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/kredi-cekmek-icin-hayat-sigortasi-zorunlumu.jpg" type="image/jpeg" length="40622"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay zeka yatırımları büyüyor, veri merkezi sigortalarına talep artıyor]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/yapay-zeka-yatirimlari-buyuyor-veri-merkezi-sigortalarina-talep-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/yapay-zeka-yatirimlari-buyuyor-veri-merkezi-sigortalarina-talep-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zeka teknolojilerine yönelik yatırımların hızla artması, sigorta sektöründe de yeni bir pazarın oluşmasını beraberinde getiriyor. Yapay zekâ sistemlerinin çalışması için gerekli veri merkezlerinin sayısı ve kapasitesi büyürken, bu tesislerin karşı karşıya olduğu fiziksel, operasyonel ve siber riskler sigorta ihtiyacını da artırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Yapay zeka teknolojilerine yönelik yatırımların hızla artması, sigorta sektöründe de yeni bir pazarın oluşmasını beraberinde getiriyor. Yapay zekâ sistemlerinin çalışması için gerekli veri merkezlerinin sayısı ve kapasitesi büyürken, bu tesislerin karşı karşıya olduğu fiziksel, operasyonel ve siber riskler sigorta ihtiyacını da artırıyor.</p>

<p>Allianz Commercial tarafından yayımlanan değerlendirmeye göre küresel veri merkezi sigorta pazarının mevcut yaklaşık 11 milyar dolarlık seviyeden 2030 yılına kadar 24 milyar doların üzerine çıkması bekleniyor.</p>

<p>Swiss Re de mart ayında yayımladığı araştırmasında, veri merkezleriyle bağlantılı küresel sigorta primlerinin 2030'da 24,2 milyar dolara ulaşabileceğini öngörmüştü. Bu rakamın mevcut yaklaşık 10,6 milyar dolarlık seviyenin iki katından fazla olması bekleniyor.</p>

<p><strong>Veri merkezleri yeni risklerle karşı karşıya</strong></p>

<p>Yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte veri merkezleri daha büyük, daha yüksek değerli ve daha yoğun altyapılara dönüşüyor. Bu durum sigortacılar açısından da yeni risklerin ortaya çıkmasına neden oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yangın, sel, fırtına ve deprem gibi doğal afetlerin yanı sıra elektrik kesintileri, soğutma sistemlerindeki arızalar ve siber saldırılar veri merkezlerinin faaliyetlerini kesintiye uğratabilecek başlıca riskler arasında yer alıyor. Swiss Re, özellikle yüksek miktarda varlığın tek bir tesiste veya bölgede yoğunlaşmasının sigortacılar açısından risk birikimini artırdığına dikkat çekiyor.</p>

<p>Veri merkezlerinin kesintisiz çalışması için gerekli elektrik ve soğutma altyapısı da risk yönetimini daha karmaşık hale getiriyor. Özellikle yapay zekâya yönelik yüksek işlem gücü gerektiren sistemlerin yaygınlaşması, enerji ve soğutma ihtiyacını artırıyor.</p>

<p><strong>Sigortacılar için yeni fırsat alanı</strong></p>

<p>Veri merkezlerindeki hızlı büyüme, sigorta şirketleri ve reasürans sektörü açısından önemli bir ticari fırsat da yaratıyor.</p>

<p>Aon'un 2026 yılı değerlendirmesine göre 2026-2030 döneminde veri merkezleriyle bağlantılı küresel sigorta primlerinin kümülatif olarak yaklaşık 134 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bu hesaplama, veri merkezlerinin inşasından işletilmesine kadar tüm yaşam döngüsündeki sigorta ihtiyaçlarını kapsıyor.</p>

<p>Sigortacılar açısından yalnızca mevcut tesislerin sigortalanması değil, yeni veri merkezi yatırımlarının planlama aşamasından itibaren risklerinin değerlendirilmesi de önem kazanıyor.</p>

<p><strong>Yapay zekâ sigortanın risk haritasını değiştiriyor</strong></p>

<p>Yapay zekânın gelişmesi, sigorta sektöründe yalnızca yeni bir müşteri grubu oluşturmakla kalmıyor. Aynı zamanda sigortacıların değerlendirmesi gereken risklerin kapsamını da genişletiyor.</p>

<p>Swiss Re, yapay zekâ yatırımlarının veri merkezleri, enerji altyapısı, siber güvenlik ve yeni sorumluluk riskleri arasında daha güçlü bağlantılar oluşturduğuna dikkat çekiyor. Şirket, yapay zekânın sigortacılar için hem yeni riskler hem de bu riskleri daha iyi analiz etmeye yönelik teknolojik çözümler sunduğunu belirtiyor.</p>

<p>Yapay zekâ yatırımlarının önümüzdeki yıllarda artmaya devam etmesiyle birlikte veri merkezi sigortasının da küresel sigorta sektörünün önemli büyüme alanlarından biri haline gelmesi bekleniyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA, SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/yapay-zeka-yatirimlari-buyuyor-veri-merkezi-sigortalarina-talep-artiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/ekonomist-image-104-ce968b0fdae44e.jpg" type="image/jpeg" length="62776"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hollanda savunma harcamalarını artıracak, sigortacılar temkinli]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/hollanda-savunma-harcamalarini-artiracak-sigortacilar-temkinli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/hollanda-savunma-harcamalarini-artiracak-sigortacilar-temkinli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hollanda’nın savunma harcamalarını artırma planı, ülkedeki sigorta şirketlerinin savunma sektörüne yönelik yatırımlardaki temkinli yaklaşımı nedeniyle yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hollanda hükümeti, NATO taahhütleri doğrultusunda savunma harcamalarını 2035 yılına kadar gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 3,5’ine yükseltmeyi hedefliyor. Ancak bu hedefin finansmanında önemli bir yatırım kaynağı olarak görülen sigorta şirketleri, savunma sektörüne yatırım konusunda çeşitli çekincelere sahip.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sigorta sektörünün 455 milyar euroluk varlığı bulunuyor</p>

<p>Hollanda’daki sigorta şirketlerinin yönetimi altında, Mart 2026 itibarıyla emeklilik fonları da dahil olmak üzere yaklaşık 455 milyar euroluk varlık bulunuyor. Bu nedenle sektör, ülkenin savunma yatırımlarını destekleyebilecek önemli finansman kaynaklarından biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Bununla birlikte sigorta şirketleri, savunma sektöründeki şirketlerin faaliyetleri ve finansal yapıları hakkında yeterli bilgiye ulaşmakta zorlandıklarını belirtiyor. Özellikle savunma şirketlerinin daha kapalı yapıda olması, yatırım öncesi inceleme ve değerlendirme süreçlerini güçleştiriyor.</p>

<p>ESG kriterleri yatırım kararlarını etkiliyor</p>

<p>Sigorta şirketlerinin çekincelerinin bir diğer nedeni ise çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) kriterleri. Şirketler, yatırım yaptıkları savunma şirketlerinin bu kriterlere uygunluğunu değerlendirmek için daha fazla ve detaylı bilgiye ihtiyaç duyuyor.</p>

<p>Hollanda Sigortacılar Birliği, sektörün savunma şirketlerini değerlendirme konusunda yeterli uzmanlığa sahip olmadığını ve hükümetten bu süreçte destek beklediğini ifade ediyor. Ancak Hollanda Savunma Bakanlığı, yatırımlara ilişkin inceleme ve değerlendirmelerin yatırımcıların sorumluluğunda olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Bazı sigorta şirketleri yatırımlara açık</p>

<p>Sektörde tamamen yatırım karşıtı bir yaklaşım ise bulunmuyor. Hollanda'nın önde gelen sigorta şirketlerinden ASR Nederland ve Achmea, savunma sektöründeki yatırımlara yönelik ilgilerini artırmış durumda. Ancak şirketler, yatırım kararlarında ESG kriterlerinin karşılanabilmesi için daha ayrıntılı bilgiye ihtiyaç duyduklarını vurguluyor.</p>

<p>Sigorta şirketlerinin yatırım tercihlerinde sabit getirili araçlara ağırlık vermesi ve Hollanda savunma sektörünün mevcut büyüklüğünün sınırlı olması da yatırım fırsatlarını kısıtlayan faktörler arasında gösteriliyor.</p>

<p>Devlet destekli finansman seçenekleri gündemde</p>

<p>Sorunun aşılması için hükümet tarafından savunma tahvilleri veya devlet destekli finansman araçları gibi alternatiflerin oluşturulması öneriliyor. Böylece sigorta şirketleri ve diğer kurumsal yatırımcıların savunma sektörüne daha kolay kaynak aktarmasının önü açılabilir.</p>

