SEKTÖR

Trafik sigortasında yeni dönem: Hasar süreçlerinde reform

Noyan Doğan’ın köşesinde aktardığı bilgilere göre, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkanı Davut Menteş, trafik sigortasında hasar süreçlerine yönelik kapsamlı reformların devreye alındığını açıkladı. Nisan ayı başında uygulamaya giren düzenlemeler, ilk etapta üç ilde uygulanırken temmuz ayında Türkiye genelinde yürürlüğe girecek.

Hürriyet Yazarı Noyan Doğan’ın yazısına göre SEDDK’nın tespitleri, trafik sigortasında özellikle değer kaybı tazminatlarında her 100 hasarın yaklaşık 50’sinin sigorta şirketleri ile vatandaşlar arasında uyuşmazlığa dönüştüğünü ortaya koyuyor. Bu uyuşmazlıkların önemli kısmının, kendilerini “hasar aracısı” veya “danışman” olarak tanıtan bazı yapıların yanlış yönlendirmelerinden kaynaklandığı belirtiliyor.

2025 yılı içinde bu nedenle anlaşmazlığa dönüşen dosya sayısının 600 bine ulaştığı ifade ediliyor.

4 aşamalı reform devrede

Yazıda aktarıldığına göre SEDDK’nın başlattığı hasar reformu dört ana aşamadan oluşuyor:

-Hasar tespiti yapacak eksperlerin merkezi sistem üzerinden “akıllı atama” ile belirlenmesi

-Değer kaybı tazminatına standart getirilmesi

-Eksperlerin, talep olmasa bile değer kaybı hesaplamasını rapora eklemesi

-Hasar aracılığı faaliyetlerinin sınırlandırılması

İlk üç aşamanın uygulamaya alındığı, son aşamanın ise kısa süre içinde devreye gireceği belirtiliyor.

“Hasar aracılığına sınırlama geliyor”

Davut Menteş’in açıklamalarına yer veren Doğan, son aşamayla birlikte hasar aracılığı faaliyetlerinin büyük ölçüde ortadan kaldırılacağını aktarıyor. Kurallara uymayanlara karşı adli süreçlerin de başlatılacağı ifade ediliyor.

Hedef: Uyuşmazlıkları 100 binin altına düşürmek

Yazıya göre reformun hedefi, değer kaybı kaynaklı uyuşmazlıkları ciddi ölçüde azaltmak. 600 bin seviyesindeki dosya sayısının yıl sonunda yarıya, sonraki yıl ise 100 binin altına düşürülmesi planlanıyor.

“Vatandaşın cebi etkileniyor”

Doğan’ın aktardığına göre Menteş, düzenlemelere yönelik eleştirilere de yanıt vererek, hasar aracılarının kazadan hemen sonra vatandaşları “sigorta ödemez” şeklinde yönlendirmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Bu durumun hem sigorta şirketlerine hem de dolaylı olarak sigortalılara mali yük getirdiğini ifade etti.