Pazar hacminin 2025'te 709 milyon USD'ye ulaşması ve 2025-2029 döneminde yıllık %2,3'lük bir bileşik büyüme oranı (CAGR) ile genişlemesi öngörülüyor. Bazı analizler ise 2025-2032 arasında sağlık sigortası segmentinde yıllık %5'e yakın bir büyüme hızına işaret ediyor. Bu veriler, toplam prim üretiminde ve talebin artışında belirgin bir yükseliş beklentisini güçlendiriyor.

Bireysel politikalar ve dijital kanallar yükselişte

Sağlık Sigortaları Departman Müdürü Merve Yavaşcalar'ın yaptığı paylaşımdan edilen bilgiye göre; Pazarın büyük bir kısmını halen gruplar ve şirketler oluştururken, bireysel sağlık sigortalarında daha hızlı bir büyüme trendi bekleniyor. Özellikle kısa dönemli veya özelleştirilmiş poliçeler ile dijital kanallar aracılığıyla yapılan satışların artması öngörülüyor. Bu durum, sigorta şirketlerinin bireysel müşteri segmentine yönelik daha cazip ürünler ve kolay erişilebilir dijital platformlar geliştirmesini teşvik edecek.

Ürün çeşitliliği artarken tamamlayıcı sağlık sigortaları revaçta

Gelecek dönemde ürün çeşitliliği de artacak. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kapsamını destekleyen tamamlayıcı sağlık sigortaları gibi ürünlerin yanı sıra, tele-tıp ve önleyici sağlık hizmetleri gibi değer katan teminatlar da daha fazla talep görecek. Bu, sigorta şirketlerinin sadece tedavi odaklı değil, aynı zamanda sağlığı koruyucu ve yaşam kalitesini artırıcı hizmetleri de poliçelerine entegre etmesini gerektirecek.

Sektörel stratejide dijitalleşme ve bilinçlenme vurgusu

Türkiye Sigorta Birliği'nin 2025–2030 stratejisi, sektörün geleceğine ışık tutuyor. Bu strateji, dijitalleşme, toplumsal sigortalılık bilincinin yükseltilmesi ve yenilikçi ürün geliştirme odaklı hedefleri kapsıyor. Sağlık sigortalarında koruyucu (preventive) modellerin yaygınlaştırılması ve sigorta penetrasyonunun artırılması da bu stratejinin önemli bir parçası.

Ekonomik istikrar ve değişen müşteri davranışları etkileyecek

Türkiye ekonomisinde orta vadede enflasyonun düşmesi ve istikrarın güçlenmesi beklentisi, sigorta ürünleri için daha öngörülebilir prim yapılarına ve talep artışına yol açabilir. Özellikle 2027'den itibaren tek haneli enflasyon hedefleri, makro istikrarı güçlendirecek bir faktör olarak değerlendiriliyor. Öte yandan, bireylerin sağlık harcamalarına bakış açısı değişiyor; özel sağlık hizmetlerine erişim için sigortaya olan ilgi giderek artıyor. Bu durum, sağlık sigortalarına olan talebi destekleyen önemli bir müşteri davranışı değişikliği olarak öne çıkıyor.

Rekabet ve maliyet baskısı potansiyel zorluklar arasında

Sektördeki bu olumlu beklentilere rağmen, bazı potansiyel zorluklar da mevcut. Rekabetin artması ve karlılık baskısı, özellikle özel sağlık sigortası segmentinde maliyet baskısı yaratabilir. Ayrıca, ekonomik dalgalanmalar, döviz kurları ve maliyet baskısı prim fiyatlarını etkileyebilir. Bu faktörler, hem tüketiciye yansıyan fiyatlarda hem de sigorta şirketlerinin risk yönetiminde önemli bir rol oynayabilir.

Önümüzdeki 5 yılın kısa özeti:

-Sağlık sigortası pazarı, ortalama yıllık birkaç yüz milyon dolar seviyesinde genişleyerek büyüyecek.

-Bireysel ürünler ve dijital satış kanalları sektörde hızla büyüyecek.

-SGK dışı tamamlayıcı sağlık sigortalarına olan talep artacak.

-Dijitalleşme, eğitim ve ürün çeşitlendirme stratejileri sektöre yön verecek.

Ev hanımları için sosyal güvence ve emeklilik: SGK’nın 2026 yol haritası
Ev hanımları için sosyal güvence ve emeklilik: SGK’nın 2026 yol haritası
İçeriği Görüntüle

-Ekonomik istikrarın artmasıyla sigorta penetrasyonu yükselişini sürdürecek.

-Bu gelişmeler ışığında, sağlık sigortası sektörünün önümüzdeki dönemde hem büyüme hem de dönüşüm potansiyeli taşıdığı açıkça görülüyor. Sigorta şirketlerinin bu dinamiklere uyum sağlayarak yenilikçi ve müşteri odaklı çözümler sunması, sektördeki konumlarını güçlendirmeleri açısından büyük önem taşıyacak.