<p>Hollanda'nın savunma sanayisinin yıllık yaklaşık 10,2 milyar euroluk ekonomik büyüklüğe sahip olduğu belirtilirken, 2030 yılına kadar savunma alanındaki toplam harcamaların 62 milyar euroya ulaşması bekleniyor. Bu hedeflerin gerçekleşmesi için özel yatırımcıların sağlayacağı sermayenin önemli bir rol oynaması bekleniyor.</p>

<p>Hollanda örneği, Avrupa'da savunma harcamalarının artırılmasıyla birlikte sigorta ve emeklilik fonları gibi uzun vadeli yatırımcıların savunma sektöründeki rolünün de yeniden tartışılmaya başlandığını gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/hollanda-savunma-harcamalarini-artiracak-sigortacilar-temkinli</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/istockphoto-2218236897-612x612.jpg" type="image/jpeg" length="48807"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MÜSİAD ve Türkiye Katılım Sigorta’dan reel sektör odaklı iş birliği gündemi]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/musiad-ve-turkiye-katilim-sigortadan-reel-sektor-odakli-is-birligi-gundemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/musiad-ve-turkiye-katilim-sigortadan-reel-sektor-odakli-is-birligi-gundemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Katılım Sigorta Genel Müdürü Özgür Öntürk, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Burhan Özdemir ile bir araya geldi. MÜSİAD Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen görüşmede, katılım finans ve sigortacılığının gelişim potansiyeli ile reel sektörün finansal güvence ihtiyaçları gündeme geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Katılım Sigorta Genel Müdürü Özgür Öntürk, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Burhan Özdemir ile bir araya geldi. MÜSİAD Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen görüşmede, katılım finans ve sigortacılığının gelişim potansiyeli ile reel sektörün finansal güvence ihtiyaçları gündeme geldi.</p>

<p>Görüşmede, katılım sigortacılığının iş dünyasına sağlayabileceği katkılar ele alınırken, şirketler ile katılım finans ekosistemi arasında geliştirilebilecek yeni iş birliği alanları da değerlendirildi.</p>

<p>MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, görüşmenin ardından yaptığı değerlendirmede, Türkiye Katılım Sigorta Genel Müdürü Özgür Öntürk’ü MÜSİAD Genel Merkezi’nde ağırladıklarını belirtti.</p>

<p>Özdemir, toplantıda katılım finans ve sigortacılık ekosisteminin mevcut durumunun yanı sıra reel sektörün finansal güvence mekanizmalarını ve iş dünyasıyla geliştirilebilecek iş birliği imkanlarını ele aldıklarını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye Katılım Sigorta Genel Müdürü Özgür Öntürk ise görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, katılım sigortacılığının Türkiye’de daha güçlü bir yapıya kavuşması için sektör paydaşlarının desteğinin önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir’e ev sahipliği ve katkıları için teşekkür eden Öntürk, katılım sigortacılığının gelişimine yönelik verilen desteğin sektör açısından değerli olduğunu belirtti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/musiad-ve-turkiye-katilim-sigortadan-reel-sektor-odakli-is-birligi-gundemi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 16:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/screenshot-20260827-112800-linked-in-1068x752.jpg" type="image/jpeg" length="73974"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Telefon ve ekranlardan biraz uzaklaşın: Dijital yorgunluğu azaltmanın 10 yolu]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/telefon-ve-ekranlardan-biraz-uzaklasin-dijital-yorgunlugu-azaltmanin-10-yolu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/telefon-ve-ekranlardan-biraz-uzaklasin-dijital-yorgunlugu-azaltmanin-10-yolu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dijital cihazları tamamen hayatımızdan çıkarmak mümkün olmasa da kullanım biçimini değiştirmek, zihinsel yükü azaltmanın en önemli adımlarından biri olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Akıllı telefonlar, bilgisayarlar ve sosyal medya günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelirken gün boyunca ekran karşısında geçirilen süre, zihinsel yorgunluğu da artırıyor.</p>

<p>Sürekli bildirimlere maruz kalmak, iş ve özel hayat arasındaki sınırların ortadan kalkması ve bilgi bombardımanı, kişilerin dikkatini toplamasını zorlaştırabiliyor.</p>

<h2>DİJİTAL YORGUNLUK NEDİR?</h2>

<p>Dijital yorgunluk, uzun süre ekran kullanımı ve sürekli dijital uyaranlara maruz kalmanın oluşturduğu zihinsel ve fiziksel tükenmişlik hali olarak tanımlanıyor. Dikkat dağınıklığı, odaklanma güçlüğü, baş ağrısı, gözlerde yorulma, uyku düzeninin bozulması ve sürekli telefona bakma isteği bu durumla birlikte görülebiliyor.</p>

<p>Özellikle iş nedeniyle günün büyük bölümünü bilgisayar başında geçirenler ile sosyal medyayı yoğun kullananlarda dijital yorgunluk daha belirgin hale gelebiliyor.</p>

<h2>DİJİTAL YORGUNLUĞUN OLUMSUZ YÖNLERİ</h2>

<p>Sürekli çevrim içi olmak, kişinin dinlenme süresini de ekranla geçirmesine neden olabiliyor. İş e-postaları ve mesajlara mesai dışında da yanıt verme zorunluluğu hissi, zihnin işten uzaklaşmasını güçleştiriyor.</p>

<p>Sosyal medyadaki yoğun bilgi akışı ise dikkat süresini kısaltabilirken, aynı anda çok sayıda içeriği takip etmeye çalışmak zihinsel yükü artırabiliyor. Gece geç saatlere kadar telefon veya bilgisayar kullanılması da uyku düzenini olumsuz etkileyebiliyor.</p>

<h2>DİJİTAL YORGUNLUKTAN KURTULMANIN 10 YOLU</h2>

<h2>1. BİLDİRİMLERİ AZALTIN</h2>

<p>Gerekli olmayan uygulamaların bildirimlerini kapatmak, gün içinde sürekli bölünmenin önüne geçebilir.</p>

<h2>2. EKRANSIZ ZAMAN BELİRLEYİN</h2>

<p>Günün belirli saatlerini telefon, tablet ve bilgisayardan uzak geçirmeyi alışkanlık haline getirin.</p>

<h2>3. İŞ VE ÖZEL HAYAT ARASINA SINIR KOYUN</h2>

<p>Mesai bittikten sonra iş e-postalarını ve mesajlarını sürekli kontrol etmek yerine belirli bir kapanış saati belirleyin.</p>

<h2>4. TELEFONU YATAKTAN UZAK TUTUN</h2>

<p>Uyumadan önce telefonda geçirilen süreyi azaltın ve mümkünse telefonu yatak başından uzaklaştırın.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>5. SOSYAL MEDYA KULLANIMINI SINIRLANDIRIN</h2>

<p>Uygulamalara günlük kullanım süresi sınırı koymak, farkında olmadan geçirilen uzun saatlerin önüne geçebilir.</p>

<h2>6. TEK SEFERDE TEK İŞE ODAKLANIN</h2>

<p>Bir yandan e-posta kontrol edip diğer yandan başka bir işle ilgilenmek yerine mümkün olduğunca tek göreve odaklanın.</p>

<h2>7. DÜZENLİ EKRAN MOLALARI VERİN</h2>

<p>Uzun süre bilgisayar karşısında çalışırken belirli aralıklarla ekrandan uzaklaşmak gözleri ve zihni dinlendirmeye yardımcı olabilir.</p>

<h2>8. TELEFON YERİNE ALTERNATİFLER OLUŞTURUN</h2>

<p>Kısa molalarda telefona bakmak yerine yürümek, sohbet etmek, müzik dinlemek veya açık havaya çıkmak zihnin dijital uyaranlardan uzaklaşmasını sağlayabilir.</p>

<h2>9. YEMEK SIRASINDA TELEFONU BIRAKIN</h2>

<p>Öğünleri ekran karşısında geçirmek yerine telefonu bir kenara bırakmak, gün içinde kısa da olsa dijital bir mola oluşturur.</p>

