SEKTÖR

Sigorta primine yemek kartı ayarı: İşverenler için yeni yük uyarısı

T24 yazarı Erdoğan Sağlam, Meclis’e sunulan yeni torba yasa teklifinde yer alan yemek yardımlarına ilişkin düzenlemeyi değerlendirdi. Sağlam, yemek kartı, çeki veya kuponu gibi araçlarla sağlanan yemek yardımlarının belirli bir tutarı aşan kısmının sigorta primine tabi tutulmasının işverenler üzerinde ek yük oluşturabileceğini ve kayıt dışılığı artırabileceğini belirtti.

Sağlam’ın aktardığına göre, 2 Mart 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan torba yasa teklifi birçok alanda yeni düzenlemeler içeriyor. Teklifte kripto varlık işlemlerinin vergilendirilmesi, bazı vergi istisnalarının daraltılması, vakıf üniversitelerine ait sağlık kurumlarının vergi muafiyetlerinin kaldırılması, bazı kıymetli taşların özel tüketim vergisi kapsamına alınması ve kamuya ait ihtiyaç fazlası taşınmazların özelleştirilebilmesi gibi başlıklar yer alıyor.

Teklifte ayrıca çalışanlara sağlanan yemek yardımlarına ilişkin yeni bir düzenleme de bulunuyor. Buna göre, işyerinde yemek verilmediği durumlarda çalışanlara sağlanan günlük yemek bedelinin 300 liraya kadar olan kısmı sigorta primine esas kazanç dışında bırakılacak. Bu tutarı aşan kısmın ise sigorta primine tabi olması öngörülüyor.

Sağlam, söz konusu düzenlemenin gerekçesinde yemek yardımlarına ilişkin istisnanın daha açık ve ihtilaf yaratmayacak şekilde yeniden düzenlenmesinin amaçlandığının belirtildiğini aktardı.

Ancak Sağlam’a göre, yemek yardımlarının sigorta primi açısından diğer ayni yardımlardan farklı değerlendirilmesi doğru değil. Yazısında, çalışanlara verilen pek çok ayni yardımın sigorta primine tabi tutulmadığını hatırlatan Sağlam, yemek kartı veya dijital çözümlerle sağlanan yemek yardımlarının farklı bir uygulamaya tabi tutulmasının tutarsızlık yaratacağını ifade etti.

Sağlam, yemek kartı sistemlerinin kapalı bir organizasyon içinde yalnızca yemek harcamalarında kullanılabildiğine dikkat çekerek, bu uygulamanın çalışanlara sunulan yemek hizmetinden farklı olmadığını savundu.

Düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde işçi ve işverenlerin sigorta prim yükünün artabileceğini belirten Sağlam, bunun çalışanlara yapılan yemek yardımlarının azalmasına da yol açabileceğini dile getirdi. Ayrıca yemek kartı sektörünün kayıt dışılığı azaltan rolünün zayıflayabileceğini ve yeme-içme sektörünün de olumsuz etkilenebileceğini ifade etti.

Sosyal sigorta sistemindeki açıkların bilindiğini belirten Sağlam, bu açıkları kapatmaya yönelik düzenlemelerin anlaşılabilir olduğunu ancak işverenler üzerinde yeni yükler oluşturacak ve kayıt dışılığı artırabilecek adımların doğru olmayacağını vurguladı. Sağlam, hem vergi hem de sigorta primi uygulamalarında mevcut düzenlemenin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.