<h2>10. HAFTADA BİR DİJİTAL MOLA VERİN</h2>

<p>Mümkün olduğunda haftanın bir gününde sosyal medya ve gereksiz ekran kullanımını ciddi ölçüde azaltmak, dijital alışkanlıkların yeniden değerlendirilmesine yardımcı olabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM, SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/telefon-ve-ekranlardan-biraz-uzaklasin-dijital-yorgunlugu-azaltmanin-10-yolu</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 15:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/6a8d9cbdedab6224.jpg" type="image/jpeg" length="74454"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ruslar kaskoya yöneldi: Poliçe sayısı hızla arttı]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/ruslar-kaskoya-yoneldi-police-sayisi-hizla-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/ruslar-kaskoya-yoneldi-police-sayisi-hizla-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya’da gönüllü araç sigortasına ilgi artarken, 2026’nın ilk yedi ayında kasko sözleşmelerinin sayısı ve tahsil edilen primlerin hacmi yükseldi. Büyümenin ana itici gücünü gerçek kişilere yönelik sigortalar oluşturdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ulusal Sigorta Bilgi Sistemi (NSIS), Ocak-Temmuz 2026 döneminde kasko sözleşmelerinin sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16,6, tahsil edilen primlerin ise yüzde 13,2 arttığını açıkladı.</p>

<p>Gönüllü motorlu araç mali sorumluluk sigortası (DSAGO) segmentinde de artış kaydedilirken, bu alandaki primler yüzde 12,4 yükseldi.</p>

<p>2026’nın ilk yedi ayında toplam 6,99 milyon kasko sözleşmesi imzalandı. Bu sayı bir yıl önce 5,99 milyondu. Tahsil edilen primlerin hacmi ise 192,5 milyar rubleye ulaştı. DSAGO’da sözleşme sayısı yüzde 5,7 artarak 1,197 milyona yükselirken, primler 2,891 milyar ruble olarak gerçekleşti. Uluslararası sigorta sistemlerinde (MSS) primler yüzde 0,6 ile sınırlı artış gösterirken, imzalanan sözleşmelerin sayısı yüzde 4,1 azaldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Büyümenin ana itici gücünü gerçek kişilere yönelik sigortalar oluşturdu. Vatandaşların imzaladığı kasko sözleşmelerinin toplam sözleşmeler içindeki payı, bir yıl önceki yüzde 77 seviyesinden yüzde 83’e, prim hacmindeki payı ise yüzde 60’tan yüzde 66’ya çıktı. Bu gelişmede, gerçek kişilerle yapılan sözleşmelerin sayısının dörtte bir oranında artarak 5,79 milyona, prim tahsilatının da aynı oranda yükselerek 127,1 milyar rubleye ulaşması etkili oldu. Buna karşılık tüzel kişilerle yapılan kasko sözleşmelerinin sayısı yüzde 12,6 azalırken, prim tahsilatı yaklaşık yüzde 5 geriledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA, SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/ruslar-kaskoya-yoneldi-police-sayisi-hizla-artti</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-27-at-150327.jpeg" type="image/jpeg" length="99534"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Parsel Bazlı Verim Sigortası’na ilgi artıyor: Sigortalılık oranı yüzde 80’i aştı]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/parsel-bazli-verim-sigortasina-ilgi-artiyor-sigortalilik-orani-yuzde-80i-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/parsel-bazli-verim-sigortasina-ilgi-artiyor-sigortalilik-orani-yuzde-80i-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ'da çiftçiler, Tarım ve Orman Bakanlığınca bu yıl pilot olarak uygulamaya alınan "Parsel Bazlı Verim Sigortası" ile ürünlerini yangın ve doğal afetlerin yol açabileceği kayıplara karşı güvence altına alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kentte üreticilerin köy ortalaması yerine doğrudan kendi tarlalarındaki verim kaybına göre tazminat almasına imkan sağlayan uygulamaya ilgi artarken, tarım sigortalarında sigortalılık oranı yüzde 80'in üzerine çıktı.</p>

<p>Tekirdağ Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Aksoy, AA muhabirine, üreticilerin emeğini ve tarımsal üretimin devamlılığını güvence altına alan sigorta sisteminin önemli olduğunu söyledi.</p>

<p>Kentte bu yıl tarım sigortalarında sigortalılık oranının yüzde 80'i aştığını belirten Aksoy, gelecek yıllarda bu oranı yüzde 100'e çıkarmayı hedeflediklerini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Parsel Bazlı Verim Sigortası'nın ilk yılında üreticilerden yoğun ilgi gördüğünü anlatan Aksoy, uygulamanın Tekirdağ’da başarılı olması halinde Türkiye geneline yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini dile getirdi</p>

<p>Aksoy, "Amacımız sigortalılık oranını mümkünse yüzde 100'e kadar çıkarmak. Şu anda yüzde 80'in üzerindeyiz. Sahada yaptığımız çalışmalarla gelecek yıllarda bunu yüzde 100’e kadar çıkarmayı hedefliyoruz." dedi.</p>

<p>Çiftçilerin ürünlerini Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kaydettirmelerinin ve Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) kapsamında sigortalatmalarının önemli olduğunu vurgulayan Aksoy, parsel bazlı sistemin üreticilerin karşılaşabileceği risklerin azaltılmasına katkı sunduğunu belirtti.</p>

<p>Aksoy, TARSİM'in de tarımsal üretim yapan çiftçilerin doğal afetler ve riskler yüzünden yaşadığı maddi kayıpları karşılayan devlet destekli bir sigorta sistemi olduğunu hatırlattı.</p>

<p>Uygulamanın Türkiye açısından da önemli bir model olduğunu ifade eden Aksoy, şöyle konuştu:</p>

<p>"Tekirdağ, TARSİM sigortasında parsel bazlı sigortanın pilot uygulamasını yaptı. Bu uygulama ilimizde başarılı olacak. Başarılı olduğu takdirde Bakanımızın talimatıyla parsel bazlı sigortayı ülkemizin tamamına yaymayı hedefliyoruz. Bu sigorta sistemi dünyada örnek olacak bir sigorta sistemi. Çiftçilerimizin bu konuda hassas davranmalarını rica ediyorum."</p>

<p>Aksoy, kentte yaklaşık 24 bin çiftçinin bulunduğunu, özellikle küçük parsellerde gerçekleştirilen üretimin kayıt altına alınmasının önem taşıdığını aktardı.</p>

<p>Kavun ve karpuz üreticilerine de ÇKS ve TARSİM çağrısında bulunan Aksoy, kayıtlı üretimin tarımsal planlamaya katkı sağladığını söyledi.</p>

<p>Aksoy, "Çiftçilerimizden ricamız, karpuz ve kavun alanlarında yapılan üretimleri Çiftçi Kayıt Sistemi’ne ve TARSİM’e bildirmeleri ve kayıt altına almaları. Biz böylelikle kaç bin dekar alanda ne kadar ürün ekildiğini, ne kadar fide dikildiğini görmüş olacağız. Buna göre üretim uygulaması yapmış olacağız." ifadelerini kullandı.</p>

<h2>"Bir izmarit emeğimizi kül edebilir"</h2>

<p>Kayı Mahallesi'nde üreticilik yapan Türker Liman da Parsel Bazlı Verim Sigortası sayesinde ürünlerini olası risklere karşı güvenceye aldıklarını söyledi.</p>

<p>Arazilerinin bir bölümünün ana yol kenarında bulunduğunu anlatan Liman, yaz aylarında artan araç ve tatilci yoğunluğu nedeniyle özellikle yangın riskine karşı buğday ekili alanlarını sigortalattıklarını belirtti.</p>

<p>Liman, "Yol boyunda buğday ekmiş olduğumuz arazilerimiz var. Bunları sigorta yaparak olası bir yangına karşı kendimizi korumak istedik. Yaz aylarında tatilci yoğunluğu oluyor. Yola atılacak bir izmarit emeğimizi kül edebilir. Bu yüzden bu sigorta ile kendimizi güvenceye aldık." diye konuştu.</p>

<p>Üretici Ali Kayı da sigortadan yararlandığını belirterek, doğal afetlerin tarımsal üretimde ciddi kayıplara yol açabileceğini ve tüm çiftçilerin ürünlerini sigortalatarak güvence altına alması gerektiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/parsel-bazli-verim-sigortasina-ilgi-artiyor-sigortalilik-orani-yuzde-80i-asti</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 15:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/u.jpg" type="image/jpeg" length="30011"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD sigorta sektöründe istihdam artışı beklentisi zayıfladı]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/abd-sigorta-sektorunde-istihdam-artisi-beklentisi-zayifladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/abd-sigorta-sektorunde-istihdam-artisi-beklentisi-zayifladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD sigorta sektörü geçtiğimiz yıl işgücüne %0,21 ekleme yaptı. Bu oran beklenen %1,03’lük büyüme oranının altında kaldı. Veriler The Jacobson Group ve Aon’un altı aylık işgücü piyasası araştırmasından geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD sigorta sektörü geçtiğimiz yıl işgücüne %0,21 ekleme yaptı. Bu oran beklenen %1,03’lük büyüme oranının altında kaldı. Veriler The Jacobson Group ve Aon’un altı aylık işgücü piyasası araştırmasından geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mülk ve kaza sigortası sektörü minimum büyüme kaydetti. İstihdam %0,02 arttı. Beklenen oran ise %1,08’di.</p>

<p>Sigorta şirketlerinin %11’i işgücünü azaltmayı planlıyor. Otomasyon önümüzdeki 12 ayda planlanmış azalmaların ana nedeni olarak gösteriliyor. Fazla personel ve yeniden yapılanma işgücü kesintilerinin diğer faktörleri olarak belirlendi.</p>

<p>Bununla birlikte, sektör gelecek yıl için %0,78’lik istihdam artışı öngörüyor. Mülk ve kaza sigortası sektörünün %0,84’lük büyüme ile öncülük etmesi bekleniyor.</p>

<p>Şirketlerin %49’u gelecek yıl işgücünü genişletmeyi planlıyor. Yaşam ve sağlık segmenti %53 ile en güçlü işe alım niyetini gösteriyor. Küçük şirketler en büyük genişleme planlarını ortaya koydu. Bu şirketlerin %62’si çalışan eklemeyi planlıyor.</p>

<p>İş hacmindeki beklenen artışlar planlanmış işe alımların %36’sını oluşturdu. Yeni pazarlara veya iş kollarına açılma büyüme faktörlerinin %34’ünü temsil etti. Teknoloji, sigortalama ve hasar departmanlarının önümüzdeki 12 ayda en fazla büyüme göstermesi öngörülüyor.</p>

<p>Bu arada, anket katılımcılarının %18’i yetenek işe almanın geçen yıla göre daha zorlu olacağını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Investing.com</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA, SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/abd-sigorta-sektorunde-istihdam-artisi-beklentisi-zayifladi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/l-y-n-x-n-p-e-b6-r0-a-q-l.jpg" type="image/jpeg" length="96402"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AXA’dan “Geleceklerin Atlası”: Geleceğin tek bir rotası olmayacak]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/axadan-geleceklerin-atlasi-gelecegin-tek-bir-rotasi-olmayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/axadan-geleceklerin-atlasi-gelecegin-tek-bir-rotasi-olmayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31’e hazırlanırken AXA’nın “AXA Öngörü Raporu 2026: Geleceklerin Atlası” başlıklı yeni raporu, iklim kriziyle birlikte hızlanan teknolojik, toplumsal ve jeopolitik dönüşümlerin geleceği nasıl yeniden şekillendirebileceğini ortaya koyuyor. Gerçek verilerden ve güncel işaretlerden beslenen beş kurgusal bölge üzerinden ilerleyen çalışma; geleceğin tek, doğrusal ve herkes için aynı olmayacağına dikkat çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İklim krizi, yapay zekadaki hızlı gelişmeler, göç dalgaları, yaşlanan nüfus ve jeopolitik gerilimler artık eş zamanlı olarak dünyayı şekillendiriyor. Birbiriyle etkileşim halinde ilerleyen bu küresel dinamikler; kentleri, çalışma hayatını, üretimi, doğal kaynakları ve toplumsal ilişkileri bütünsel bir dönüşüme sürüklüyor. AXA Öngörü Ekibi’nin Berlin merkezli gelecek araştırmaları ve tasarım stüdyosu NORMALS iş birliğiyle hazırladığı “AXA Öngörü Raporu 2026: Geleceklerin Atlası”, “Gelecek nasıl olacak?” sorusuna tek bir yanıt vermek yerine, bugünün işaretlerinden hareketle birbirinden farklı beş olası geleceği görünür kılıyor.</p>

<p>Klasik gelecek tahminlerinden ayrılarak “Yeni Gelecek Arketipleri” yaklaşımını kullanan rapor, her biri farklı bir coğrafi ve sosyoekonomik bağlama dayanan bu arketipleri; kurumların, toplumların ve karar vericilerin olası dönüşümleri bugünden tartışmasına yardımcı olmak üzere tasarlanmış düşünce araçları olarak sunuyor.</p>

<p><strong>İklim krizi hayatın bütün düzenini değiştiriyor</strong></p>

<p>Raporda yer alan gelecek senaryolarında iklim değişikliği tek başına bir çevre sorunu olarak kalmıyor. Nerede yaşayacağımızı, hangi işlerde çalışacağımızı, gıdayı nasıl üreteceğimizi, kentlerin kimler için güvenli olacağını, göç yollarını ve ekonomik değerin nasıl tanımlanacağını değiştiren sistemsel bir kuvvete dönüşüyor.</p>

<p>İlk gelecek arketipi olan Ayokarang Resif Bölgesi’nde hızla kaybolan biyoçeşitlilik, korunması gereken doğal bir miras olmanın yanında sağlık, biyoteknoloji ve ekonomi açısından stratejik bir değere dönüşüyor. Mercan resiflerinin restorasyonu; yerel toplulukları, bilim insanlarını, yatırımcıları ve risk yöneticilerini aynı ekosistemde buluşturuyor.</p>

<p>Stüdyo Odgrod, yapay zekanın iş gücü üzerindeki etkisiyle şehirlerden kırsala yönelen yeni bir hareketliliği ele alıyor. Terk edilmiş tarım alanlarının teknoloji, kooperatif yapılar ve yeni üretim biçimleriyle canlandığı bu senaryo, dijital dönüşümün yalnızca meslekleri değil, insanların yaşadığı yerleri de değiştirebileceğini gösteriyor.</p>

<p>Amadare Ağı, iklim değişikliğinin zorlaştırdığı şartlar nedeniyle insanların yaşadıkları yerleri terk etmesinin karşısında kadınların liderliğinde hareket eden ve dayanışma ağlarıyla ayakta kalan toplulukları anlatıyor. Harmoni Limanı’nda ise iklim risklerine karşı ileri teknolojiyle korunan, abonelik temelli şehirler ortaya çıkıyor; ancak güvenliğin bir ayrıcalığa dönüşmesi, iklim uyumunun sosyal eşitsizlikleri derinleştirme ihtimalini de gündeme getiriyor.</p>

<p>Marsilya 2 ise, küresel ortalamadan çok daha hızlı ısınan Arktik’in yeni deniz rotaları, veri merkezleri, kritik mineraller ve egemenlik mücadeleleri üzerinden dünya ekonomisinin yeni rekabet alanlarından birine dönüşebileceği bir geleceğe bakıyor. Senaryo, iklim değişikliğinin yalnızca kayıplar yaratmadığını; yeni fırsatlar kadar yeni bağımlılıklar ve jeopolitik gerilimler de doğurduğunu ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Dayanıklı bir gelecek için sigortacılığın da değişime uyum sağlaması gerekiyor. Geleceğin sigortacılığı önleyici, empatik ve adaptif olacak…”</strong></p>

<p><strong>AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken</strong>, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Risk, sigortacılığın ham maddesi. Ancak bugün karşı karşıya olduğumuz riskler artık tek başına ortaya çıkmıyor; iklim değişikliği teknolojiden, göçten, kentleşmeden, sağlıktan ve ekonomik eşitsizliklerden beslenerek çok daha karmaşık bir yapı kazanıyor. Bir bölgede başlayan risk kısa sürede farklı coğrafyalara, sektörlere ve toplumsal kesimlere yayılabiliyor. Bu nedenle geleceğin en kritik sorularından biri, dayanıklılığın kimler için mümkün olacağıdır. Güvenliğe, doğru bilgiye, güçlü altyapıya ve finansal korumaya erişimin adil biçimde sağlanamadığı bir dünyada, yalnızca daha ileri teknolojiler geliştirmek dayanıklı toplumlar kurmak için yeterli olmayacaktır.</p>

<p>Bu değişim, sigortacılığın rolünü de yeniden tanımlıyor. Önleyici sigortacılık yaklaşımımızla riskleri gerçekleşmeden önce anlamayı, kırılganlıkları azaltmayı ve müşterilerimizin değişen koşullara hazırlanmasına yardımcı olmayı amaçlıyoruz. Empati Güvencesi anlayışımız da tam olarak burada anlam kazanıyor. Müşterinin yaşadığı kaygıyı, ihtiyacını ve içinde bulunduğu koşulları anlayarak yalnızca poliçe sunmakla kalmayıp, hayatın farklı anlarında yanında olan bir yol arkadaşı olmayı önemsiyoruz.</p>

<p>2030 Adaptif Sigortacılık vizyonumuzla iklimsel, teknolojik ve toplumsal değişimleri yalnızca izleyen değil; bu değişimlerden öğrenen, öngörülerini sürekli güncelleyen ve çözümlerini yeni ihtiyaçlara göre uyarlayan bir sigortacılık modeli oluşturuyoruz. COP31’e Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı bu önemli dönemde, AXA Öngörü Raporu 2026: Geleceklerin Atlası ile bugünün kararlarının yarının dünyasını nasıl şekillendirebileceğini tartışmaya açıyoruz. Çünkü iklim değişikliğine karşı hazırlık yalnızca emisyonların azaltılmasıyla sınırlı değil; şehirlerden tarıma, sağlıktan teknolojiye, göçten finansal korumaya kadar hayatın tamamını kapsayan uzun vadeli bir dayanıklılık meselesi. Geleceği kesin olarak tahmin edemeyiz; ancak riskleri bugünden daha iyi anlayabilir, kamu, özel sektör ve toplum arasında güçlü iş birlikleri kurabilir ve değişime birlikte uyum sağlayabiliriz. Dayanıklılık ekonomisindeki liderliğimizi, sigorta ekosistem mimarlığına dönüştürmeye kararlıyız.”</p>

<p><i>AXA Öngörü Raporu 2026: Geleceklerin Atlası’nın tamamına buradan ulaşılabilirsiniz: </i><a href="https://www.axasigorta.com.tr/media/t1/001/787/760/147/AXA-Ongoru-Raporu-2026.pdf" rel="nofollow" target="_blank" title="https://www.axasigorta.com.tr/media/t1/001/787/760/147/axa-ongoru-raporu-2026.pdf"><i>https://www.axasigorta.com.tr/media/t1/001/787/760/147/AXA-Ongoru-Raporu-2026.pdf</i></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/axadan-geleceklerin-atlasi-gelecegin-tek-bir-rotasi-olmayacak</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/axa-22.jpg" type="image/jpeg" length="37887"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Howden Türkiye’de Üst Düzey Atama]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/howden-turkiyede-ust-duzey-atama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/howden-turkiyede-ust-duzey-atama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sigorta ve reasürans sektöründe 20 yılı aşkın deneyime sahip Ülkem Gürdeniz, Howden Türkiye ve Orta Asya Marine, Lojistik & Kargo Branşı Managing Director’ü olarak atandı. Gürdeniz, yeni görevinde Howden’ın Marine, Lojistik & Kargo alanındaki bölgesel yapılanmasına liderlik edecek ve bu alandaki büyüme hedeflerinin geliştirilmesine katkı sağlayacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sigorta ve reasürans sektöründe 20 yılı aşkın deneyime sahip Ülkem Gürdeniz, Howden Türkiye ve Orta Asya Marine, Lojistik &amp; Kargo Branşı Managing Director’ü olarak atandı. Gürdeniz, yeni görevinde Howden’ın Marine, Lojistik &amp; Kargo alanındaki bölgesel yapılanmasına liderlik edecek ve bu alandaki büyüme hedeflerinin geliştirilmesine katkı sağlayacak.</p>

<p>Howden Türkiye, Marine, Lojistik &amp; Kargo alanındaki yapılanmasını Türkiye ve Orta Asya’yı kapsayacak şekilde güçlendiriyor. Yeni yapı kapsamında, özellikle Tekne ve Deniz Sorumluluk Sigortaları başta olmak üzere teknik uzmanlığın geliştirilmesi, müşterilere sunulan çözüm kapasitesinin artırılması ve uluslararası piyasalara erişimin daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu yapılanmanın yönetimini üstlenecek Ülkem Gürdeniz ise Türkiye ve Orta Asya Bölgesi’ndeki Marine, Lojistik &amp; Kargo faaliyetlerinin gelişimine yön verirken, Howden Türkiye Yönetim Kurulu’nda da yer alacak.</p>

<h2><strong><i>“Bölgesel büyüme hedeflerimiz açısından önemli bir adım”</i></strong></h2>

<p>Atamaya ilişkin değerlendirmede bulunan <strong>Howden Türkiye CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Atınç Yılmaz</strong>, şunları söyledi<i>: “Ülkem Gürdeniz’in Howden Türkiye ve Orta Asya ekibimize katılmasından büyük mutluluk duyuyoruz. Marine, Lojistik &amp; Kargo alanındaki yapılanmamızı güçlendirmek ve bu alandaki uzmanlığımızı daha da ileri taşımak, bölgesel büyüme hedeflerimiz açısından önemli bir adım. Ülkem’in uzun yıllara dayanan sektör deneyimi, teknik uzmanlığı ve uluslararası piyasalara ilişkin bilgi birikiminin Howden’ın global yapısıyla birleşmesinin, müşterilerimize sunduğumuz hizmetlerde önemli bir değer yaratacağına inanıyorum. Önümüzdeki dönemde özellikle Tekne ve Deniz Sorumluluk Sigortaları alanlarında yetkinliklerimizi geliştirirken, Türkiye ve Orta Asya’daki müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarına yönelik çözümlerimizi de çeşitlendirmeye devam edeceğiz.”</i></p>

<h2><strong><i>“Deneyimimizi Howden’ın global gücüyle birleştirmeyi hedefliyoruz”</i></strong></h2>

<p>Yeni görevine ilişkin değerlendirmede bulunan <strong>Ülkem Gürdeniz</strong>, şunları söyledi: “Howden’a katılmaktan ve Türkiye ile Orta Asya’yı kapsayan Marine, Lojistik &amp; Kargo yapılanmasının liderliğini üstlenmekten büyük mutluluk duyuyorum. Kariyerim boyunca edindiğim sektör deneyimini Howden’ın global yapısı ve uluslararası piyasalardaki güçlü kapasitesiyle bir araya getirecek olmak benim için heyecan verici.</p>

<p>Yeni dönemde öncelikli hedefimiz, özellikle Tekne ve Deniz Sorumluluk Sigortaları alanlarında teknik yetkinliğimizi daha da geliştirmek ve müşterilerimize ihtiyaçlarına uygun, kapsamlı çözümler sunmak olacak. Ekibimizle birlikte güçlü bir iş birliği kültürü oluşturarak Marine, Lojistik &amp; Kargo alanında sürdürülebilir bir büyüme sağlamaya ve Howden’ın Türkiye ve Orta Asya’daki gelişimine katkıda bulunmaya odaklanacağız.”</p>

<h2><strong>Marine ve özel risklerde 20 yılı aşkın deneyim</strong></h2>

<p>Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik İşletmeleri Yönetimi Bölümü mezunu olan Ülkem Gürdeniz, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Ekonomi Hukuku alanında yüksek lisansını tamamladı. Kariyerine 2004 yılında sigorta ve reasürans brokerliği alanında başlayan Gürdeniz, deniz sigortaları ve özel riskler alanında farklı sorumluluklar üstlenerek 20 yılı aşkın sektör deneyimi kazandı. 2019 yılında genel müdür yardımcılığı görevi üstlenen Gürdeniz, 2023 yılından itibaren genel müdür olarak görev yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kariyeri boyunca P&amp;I, Tekne ve Makine, Harp ve Grev Riskleri, Gemi İnşa Riskleri ve çeşitli sorumluluk sigortaları başta olmak üzere deniz sigortacılığının farklı branşlarında uzmanlaşan Gürdeniz; uluslararası sigorta plasmanları, karmaşık hasar yönetimi ve müzakereleri, iş geliştirme ve müşteri ilişkileri yönetimi alanlarında kapsamlı deneyim kazandı. Londra ve Batı Avrupa piyasaları başta olmak üzere uluslararası reasürörler ve global broker ağlarıyla yürüttüğü çalışmalar sayesinde güçlü bir uluslararası piyasa bilgisi ve geniş bir iş ağı edindi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/howden-turkiyede-ust-duzey-atama</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/howden-1.jpg" type="image/jpeg" length="67830"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yabancı plakalı araçların yol açtığı kazalarda 202 Milyon TL tazminat ödendi]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/yabanci-plakali-araclarin-yol-actigi-kazalarda-202-milyon-tl-tazminat-odendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/yabanci-plakali-araclarin-yol-actigi-kazalarda-202-milyon-tl-tazminat-odendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de 2026'nın 7 ayında meydana gelen ve yabancı plakalı araçların yol açtığı kazalarda hasar gören Türk plakalı araç sahiplerine, yeşil kart sigortası kapsamında toplam 201 milyon 954 bin 539 lira tazminat ödemesi yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeşil kart sistemi, ülkeler arasında seyahat eden motorlu taşıt kullanıcılarının, sisteme dahil ülkelerde neden oldukları kazalar sonucunda zarar görenlerin korunmasını amaçlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu kapsamda düzenlenen ve uluslararası motorlu taşıt sigorta kartı olarak tanımlanan "yeşil kart", kazanın meydana geldiği ülkedeki zorunlu trafik sigortasına eşdeğer nitelik taşıyor.</p>

<p>Kart, kazanın gerçekleştiği ülkedeki trafik sigortası mevzuatı, kapsamı ve limitleri çerçevesinde teminat sağlıyor.</p>

<p>Yeşil kart, motorlu taşıt kullanıcılarının sisteme dahil ülkelere seyahatlerini kolaylaştırırken tek bir kartla birden fazla ülkeye seyahat edilebiliyor.</p>

<h2>YEŞİL KART NEREDEN ALINIR?</h2>

<p>Yeşil kart, Türkiye'de bu belgeyi düzenlemeye yetkili sigorta şirketleri, sigorta acenteleri tarafından yaptırılabilirken, sınır kapılarındaki yetkili şirketlerden de temin edilebiliyor.</p>

<p>Ayrıca, Uluslararası Otomobil Federasyonu’na bağlı otomobil kulüplerinin düzenlemekte olduğu uluslararası gümrük belgelerini Türkiye'de düzenlemeye yetkili kurum olan Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu (Turing) bürolarından da kart teslim alınabiliyor.</p>

<p><a href="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/08/26/6a8ec78223242535__w864xh486.jpg?w=800" rel="nofollow" title=""><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/08/26/6a8ec78223242535__w864xh486.jpg?w=800" width="800" /></a></p>

<h2>ZARAR GÖREN TARAFA GECİKMESİZ ÖDEME</h2>

<p>Yeşil karta sahip aracın sigorta teminatı ve sigortacısı kolaylıkla tespit edilebildiğinden, olası bir kaza durumunda zarar gören tarafa ödeme gecikmeksizin yapılabiliyor.</p>

<h2>YABANCI PLAKALI ARAÇ, BAŞKA ARACA ZARAR VERDİĞİNDE</h2>

<p>Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu (TMTB), bu sistemin Türkiye'deki işleyişini yürütüyor. Büro, üyesi sigorta şirketlerinin düzenlediği yeşil kart sigorta belgelerinden kaynaklanan zararlar için garantör sorumluluğu üstleniyor. Ayrıca, yeşil kartı bulunan yabancı plakalı araçların Türkiye'de üçüncü şahıslara verdikleri zararların giderilmesi için yeşil kart sigortacısı adına devreye giriyor.</p>

<h2>YILDA 2 BİN 500 KAZA</h2>

<p>Yeşil karta sahip yabancı plakalı araçlar, Türkiye'de yılda ortalama 2 bin 500 kazaya neden oluyor. Yurt dışına çıkan yeşil kart sigortasına sahip araçlar ise yılda ortalama 4 bin kazaya karışıyor.</p>

<h2>2 BİN 52 İHBAR</h2>

<p>TMTB'ye göre, 2026 yılının ocak-temmuz döneminde, yabancı plakalı araçların Türkiye sınırları içinde karıştığı 1.277 kazaya ilişkin 1.323 ihbar büro tarafından ele alındı. Bu kazalara ilişkin zarar gören bazında ihbar sayısı 2 bin 52 oldu.</p>

<p><a href="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/08/26/6a8ec79840350961__w864xh486.jpg?w=800" rel="nofollow" title=""><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/08/26/6a8ec79840350961__w864xh486.jpg?w=800" width="800" /></a></p>

<h2>TOPLAM TAZMİNAT TUTARI</h2>

<p>Bu dönemde hak sahiplerine ödenen toplam tazminat tutarı 201 milyon 954 bin 539 lira olarak kaydedildi.</p>

<p>Aynı dönemde yeşil kart sistemi kapsamında yurt dışından gelen hasar dosyalarının sayısı 2 bin 960 olarak kaydedilirken, ödenen toplam tazminat tutarı 17 milyon 60 bin 801 euro oldu.</p>

<p>Düzenlenen poliçe sayısı, geçen yılın ocak-temmuz dönemine kıyasla yüzde 18,3 artarak 179 bin 362'ye yükseldi. Prim üretimi de yüzde 11,8 artışla 31 milyon 442 bin 670 euroyu buldu.</p>

<p>Temmuz 2026 itibarıyla yürürlükteki yeşil kart poliçesi sayısı 148 bin 262 olarak gerçekleşti.</p>

<p><a href="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/08/26/6a8eef1eb4602943__w1120xh1120.jpg?w=800" rel="nofollow" title=""><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/08/26/6a8eef1eb4602943__w1120xh1120.jpg?w=800" width="800" /></a></p>

<h2>"SİGORTALININ KENDİ ARACINDA OLUŞAN ZARAR YEŞİL KART SİGORTASI KAPSAMINDA DEĞİL"</h2>

<p>TMTB Müdürü Bülent Karan, konuya ilişkin, Türkiye plakalı araçların yurt dışına çıkmadan önce ve yurt dışında kaza yapmaları halinde sürücülerin dikkat etmesi gerekenleri anlattı.</p>

<p>Yeşil kartın aslının seyahat sırasında mutlaka bulundurulması gerektiğini aktaran Karan, kartın geçerliliğinin e-Devlet Kapısı üzerinden sorgulanabildiğini dile getirdi.</p>

<p>Karan, yeşil kartın üçüncü şahıs zararlarını teminat altına alan ve zorunlu mali mesuliyet sigortasının yurt dışı uzantısı niteliğinde bir sigorta olduğunu belirterek, <strong><i>"Türkiye'de düzenlenmiş bir yeşil kart, yeşil kart sigortalısının yurt dışında sebebiyet verdiği kazalarda oluşan üçüncü şahıs zararlarını teminat altına almaktadır. Sigortalının kendi aracında oluşan zarar yeşil kart sigortası kapsamında değildir. Kendi aracınızın hasarı için yurt dışı teminatlı kasko sigorta poliçesi önerilmektedir." </i></strong>açıklamasını yaptı.</p>

<h2>"KAZA ESNASINDA KARŞI TARAFIN SİGORTA BİLGİLERİNİN ÖRNEĞİ ALINMALI"</h2>

<p>Karan, yurt dışında sürücünün kusuru bulunmadan yabancı plakalı bir aracın sürücünün kullandığı araca çarpması halinde yapılması gerekenlerle ilgili iki yol bulunduğunu ifade ederek, bunlardan ilkinin yurt dışı teminatlı kasko sigortası mevcutsa kasko şirketine başvurmak, ikincisinin ise kusurlu yabancı plakalı aracın sigorta şirketine başvurmak olduğunu bildirdi.</p>

<p>Yurt dışında yolda kalındığında yurt dışı teminatlı kasko poliçesi bu tür durumları teminat altına alıyorsa kasko şirketine başvurulabileceğini kaydeden Karan, dikkat edilmesi gereken diğer hususlara da değindi.</p>

<p>Karan, <strong><i>"Başkasının ya da şirket aracıyla yola çıkılıyorsa noterden vekaletname alınmalı. Kaza esnasında mutlaka karşı tarafın sigorta bilgilerinin bir örneği alınmalı. Anlaşmalı tutanaklarda kazanın nasıl gerçekleştiğinin sürücünün kendi açısından anlatılması, kusur değerlendirmesi açısından önemlidir."</i></strong> diye konuştu.</p>

<h2>"YABANCI PLAKALI ARAÇ, ÇEKİCİ VE DORSEDEN OLUŞUYORSA İKİSİNİN PLAKASI TUTANAKLARA YAZILMALI"</h2>

<p>TMTB Müdürü Karan, yabancı plakalı bir aracın Türkiye'de kazaya karışması durumunda tarafların izlemesi gereken adımlara ilişkin, <strong><i>"Türk plakalı araç kusurlu ise zarar gören yabancı plakalı araç Türk plakalı aracın trafik poliçesinin bulunduğu sigorta şirketine başvurmalı. Yabancı plakalı araç kusurlu ise zarar gören Türk plakalı araç büromuza talebini iletmeli."</i></strong> dedi.</p>

<p>Yabancı plakalı araç, çekici ve dorseden oluşuyorsa mutlaka her ikisinin plakasının tutanaklara yazılması gerektiğini vurgulayan Karan, <strong><i>"Ülkemizde çeken aracın sigortası üçüncü şahıs zararlarını karşıladığından çekicinin plakasını mutlaka tutanaklara yazmalıyız. Güvenlik güçleri tarafından tutanak tutuluyorsa o tutanaklara da işlenmesini sağlamalıyız."</i></strong> şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/yabanci-plakali-araclarin-yol-actigi-kazalarda-202-milyon-tl-tazminat-odendi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/aksaray-da-otomobil-vince-arkadan-carpti-3-ya-20074250-amp.jpg" type="image/jpeg" length="66334"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dijitalleşme sigorta satın alma alışkanlıklarını değiştiriyor]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/dijitallesme-sigorta-satin-alma-aliskanliklarini-degistiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/dijitallesme-sigorta-satin-alma-aliskanliklarini-degistiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dijitalleşme, tüketicilerin satın alma alışkanlıklarının yanı sıra sigortacılık sektöründeki dağıtım kanallarını da dönüştürüyor. Bankacılık, e-ticaret ve finansal teknoloji platformlarına entegre edilen gömülü sigortacılık modeli, sigorta ürünlerinin müşterilere ihtiyaç duydukları anda sunulmasını sağlayarak sektörün daha geniş kitlelere ulaşmasına imkan tanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dijitalleşme, tüketicilerin satın alma alışkanlıklarının yanı sıra sigortacılık sektöründeki dağıtım kanallarını da dönüştürüyor. Bankacılık, e-ticaret ve finansal teknoloji platformlarına entegre edilen <strong>gömülü sigortacılık modeli</strong>, sigorta ürünlerinin müşterilere ihtiyaç duydukları anda sunulmasını sağlayarak sektörün daha geniş kitlelere ulaşmasına imkan tanıyor.</p>

<p>Geleneksel sigortacılıkta poliçe satın almak için ayrı bir araştırma ve karar verme süreci gerekirken, dijitalleşmeyle birlikte sigorta ürünleri günlük alışveriş ve finansal işlemlerin bir parçası haline geliyor.</p>

<p>Bir cep telefonu satın alırken cihaz koruma sigortasının, kredi kullanımı sırasında hayat veya ferdi kaza sigortasının, seyahat rezervasyonu sırasında ise seyahat sağlık sigortasının müşteriye tek tıkla sunulması, <strong>yeni nesil sigortacılığın öne çıkan uygulamaları</strong> arasında yer alıyor.</p>

<h3>Sigorta ürünleri satın alma sürecine entegre ediliyor</h3>

<p><strong>Gömülü sigortacılık</strong>, sigorta ürünlerinin bankacılık, e-ticaret, fintek, perakende ve teknoloji platformlarına entegre edilerek müşteriye ihtiyaç duyduğu anda sunulmasını ifade ediyor.</p>

<p>Bu model sayesinde tüketiciler, ayrı bir sigorta araştırması yapmadan veya farklı bir kanala yönelmeden, gerçekleştirdikleri satın alma işleminin bir parçası olarak sigorta güvencesine ulaşabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu yaklaşım, yalnızca müşteri deneyimini kolaylaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda sigorta ürünlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılmasına da katkı sağlıyor.</p>

<p>Dijital kanalların yaygınlaşmasıyla birlikte gömülü sigortacılığın, <strong>sigorta şirketleri ile teknoloji ve finans platformları arasındaki iş birliklerini artırması ve sektörün dağıtım yapısında yeni modellerin önünü açması</strong> bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>inbusinesstr</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/dijitallesme-sigorta-satin-alma-aliskanliklarini-degistiriyor</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/b6a5eb28efecf0f73779f166829023e3-1736244396066.jpg" type="image/jpeg" length="25273"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Okula dönüşte sağlık güvencesi: Sigortam.net’ten ailelere destek]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/okula-donuste-saglik-guvencesi-sigortamnetten-ailelere-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/okula-donuste-saglik-guvencesi-sigortamnetten-ailelere-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sigortam.net, okula dönüş döneminde çocukların ve ailelerin sağlık güvencesinin önemini hatırlatıyor. Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, avantajlı fiyat seçenekleri ve 12 aya varan taksit imkanlarıyla ailelerin yeni eğitim öğretim yılına daha güvenli başlamasına destek oluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sigortam.net, okula dönüş döneminde çocukların ve ailelerin sağlık güvencesinin önemini hatırlatıyor. Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, avantajlı fiyat seçenekleri ve 12 aya varan taksit imkanlarıyla ailelerin yeni eğitim öğretim yılına daha güvenli başlamasına destek oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="1080" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/08/1787820264-s-n-sa-l-k-2.jpg" width="1920" /></p>

<p>Yeni eğitim öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala ailelerde de tatlı bir telaş yaşanıyor. Okul kıyafetleri seçiliyor, çantalar hazırlanıyor, kırtasiye malzemeleri alınıyor, servis ve okul ihtiyaçları gözden geçiriliyor. Çocukların yeni döneme eksiksiz hazırlanması için yapılan bu hazırlıklara bir de sağlık güvencesini eklemek, ailelerin yıl boyunca kendilerini daha güvende hissetmelerine yardımcı oluyor.</p>

<p>Sigortam.net, okula dönüş döneminde ailelerin sağlık ihtiyaçlarını da planlamalarına destek olmak amacıyla Tamamlayıcı Sağlık Sigortası seçeneklerini avantajlı fiyatlarla sunuyor. 12 aya varan taksit imkanlarıyla sağlık güvencesine sahip olma fırsatı sunan TSS, özellikle eğitim hayatı boyunca çocuklarının sağlık ihtiyaçları konusunda hazırlıklı olmak isteyen aileler için önemli bir alternatif oluşturuyor.</p>

<p><img height="1080" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/08/1787820265-s-n-sa-l-k-3.jpg" width="1920" /></p>

<p>Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, SGK ile anlaşması bulunan özel hastanelerde, poliçe kapsamında ve ilgili şartlar doğrultusunda fark ücreti ödemeden sağlık hizmetlerinden yararlanma imkanı sunuyor.</p>

<p>Okul döneminin başlamasıyla çocukların rutin kontrolleri, beklenmedik sağlık ihtiyaçları ve yıl içinde ortaya çıkabilecek tedavi gereksinimleri de ailelerin gündeminde yer alıyor. Bu nedenle yeni döneme hazırlanırken yalnızca okul ihtiyaçlarını değil, sağlık güvencesini de planlamak önemli bir adım olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/okula-donuste-saglik-guvencesi-sigortamnetten-ailelere-destek</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2026/08/1787820263-s-n-sa-l-k-1.jpg" type="image/jpeg" length="51599"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AgeSA’dan “Her Yaşta” projesiyle geleceğe hazırlık mesajı]]></title>
      <link>https://www.sigortapostasi.net/agesadan-her-yasta-projesiyle-gelecege-hazirlik-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortapostasi.net/agesadan-her-yasta-projesiyle-gelecege-hazirlik-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Hayat Tabloları 2023-2025 sonuçlarına göre Türkiye’de doğuşta beklenen yaşam süresi 78,5 yıla yükseldi. Bir kişinin günlük faaliyetlerini kısıtlayan bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen süre ise 58 yıl olarak hesaplandı. Yaşam süresinin uzamasıyla birlikte, yaşamın ilerleyen yıllarını yalnızca daha uzun değil; sağlıklı, aktif, sosyal ve finansal açıdan güvenli geçirebilmek de giderek daha önemli hale geliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Hayat Tabloları 2023-2025 sonuçlarına göre Türkiye’de doğuşta beklenen yaşam süresi 78,5 yıla yükseldi. Bir kişinin günlük faaliyetlerini kısıtlayan bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen süre ise 58 yıl olarak hesaplandı. Yaşam süresinin uzamasıyla birlikte, yaşamın ilerleyen yıllarını yalnızca daha uzun değil; sağlıklı, aktif, sosyal ve finansal açıdan güvenli geçirebilmek de giderek daha önemli hale geliyor. AgeSA, 2019 yılından bu yana sürdürdüğü “Her Yaşta” projesiyle toplumda sağlıklı ve aktif yaş alma konusunda farkındalık yaratırken, bireyleri geleceğe bugünden hazırlanmaya teşvik ediyor.</p>

<p>TÜİK verilerine göre Türkiye’de doğuşta beklenen yaşam süresi bir önceki döneme kıyasla 0,4 yıl artarak 78,5 yıla ulaştı. Kadınlarda beklenen yaşam süresi 81,1 yıl, erkeklerde ise 75,9 yıl olarak gerçekleşti. Öte yandan sağlıklı yaşam süresi 58 yıl olarak hesaplandı. Bu veriler, yaşam süresinin uzamasıyla birlikte yaşlanma deneyiminin niteliğinin de önem kazandığını ortaya koyuyor. Sağlığın ve bağımsızlığın korunması, sosyal ilişkilerin sürdürülmesi, aktif bir yaşamın devam ettirilmesi ve finansal güvenliğin sağlanması, ilerleyen yaşlarda yaşam kalitesini belirleyen temel unsurlar olarak öne çıkıyor.</p>

<p><img height="494" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/08/1787815463-her-yasta-logo.jpg" width="701" /></p>

<p>AgeSA, bu ihtiyaçtan yola çıkarak 2019 yılında hayata geçirdiği “Her Yaşta” projesiyle yaşlanmaya ilişkin toplumsal farkındalığı güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. “Her Yaşta Dolu Dolu Yaşa” mottosuyla yürütülen proje; yaşlılığa ilişkin kalıplaşmış ve olumsuz algıların dönüşmesine katkı sunmayı, farklı yaş gruplarını aktif ve sağlıklı bir geleceğe hazırlamayı ve yaş almayı hayatın doğal bir parçası olarak ele alan bir yaklaşımın yaygınlaşmasını hedefliyor.</p>

<p><strong>Uzun ve İyi Bir Yaşam İçin Hazırlık Bugünden Başlıyor</strong></p>

<p>Her Yaşta, yaşlanmayı yalnızca ileri yaşlara ait bir konu olarak değil, yaşamın her döneminde hazırlık yapılması gereken doğal bir süreç olarak ele alıyor. Proje kapsamında yürütülen çalışmalar; sağlıklı ve aktif yaşam, sosyal bağların korunması, finansal hazırlık ve yaş ayrımcılığıyla mücadele gibi farklı başlıklarda toplumsal farkındalığı artırmayı hedefliyor.</p>

<p>Altı yılı aşkın süredir sürdürülen çalışmalarla Her Yaşta; araştırmalardan içerik üretimine, farkındalık kampanyalarından sivil toplum desteklerine uzanan kapsamlı bir sosyal etki alanına dönüştü. Proje, bireylerin daha uzun bir yaşamın yanı sıra daha sağlıklı, aktif ve güvenli bir gelecek için bugünden harekete geçmesine katkı sunmayı amaçlıyor.</p>

<p><strong>Her Yaşta, Yaşlanmayı Toplumsal Gündemin Bir Parçası Haline Getiriyor</strong></p>

<p>Her Yaşta’nın yol haritası, 2019 yılında gerçekleştirilen Türkiye temsili “Türkiye’de Yaşlılık Tahayyülleri ve Pratikleri” araştırmasıyla şekillendi. Araştırmanın bulgularını kitaplaştırarak kamuoyuyla ve ilgili paydaşlarla paylaşan AgeSA; yaş ayrımcılığı, aktif yaş alma ve kuşaklar arası dayanışma başlıklarında farklı çalışmalar hayata geçirdi.</p>

<p>“Yaşı Yok” farkındalık kampanyası, “Her Yaşta Dolu Dolu Yaşa” kitabı, Her Yaşta podcast serisi ve farklı yaşlardan ilham veren yaşam hikâyeleri aracılığıyla yaşa ilişkin kalıplaşmış yargılar farklı mecralarda gündeme taşındı.</p>

<p>Her Yaşta’nın dijital kanalları üzerinden sağlık, kültür, seyahat, hobi, finans ve sosyal yaşama ilişkin içerikler düzenli olarak paylaşılırken, yürütülen farkındalık çalışmalarıyla sosyal medyada her yıl ortalama 15 milyon kullanıcıya ulaşılıyor.</p>

<p><strong>“Türkiye Nasıl Yaşlanıyor?” Araştırması Hazırlığın Önemini Ortaya Koydu</strong></p>

<p>AgeSA, Her Yaşta’nın beşinci yılı kapsamında 2024 yılında “Türkiye Nasıl Yaşlanıyor?” araştırmasını gerçekleştirdi. Türkiye temsili araştırma, 35-55 yaş arasındaki bireylerin önemli bir bölümünün yaşlanmaya kendini yeterince hazır hissetmediğini ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmada sağlık, hareketlilik ve zihinsel zindelik öne çıkan kaygı alanları arasında yer alırken, finansal ve sosyal hazırlığın da yeterli düzeyde olmadığı görüldü. Araştırma ayrıca bireylerin yaşlılık dönemine ilişkin hayallerinin sınırlı kaldığına işaret etti.</p>

<p>Araştırma sonuçları, yaşlanmaya ilişkin hazırlığın yalnızca ilerleyen yaşlarda gündeme alınacak bir konu olmadığını; sağlık, sosyal yaşam ve finansal güvence boyutlarıyla daha erken yaşlardan itibaren ele alınması gerektiğini ortaya koydu.</p>

<p><strong>Her Yaşta Fonu ile Yaşlanma Alanındaki Projelere Güçlü Destek</strong></p>

<p>Her Yaşta’nın toplumsal etkisini güçlendiren önemli çalışmalardan biri de 2021 yılında Sivil Toplum için Destek Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen Her Yaşta Fonu oldu. Fon, yaşlanma alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının sahadaki deneyimlerini somut projelere dönüştürmelerine ve daha geniş kitlelere ulaşmalarına destek oluyor.</p>

<p>Yaşlı bireylerin iyi olma halini güçlendiren projelerin yanı sıra sağlık, eğitim ve kadın çalışmaları gibi yaşlanmayla kesişen alanları da destekleyen Fon kapsamında, 2021 yılından bu yana toplam 13 projeye destek sağlandı.</p>

<p>Fonun dördüncü döneminde 1.250.000 TL hibe desteğiyle hayata geçirilen Alz-TAG Projesi ise teknoloji, eğitim ve rehberliği bir araya getiren çalışmalardan biri oldu. Türkiye Alzheimer Derneği ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Davranış Nörolojisi Anabilim Dalı iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında 19 ilde 534 Alzheimer hastası ve yakınına ulaşıldı.</p>

<p>Proje kapsamında Alzheimer hastalarının güvenliğini desteklemek amacıyla Bluetooth tabanlı akıllı takip cihazları sağlanırken, hasta yakınlarına risk yönetimi ve bakım süreçlerine yönelik eğitimler verildi.</p>

<p>Projenin etki değerlendirmesi, geliştirilen modelin bakım verenlerin günlük yaşamında somut bir karşılık bulduğunu ortaya koydu. Alz-TAG’ı rutinlerine dahil eden hasta yakınlarının tamamı stres seviyelerinin azaldığını belirtirken, yaygın anksiyete puanlarında ortalama yüzde 7,7 düşüş kaydedildi. Katılımcıların yüzde 84’ü teknolojik cihazları bakım sürecine nasıl dahil edeceği konusunda yeterli bilgiye ulaştığını, yüzde 80’i ise güvenlik riskleri ve risk yönetimi konusundaki farkındalığının arttığını ifade etti.</p>

<p>Projenin yarattığı etki, 1 milyon TL’nin üzerinde ek kaynak oluşturulmasına da katkı sağladı. Bu kaynakla 83 Alzheimer hastası ve yakınına daha akıllı takip cihazı ulaştırılması için gerekli bütçe oluşturuldu.</p>

<p>AgeSA, Her Yaşta kapsamında araştırma, farkındalık, içerik üretimi ve sivil toplum iş birlikleriyle toplumun yaşlanmaya bakışını dönüştürmeye yönelik çalışmalarını sürdürürken, bireylerin daha uzun bir yaşamın yanı sıra daha sağlıklı, aktif ve güvenli bir gelecek için bugünden harekete geçmesine katkı sağlamayı hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortapostasi.net/agesadan-her-yasta-projesiyle-gelecege-hazirlik-mesaji</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortapostasinet.teimg.com/crop/1280x720/sigortapostasi-net/uploads/2023/08/agesa-logo.jpg" type="image/jpeg" length="90323"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
